Danıştay danistay 2024/3500 E. 2025/3443 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/3500
2025/3443
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3500
Karar No : 2025/3443
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... İnşaat Taah.
Tur. San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında tesis edilen ... tarihli, E.. sayılı işlemin; Antalya-Merkez-Çubukboğazı Mevki-Kovanlı Köyü sınırları dahilinde işlettiği II-A grubu mermer ocağına ait S:... sayılı maden işletme ruhsatının 28/06/2019 itibariyle iptaline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete Antalya ili dahilinde tahsis edilmiş S:... sayılı ruhsat sahası ile ilgili olarak, ... tarihli, E... sayılı yazıyla, 2016 ila 2019 yılları ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi gerektiğinin fiziki olarak posta yoluyla bildirildiği; verilen sürede bedelin yatırılmadığından bahisle ilgili mevzuat hükmü uyarınca ruhsatın dava konusu işlemle iptal edildiği; şirketin bu yazıyı haricen öğrendiğinden bahisle ve ruhsatın iptal edildiğine dair dava konusu yazıyı 05/09/2019 tarihinde tebellüğden önce 27/08/2019 tarihinde ruhsat bedellerini yatırdığının anlaşıldığı, davalı idarece davacı şirkete gönderilen ödeme ihtarının “adreste daimi çalışan evrak almaya yetkili ehil ...'e tebliğ edildi” şerhi ile 28/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği ileri sürülmekte ise de, SGK Antalya-Döşemealtı Sosyal Güvenlik Merkezi'nin ... tarihli, E... sayılı Ara Karar cevabında, davacı şirkette işyeri sicil numarası üzerinden yapılan sorgulamada ... adında bir çalışana rastlanmadığının bildirildiği, davacı şirket tarafından da dava dilekçesinde bu durumun 'şirkette yalnızca iki adet kayyum bulunduğu' şeklinde ifade edildiği; mevcut haliyle ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi ihtarını içeren ve bu sürenin başlamasına esas yazının mevzuatın öngördüğü usule uygun olarak tüzel kişi davacıya tebliğ edilmediği görüldüğünden usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş ihtara dayalı olarak verilen sürede ruhsat bedellerinin yatırılmadığı gerekçesine dayanılarak maden ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Danıştay 8. Dairesi'nin 08/12/2023 tarih ve E:2020/7289, K:2023/7009 sayılı kararıyla, İlk derece mahkemesince dava konusu işleme dayanak teşkil eden ... tarihli, E... sayılı yazının tebliğ edildiği şahsın davacı şirket çalışanı olmadığı gerekçesi ile tebligatın usulsüz olduğu kabul edilmiş ise de, ... isimli şahsın davacı şirkette çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunmasa da şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği, öte yandan, adı geçen şahsın başka bir işyerinde çalıştığına ilişkin bilgi ve belge de sunulmadığı göz önüne alındığında, 2016 ila 2019 yılları ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi, aksi halde ruhsatın iptal edileceğine ilişkin ihtarı içeren ... tarihli, E... sayılı yazının davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği sonucuna varıldığı; ayrıca, davacı şirket tarafından, Tebligat Kanunu'nun 54 ve 55. maddelerindeki cezai hükümler uyarınca ... tarihli, E... sayılı yazıyı tebliğ alan şahıs hakkında herhangi bir şikayette veya suç duyurusunda bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye de yer verilmediği, son olarak, Tebligat Kanunu'nda hükmi şahıslar namına yapılacak tebligatlarda kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıklarının anlaşılması halinde tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle tebliğ mazbatasına ayrıca bir şerh düşülmese de olayda tebliğ yapılacak kimselerin bulunmaması nedeniyle davacı şirket çalışanına tebligat yapıldığı anlaşıldığından, yapılan tebligatın bu yönüyle de usulüne uygun olduğu sonucuna varılarak ... tarihli, E... sayılı yazı ile ruhsat bedellerinin 3 ay içinde yatırılmasının istenildiği ve yatırılmadığı takdirde ruhsatının iptal edileceği hususunun bildirildiği, fakat buna rağmen davacı şirket tarafından verilen 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararı ile, Danıştay 8. Dairesi'nin 08/12/2023 tarih ve E:2020/7289, K:2023/7009 sayılı bozma kararına uyularak, istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından tebliğ edilen ... tarih ... sayılı yazının şirketle herhangi bir bağı olmayan 3. şahıs konumundaki ...'e posta yoluyla usulsüz bir şekilde tebliğ edildiği, yapılan tebligat usulsüz olduğundan hukuken de bir geçerliliğinin bulunmadığı, 2019 yılının Mart ayı itibariyle çalışan listesini gösterir evrakların ... İdare Mahkemesi dosyasına şirket tarafından sunulduğu, kaldı ki, söz konusu tebligatın yapıldığı tarihte müflis şirkette kayyumlar haricinde herhangi bir yetkili de bulunmadığı, ruhsat iptali gibi ağır bir müeyyidenin sonuç doğurabilmesi için, davalı