SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2323 E. 2025/6261 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2323

Karar No

2025/6261

Karar Tarihi

26 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2323 E. , 2025/6261 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2323
Karar No : 2025/6261

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN : (DAVACI) ... Turizm İnşaat A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
(DAVACI YANINDA MÜDAHİL) ... Bankası A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada, ... parsel sayılı ve orman vasıflı taşınmaz üzerinde yapılması planlanan 1316 yataklı 4 yıldızlı tatil köyü ve 18 delikli golf tesisleri için 6831 sayılı Kanun'un 17/3. maddesi uyarınca verilen iznin iptali ile tesisin bitirilip işletmeye açılması için süre uzatımı, 4706 sayılı Kanun kapsamında izin süresinin 49 yıla çıkarılması ve izin devrine ilişkin taleplerin reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen Tarım ve Orman Bakanlığı makamınca onaylanan Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar davacı şirket tarafından, dava konusu izin hakkının alanın planlama sürecinde yaşanılan aksaklık ve yargılama süreçleri nedeniyle kullanılamadığı, başka bir ifadeyle alanda izin hakkında yönelik inşai faaliyetlere başlanılmamasında kendi kusurlarının olmadığı ileri sürülmekte ise de; dava konusu alanda kesin izin hakkının verildiği ilk tarih ile dava konusu işlem arasında yaklaşık 20 yıllık bir sürecin geçmiş olmasına rağmen inşai faaliyetlere başlanılamadığı, bu durumun hangi taraftan kaynaklandığına bakılmaksızın alanın mevcut haliyle atıl vaziyette kaldığı ve planlama açısından plansız alan haline geldiği, söz konusu durum nedeniyle süre uzatım ve devir taleplerinin karşılanması noktasında idarenin takdir yetkisi olduğu, kaldı ki izin hakkı iptal edilen şirketin mevzuat uyarınca süre uzatımından yararlanma olanağının bulunmadığı, bu talebin reddedilmesinin izin hakkının iptal edilmesinin doğal sonucu olduğu, diğer yandan alana ilişkin kurum görüşlerinin turizm yatırımına olanak sağlayacak nitelikte olmadığı gibi planlama sürecine ilişkin yargı kararlarının da mevcut durumda turizm tesisi yapılmasına imkan vermediği anlaşıldığından, gelinen noktada süresi içerisinde tamamlanmayan inşai faaliyetler nedeniyle izin hakkının iptal edilerek süre uzatım ve devir taleplerinin reddedilmesine ilişkin işlemde kamu yararı bulunduğu anlaşılmakla, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, kamudan kaynaklanan sebeplerle inşaata başlanılamadığı, bu külfetin kendilerine yüklenmesinin hakkaniyet ilkesi ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı ileri sürülmektedir.
Davacı yanında müdahil tarafından, imar planlarının iptal edilmesi nedeniyle inşaata başlanılmadığı, dava konusu işlemin iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının ve davacı yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Aksu ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada, ... parsel sayılı ve orman vasıflı taşınmaz üzerinde (624.899 m2 ormanlık alan) 18 delikli golf sahası ve 200 yataklı 5 yıldızlı tatil köyü yapımı maksadı ile ilk olarak davalı Bakanlık tarafından ... tarih ve ... sayılı olur ile dava dışı şirkete 49 yıl süre ile kesin izin verildiği, ... tarih ve ... sayılı olur, ... tarih ve ... sayılı olur ve ... tarih ve ... sayılı olurlar ile nitelik ve alan büyüklüğü konusunda değişiklikler yapılarak kesin iznin devamına karar verildiği, Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı oluru ile iznin davacı şirkete devrine karar verildiği, akabinde alanın imar planlama sürecinin yargı kararlarına konu olduğu, süreç içerisinde davacının süre uzatım talebinin kabul edildiği, nihai olarak Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı oluru ile tesisin inşaatının bitirilerek işletmeye açılması için davacı şirkete 30/06/2019 tarihine kadar süre verildiği, davacı şirket tarafından 05/12/2018 tarihli dilekçe ile yeniden süre uzatım talebinde bulunulduğu, ancak bu talebin reddedildiği, alanda Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince inceleme yapılarak 19/08/2019 tarihli inceleme raporunun tanzim edildiği, rapora göre alanda inşaat çalışmalarının başlamadığı ve alanın atıl vaziyette olduğunun tespit edildiği, akabinde dava dışı bir şirket tarafından 28/05/2019 tarihli başvuru ile izin hakkının devri talebinde bulunulduğu, davacı şirket tarafından da izin hakkının devri ve süre uzatım taleplerinde bulunulduğu, en son 24/09/2020 tarihli dilekçe ile taleplerinin yeniden değerlendirilmesi talebinde bulunulması üzerine davalı idarece ... tarih ve ... sayılı işlem ile süre uzatım ve izin devri taleplerinin reddi ile verilen iznin iptaline karar verildiği ve kararın Bakanlık makamınca onaylandığı, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrasında; "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, hava ayrıştırma, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dışındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler Orman Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve şartlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir işlemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dışında kullanılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Orman Kanununun 17/3 ve 18 İnci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Kesin izin ve kesin izin süre uzatımı" başlıklı 16. maddesinde; "(1) Kesin izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Ancak uzatmalar dahil toplam kırkdokuz yıllık süre sonunda bu Yönetmeliğin 17 nci maddesine göre süre uzatımı yapılabilir. (2) İzin süresinin dolması, izin sahibinin vazgeçmesi, bu Yönetmelik ve taahhüt senedi hükümlerine aykırı davranılması halinde kesin izin iptal edilerek ilgiliye tebliğ edilir. (3) Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ilk yıl bedellerinin yatırılmaması, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın verilen kesin izin iptal edilir. Devam eden yıl bedellerinin son ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ödenmemesi halinde kesin izin iptal edilir. Ancak 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranında hesaplanacak faizi ile birlikte ödeyeceğini kabul ettiğine dair ek taahhüt senedi verilmesi kaydıyla bir yıl daha ek süre verilebilir. Ek süre on yıllık periyot içinde en fazla üç kez verilebilir. Bu Yönetmeliğin yayımından önce bedel borcu bulunanlara bir defaya mahsus olmak üzere iki yıl süre tanınabilir. (4) İznin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde; sahalar orman idaresince teslim alınır." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, bölgeye ilişkin planlama ve yargılama süreçlerinin incelenmesi gerekmektedir. İlk olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından alanda tatil köyü ve golf sahası yapılmasına olanak sağlayan 29/12/2005 onay tarihli 1/25.000 Çevre Düzeni Planı ile 05/07/2006 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının ve davacı şirkete verilen 05/12/2018 tarihli yapı ruhsatının iptali için açılan davada Danıştay 6. Dairesinin 24/11/2010 tarih ve E:2009/4386, K:2010/10454 sayılı kararıyla; "... planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında, bir bölgede çevre düzeni planı varsa, o bölgede yapılacak olan imar planlarının bu plana uygun olması gerektiği, bu bağlamda dava konusu; imar planlarının, varsa üst ölçekli planlara uygunluğunun tespiti açısından, Dairelerinin ... günlü E:... sayılı ara kararıyla, Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan, 03/09/2009 onay tarihli 1/100.000 ölçekli Antalya - Burdur Çevre Düzeni Planında Antalya, Lara, Kemerağzı, Kundu'da bulunan ve ekte yerleşim planı gönderilen davaya konu Antalya, Merkez, ... Köyü, ... ve ... Mevkiini kasayan (... sayılı parsel) alanın hangi amaca ayrıldığının sorulduğu, Söz konusu ara kararına verilen yanıt ve eki plan paftaları ve lejantlarının incelenmesinden, alana ilişkin olarak Çevre ve Orman Bakanlığınca 03/09/2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya- Burdur Çevre Düzeni planının bulunduğu, bu planda alanın turizm alanı kapsamında golf alanı olarak belirlendiği, yine plan notlarının 5.27 maddesinde, "1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı sınırı içerisinde bulunan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının onayından önce onaylanmış plan karar ve plan hükümlerine uyulacağının, 6.3 maddesinde de "Kültür ve Turizm Gelişim Bölgelerinde 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni planlarının onayından önce/sonra yürürlüğe konulmuş olan her tür ve ölçekteki planların ilgili kanunlar uyarınca yürürlükte olduğunun" plan hükmü olarak getirildiğinin görüldüğü, bu bağlamda uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dava konusu planların Çevre ve Orman Bakanlığınca 03/09/2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya - Burdur Çevre Düzeni planına uygun olduğunun kabulü gerektiğinden iptali istenilen 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka aykırılık görülmediği, davanın yapı ruhsatına ilişkin kısmına gelince; dava konusu yapı ruhsatından sonra, Aksu Belediyesi tarafından yapı denetimi değişikliği nedeniyle 18/11/2009 tarihli yeni bir yapı ruhsatı düzenlendiği anlaşıldığından davanın yapı ruhsatına ilişkin bölümünün konusu kalmadığı gerekçesiyle davanın imar planlarına yönelik bölümünün reddine, yapı ruhsatına yönelik bölümü hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, bu karar karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 11/02/2013 tarih ve E:2012/1415, K:2013/426 sayılı kararı ile kabul edilerek "... Bu itibarla, uyuşmazlığa konu alanda yapılan 27/09/2002 tarihli 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planıyla getirilen 200 yataklı 1.sınıf tatil köyü 18 delikli golf sahası kullanımının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu yargı kararı ile belirlendikten sonra, bu karar gözardı edilerek, aynı alanda yapılan 18 delikli golf sahası ve 1316 yataklı tatil köyü kullanımını içeren 29/12/2005 tarihli 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile 05/07/2006 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planından kaynaklanan uyuşmazlığın, sadece, idarece 03/09/2009 tarihinde onanan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kararına bakılarak çözümlenmesi yargılamanın amacıyla bağdaşmayacağından, daha önce yapılmış olup, yargı kararıyla iptal edilmiş olan planlara ait kararların aktarılması suretiyle yapılan planların ve bu planlara göre verilen yapı ruhsatlarının hukuka uygun kabul edilmesi mümkün değildir." gerekçesiyle Daire kararının bozulmasına karar verildiği ve bunun üzerine Danıştay 6. Dairesinin 04/02/2016 tarih ve E:2015/8317, K:2016/425 sayılı kararı ile bozma kararına uyularak dava konusu edilen işlemlerin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/11/2018 tarih ve E:2016/3861, K:2018/4718 sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme isteminin 09/12/2019 tarih ve E:2019/1063, K:2019/6304 sayılı karar ile reddedildiği, sonucu itibarıyla izne konu alanın plansız halde kaldığı ve yapı ruhsatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, dava konusu alanda ilk olarak dava dışı şirkete verilen ve sonra davacı şirkete devredilen orman izni uyarınca yapılması gereken tatil köyü ve golf sahasına ilişkin inşaat faaliyetlerine, dava konusu alanın imar planlarının ve yapı ruhsatının dava konusu edilmesi nedeniyle başlanamadığı, yukarıda anılan süreç boyunca davacıya ait orman izninin davalı Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan oluru ile pek çok kez dondurulmasına karar verildiği, ilk olarak 2005 yılında inşaat faaliyetinde bulunulmaması gerektiği yönünde işlem tesis edildikten sonra, son olarak ... tarihli Bakan oluru ile tesisin inşaatının bitirilmesi için davacıya süre verildiği, arada geçen süre boyunca yargılamanın devam ettiği, sonrasında imar planları ve yapı ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle inşai faaliyet yapılamadığı açıktır.
Her ne kadar, ... tarihli Bakan oluru ile tesisin inşaatının bitirilerek işletmeye açılması için 30/06/2019 tarihine kadar davacıya süre verilmiş ise de, anılan tarih itibarıyla dava konusu alanın imar planlarının bulunmadığı, dolayısıyla yapı ruhsatının da olmadığı, bu nedenle dava konusu alanda herhangi bir inşaat yapılmamasının hukuken mümkün olmadığı tabiidir.
Orman Kanununun 17/3 ve 18 İnci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliği'nde izin süresinin dolması, izin sahibinin vazgeçmesi, bu Yönetmelik ve taahhüt senedi hükümlerine aykırı davranılması halinde kesin izin iptal edileceği, davacı tarafından imzalanan taahhüt senedinde de verilen süre için tesislerin inşaatına başlanmaması veya inşaatın bitirilmemesi halinde iznin iptal edileceği düzenlenmekle birlikte, davacıya verilen kesin iznin iptalini gerektiren inşaat faaliyetlerinin başlanılmaması ve bitirilmemesi halinin, yukarıda ayrıntısı açıklandığı üzere davacının kusurlu olmadığı bir nedenden kaynaklandığı, davacı tarafından arazi izin bedeli ödemelerinin yapıldığı, bunun dışında mevzuata göre davacı tarafından yerine getirilmesi gereken diğer yükümlülüklerin yerine getirilmediği veya mevzuata aykırı davranıldığı yönünde bir bilgi, belge veya tespitin bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, mevzuata göre kesin iznin iptalini gerektiren nedenler sayma usulüyle belirlenmiş olup, davacının kesin izninin iptaline gerektiren nedenlerin dava konusu olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Öte yandan, kesin iznin iptali hukuka uygun bulunmadığından, iznin iptal edilmesi nedeniyle değerlendirilmeyen Kamu Taşınmazları Üzerindeki Turizm Yatırımlarının Sürelerinin Uzatılması İle Satışına İlişkin Yönetmelik gereğince tahsis süresinin 49 yıla çıkarılması ve izin devri taleplerinin yeniden değerlendirileceği tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ...'şer TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya ve davacı yanında müdahile ayrı ayrı iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 26/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim