Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/2064
2025/8383
7 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2064
Karar No : 2025/8383
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
3- ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 6749 sayılı Kanun kapsamında ... tarihli ve ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Komisyon kararı ile çalışma izni iptal edilen davacının 12/12/2022 tarihli dilekçe ile MEBBİS'te yer alan " "görevlendirmeye engel durumu vardır" kaydının kaldırılması istemiyle İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; özel öğretim kurumlarında görev yapacak personele ilişkin çalışma izinlerinin sözleşme imzalanan özel öğretim kurumlarınca Kanun ve Yönetmelik'te belirlenen usûller çerçevesinde talep edilmesi zorunluluğunun bulunması nedeniyle davacı tarafından talep edildiği şekliyle genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine olanak bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği kapatılan özel öğretim kurumlarında çalışan personelin o kurumlara bağlı olarak verilen çalışma izinlerinin iptal edildiği, ancak bu şekilde kuruma bağlı çalışma izni iptal edilen kişilerin öğretmen olarak çalışmalarını engelleyici şahsıyla ilgili bir durum olmaması halinde yeniden çalışma izni talep etmelerini engelleyecek şekilde şerh konulmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından Mahkeme kararına kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Milli Eğitim Bakanlığı tarafından davacının çalışma izni iptal edilirken görev yaptığı Özel Cemre Çamlıca İlkokulu hakkında kapatma işlemi yapılmadığı, temyize konu Mahkeme kararında yer verilen Anayasa Mahkemesi kararının bu davada emsal niteliğinde olmadığı; İstanbul Valiliği ve Üsküdar Kaymakamlığı tarafından ise; FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen eğitim kurumları, sendikalar, vakıflar ve dernekler gibi tüm kurum ve kuruluşların kapatılmasının ve bu kurumlarda çalışan personelin çalışma izinlerinin iptal edilmesi bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların etkinliğinin arttırılmasını amaçladığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu tespit edilen kurumlarının kapatılması nedeniyle çalışma izni iptal edilenlerin dışında, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle özel öğretim kurumlarında çalışan bazı personellerle ilgili şikayetlerin valiliklere ve Bakanlığa ulaşması üzerine söz konusu özel öğretim kurumu personelinin durumunun, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 13/12/2017 tarihli 14050327 sayılı yazısı ile oluşturulan komisyon marifeti ile Bakanlıkta gözden geçirilerek çalışma izin onaylarının iptali için Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 08/05/2017 tarihli 6433285 sayılı yazısı ile Bakan Oluru alınmıştır.
Bu kapsamda, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı kurumların kurucu temsilcileri ile bu kurumlarda aktif olarak çalışmakta olan ve daha önce çalışmış olup ayrılan personellerin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olup olmadığı hakkında Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığından gerekli incelemenin yapılmasının istenildiği, bilahare Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığından gelen 20/06/2017 tarihli ve 98654533 sayılı yazı ekinde yer alan bilgiler doğrultusunda, Türkiye genelinde Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı kurumlarda çalışan veya daha önce çalışmış olup ayrılan bazı personellerin FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilmiştir.
Konuyla ilgili olarak Bakanlıkta kurulan komisyonda bu personelin durumları gözden geçirilmiş ve komisyonda millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı, bunlarla irtibatı olduğu belirlenen bazı personellerin çalışma izin onaylarının iptaline Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 10/01/2018 tarihli E.709035 sayılı Bakan Oluru ile karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen sürecin devamında ise; 6749 sayılı Kanun kapsamında ... tarihli ve ... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Komisyon kararı ile davacının da aralarında bulunduğu ekli listede yer alan kişilerin çalışma izninin iptaline karar verilmiş olup; davacı tarafından 12/12/2022 tarihli dilekçe ile MEBBİS'te yer alan "görevlendirmeye engel durumu vardır" yazısının kaldırılması istemiyle İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; "657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. Bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilenlerin işlemleri ise söz konusu maddedeki usule göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmamış olup; esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir. Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Uyuşmazlığın esası; davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığından kaynaklanmaktadır.
Dava dosyasında yer alan Üsküdar Kaymakamlığının ... tarihli ve ... sayılı inceleme raporunda; davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında yürütülen soruşturma olduğu, HTS kaydı ile yapılan karşılaştırma sonucu oluşturulan verilerin bulunduğu, şüpheli şirketlerde SGK kaydının bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Davacı hakkında "Terör örgütü propagandası yapmak" ve "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçuna istinaden ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde verilen ... tarih ve K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ise "..kullanmış olduğu ... numaralı GSM hattı üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün tepe yöneticilerinden olan ... ile tamamı 15/11/2015 tarihinde gerçekleşmiş olan 5 adet irtibat kaydına rastlandığı tespit edilmiş ise de, şüphelinin bu durum ile alakalı aşağıda belirtilecek savunması göz önüne alındığında (... isimli şahsın eski eşinin tanıdığı olması ve eski eşinin aile büyüğü olması nedeniyle kendisini boşanmaktan vazgeçirmek amacıyla yapmış olduğu görüşmeler) ayrıca görüşme sürelerinin uzunluğu da dikkate alındığında, bahse konu görüşmelerin örgütsel mahiyette olup olmadıklarına dair somut kanaate varılamadığı, şüpheli hakkında yapılan bilgi havuzu sorgulamasında 667 sayılı KHK ile kapatılan Anadolu Fen Eğitim İşletmeleri A.Ş'de 2011-2015 yılları arasında SGK kaydının bulunduğunun tespit edildiği, bahse konu kayıt haricinde herhangi bir kayda rastlanılmadığı (Bylock kaydı, Dernek üyeliği gibi), şüphelinin müflis BankAsya'nın ... müşteri numaralı müşterilerinden olduğu, hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemede düzenli ve fonlama niteliği taşıyan bankacılık hareketinin bulunmadığı, şüphelinin müflis bankanın TMSF'ye tamamen devri sonrasında da banka ile işlem yapmaya ve para yatırmaya devam ettiği, bu açıdan gerçekleştirilen işlemlerin rutin bankacılık işlemleri olduğu kanaatine varıldığı, şüphelinin örgütün gizli haberleşme yöntemlerinden olan sabit, ankesörlü hatlardan aranmasına ilişkin yapılan sorgulamada kullanmış olduğu GSM hatları üzerinden örgütsel aranma yöntemleri ile uyumlu olacak nitelikte ve yoğunlukta aranma kaydının bulunmadığı.." tespitlerine yer verilmiştir.
Diğer yandan; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan davacının Twitter hesabı üzerinden terör örgütü propagandası yaptığı iddiasına ilişkin ifadesinde ".."Ben Anafen dershanesinde çalıştığım dönemde Türkiye'de dershanelerinin kapatılacağı gündemi oluşunca dershanede bu yönde konuşmalar olmaya başladı ve bunun üzerine o dönem kendim mi açtım veya ortak mı açılan bir hesap mı bilmemekle birlikte o dönem ki gündemden dolayı söz konusu sosyal medya hesabımdan bu paylaşımları bizzat ben yaptım. Ancak bu paylaşımları yapma sebebim örgüt propagandası değildir. Sadece dershanelerin kapatılması endişesi üzerime yapmış olduğum paylaşımlardır. Söylediğim gibi söz konusu hesabı o dönem açmıştım ve bu hesabı açmam ve bu tür paylaşımları yapmam işsiz kalma kaygısından ibarettir.." beyanları yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda yer verilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu kanaatine varıldığından; dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 07/11/2025 tarihinde gerekçe yönünden oyçokluğu esasta oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bakılan uyuşmazlığın esası davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından temyize konu kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.