Danıştay danistay 2024/3557 E. 2025/5553 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/3557
2025/5553
12 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3557
Karar No : 2025/5553
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Midyat ilçesi, ... mahallesinde köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç maddesinde yer alan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilini işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 14/01/2020 olur tarihli Mardin Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; disiplin soruşturması sırasında alınan ifadelerin yanında, aynı olaydan dolayı yürütülmüş olan Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın S:... sayılı soruşturmasında alınan davacının ifadesinde aktardığı üzere "25/11/2019 tarihinde diğer güvenlik korucuları ile birlikte yaptıkları devriye esnasında hayvan otlatan sürü sahiplerini sürüleri ile beraber görmeleri üzerine yanlarına gittikleri, güvenlik korucusu olduklarını belirterek vatandaşların dikili arazilerine zarar verdikleri için bölgeyi terketmeleri yönünde uyardıkları, gitmezlerse kolluk kuvvetlerine ve İlçe Tarım Müdürlüğü'ne haber vereceklerini söyledikleri, sürü sahiplerinin kendilerini idare etmeleri karşılığında sürüden hayvan teklif ettikleri, 4 adet keçi yavrusunu böylece almayı kabul ettiklerini ve hayvanları alarak ayrıldıklarını" ifade ettiği, ayrıca disiplin soruşturması sırasında alınan ifadesinde de jandarmanın haberdar edilmemesi karşılığında sürü sahiplerinin kendilerine hayvan vermeyi, kendilerinin de hayvanları almayı kabul ettiklerini ifade ettiğinin görüldüğü, uyuşmazlık konusu olayda; davacının görevine son verilmesini gerektiren olayın, görevi ile ilgili olacak şekilde çıkar sağlaması hususu olduğu, davacının ise güvenlik korucusu olması sebebiyle intikal ettiği olaya, sürü sahiplerinin, kendilerine jandarma kolluk kuvvetlerini haberdar etmemeleri karşılığında hayvan teklif ettikleri, davacının ise görevinin gereğini yerine getirmek yerine söz konusu hayvanları kabul ederek ihbarda bulunmadığı, sürünün ve sürü sahiplerinin olay sırasında bulundukları alanın veya uğraştıkları işin herhangi şekilde kanun dışı olmaması veya jandarma kolluğuna ihbarda bulunmasını gerektiren bir durum olmayışı ihtimalinin bulunması halinde dahi, olayın, güvenlik korucusu olan davacının bu sıfatı gereğince, şahit olduğu durumu jandarmaya haber vermemesi karşılığında çıkar sağlaması şeklinde meydana geldiği hususunun tartışmasız olduğu ve eylemi nedeniyle de ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hakkında mahkumiyet kararı verildiği görüldüğünden, mevzuatla görevine son verilmesini gerektiren mezkur eylemin davacı tarafından işlenmiş olduğu sabit olmakla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde "Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verildiği, 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/02/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesince söz konusu iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlamasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesinin uygun görüldüğü, Anayasa Mahkemesince, bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi halinde Anayasa Mahkemesi kararına derhal uyulması gerektiği, zira eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturacağı, ancak; Dairece Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca tesis edilen disiplin cezalarından doğan uyuşmazlıklar da Danıştay 8. Dairesi kararlarına uyulması yönünde oyçokluğu sağlandığından davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, 442 sayılı Köy Kanunu'na eklenen maddelerin yapılacak yeni işlemde dikkate alınacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mardin 1. İdare Mahkemesince verilen "davanın reddine" ilişkin kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işlem dosyasının incelenmesinden, davacının olay tarihinde icbar suretiyle irtikap suçuna karışması nedeniyle hakkında adli işlem yapılarak önce görevden uzaklaştırıldığı, sonrasında yapılan idari soruşturma üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mardin ili, Midyat ilçesi, ... Mahallesi'nde güvenlik korucusu olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 25/11/2019 tarihinde görevini yapmak üzere silahıyla arazide bulunduğu sırada, hayvan otlatan göçerlerin durumunu jandarma kolluk kuvvetlerine bildirmek yerine sürü sahipleriyle karşılığında hayvan almak suretiyle anlaşarak görevini yerine getirmediğinden bahisle görevine son verilmesi üzerine, göreve son işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 10. alt bendinde; 'Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.
24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.
Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.10. maddesinde yer alan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama" hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/A.ç.10. maddesinde aynen yer aldığı, dosyanın incelenmesinden ise; davacı ve olaya karışan diğer korucular hakkında adli ve idari soruşturma yapıldığı, davacının 09/12/2019 tarihli ifade tutanağında, arazi yolu açmakla görevli iş makinasını koruma görevinde iken, göçer sürülerini köy arazisinde gördükleri, Mardin Valiliğinin emri ile Mardin ilinde göçer grubunun kalamayacağının göçerlere bildirildiği, göçerlerin gece vakti hayvanları yol kenarında götüremeyecekleri, yarın sabah bölgeden ayrılacaklarını beyan ettikleri, bunun üzerine kendilerinin üzüm bağlarına ve yeni yetişen ağaçlara verilen zararın karşılığı için Jandarmayı mı çağıralım aramızda mı anlaşalım diye sorduklarını, göçerlerin aramızda anlaşalım demesi üzerine toplam 4 hayvan alarak sürü sahiplerine numara vererek ayrıldıkları beyanlarının yer aldığı, idari soruşturma kapsamında davacının savunmasının alındığı, davacı hakkında ceza yargılamasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının kendi beyanı ile de sabit dava konusu "görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama" hükmünü olay nedeniyle Jandarmayı bilgilendirmeden zararı karşılama yoluna gitmek suretiyle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.