Danıştay danistay 2024/36 E. 2025/6936 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/36
2025/6936
17 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/36
Karar No : 2025/6936
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare tarafından, davacı belediyeden 2015 - 2021 yılları arası yapılan yağmur suyu uzaklaştırma imalatları bedeli borcu olarak 73.658.689,38-TL istenilmesine ve borca ilişkin belgelerin gönderilmesine ilişkin olarak tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlem ile ... tarih ve ... sayılı işlemin ve söz konusu yağmur suyu borç bedelinden 7.084.354,94-TL belediyenin kaynak suyu alacağının mahsup edilmesi ve bakiye 66.574.334,44 TL borca ilişkin ödeme planının idarelerine gönderilmesinin istenilmesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projenin, buna ilişkin harcamaların ilgili belediyece karşılanmak kaydıyla Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından yapılacağının 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlendiği, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda ise, yağmur suyunun uzaklaştırılması için gereken tesisleri kurma ve kurdurma görevlerinin belediyelere ait olduğu ve her türlü alt yapı giderinin belediye giderleri arasında olduğunun açıkça belirtildiği, 2560 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1981 tarihinde belediyelerin görev ve yetkilerini düzenleyen 5393 sayılı Kanun yürürlükte olmamakla birlikte, 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinin, halihazırda uygulanan yerel yönetim sistematiği gözetilerek yorumlanması ve mezkur madde hükmünde yer verilen "ilgili belediyeler" ifadesinden, söz konusu hizmeti yerine getirmekle görevli ve bu hizmetten yararlanacak olan mahalli yerleşimi ifade eden belediyelerin anlaşılması gerektiği, dolayısıyla, 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesinin (e) bendi ile 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinin birlikte uygulanarak, anılan hizmetin, büyükşehirlerde Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce yapılarak, bu hizmetle ilgili görevli olan ilgili belediyece harcamanın karşılanacağı yönündeki değerlendirmenin, söz konusu kanunların lafzına ve amacına daha uygun olacağı, bu durumda, bir alt yapı hizmeti olan ve büyükşehir belediyesinin görev alanına giren yağmur suyu şebekesi için yapılan harcamaların ilçe belediyesi olan davacı belediyeden talep edilmesine ve davacı belediye gelirlerinden mahsup edilmesine dair dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun benzer bir uyuşmazlığa ilişkin 30/12/2020 tarih ve E:2020/1824, K:2020/3625 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2015 - 2021 yılları arası yağmur sularının uzaklaştırılması tesislerinin yapımına ilişkin giderlerin Bursa Büyükşehir Belediyesince karşılanması gerektiği, belediyelerinin bu borçlardan sorumluluğunun bulunmadığı, yapılan yağmur suyu bertaraf tesislerine ilişkin imalatların belediyelerinin sorumluluk bölgelerinde yapılıp yapılmadığının, imalat miktarlarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, ödeme emri düzenlenmediği, kesinleştirilmeyen borçtan alacaklarının mahsup edilemeyeceği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile istinaf kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; davalı idare tarafından, davacı belediyeden 2015 - 2021 yılları arası yapılan yağmur suyu uzaklaştırma imalatları bedeli borcu olarak 73.658.689,38-TL istenilmesine ve borca ilişkin belgelerin gönderilmesine ilişkin olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile ...tarih ve ... sayılı işlemin ve söz konusu yağmur suyu borç bedelinden 7.084.354,94-TL belediyenin kaynak suyu alacağının mahsup edilmesi ve bakiye 66.574.334,44 TL borca ilişkin ödeme planının idarelerine gönderilmesinin istenilmesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin, (r) bendinde; su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak, ve işletmenin büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğu belirtildikten sonra 24/d maddesinde; her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderlerinin büyükşehir belediyesinin giderleri arasında olduğu hükme bağlanmış olup, bu Kanun'da büyükşehir belediyesinin yağmur suyu tahliye görevinden söz edilmemiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyelerin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak, bunun için gereken tesisleri kurmak, kurdurmak, belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış; 60 (c) maddesinde de; her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderlerinin belediyenin giderleri arasında olduğu hükmü yer almıştır.
Öte yandan; 2560 sayılı İSKİ Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; büyükşehir belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak üzere, büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresi genel müdürlüğünün kurulduğu belirtilmiş; 2. maddesinin (a) bendinde içme, kullanma, endüstri suyu ihtiyaçlarının sağlanması ve dağıtımı için her türlü tesisi kurmak, işletmek, onarımını yapmak, (b) bendinde; kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması için her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, bakım ve onarımını yapmak; (d) bendinde; su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak görev ve yetkileri arasında düzenlenmiş; 25. maddesinde ise; yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesinin gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla İSKİ tarafından yerine getirileceği hükme bağlanmış; Ek-5 maddesinde de; bu Kanun'un diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevlerini düzenleyen 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (r) bendinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gereken tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, büyükşehir belediyesinin görev ve yetkileri arasında belirlenmişken; bu hizmetlerin yürütülmesi için çıkartılan ve özel nitelikte bir Kanun olan 2560 sayılı Kanun'un 2 (d) maddesi uyarınca, büyükşehir belediyesine ait bu görev ve yetkinin kullanımının su ve kanalizasyon idaresince kullanılacağı; 5216 sayılı Kanun'da yağmur suyu uzaklaştırılması ile ilgili bir görev ve yetki büyükşehir belediyelerine verilmemişken; 2560 sayılı Kanun'un 2 (b) maddesi uyarınca bu yetki ve görevin doğrudan su ve kanalizasyon idaresine verildiği; bununla birlikte 2560 sayılı Kanun'dan sonra yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda yağmur suyunun uzaklaştırılması için gereken tesisleri kurma ve kurdurma görevlerinin belediyelere ait olduğu ve her türlü alt yapı giderinin belediye giderleri arasında olduğu belirtilmekle beraber; bu görevin yüklendiği diğer idarenin kuruluş ve görev yasası mahiyetindeki özel nitelikli Kanun olan 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesinde de bu hizmetin su ve kanalizasyon idaresi tarafından yapılacağı ancak gerekli harcamaların ilgili belediyece karşılanacağı belirtildiğinden, bu hizmetin de, büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresince yapılacağı, bedelin ise bu konuda 5393 sayılı Kanun ile görevli kılınan ilgili belediyece karşılanacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu haliyle; 2560 sayılı Kanun'un 2 (b) maddesi uyarınca büyükşehir kapsamında yağmur suyu uzaklaştırma görevi bulunan davalı idarece, yapılan tesislere ilişkin maliyet ve harcamaların, 5393 sayılı Kanun ile 2560 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca sorumlu olan ilgili belediyeden istenebileceği hususunda şüphe bulunmamaktadır.
Sayıştay denetim raporlarında da davalı tarafından bu bedelin davacı ilçe belediyesinden istenebileceği ilkesel olarak belirtilmiş olup, davalı idarenin davacı belediyeden istediği uyuşmazlık konusu miktarın kaynağı 2015 - 2021 yılları arasında yapıldığı belirtilen imalatlar ve bu imalatların ücretlerine ilişkin harcamaların gerçekleştirilmesi öncesi ve sonrasında davacı ilçe belediyesine bilgilendirme yapılmadığı da dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu borca konu imalatlar ve bu imalatlara dair harcamaların yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa miktarlarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığının, borcun ne kadarlık kısmından ilçe belediyesinin sorumlu olduğunun tespiti için önce adli yargıda açılacak bir davada alacağın varlığının, miktarının ve ne kadarlık kısmından ilçe belediyesinin sorumlu olduğunun Mahkemece hüküm altına alınması ve sonrasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca alacağın takip ve tahsili işlemlerinin yapılması gerekirken, bu usule başvurulmaksızın doğrudan dava konusu işlemlerin tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 17/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.