Danıştay danistay 2024/2558 E. 2025/3982 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2558
2025/3982
24 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2558
Karar No : 2025/3982
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi, ... sokak, No:... Daire:... adresinde bulunan iş yerinde, izinsiz eğitim öğretim hizmeti sunulduğundan bahisle iş yerinin mühürlenerek kapatılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacı şirketin 129.420,00-TL idari para cezası ile tecziyesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirkete ait iş yerinde düzenlenen tutanakta, denetim anında iş yerinde bulunan ve kursiyer olduğu iddia edilen kişinin kimlik bilgilerine yer verilmediği, eğitime yönelik olarak hizmet faaliyeti gerçekleştirildiğine ilişkin iş yerinde bulunan kişinin beyanına başvurulmadığı, öğretmen çalıştırılıyorsa bunlara maaş ödenip ödenmediğinin, kursiyer varsa bunlardan ücret tahsilatı yapılıp yapılmadığının araştırılması amacıyla iş yerine ait defter ve belgelerin incelenmediği, davacı tarafından işletilmekte olan iş yerinde izinsiz eğitim-öğretim faaliyetinde bulunulduğu hususunun her türlü şüpheden uzak ve hukuken kabul edilebilir kesin delillerle ortaya konulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle davacıya ait iş yerinin kapatılmasına ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel eğitim gerektiren bireylerin konuşma ve dil gelişim güçlüğü, ses bozuklukları, zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal veya davranış problemlerini ortadan kaldırmak ya da etkilerini en az seviyeye indirmek amacıyla sunulan hizmetin Bakanlığın gözetim ve denetimi altında bulunduğu, davacı şirketin anılan hizmetin sunulmasına yönelik gerekli izin ve ruhsatı almadan faaliyetlerini sürdürdüğünün sabit olduğu, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Sağlık Bilimleri Fakültesinden mezun olan sağlık personellerince ergoterapi hizmeti verildiği, anılan hizmetin eğitim öğretim kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Milli Eğitim Bakanlığı" başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen "Görevler" başlıklı 301. maddesinde; "Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri belirtilmiştir.
1739 sayılı Kanun'un "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56. maddesinde eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu belirtilmiştir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; kurum, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumları olarak, çeşitli kurslar ise, kişilerin sosyal, sanatsal, sportif, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, dil, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek, isteklerine göre serbest zamanlarını değerlendirmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumları olarak ifade edilmiş olup; 03/01/2025 tarih ve 32771 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel öğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleriyle "Dil, konuşma ve ergoterapi merkezi" adı altında kurum türü ihdas edilerek kurum tanımı genişletilmiş ve Dil, konuşma ve ergoterapi merkezi, bireylerin iletişim becerilerinin ve konuşma akıcılığının geliştirilmesi, yaş, cinsiyet ve kültüre uygun ses özelliklerinin kazandırılması, bulundukları çevreye yönelik uyumlarının artırılması ve toplumsal katılımlarının sağlanması amacıyla dil ve konuşma ile ergoterapi alanında bireysel ve grup eğitimi verilen özel öğretim kurumları olarak tanımlanmıştır.
Yine, Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu,11. fıkrasında Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanacağı, bu yerler valiliklerce kapatılacağı, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Kurum açma" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında; Kanunun 3 üncü maddesi hükmü doğrultusunda özel öğretim kurumlarına kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği belirtilmiş olup; aynı maddenin 2. fıkrasında ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verilebilmesi için gerekli olan belgeler tahdidi olarak düzenlenmiştir.
Anılan Yönetmeliğin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; 'Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere valilikçe Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır." hükmüne yer verilmiştir.
29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelikte; bu Yönetmeliğin amacının, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası için açacakları sağlık meslek hizmet birimleri ile bu birimlerin tıbbi ve teknik standartları, açılmaları, faaliyetleri, denetimleri ve kapatılmaları ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu, Yönetmeliğin,, sağlık meslek hizmet birimlerini ve bu birimlerde çalışan sağlık meslek mensupları ile diğer personeli kapsadığı, Yönetmelik kapsamındaki sağlık meslek mensubunun; klinik psikolog, hemşire, hemşireliğe eşdeğer sağlık memuru, ebe, fizyoterapist, odyolog, diyetisyen, dil ve konuşma terapisti, podolog ve iş ve uğraşı terapistini (ergoterapist) olarak tanımlandığı, Yönetmelik uyarınca sağlık meslek hizmet biriminin açılabilmesi için ruhsat belgesi alınmasının zorunlu olduğu ve ruhsat başvurusunun Yönetmelik EK-1’de yer alan belgelerle İl Sağlık Müdürlüğüne yapılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır.
