Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4567
2025/4452
8 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4567
Karar No : 2025/4452
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2547 sayılı Kanun'un 53/b/6-b bendinde yer alan "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "Kamu Görevinden Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacı ile hasta arasında yapılmış instagram mesajlaşmaları olduğu, davacı her ne kadar kamu görevi ve mesleğine yakışmayacak yazışmalarda bulunmuş olsa da, bu fiilin dava konusu cezaya ilişkin olarak cinsel taciz olarak nitelendirilmesinin olanaklı olmadığı, davalı idarelerce bu fiil nedeniyle ayrıca bir disiplin yaptırımı uygulaması yoluna gidilebileceği, dolayısıyla dosyada mevcut bilgi, belge ve ifadelerle sübuta ermediği anlaşılan "hizmetten yararlananlara cinsel tacizde bulunmak" fiili nedeniyle davacının kamu görevinden çıkarma disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin iptal edilmesi nedeni ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulü ile davanın reddine ilişkin kararının, Dairemizin 14/02/2024 tarih ve E:2022/2745 K:2024/592 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesince bozmaya uyularak; hastanın muayenesi sırasında geçtiği iddia edilen fillerin soyut iddialar dışında somut delillerle ispatlanamadığı, nitekim ceza mahkemesi kararında da bu durumun tespit edildiği, davacı ile şikayetçi hasta arasında sosyal medya üzerinde yapılan yazışmaların ise hekim hasta ilişkisine uygun olmadığı kanaatine varılmakla birlikte, davacının sabit bulunan disipline aykırı fiilinin karşılığının 2547 sayılı Kanun'un 53/b maddesinin 6. fıkrasında yer alan ''... Hizmetten yararlananlara ... Cinsel tacizde bulunmak.'' kapsamında bulunmadığı sonucuna varıldığı, uyuşmazlığa konu olayda, dosya kapsamı ve soruşturma raporu içeriğinden, davacıya isnat edilen fiilin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan suç tanımına uymadığı dolayısıyla davacının, hastasına cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği, bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla yerinde bulunduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından; dava konusu işlemin hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun, orantılı ve elverişli olduğu, Kanun hükümleri, öğreti ve Yargıtay içtihatları bir bütün olarak ele alındığında, dosya kapsamında yer alan eylemlerin, hizmetten yararlananlara cinsel tacizde bulunmak kapsamı içerisinde yer aldığı, tipiklik unsurunun bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin dosya kapsamı ile örtüşmediği gibi, mağdurun beyanı, davacının ikrarı, sosyal medya üzerinden yapılan doktor hasta ilişkisine uygun olmayan yazışmalar, tanık beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiğinin görüleceği ileri sürülmektedir.
Davalı Üniversite tarafından, beraat kararına dayanılarak karar verildiği, 2547 sayılı Kanun'un 53/A-n maddesinde bir fiilden dolayı ilgili hakkında ceza soruşturması veya kovuşturması yapılıyor olmasının aynı fiilden dolayı disiplin soruşturması yapılmasına, ceza verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel olmayacağının belirtildiği, çocuk hastaya yönelik fiil ve yazışmaların belgelerle sabit olduğu ve bu mesajların mahiyeti itibarıyla cinsel taciz niteliği taşıdığı, mağdur çocuğa karşı sağlık hizmeti veren davacı tarafından gönderilen mesajların ve işlenen fiilin sabit olduğu, ceza mahkemesi kararında annenin "doktor kızımı taciz etti" şeklindeki ifadesini hoşnut olunacak bir şeymiş gibi söylediğine dair hemşire beyanının esas alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ilk muayeneden sonra mağdurenin rahat tavırlar sergilemesi ve telefonuyla ilgilenmesinin de mağdur olmadığı anlamını taşımadığı, mağdurenin intihar girişiminde bulunduğu, taciz ve istismar gibi suçlarda olayın çoğu zaman iki kişi arasında gerçekleştiği ve görgü tanığı ile ispatın çoğunlukla mümkün olmayacağı, yaşanan şok nedeni ile sessiz kalınabileceği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, “M.G.'nin intihara teşebbüs sonrası tıbbi tedavisinin yapıldığı süreç içerisinde gelişen ve adı geçen ile kayıtlı ifadeler ve mesajlara yansıyan yazışmaların içeriği, ifade olunan eylem sonrası kısa süre içerisindeki şikayeti, ...'ın "akşama nöbetçiyiz, iyi dans eder misin, foto at anlık, at at, dans da edicez, dans edicez mi, akşam çekinmek yok, sevgilin falan olmadı mı ya hiç, kapalı çekingen davranmak yok, dans ederiz de, muayene de edicez zaten her yeri” şeklindeki çocuk hastaya yönelik fiil ve yazışmaların hasta hekim ilişkisi içerisinde olağan karşılanamayacağı göz önüne alındığında, cinsel istismar iddiasına yönelik olmasa da cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilecek eylemin varlığı nedeniyle Arş. Gör. Dr. ...'ın 2547 Sayılı Kanun'un 53/b-6-b maddesinde belirtilen “Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak” disiplin fiilinden dolayı Kamu Görevinden Çıkarma Cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının (6) numaralı bendinde; "Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. 657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak bu Kanun kapsamındaki kamu görevlileri için kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak" düzenlemesi bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih, ... soruşturma ve ... sayılı görevsizlik kararı ve eklerinde E.G. isimli şahsın; kızı M. G.'nin davalı Üniversite Tıp Fakültesi Yoğun Bakım ünitesinde tedavi görmekte iken servise geçtiğinde davacının muayene etmek için yanına çağırdığı, M.G.'nin muayene odasına gittiğinde sırtını açtığı ve sütyeninin içine elini sokarak tek eliyle her iki göğsünü sıktığı ve M.G.'nin alt kısmında bulunan pijamasını sıyırarak cinsel organına bastırdığı” şeklinde iddialarda bulunması üzerine, Tıp Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı onayı ile davacı hakkında 2547 sayılı Kanun'un 53/c maddesi uyarınca disiplin ve ceza soruşturması başlatıldığı, ceza soruşturması sonucunda düzenlenen fezlekede lüzum-u muhakeme teklif edildiği, Danıştay 1. Daire Başkanlığının 21/10/2020 tarih, E:2020/1698, K:2020/1348 sayılı ilamı ile onanarak, dosya aslının Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gereği yapılmak üzere gönderildiği, disiplin soruşturması sonucunda ise davacı hakkında teklif edilen "kamu görevinden çıkarma" disiplin cezası ile ilgili olarak dosyanın aslının, 2547 sayılı Kanun'un 53/Ç-c maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere Personel Daire Başkanlığının ... tarih, ... sayılı yazısı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih, ... sayılı kararı ile; “M.G.'nin intihara teşebbüs sonrası tıbbi tedavisinin yapıldığı süreç içerisinde gelişen ve adı geçen ile kayıtlı ifadeler ve mesajlara yansıyan yazışmaların içeriği, ifade olunan eylem sonrası kısa süre içerisindeki şikayeti, davacının "akşama nöbetçiyiz, iyi dans eder misin, foto at anlık, at at, dans da edicez, dans edicez mi, akşam çekinmek yok, sevgilin falan olmadı mı ya hiç, kapalı çekingen davranmak yok, dans ederiz de, muayene de edicez zaten her yeri” şeklindeki çocuk hastaya yönelik fiil ve yazışmaların hasta hekim ilişkisi içerisinde olağan karşılanamayacağı göz önüne alındığında, cinsel istismar iddiasına yönelik olmasa da cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilecek eylemin varlığı nedeniyle davacının 2547 sayılı Kanun'un 53/b-6-b maddesinde belirtilen “Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak” disiplin fiilinden dolayı "kamu görevinden çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesi üzerine söz konusu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
UYAP kayıtlarından; davacı tarafından 23/09/2019 tarihinde M.G.'ye karşı "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçunun işlendiği iddiası ile yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile; mağdurenin 16/01/2002 doğumlu olup suç tarihi itibariyle 17 yaşını tamamladığı, sosyal medya fenomeni olduğu, 100.000'e yakın takipçisinin olduğu, 3 yıl kadar önce intihar girişiminde bulunduğu, 22/09/2019 tarihi saat 20:00 sıralarında intihar amaçlı ilaç içtiği, Nevşehir Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalesinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Yoğun Bakım Ünitesine sevkinin sağlandığı, burada yapılan müdahalesinin ardından 23/09/2019 tarihi saat 15:00 sıralarında Pediatri Adölesan servisine devredildiği, bu serviste 2007 doğumlu tanık İ. A.'nın odada kalmaya başladığı, muayene odasında sanık doktorun mağdureye cinsel istismarda bulunduğundan bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; olayın gerçekleştiği iddia olunan muayene odasının kapısının kapanmadığı, ayrıca muayene odasında malzemelerin olması nedeniyle görevli hemşirelerin bu odaya malzeme almak için sürekli girip çıktıkları, ayrıca söz konusu muayene odasının bölüm sekreterliğinin karşısında olan bir yer olması hususları da nazara alındığında söz konusu yer ve konumunun suçun işlenmesine elverişli bir yer olmadığı, her ne kadar mağdurenin annesi E. G.'nin muayene odasına özel olarak alınmadığı iddia edilmiş ise de; olayın intihar vakası olması nedeniyle mağdurenin kendisini rahat ifade edemeyeceği düşüncesiyle annesinin içeri alınmadığına dair sanık savunması olduğu, 17 yaşını tamamlayan mağdurenin bağırarak yardım isteme imkanı varken bu yola tevessül etmediği, her ne kadar mağdur ile sanık arasındaki yazışmalarda hasta doktor ilişkisini aşan yazışmalar var ise de; söz konusu yazışmalarda sanığın atılı suçu işlediğine dair bir beyanının olmadığı, mağdurenin annesi E. G.'nin "doktor kızımı taciz etti" cümlesinin bunu gurur duyulacak birşey, hoşnut olunacak birşey gibi söylediğine dair hemşire B. Ü.'nün tanık sıfatıyla beyanı olduğu, mağdurenin tedavi odasındaki ilk muayenesinin ardından kaldığı odada müzik dinlediği, video çektiği, kuşlarla ilgilendiği, rahat tavırlar içerisinde olduğuna dair oda arkadaşı tanık İ. A. ile annesi N. A.'nın beyanları da nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair mağdurenin somut delillerle desteklenmeyen hazırlık aşamasındaki soyut beyanı dışında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği; anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Ceza Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile temyiz yolu açık olmak üzere istinaf başvurularının reddine karar verildiği ve ... Bölge Adliye Ceza Mahkemesi ... Ceza Dairesinin kararına karşı da temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay ... Ceza Dairesinin E:... numarasını alan dosyanın halen derdest olup beraat kararının kesinleşmediği görülmektedir.
Davacı ile şikayetçi hasta arasında sosyal medya üzerinde yapılan yazışmaların değerlendirilmesinden; davacı tarafından, mustafaboyrz isimli hesabın kendisine ait olduğu, hastanın kendisini instagramdan eklediği, takip isteği göndermediği, bu hesap üzerinden mesajlaşmanın gerçekleştiği, içeriği dosyada bulunan mesajlaşmaların gerçek ve kendisine ait olduğunun ifade edildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacı ile mağdur arasında mesajlaşmalar olduğu, doktorluk mesleğinin de kullanılması suretiyle intihar girişiminde bulunan ve psikolojik durumu bozuk olan 18 yaşından küçük hastaya bu tarzda mesajlar gönderilmesinin hasta-hekim ilişkisini aşar nitelikte olduğu, mesajların iyi niyetli gönderildiği iddia edilse dahi daha önce de intihar girişiminde bulunan hastanın bozuk olan psikolojisinin daha da bozabileceği ve tekrar intihara yönelebileceği, mesajlaşmanın hastalık ya da doktorluk mesleği ile de bir ilgisinin olmadığı, davacı tarafından mesajlaşmayı hastanın başlattığı, kendisini instagramdan eklediği ileri sürülse de, davacının bu teklifi kabul etme gibi bir zorunluluğunun olmadığı, hastanın annesinin intihara kalkışmış çocuğunun mesajlaşmasından memnun olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki annesi memnun olsa dahi bunun 18 yaşından küçük hasta ile bu şekilde mesajlaşmasını meşrulaştırmadığı, bu nedenle hayatın olağan akışı ve hasta hekim ilişkisi çerçevesinde süreç bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde fiilin "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak." kapsamına girdiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, disiplin soruşturmasına konu eylem nedeniyle ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilmişse de dosyanın halen Yargıtay'da olup yargılamanın devam ettiği, yürütülen kamu hizmetinin gerektiği şekilde görülmesi, memurun görevine bağlılığı ve kamu görevlisinin statüsünün korunmasını sağlamaya yönelik olan disiplin cezalarının kamu düzenini korumak esasına dayandığı ve ceza yasalarının getirdiği cezalardan farklı nitelik taşıdığı, bu nedenle, bir kamu görevlisinin ceza yasasına göre mahkum olması veya olmamasının, kamu görevlisinin eyleminin, disiplin hukukuna göre değerlendirilmesine ve disiplin suçu kabul edilip disiplin cezası ile cezalandırılmasına engel olamayacağı ve davacının fiili "Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak." kapsamına girdiğinden buna göre işlem tesis edilmesi gerektiğinin kabulü gerekmektedir.
Dava konusu disiplin cezasına esas teşkil eden olaylar hakkında mevzuatta öngörülen süreler içerisinde yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak yapılacak yeni bir disiplin soruşturması kapsamında, davacı hakkında eylemine uyan yeni bir disiplin cezasının verilmesine herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 08/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2547 sayılı Kanun'un 53/b/6-b bendinde yer alan "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "Kamu Görevinden Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyadan, E. G. isimli şahsın; kızı M. G.'nin davalı Üniversite Tıp Fakültesi Yoğun Bakım ünitesinde tedavi görmekte iken servise geçtiğinde davacının muayene etmek için yanına çağırdığı, M.G.'nin muayene odasına gittiğinde sırtını açtığı ve sütyeninin içine elini sokarak tek eliyle her iki göğsünü sıktığı ve M.G.'nin alt kısmında bulunan pijamasını sıyırarak cinsel organına bastırdığı” şeklinde iddialarda bulunduğu ve 17 yaşında olan hasta ile davacı arasında "akşama nöbetçiyiz, iyi dans eder misin, foto at anlık, at at, dans da edicez, dans edicez mi, akşam çekinmek yok, sevgilin falan olmadı mı ya hiç, kapalı çekingen davranmak yok, dans ederiz de, muayene de edicez zaten her yeri” şeklinde mesajlaşmalar olduğu görülmektedir.
M.G.'ye karşı "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçunun işlendiği iddiası ile yapılan ceza yargılamasının halen devam ettiği, anılan suç ispatlanamamış olsa dahi cinsel taciz niteliğindeki mesajların davacı tarafından atıldığının kendi beyanı ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacının 2547 sayılı Kanun'un 53/b/6-b bendinde yer alan "Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "Kamu Görevinden Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirttiğim gerekçeyle temyize konu istinaf kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.