yanca usulüne uygun tebligat yapılması gerekmekte iken; ilgili yasal düzenlemelere aykırı şekilde hareket edilerek hukuk devletinin bireylere sağladığı yasal güvencelerin ihlal edilmesine yol açıldığı, müflis şirkete, uhdesinde bulunan ruhsat sahasının 2016-2017-2018-2019 yıllarının ait eksik olan işletme ruhsat bedellerinin ödenmesi hususunda hukuka uygun ve geçerli bir tebligat yapılmamakla birlikte bu dönemlerin işletme ruhsat bedellerinin şirket tarafından 27/08/2019 tarihinde ödendiği, davaya konu tebligatı yapan posta memuru ile usulsüz tebligatı alarak müvekkili zarara uğratan ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... hazırlık dosya numarasıyla şikayette bulunulduğu, Savcılık dosyası nezdinde yapılan incelemede ...'in 03/01/2018-10/04/2019 tarihleri arasında ... Madencilik Taahhüt İnş. Pet. Nak. San. Tic. A.Ş. nezdinde çalıştığı ve müvekkil şirketle bir bağlantısının olmadığının SGK kayıtları ile de sübuta erdiği, davaya konu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete Antalya ili dahilinde tahsis edilmiş S:... sayılı ruhsat sahası ile ilgili olarak, 2018 yılı ruhsat bedeli ödenmediğinden bahisle maden işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin ... tarih E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, 2016 ila 2019 yılları ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi, aksi halde ruhsatın iptal edileceğine ve 2018 yılı ruhsat bedeli ödemediğinden 31.054,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarihli, E... sayılı yazısı fiziki olarak posta yoluyla bildirilmiştir.
Verilen sürede bedelin yatırılmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ... tarihli, E... sayılı işlemle ruhsat iptal edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinde "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra : 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;
a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,
b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi,
c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse,
her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrası kapsamında Danıştayın ilgili Dairesinin temyiz incelemesi sonucunda vermiş olduğu bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararın, Dairesince yeniden temyizen incelenmesi aşamasında yapılacak inceleme, Mahkeme kararının bozma kararına uygun olup olmadığı, bir başka anlatımla, bozma kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği, kararın bozma kararı doğrultusunda olup olmadığı konusuyla sınırlı olmak durumundadır.
Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (4) numaralı fıkrasının somut norm denetiminin yapıldığı Anayasa Mahkemesi'nin 12/06/2020 tarih ve E:2019/115, K:2020/31, R.G.Tarih-Sayısı:19/8/2020-31218 sayılı kararında "12. Bu itibarla kural, mahkemece bozma kararına uyulmasıyla birlikte taraflardan biri lehine ortaya çıkan hukuki sonucun -söz konusu tarafın bu sonucun devam etmesi yönündeki beklentisinin korunmamasını haklı ve zorunlu kılacak bir sebep bulunmadığı sürece- temyiz merciince değiştirilememesini ifade etmektedir. Dolayısıyla kural, yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen heyet oluşumunun değişmesi, heyetin görüş değiştirmesi ya da aynı mevzuat hükmünü farklı şekilde yorumlaması gibi nedenlerle bozma kararının aksi yönünde kararlar verilmesine engel teşkil etmektedir." ifadelerine yer verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta ise; temyize konu kararda Dairemizin 08/12/2023 tarih ve E:2020/7289, K:2023/7009 sayılı bozma kararına aynen uyulmak suretiyle davanın reddi doğrultusunda karar verilmesine rağmen davacı tarafından davaya konu tebligatı yapan posta memuru ile usulsüz tebligatı alarak müvekkili zarara uğratan ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunulduğu belirtilmiştir.
Bunun üzerine Dairemizin 05/12/2024 tarih ve E:2024/3500 sayılı Ara Kararına cevaben verilen bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucu tebligatı yapan posta memuru ve usulsüz tebligatı alan ... hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı ve açılan davanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Dairemizin bozma kararına uyulmasından sonra yargılama sürecinde maddi ve hukuki koşullarda değişiklik olduğu görülmektedir. Davacı tarafından ileri sürülen iddialar ile ceza mahkemesinde görülen davanın devam etmesi karşısında, ceza mahkemesince verilecek kararın, işbu davanın esası hakkında verilecek kararı etkileyeceği anlaşıldığından, ceza mahkemesince verilecek kararın sonucunun beklenilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla Ceza Mahkemesince verilen karar ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, davanın reddine dair temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.