Bu çerçevede anılan eğitim öğretim hizmetinin izinsiz ve ruhsatsız olarak sunumunun tespiti halinde ilgili yerlerin Valiliklerce kapatılması gerekmektedir.
Ayrıca; davalı idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle "izinsiz ve ruhsatsız" verildiği belirtilen hizmetin, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetki alanına giren "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmektedir.
Özel eğitim gerektiren bireylerin konuşma ve dil gelişim güçlüğü, ses bozuklukları, zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal veya davranış problemlerini ortadan kaldırmak ya da etkilerini en az seviyeye indirmek, yeteneklerini yeniden en üst seviyeye çıkarmak, temel öz bakım becerilerini ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlar özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi olarak tanımlanmış olup; anılan kurumların, Milli Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetimi altında bulunduğu tartışmasızdır.
Uyuşmazlıkta; davacı şirkete ait "Juno Danışmanlık" adlı iş yerinde; otizim spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, öğrenme güçlüğü, yemek seçen çocuklar, genetik sendromlar, gelişimsel koordinasyon bozukluğu, gecikmiş dil ve konuşma bozukluğu, gelişimsel dil bozukluğu, konuşma ses bozukluğu, çocukluk çağı konuşma apraksisi, kekemelik, yaygın gelişimsel bozukluğa bağlı iletişim, dil ve konuşma bozukluğu, genetik sendromlara bağlı iletişim, dil ve konuşma bozukluğu, dudak damak yarıklarında dil ve konuşma bozukluğu, özel öğrenme güçlüğüne bağlı iletişim, dil ve konuşma bozukluğu, ses bozukluğu ve afazi alanlarında hizmet sunulduğu; şirkete ait "www.junodanışmanlık.com" adlı internet sitesinde; Merkezde, konusunda deneyimli uzmanlardan oluşan profesyonel ekip ile özel eğitim alanında 0-12 yaş grubu çocuklara ve ailelere hizmet verildiği, çocuklar için bireyselleştirilmiş programlar ile bireysel eğitim programları tasarımları hazırlanarak çocukların gelişimlerinin üst düzeyde sağlanmasının amaçlandığının ifade edildiği görülmektedir.
Ayrıca, anılan iş yerine 20/09/2022 tarihinde yapılan denetimde tutulan tutanakta da; yukarıda yer alan açıklamaları destekler nitelikte; kurumda destek eğitime uygun hale getirilmiş ortamda A.A.G. İsimli öğrenciye U.C.Ç'nin destek eğitim verdiği, kurumda 3 özel eğitim öğretmeni, 2 ergoterapist ile 2 dil ve konuşma terapistinin görev yaptığı ve otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, öğrenme güçlüğü, gecikmiş konuşma bozukluğu gibi alanlarda hizmet sunulduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Olayda; davacıya ait işyerinde özel eğitime ihtiyaç duyan engelli çocuklara dil ve konuşma bozuklulukları terapisi yapılmak suretiyle izinsiz olarak özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti verildiği ve bahse konu çocukların ailelerine bilgilendirme yapılması suretiyle danışmanlık hizmeti de verildiği, dolayısıyla verilen hizmetin 5580 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükmünde belirtilen faaliyetler kapsamında olduğu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; davacı tarafından; sahibi olduğu işletmede sunulan ergoterapi hizmetinin Milli Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetimi altında bulunan eğitim öğretim faaliyeti olarak nitelenemeyeceği, sunulan hizmetin, Sağlık Bakanlığının uhdesinde bulunan sağlık hizmeti niteliğinde olduğu, nitekim; Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ve 29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelik hükümleriyle bu hususun açıklığa kavuşturulduğu ileri sürülmektedir.
Yukarıda yer alan düzenlemelerden görüldüğü üzere; yükseköğretim kurumlarının Sağlık Bilimleri Fakültelerinden mezun olan ergoterapistlerin, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, eğitim öğretim faaaliyeti kapsamında, "Dil, konuşma ve ergoterapi merkezi" adı altında faaliyette bulunmak istemeleri halinde; İl/İlçe Milli Eğitim müdürlüklerine yapılacak başvuru üzerine, 5580 sayılı Kanun uyarınca şartların sağlanması halinde kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alabilecekleri; Sağlık Bakanlığı bünyesinde, sağlıklı bireylere ve hastalara 1219 sayılı Kanunda ve 22/05/2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte yer alan sağlık meslek mensubunun mesleki yetkileriyle sınırlı olarak, sağlık meslek mensubu sıfatıyla; mesleklerini serbest olarak icra ettikleri özel sağlık kuruluşu açarak sağlık hizmeti sunmak istemeleri halinde ise; İl Sağlık Müdürlüğüne yapılacak başvuru üzerine, ilgili Yönetmelikte aranan şartların sağlanması durumunda ruhsat verilebileceği açıktır.
Bir başka ifadeyle, meri mevzuat uyarınca; ergoterapistlerce sunulan hizmetin; "Dil, konuşma ve ergoterapi merkezi" adı altında sunulması halinde; eğitim öğretim hizmeti kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığının; "sağlık meslek hizmet birimi" adı altında sunulması halinde; sağlık hizmeti kapsamında, Sağlık Bakanlığının uhdesinde olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak; uyuşmazlığa konu işlem tarihi itibariyle yukarıda yer alan düzenlemelerin bulunmadığı; özel eğitim gerektiren bireylerin konuşma ve dil gelişim güçlüğü, ses bozuklukları, zihinsel, fiziksel, duyusal, sosyal, duygusal veya davranış problemlerini ortadan kaldırmak ya da etkilerini en az seviyeye indirmek, yeteneklerini yeniden en üst seviyeye çıkarmak, temel öz bakım becerilerini ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarının "özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi" adı altında 5580 sayılı Kanun'a tabi olduğu dikkate alındığında; davacı şirkete ait merkezde konuşma ve dil gelişim güçlüğü çeken bireylere hizmet verildiği sabit olduğundan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmektedir.
Bu itibarla; dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği, 3. maddesinde ise; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 4. fıkrasında; ''Kanunun 3 üncü maddesinin on birinci fıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde bu yerleri kuran veya işletenlere valilikçe Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası verilir. Verilen idari para cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takip ve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçe kapatılır. İdari para cezası verilen bu kişilerin kurum açmak üzere başvurmaları hâlinde, verilen bu para cezasının ödendiğinin veya 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tecil edilmiş ve/veya taksitlendirilmiş ya da özel kanunlara göre yapılandırılmış olup taksitlendirildiğinin belgelendirilmesinden sonra başvurusu işleme alınır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; ülke içerisinde gerek resmi gerekse özel eğitim kurumları ve bu kurumların faaliyet alanları ve kurumlarca verilen eğitime ilişkin denetim ve gözetim yükümlülüğü Milli Eğitim Bakanlığın görev ve yetki alanına girmekte olup; eğitim alanında kamu hizmetinin sunumuna yönelik olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi görev ve yetki alanı içerisinde kalan faaliyetlere yönelik her zaman düzenleme yapabileceği ve çerçevede Bakanlığa bağlı kurumları ve/veya Bakanlığa bağlı olamamakla birlikte yapılan faaliyet itibariyle Bakanlığın görev ve yetki alanında kalan işlerle iştigal eden her gerçek ve tüzel kişiyi her zaman denetleyebileceği ve bazı yaptırımlara tabi tutabileceği izahtan varestedir.
Dolayısıyla; gerçek ve tüzel kişilerce sunulacak eğitim öğretime ilişkin her türlü faaliyet Bakanlığın izni ve/veya onayına bağlıdır.
Öte yandan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinde;
"...
İş ve uğraşı terapisti (Ergoterapist)
a) Bireyin ev, iş ve okul ortamlarında fonksiyonel potansiyelini değerlendirerek performansını en üst düzeye çıkarmak ve çevreye uyumunu sağlamak için önerilerde bulunur.
b) Bireylerin hastalık ve engellilik sonucu ortaya çıkan fonksiyonel sınırlılıklarını değerlendirir, günlük faaliyetlerini ve mesleklerini sürdürecek uygulamaları yapar.
c) Hastaların duygusal, psikososyal, gelişimsel ve fiziksel yeterliliklerini mesleği ile ilgili ölçüm ve testleri kullanarak değerlendirir.
ç) Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamaya yönelik yöntemler ile araç-gereçleri belirler ve kullanımını öğretir.
(...)
e) Duyu algı motor bütünleşme eğitimini ve bu alanlarda iş ve uğraşı terapisi uygular.
f) Kişilerin topluma katılımını etkileyen kişisel çevresel ve aktivite performansına ait engelleri değerlendirir.
...
Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta olup; anılan hüküm uyarınca, sağlık Bakanlığınca Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Ayrıca, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 27/12/2022 tarih ve E-73686883 sayılı yazısında, serbest meslek icrasında bulunan ve Bakanlıkça sağlık mesleği olarak tanımlanmış olan dil ve konuşma terapistlerinin, ergoterapisletin görev aldığı danışmanlık hizmeti veren merkezin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından denetiminin yapılacağı gerekli mesleki yetki ihlalleri yapmalarının tespitinde ise İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te belirtilen yetkili idarece takip yapılacağı ifade edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu iş yerinde, destek eğitime uygun hale getirilmiş ortamda A.A.G. isimli öğrenciye U.C.Ç'nin destek eğitim verdiği, kurumda 3 özel eğitim öğretmeni, 2 ergoterapist ve 2 dil ve konuşma terapistinin görev yaptığı ve otizim spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, öğrenme güçlüğü, gecikmiş konuşma bozukluğu gibi alanlarda hizmet sunulduğu tespitleri uyarınca izinsiz eğitim öğretim faaliyeti gerçekleştirdiğinden bahisle iş yerinin kapatılmasına, davacı şirketin idari para cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; işlem tarihi itibarıyla Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik uyarınca davacı şirkete ait işletmede sunulan hizmetin Sağlık Bakanlığının denetim ve gözetimi altında yürütülmesine yönelik mevzuat hazırlama çalışmalarının devam ettiği ve işlem tarihi itibariyle açık düzenlemelerin bulunmadığı görülmekte ise de; davacı şirkete ait işletmede sunulan ergoterapinin, sağlık hizmeti olduğu ve bu hizmetin sunumunda görevli personelin hekim dışı diğer sağlık personeli olarak tanımlandığı, anılan personelin yeterliliğine ilişkin denetim ve gözetim yetkisinin Sağlık Bakanlığı'nın uhdesinde olduğu, hizmetin sunumuna yönelik gerekli şartları sağlamayan iş yerleri hakkında mevzuatta öngörülen yaptırımların uygulanmasının ise; İl Sağlık Müdürlüklerinin denetimi üzerine gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.
Nitekim; 29/03/2025 tarih ve 32856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensuplarının Serbest Meslek İcrası Hakkında Yönetmelikte; bu Yönetmeliğin amacının, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası için açacakları sağlık meslek hizmet birimleri ile bu birimlerin tıbbi ve teknik standartları, açılmaları, faaliyetleri, denetimleri ve kapatılmaları ile ilgili usul ve esasları düzenlemek olduğu, Yönetmeliğin,, sağlık meslek hizmet birimlerini ve bu birimlerde çalışan sağlık meslek mensupları ile diğer personeli kapsadığı, Yönetmelik kapsamındaki sağlık meslek mensubunun; klinik psikolog, hemşire, hemşireliğe eşdeğer sağlık memuru, ebe, fizyoterapist, odyolog, diyetisyen, dil ve konuşma terapisti, podolog ve iş ve uğraşı terapistini (ergoterapist) olarak tanımlandığı, Yönetmelik uyarınca sağlık meslek hizmet biriminin açılabilmesi için ruhsat belgesi alınmasının zorunlu olduğu ve ruhsat başvurusunun Yönetmelik EK-1’de yer alan belgelerle İl Sağlık Müdürlüğüne yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla; 5580 sayılı Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan faaliyette bulunulduğu gerekçesiyle tesis edilen uyuşmazlığa konu işlemlerde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.