SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/4820

Karar No

2025/3244

Karar Tarihi

26 Mart 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/4820 E. , 2025/3244 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4820
Karar No : 2025/3244

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ... 2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mad. Tic. ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan İR:... sayılı II-(a) grubu maden işletme ruhsatına dayalı 82.569,10 m²'lik orman sahasında maden işletme izni verilmesi talebinin, aynı ruhsat alanı içerisinde daha önce de izin talebinde bulunulduğu ve reddedildiği, ret Olurunun gerekçeleri devam ettiğinden söz konusu talebin uygun görülmediği gerekçesiyle reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü Bolu Orman Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar Bolu Bölge Orman Müdürlüğünce, söz konusu talep sahasında üç kapalı verimli orman alanlarının bulunduğu gerekçesiyle maden işletme izni verilmesinde sakınca olduğu görüşüne yer verilmiş ise de, bilirkişi raporunda, alanın büyük kısmının tam kapalı kayın ağırlıklı orman yapısında olduğu, ancak davaya konu alanda madencilik faaliyetinin yürütülmesi durumunda orman bütünlüğü ve ekosistem üzerinde yıkıcı bir etkinin olmayacağı görüşüne yer verildiği, alan içerisinde bitki örtüsü ve yaban hayatı yönünden tehlike altında veya korunması gereken tür bulunmadığı, tesis alanı içerisinde ve etki mesafesinde muhafaza karakterinde orman alanlarının da (Gen koruma ormanları, Araştırma ormanları, Endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanları, tohum meşçeresi, Milli park, Av ve Yaban hayatı geliştirme sahası) yer almadığı ve davaya konu alanda madencilik faaliyeti yapılması durumunda, halihazırda devam eden madencilik faaliyetlerinin etkilerine ek olarak orman alanlarının, iskân sahalarının, tarım alanları ve özel mülklerin zarar görmesine sebebiyet vermeyeceği sonucuna ulaşılmakla, davacının ruhsat sahası için ilave maden işletme izni/orman izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı;
Diğer davalı Orman Genel Müdürlüğü tarafından, bilirkişi raporunda izin talep edilen alan olarak gösterilen alanla, izin talep edilen ve rapor tanzim edilen alanın aynı yerler olmadığı, bilirkişi raporunun hatalı olduğu yönünde itirazları bulunduğu, bu hususun istinaf aşamasında karşılanmamış olduğu, ihtilafın giderilmesini sağlamak üzere ek bilirkişi raporu alınmaksızın hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, ayrıca bilirkişilerce dava konusu sahanın tam kapalı, verimli bir orman olduğu hususunun tespit edilmesine rağmen, izin verilmesi halinde ekosistemin bozulmayacağı yönündeki görüşlerinin ormancılık bilimine aykırı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Düzce ili, Akçakoca ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan İR:... sayılı II-(a) grubu maden işletme ruhsatına dayalı 82.569,10 m²'lik orman sahasında maden işletme izni verilmesi talebinin, aynı ruhsat alanı içerisinde daha önce de izin talebinde bulunulduğu ve reddedildiği, ret Olurunun gerekçeleri devam ettiğinden söz konusu talebin uygun görülmediği gerekçesiyle reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü Bolu Orman Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin tesisi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde, Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verileceği, ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesinin, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlı olduğu, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmayacağı kurala bağlanmıştır.
18/04/2014 gün ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir.
(2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz.
(3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez.
(4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir.
(5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir.
(6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir.
(7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin olur tarihidir." düzenlemesi yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde bilirkişi ve keşif konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş ve "...bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlamıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
İdare Mahkemesince, 04/08/2023 tarihinde dosya kapsamına girerek, hükme esas alınan 03/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda, açıkça, "davaya konu maden sahasının tamamının kayın ağırlıklı ormanlık alan sınırları içerisinde
kaldığı, alan içerisinde farklı meşcere tipi ve kapalılıkta kayın ağırlıklı orman yapısının mevcut olduğu, alanın bir kısmı gençlik (Kna) bir kısmı ise ağaçlık (Knd2, Knd3, KnGnc3, KnMzcd3) çağında,
tamamına yakınının tam kapalı vasıfta orman yapısında olduğu, dava konusu alanın bir bölümünün de
ağaçlandırılmış alanlar kapsamında bulunduğu, muhtelif kapalılık, karışım ve çağda olmasına rağmen alanın büyük kısmının tam kapalı kayın ağırlıklı orman yapısında olduğu" yönünde görüş bildirildiği, bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı Orman Genel Müdürlüğünce, bilirkişi heyetine ilişkin olarak 13/06/2023 tarihinde yapılan itirazın, Mahkemece 16/06/2023 tarihinde reddedildiği, 04/09/2023 tarihinde dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer alan, bilirkişi heyetince, dava konusu alanın tam kapalı, verimli bir orman olduğunu belirtmesine rağmen orman ekosisteminin bozulmayacağını beyan etmesinin ormancılık bilimine tamamen aykırı olduğu, madencilik faaliyeti sebebiyle oluşacak tahribat ile ekosistemin bozulmamasının mümkün bulunmadığı, kaldı ki yapılacak rehabilitasyon çalışmalarının ne kadar başarılı olacağının meçhul olduğu, bilirkişi heyetinin "maden işletme izni" verilmesi yönündeki görüşünün teknik olarak yeterli ve uygun olmadığı yönündeki itirazlarının İdare Mahkemesince değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Yine davalı Orman Genel Müdürlüğünce ... İdare Mahkemesinin 31/08/2023 tarihli yürütmenin durdurulması kararına ilişkin olarak 14/09/2023 tarihinde dosya kapsamına alınan itiraz dilekçesi incelendiğinde, "bilirkişi raporunda aktarılan, Şekil 1' deki ocak alanının google görüntüsünde mavi kare içinde gösterilen alanın yeni izin talebine konu alan olarak gösterildiği, Şekil 3a'da davaya konu alan olarak gösterilen alanın 91 nolu bölme Kna rumuzlu alan olduğu, halbuki izin başvuru evraklarında ve yapılan izin dosyasında izin talep edilen alanın ... nolu bölme ...rumuzlu 3 kapalı orman alanı içerisinde kaldığı, bilirkişi raporunda izin talep edilen alan olarak gösterilen alanla, izin talep edilen ve rapor tanzim edilen alanın aynı yerler olmadığı, bilirkişi raporunun hatalı olduğu" yönünde itirazları bulunduğu, bu hususun 19/01/2024 tarihinde dosya kapsamına alınan istinaf dilekçesi, 27/02/2024 tarihli ek beyan dilekçesi ile 07/08/2024 tarihinde dosya kapsamına alınan temyiz dilekçesinde de tekrarlandığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, davalı Orman Genel Müdürlüğünün söz konusu itirazları ile dava konusu işlemin gerekçesi olarak belirtilen hususları aydınlatacak şekilde, 1 Maden Mühendisi, 2 Orman Mühendisi, 1 Çevre Mühendisi ve 1 Harita mühendisinden oluşacak 5 kişilik yeni bir heyet tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 26/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim