SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/3282 E. 2025/6971 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/3282

Karar No

2025/6971

Karar Tarihi

17 Eylül 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3282 E. , 2025/6971 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3282
Karar No : 2025/6971

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. Tic. ve San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi hudutları içerisinde İR:... numaralı IV. Grup (Krom) ruhsat sahasında 28.345,60 m2 ormanlık alan için yapılan izin talebinin "talep sahasında 3 kapalı verimli orman alanlarının bulunduğu ve bu alanların talepten çıkarılarak sosyal probleme sebebiyet vermeyecek şekilde müracaat edilmesi gerektiğinden" bahisle reddine ilişkin Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının davaya konu orman izni talebinin gerek arazide gerekse evrak üzerinde incelenmesi neticesinde Erdemli Orman İşletme Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı onayıyla 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre 21/07/2030 tarihine kadar izin verilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığının belirtildiği ve buna ilişkin izin raporu ve heyet onayının Mersin Orman Bölge Müdürlüğüne gönderildiği, Mersin Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında da, "heyetçe yapılan inceleme neticesinde orman dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetin gerçekleşmesinde kamu yararı tespit edilmiş olup davacının izin talebinin uygun görüldüğünün" belirtildiği, buna karşın davalı idarece yapılan nihai değerlendirmede izin başvurusunun uygun görülmediği anlaşılmakla, Mahkemenin ... tarihli ara kararı ile davalı idareden davacı şirketin izin başvurusunun reddedilmesinin arazi üzerinde yapılan bir incelemeye dayalı olup olmadığının, somut, bilimsel ve objektif nedenlerinin sorulduğu, ara kararına cevaben idarece gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde ise, dava konusu işlemin gerekçelerinin mevcudiyetinin somut ve bilimsel verilerle ortaya konulamadığı, bu hususta arazi üzerinde yapılmış bir inceleme bulunmadığı, bu durumda, davacı şirketin IV. Grup (Krom) işletme ruhsat sahası için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca toplam 28.345,60 m2 ormanlık alan için ilave izin verilmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine gerek mahallinde gerekse evrak üzerinde inceleme yapan heyet raporuna istinaden Erdemli İşletme Müdürlüğü ile Mersin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından izin talebinin uygun görülmesine karşın, davalı idarece yapılan nihai değerlendirmede izin başvurusunun uygun görülmemesinin gerekçesinin idarece somut, bilimsel ve objektif veriler ile ortaya konulamadığı görüldüğünden, hukuken geçerli kabul edilebilecek somut, bilimsel ve objektif verilere dayalı olmaksızın eksik incelemeyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu alanda orman kadastrosuna göre orman sayılan yer olan geçmiş yıllarda tensil sahası olarak üzerindeki Kızılçam ağaçlarının kesilerek yerine yeni fidan dikimi yapılarak gençleştirilme yapıldığı, izin talep edilen sahanın ekolojik dengede 3 kapalı verimli orman niteliği kazanmış ormanı alanı olduğu, keşif yapılmadan mahkemece karar verildiği, ormanların korunması gerekliliği ve öneminden söz edilerek işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, madencilik faaliyeti yapılmasında üstün kamu yararı olduğu, gerekli izinlerin alınmış olduğu, büyük yatırımların yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, madencilik faaliyeti kısıtlamalarının ancak kanunla ile yapılabileceği, işlemin keyfi olarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi hudutları içerisinde İR:... numaralı IV. Grup (Krom) ruhsat sahasında 21.281,92 m² maden işletme, 1.432,19 m² yol, 1.715,21 m² verimli toprak depolama ve 3.916,28 m2 pasa döküm alanı olmak üzere toplam 28.345,60 m² ormanlık alan için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca ek izin(yeni izin) verilmesi talebiyle 28/03/2022 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun "talep sahasında 3 kapalı verimli orman alanlarının bulunduğu ve bu alanların talepten çıkarılarak sosyal probleme sebebiyet vermeyecek şekilde müracaat edilmesi gerektiğinden" bahisle Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun, (dava konusu işlem tarihinde ki haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinde; "(...) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde ki haliyle) 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunun ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin, "İnceleme ve Değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde,"(1) Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir. (...) (3) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi, "Değerlendirme komisyonu" başlıklı 16. maddesinde ise,"... (3) "Değerlendirme Komisyonunun görevleri; a) Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatlarını, b) Muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerini, c) Verilecek izinlerle ilgili mevzuatta açık hüküm bulunmayan hususları, değerlendirmektir. (4) "Değerlendirme Komisyonunca uygun bulunan müracaatlar Bakan onayına sunulur, onayı takiben bölge müdürlüğü tarafından izin raporu düzenlenerek izin verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı, 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." kuralı bulunmaktadır. ...

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, Kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı Kamu yararı ile madencilik iznine ait Kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Bu durumda; dava konusu edilen orman izni verilmemesine ilişkin işlem yönünden, davalı idarenin sahanın 3 kapalı verimli orman alanında olduğu yönündeki iddiaları ile 11/10/2022 tarihli "İzin İrtifak Daire Başkanlığı 16 ncı Madde Bilgi Notu" başlıklı rapor içeriğinde, davaya konu sahanın meşcere tipinin 'muhtelif kızılçam' olarak gösterildiği, yine davalı idarenin cevap dilekçesinde başvuru yapılan dosya içeriğinde yapılan incelemelerde orman kadastrosuna göre orman sayılan yer olan ancak geçmiş yıllarda tensil sahası olarak üzerindeki kızılçam ağaçlarının kesilerek yerlerine yeni fidanlar dikilerek gençleştirmeye alınmış sahalara başvurunun yapılmış olduğunun tespit edildiği ve bu sahanın ekolojik dengede 3 kapalı verimli orman olduğunun varsayıldığı belirtilerek mahkemece keşif yapılmasının talep edildiği anlaşılmakla, orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması ve faaliyetin söz konusu saha dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığına ilişkin somut tespitlere yer verilmesi ve söz konusu sahanın bulunduğu yerin orman niteliğinin, meşcere örtüsünün kapalılık durumunun dikkate alınması suretiyle verimli orman niteliğinde olup olmadığının, keşif bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilerek tartışılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 17/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim