SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2375 E. 2025/6039 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2375

Karar No

2025/6039

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2375 E. , 2025/6039 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2375
Karar No : 2025/6039

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hitit Üniversitesi Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Lisanüstü Eğitim Enstitüsünde doktora öğrencisi olan davacı tarafından, 26/09/2022 tarihinde katılmış olduğu doktora tez savunmasında başarısız bulunarak tezinin reddedilmesine dair Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işleme dayanılarak doktora programından ilişiğinin kesilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Hitit Üniversitesi Lisanüstü Eğitim Enstitüsü Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; doktora öğrencisi olan davacının, "Modern İslam Düşüncesinde Emr-i Bi’l-Ma’ruf ve Nehy-i Ani’l-Münker Anlayışı" başlıklı doktora tezine ilişkin olarak, Mahkemenin 19/01/2023 tarihli Ara Kararına istinaden seçilen bilirkişilerce, "...bir doktora tezinde olması gereken niteliklerin hem birinci hem de ikinci tezde bulunmadığı, pek çok bilimsel hata ve eksikliği içerdiği, jürinin tezin bilimsel ve teknik açıdan yetersiz olduğu yönündeki kararının, yukarıdaki gerekçeler dikkate alındığında, haklı görüldüğü, dolayısıyla adayın başarısız bulunduğu," yönünde görüş ve değerlendirmeler yapılması, yargısal denetim sırasında idarenin vardığı sonuç ile idareyi o sonuca getiren değerlendirme arasındaki ilişki açısından açık bir hatanın mevcudiyetinin bulunmadığının saptanmış olması ve bu sonucu kanıtlamaya yarayacak yeterli gerekçenin de ortaya konulmuş bulunması karşısında, ortada açık bir değerlendirme hatasından da söz edilemeyeceğinden, davacının doktora tez savunmasında başarısız sayılması yönünde tesis edilen işlem ile bu işleme dayanılarak davacının enstitü ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin olarak verilen Yönetim Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Hitit Üniversitesi'nin Ankara Üniversitesi tarafından kurulduğu, Ankara Üniversitesinden seçilen bilirkişilerin objektif karar veremeyeceği, bilirkişi heyetine itirazlarının Mahkemece haksız olarak reddedildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yüzeysel olduğu, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı 2018 yılından beri Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Kelam Bilim Dalında araştırma görevlisi olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda Hitit Üniversitesi Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığının Lisanüstü Eğitim Enstitüsünde doktora eğitimini yürütmektedir. 26/09/2022 tarihinde "Modern İslam Düşüncesinde Emr-i Bi’l-Ma’ruf ve Nehy-i Ani’l-Münker Anlayışı" isimli doktora tezi ile girdiği tez savunma sınavı sonucunda tezi jüri tarafından başarısız bulunarak tezi reddedilmiştir.
Davacının tezinin reddedilmesi nedeniyle ...tarih ve ... sayılı Hitit Üniversitesi Raktörlüğü Lisanüstü Eğitim Enstitüsü Yönetim Kurulu kararıyla enstitü ile ilişiği kesilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından tezinin reddedilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme dayanılarak doktora programından kaydının silinmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
20/04/2016 tarihli 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin "Doktora tezinin sonuçlandırılması" başlıklı 22. maddesinde; "...(6) Tez sınavının tamamlanmasından sonra jüri dinleyicilere kapalı olarak, tez hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Tezi kabul edilen öğrenciler başarılı olarak değerlendirir. Bu karar, enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığınca tez sınavını izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir. Tezi başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir. Tezi hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç altı ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tezini aynı jüri önünde yeniden savunur. Bu savunmada da başarısız bulunan öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir. Tezde başarılı olamayan öğrencilere talepleri halinde 17 nci maddenin dördüncü fıkrasına göre tezsiz yüksek lisans diploması verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
27.06.2021 tarihli 31524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hitit Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin "Doktora tezinin sonuçlandırılması" başlıklı 22. maddesinde; "(6) Tez savunma sınavının tamamlanmasından sonra jüri tez hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Bu karar ilgili ana bilim/ana sanat dalı başkanlığınca tez savunma sınavını izleyen üç gün içinde tutanakla ve tez savunma sınavının çevrimiçi yapılması durumunda video kayıtlarıyla Enstitüye bildirilir. (7) Tezi başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin Enstitü ile ilişiği kesilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; bu Kanunda hüküm bulunmayan haller arasında sayılan davanın ihbarı konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesinde, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." kuralı; 62. maddesinde, ''İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.'', kuralı; 63. maddesinde, ''Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.'' kuralı; ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca, uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiriyor olması durumunda, bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların ve konuyla ilgili yasal düzenlemelerin bir bütün içinde değerlendirilmesi ve ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karşılanarak hüküm kurulması gerektiği açıktır. Bilirkişi incelemesinin esasını oluşturacak çerçevenin ve bu kapsamda yargılamanın sınırlarının belirlenmesi işlevinin, bilirkişilere değil yargılamayı yapan mahkemeye ait olduğu da kabul edilmelidir.
Anayasa Mahkemesi'nin muhtelif kararlarında; bilirkişi raporundaki inceleme yönteminin veya sonucun ilgili uzmanlık alanı bakımından uygunluğuyla ilgili haklı şüphelerin bulunması veya raporda açıklığa kavuşturulması gereken hususlar olduğu gerekçesiyle ek veya yeni bilirkişi raporu alınmasını isteyebilmenin yalnızca taraflara tanınan usuli bir güvence olarak görülmemesi gerektiği, uyuşmazlıkların çözümü için öncelikle maddi vakıanın/gerçekliğin aydınlatılmasının devletin ilgili hakları gerçekleştirme ve koruma yükümlülüğünün bir gereği olduğu, yeniden bilirkişi raporu alınmasını istemenin sadece davanın taraflarına sağlanmış usuli bir güvenceden ibaret olmayıp aynı zamanda uyuşmazlığı çözmekle ve bu bağlamda maddi gerçeği ortaya çıkarmakla yükümlü olan mahkemeye verilmiş yargısal bir görev ve yetki olduğu belirtilmiştir. (İsmail Tuncel [GK], B. No: 2019/8609, 21/12/2023, § …) (Ahmet Özgan ve Şule Özgan [GK], B. No: 2020/21347, 21/12/2023, § …)
Mahkemelerce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişilerce hazırlanacak raporda; uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak tespiti istenilen ve hukuk bilgisini aşan teknik veya özel hususlara yönelik bilirkişiye yöneltilen sorular çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği tartışmasız olup; bilirkişilerce hazırlanan ortak raporun, bilimsel veriler ışığında hazırlanmak şartıyla, açık, anlaşılır, net ve Mahkemece değerlendirilmesi istenilen hususların her birinin ayrı ayrı gerekçelendirilmesi suretiyle açıklanarak oluşturulması gerektiği tartışmasızdır.
Zira; aksi yönde hazırlanan raporun, hükme esas niteliği haiz olduğunu söylemek mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın çözümünün özel ve/veya teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; bilirkişi heyetinden davacının tez savunmasının bilimsel ve teknik açıdan yeniden incelenerek değerlendirilmesi ve başarısız sayılıp sayılmayacağı hususunun teknik olarak ortaya konulmak suretiyle bir bilirkişi raporu düzenlenmesi istenilmiştir.
Hükme esas alınan 15/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden, raporun iki sayfadan oluştuğu, davacının tezinde bir takım bilimsel hata ve eksikliklerin bulunduğu belirtilerek, bulunan eksikliklerin maddeler halinde yazıldığı, davacının tezinde bulunan hata ve eksikliklerin tezin hangi kısımlarında bulunduğu belirtilmeksizin, "metinde yer alan rivayetler hadis kaynaklarından verilmemiştir, metinde çok sayıda yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu vardır" şeklinde ifadeler kullanmakla yetinildiği, metinde hangi rivayetlerin hadis kaynaklarından verilmediği ya da tezin hangi kısımlarında anlatım bozukluğu bulunduğunun davacının mevcut tezi üzerinde tek tek gösterilmediği, maddeler halinde belirtilen eksikliklerin de gerekçeli bir şekilde açıklanarak ortaya konulamadığı görülmektedir.
Çözümü hukuk bilgisi dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren uyuşmazlıklarda bilirkişilerce hazırlanan ortak raporun, bilimsel veriler ışığında hazırlanmak şartıyla, açık, anlaşılır, net ve Mahkemece değerlendirilmesi istenilen hususların her birinin ayrı ayrı gerekçelendirilmesi suretiyle açıklanarak oluşturulması gerekmektedir. Raporun teknik ve özel bilgiye dayanmayan maddi vakıaların tartışılmadığı, tarafların iddialarını cevaplamayan, yalnızca kanaatten oluşan bir içerikte bulunmaması gerekmektedir.
Her ne kadar Mahkeme tarafından bilirkişi raporunun dayandığı teknik ve bilimsel veriler hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuş ise de; bilirkişi raporunun bahse konu nedenlerden dolayı uyuşmazlığı çözümleyebilecek nitelikte düzenlenmediği, davacının doktora tezinin akademik açıdan uygun olup olmadığına ilişkin yeterli ve ayrıntılı değerlendirmeleri içermediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkeme tarafından yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle, hükme esas alınabilecek nitelikte davacının doktora tezinin ayrıntılı ve gerekçeli değerlendirmelerini içeren bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; davanın reddine yönelik olarak verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 24/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim