Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4637
2025/7292
7 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4637
Karar No : 2025/7292
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ...Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda; 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-b maddesinde düzenlenen "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" ve aynı Kanun'un 53/b-6-c maddesinde düzenlenen "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçlarını işlediği gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal hakların dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile; dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının öğrencilerine karşı cinsel tacizde bulunma ve öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma fiillerini işlediği hususunun soruşturma kapsamında alınan ifadeler ile sabit olduğu, davacının sübuta eren eylemleri ile verilen cezanın uyumlu olduğu anlaşıldığından, davacının eylemine uyan disiplin cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka uygun olması sebebiyle, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının isnat konusu eyleminin 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6. maddesinin (b) ve (c) alt bentlerinden hangisine girdiği konusunda idarece bir belirleme yapılarak işlem tesis edilmesi gerektiği, her fiilin kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilerek disiplin suçunun gerçekleşip gerçekleşmediği, tipik olup olmadığı gibi yönlerinden irdelenmesi ve yargısal denetimin yapılabilmesi için iddia edilen eylemlerin hangi maddenin hangi fıkrasına hangi bendine vb. girdiği hususunda tereddüt olmaması gerektiği, bu itibarla, davacıya isnat edilen fiilden dolayı 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6. maddesinin birden fazla alt bendine dayalı olarak ceza verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği, diğer yandan, Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarelerce davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı parasal hakların dava konusu işlem tesis edilmeseydi normalde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, davacının eylemlerinin sabit olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Üniversite tarafından, davacının iptal davasına konu edilen disiplin soruşturmasındaki eylemleri nedeniyle hakkında açılan ceza davasında ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:...ve K:... sayılı kararı ile "Sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı olduğuna ve TCK'nun 102/1-2 cümle ile 102/3-b maddelerinden cezalandırılmasına" ayrıca cinsel taciz suçundan suç duyurusunda bulunularak yapılacak soruşturma ve kovuşturma neticesinde cinsel taciz suçundan da ceza verilmesi gerektiğine hükmedildiği, ceza mahkemesinin kesin delil teşkil eden kararının adeta görmezden gelindiği, Mahkemenin gerekçesinin 2547 sayılı Kanun ile açıkça çeliştiği, zira kanun koyucunun 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinde açık bir şekilde bir fiilin birden fazla hükme girebileceği halleri öngördüğü ve bu gibi hallerde ne yapılması gerektiğini kurala bağladığı, somut olayda mahkemenin ihlal edildiği ileri sürülen kanun maddelerinin gerçekten ihlal edilip edilmediğini araştırmak yerine; bir fiile iki ayrı kanun maddesinin dayanak olarak gösterilerek ceza verilmesini gerekçe göstererek yerel mahkeme kararını kaldırdığı, oysa ki, bir fiil ile iki ayrı kanun maddesinin ihlal edilebileceği, önemli olanın "Aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemez." hükmünün ihlal edilmeden ceza tesisine gidilmesi hususu olduğu, somut olayda da zaten bir fiil nedeniyle tek bir ceza tesisine gidildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı üniversitenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacının, ... Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine(CİMER)'e gönderilen 16/11/2018 tarihli şikayet dilekçesi ile; "Üniversitenin Meslek Yüksekokulu İç Mekan Tasarımı Bölümü'nde öğretim görevlisi olan ...'ın ders esnasında o anlık keyfine göre öğrencileri dersten attığı, istediği öğrenciyi derste yok yazıp istediğini yok yazmadığı, önceden yapılan bir çok şikayete ilişkin öğrencileri zorla eve çağırıp imza toplayıp kendini suçsuz gösterdiği, psikolojik sorunlarının olduğu, ders esnasında “libido'mu düşürüyorsunuz” gibi ve buna benzer bir çok ayıp cümleler kurduğu ve bel altı espiriler yaptığı, geçmiş zaman bir öğrenciden boydan fotoğraf istediği, diğer bir bayan öğrencisine hoca öğrenci ilişkisinin dışında mesajlar attığı, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz dönemi başında aynı bayan öğrenciye tekrar mesajlar attığı, mesajlarında “beni 3 ay arayıp sormadın, ne yedim, ne içtim, nasıl yaşadım” vs. cümleler kurduğu, aynı mesajda “karşıma çıkma” gibi söylemlerde bulunduğu, adı geçenin bayan öğrencilere gece vakitlerinde mesaj attığı, ders içerisinde anlık sinirlenip güldüğü, sevmediği kişileri bir bahane bulup dersten atıp yok yazdığı ve vize ve final sınavlarıyla öğrencileri tehdit ederek gözlerini korkuttuğu, dört derse girdiği öğrencilerin korkup sessiz kaldıkları" belirtilerek gereğinin yapılması istenildiği, bunun üzerine iddiaların gerçekliği ve durumun tespiti amacıyla ... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından davacı hakkında, "1-)Ders esnasında o anlık keyfine göre öğrencileri dersten attığı, 2-)İstediği öğrenciyi yok yazıp istediğini yazmadığı, 3-)Hakkında önceden yapılan birçok şikayeti öğrencileri zorla evine çağırıp imza toplayıp kendisini suçsuz gösterdiği, 4-)Psikolojik sorunlarının olduğu, ders esnasında "libidomu düşürüyorsun" gibi bu ve buna benzer birçok argo cümleler kurduğu ve bel altı espriler yaptığı, 5-)Geçmiş zamanda bir bayan öğrenciden fotoğraf istediği ve başka bir bayan öğrenciye hoca öğrenci ilişkisinin dışında mesajlar attığı, 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz dönemi başında aynı bayan öğrenciye tekrar mesajlar attığı, mesajlarında "beni üç ay arayıp sormadın ne yedim, ne içtim, nasıl yaşadım vs." gibi cümleler kurduğu, aynı mesajda "karşıma çıkma" gibi söylemlerde bulunduğu, kendisinin halen Meslek Yüksekokulundaki bayan öğrencilere gece vakti mesaj attığı, 6-)Ders içerisinde anlık sinirlenip güldüğü, kendisinin sevmediği öğrencileri bir bahane bulup dersten atıp yok yazdığı, kendisinin vize ve final sınavlarıyla öğrencileri tehdit ederek gözlerini korkuttuğu, kendisinin dört tane derse girdiği için öğrencilerin korkup sessiz kaldığı, 7-)Derslere alkollü geldiği, 8-)Bir kız öğrenciyi Atatürk portresinin bulunduğu mevkiye arabasıyla götürdüğü, kız öğrencinin omzuna dokunduğu, arabayla şehre dönerken kız öğrencinin eline dokunduğu, 9-)Ders esnasında başka bir kız öğrencinin telefonunu tuttuğu sırada eli ile kız öğrencinin eline dokunduğu, başka bir kız öğrenciye de odasına gelip sandalyeye oturduğunda aniden sol omzuna elini uzatarak bir kaç sefer sürterek elini çektiği ve "ne güzelmiş, yumuşakmış" dediği" isnadıyla soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında düzenlenen 01/07/2019 tarihli raporda her bir isnat hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı ve özetle; dördüncü isnat olan "Geçmiş zamanda bir bayan öğrenciden fotoğraf istediği ve başka bir bayan öğrenciye hoca öğrenci ilişkisinin dışında mesajlar attığı, 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz dönemi başında aynı bayan öğrenciye tekrar mesajlar attığı, mesajlarında "beni üç ay arayıp sormadın ne yedim, ne içtim, nasıl yaşadım vs." gibi cümleler kurduğu, aynı mesajda "karşıma çıkma" gibi söylemlerde bulunduğu, kendisinin halen Meslek Yüksekokulundaki bayan öğrencilere gece vakti mesaj attığı", sekizinci isnat olan "Bir kız öğrenciyi Atatürk portresinin bulunduğu mevkiye arabasıyla götürdüğü, kız öğrencinin omzuna dokunduğu, arabayla şehre dönerken kız öğrencinin eline dokunduğu, dokuzuncu isnat olan "Ders esnasında başka bir kız öğrencinin telefonunu tuttuğu sırada eli ile kız öğrencinin eline dokunduğu, başka bir kız öğrenciye de odasına gelip sandalyeye oturduğunda aniden sol omzuna elini uzatarak bir kaç sefer sürterek elini çektiği ve "ne güzelmiş, yumuşakmış" şeklindeki davacının eylemlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin b-6 (b) “Amire, iş arkadaşlarına, personeline. hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak” ve (c) “Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” maddeleri uyarınca disiplin suçu teşkil eden eylemler olduğu kanaatine varıldığı, davacıya isnat edilen 1, 4, 5, 8 ve 9 nolu iddialara ilişkin eylemlerin sübuta erdiği belirtilerek, davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-6-b ve 53/b-6-c maddesi uyarınca "kamu görevinden çıkarma" cezası ile cezalandırılması yönünde kanaat bildirildiği, akabinde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının kamu görevinden çıkarılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının "kamu görevinden çıkarma" cezasıyla tecziyesine karar verildiği görülmektedir.
Bunun üzerine davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan parasal hakların dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak" düzenlemesi bulunmaktadır.
2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinin birinci fıkrasında da;"Aynı fiile birden fazla disiplin cezası verilemez. Fiilin birden fazla disiplin suçu teşkil etmesi hâlinde bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren disiplin cezası verilir." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kişilerin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu hizmetinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bir eylem ile birden fazla disiplin hükmünün ihlal edilmesi mümkündür. Bu gibi durumlarda, “non bis in idem” ilkesi uygulama alanı bulmakta ve bir eylem için ağır olan tek cezanın uygulanması söz konusu olmaktadır. Bu durum, 2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesinde düzenlenmiş ve açıkça fiilin birden fazla disiplin suçu teşkil etmesi hâlinde bu suçlardan en ağır cezayı gerektiren disiplin cezasının uygulanacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava dosyası ve bilgi ve belgeler incelendiğinde dava konusu işlemde belirtilen kanun maddesinin bentlerindeki davacının fiillerine uygun tesis edilen cezaların aynı ceza olan "Kamu görevinden çıkarma" cezası olduğu, önerilen ve tesis edilen cezanın sonucunun (mahiyetinin) aynı olduğu, dava konusu işlemde ise davacının ceza teklif edilen fiilerinin ve hangi madde uyarınca cezalandırılmasının teklif edildiğinin açıkça belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında işin esasına geçilerek bir değerlendirme yapılması ve bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların dava konusu işlem tesis edilmeseydi normalde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 07/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.