Danıştay danistay 2024/4404 E. 2024/4681 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4404
2024/4681
20 Eylül 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4404
Karar No : 2024/4681
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, şikayet ettiği Avukat ... hakkında 15/09/2022 tarihli dilekçe ile ileri sürdüğü iddianın adı geçen avukat hakkında kovuşturma izninin verilmediği önceki iddiası ile aynı olması ve yeni delil de göstermemesi sebebiyle şikayeti hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 19/07/2019 tarihli dilekçe ile yaptığı şikayet sonrasında, "şikâyet olunan avukatın, bahse konu dava dilekçesinde müştekinin ikamet ettiği adresi doğru olarak belirtmesine, şikayetçinin vekilliğinden 14/10/2008 tarihinde istifa etmesine rağmen, ilgili tebligatların söz konusu adresin kapalı olduğu gerekçesiyle yapılamaması ve bahse konu yargılamada dosyanın işlemden kaldırılmasına dair verilen kararın da sadece davalı idareye tebliğe çıkartıldığının anlaşılması karşısında, kendisine izafe edilecek kusurun bulunmadığı, bu sebeple eylemin muahezeyi gerektirmediği" gerekçesiyle müdahil Avukat ... hakkında 15/03/2021 tarihli Bakanlık oluru ile kovuşturma yapılmasının gerekli olmadığına karar verildiği, davacının 15/09/2022 tarihli dilekçesinin incelenmesinden, işbu dilekçe ile ileri sürülen iddiaların da adı geçen avukat hakkında kovuşturma izninin verilmediği önceki iddiası ile aynı olduğu ve yeni delil de göstermediği anlaşıldığından, davacının şikayeti hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 05.04.2024 tarih ve E:2024/1635, K:2024/2210 sayılı kararıyla, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığına ve temyiz isteminin incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına ilişkin davaların herhangi bir zamanaşımı ve hak üşürücü süreye bağlı olmadığı, görevini kötüye kullanan şikayet ettiği avukatın yargılanması gerektiği, dava konusu işlemin hatalı olduğu, bu davada temyiz yolunun açık olduğu, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine dair Daire kararının tekrar incelenmesi gerektiği ve hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İstemin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve Vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalar; b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar; c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları; d)Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları (...) " hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, Avukat ... hakkında kovuşturma izni verilmemesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesi kapsamında bulunmadığı açıktır. Dairemizin 05.04.2024 tarih ve E:2024/1635, K:2024/2210 sayılı kararıyla, bu durum açıklanarak kesin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz isteminin incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiş olup, bu konuda yeniden karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- İSTEMİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak Mahkemesince müzekkere yazılmasına kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.