Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1908
2025/7762
20 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1908
Karar No : 2025/7762
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhine olan kısmın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacının çalışma izninin geri verilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı 22/04/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Maltepe Kaymakamlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; özel öğretim kurumlarında görev yapacak personele ilişkin çalışma izinlerinin söz konusu personellerin sözleşme imzaladığı özel öğretim kurumlarınca Kanun ve Yönetmelik'te belirlenen usûller çerçevesinde talep edileceği, bu suretle valilikler tarafından onaylanan çalışma izinlerinin, ilgili özel öğretim kurumuna münhasır olacağı ve söz konusu özel öğretim kurumuyla akdedilen sözleşme dönemiyle de sınırlı olacağı, davacı tarafından talep edildiği şekilde genel nitelikte çalışma izni düzenlenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin, davacının çalışma izni verilmesi talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine, dava konusu işlemin, davacının çalışma izni üzerindeki şerhin kaldırılması talebinin reddine dair kısmı yönünden ise; 667 sayılı KHK gereği kapatılan özel öğretim kurumlarında çalışan personelin o kurumlara bağlı olarak verilen çalışma izinlerinin iptal edildiği, bu şekilde kuruma bağlı çalışma izni iptal edilen kişilerin öğretmen olarak çalışmalarını engelleyici şahsıyla ilgili bir durum olmaması halinde yeniden çalışma izni talep etmelerini engelleyecek şekilde şerh konulmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile işlemin şerhe ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan özel öğretim kurumunda görev yapması nedeniyle çalışma izni iptal edilen davacı tarafından, hakkında verilen beraat kararı üzerine çalışma izninin geri verilmesi istemiyle 22/04/2022 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuru yapılmış olup; davalı idarece yapılan inceleme sonucunda davacının başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlem iki yönüyle incelenmiş olup; temyize konu kararın davacının kapatılan kurumdaki çalışma izninin iptaline ilişkin kısmı hakkında verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik davacının istinaf başvurusu reddedilmiş, davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmadığından dava konusu işlemin bu kısmı kesinleşmiştir.
Davalı idarece, temyize konu Mahkeme kararının davacının istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmekte olup; dava konusu işlemin davacıya çalışma izni verilmesine engel olan şerhin kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden temyiz incelemesi yapılması gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 21/07/2016 tarih ve E.7762886 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 21/07/2016 tarih ve 7783529 sayılı "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu, bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen Genelge'nin 3. maddesinde (Davacının çalışma iznin iptal edildiği tarihteki halinde) "..Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 11/10/2016 tarih ve E.11116419 sayılı Bakan Olur'u ile uygun görülen ve 11/10/2016 tarih ve E.11137945 sayılı işlem ile bütün Valilikler bünyesindeki İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda ise; "..Bu yöndeki uygulamalar sonucunda bazı personellerin mağdur duruma düştüğü yönündeki başvuruların Bakanlığımıza ve valiliklere iletildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumlarla ilgili yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılan personeller hakkında valilikler tarafından komisyon oluşturulacaktır. Milli Eğitim Müdürlüklerine müracaat edenlerden 667 sayılı KHK kapsamında millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olmadığı; oluşturulan bu komisyon marifetiyle belirlenen personellerin ekteki tabloya işlenerek Bakanlığımızca değerlendirmek üzere Valilikler tarafından Genel Müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği, bireysel değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen bu işlemlerden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulacağı ve bu komisyonlarca yapılacak bireysel inceleme neticesinde anılan kişilerin millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisaki, bunlarla irtibatı olup olmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan; 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde özel öğretim kurumu personelinde aranacak şartlar terör örgütlerine üyelikle sınırlı tutulmamış olup; esasen ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibatın varlığı hali de personelin çalışma izninin iptalinin hukuki gerekçeleri arasında sayılmıştır.
Bakılan dava bir ceza davası değildir. Bu nedenle işlem tesis edilirken ceza hukuku ilkelerinin ve kurallarının uygulanıp uygulanmadığını iş bu davada denetlenme imkanı yoktur. Diğer bir ifadeyle bu davada 'suç ve suçlu bulunma halleri' değil, 5580 sayılı Kanun'a tabi kurumda görev alan kişinin çalışma izninin iptalini haklı kılan nedenlerin var olup olmadığı denetlenmektedir. Bununla birlikte, kimi durumlarda çalışma izni iptal edilenler hakkında başlatılmış ceza kovuşturmaları bulunabilmektedir. İlgililerin ceza yargılamasında terör örgütlerine üyelik veya yardım nedeniyle ceza almaları ve bu cezanın kesinleşmesi halinde, idari yargı mercilerince, başka bir delile ve araştırmaya ihtiyaç duyulmaksızın; çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin hukuka uygun olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Zira; 5580 sayılı Kanun'a göre "Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan ceza almamış olmak" şartı açısından "terör örgütüne üyelik" unsuru, bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmaktadır.
İlgililer hakkında terör örgütü üyeliği kapsamında açılmış olan ceza davalarının derdest yani kesinleşmemiş olması durumunda ise; -velev ki ilk derece ceza mahkemeleri ve istinaf mahkemeleri terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının sabit olduğu gerekçesiyle hüküm kurmuş olsun- masumiyet karinesi nedeniyle idari yargı mercilerinin söz konusu cezayı dayanak alarak karar vermesi mümkün görülmemektedir.
Bununla birlikte, ceza kovuşturmasının devam ediyor olması ya da davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmemiş olması, 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca çalışma izni onayının iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle idari yargı mercileri nezdinde açılan davanın görülmesini engellemeyecektir.
Bu bağlamda; ilgililer hakkında ceza yargılaması kapsamında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya üyelik/yardım etme suçlamalarıyla açılan ceza davalarında beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlar verilmiş olsa dahi, idari yargı yeri irtibat ve iltisak unsurları yönünden de işlemi incelemek zorunda olduğundan, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; çalışma izni davalı idarece iptal edilen kişiler hakkında hiçbir ceza kovuşturmasına başlanılmaması ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması veyahut ceza yargılaması sonunda beraat kararı verilmiş olmasının kendiliğinden bu kişilere çalışma izni verilmesini zorunlu kılmayacağı, zira, çalışma izni verilmemesi nedenlerinin sadece üyelikle sınırlı tutulmadığı, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat hallerinin de çalışma izni verilmemesinin hukuki gerekçeleri arasında sayıldığı açık olup; bakılan uyuşmazlığın esası davacının terör örgütüyle irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Davalı idarece yapılan inceleme neticesinde düzenlenen... ve E-... sayılı tarihli inceleme raporunda; davacının 2004-2007 yılları arasında... Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Tic. San. A.Ş'de, 2007-2013 yılları arasında ... Özel Eğitim Hizmetleri Tic. San. A.Ş'de, 2013-2016 yılları arasında ... Eğitim Hizmetleri A.Ş'de SGK kaydının bulunduğu, tepe yöneticisi C.T'ye ait iki numaradan 11/11/2013, 18/11/2013 ve 31/12/2013 tarihlerinde arandığı, Kimse Yok mu Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ne banka ve mesaj yoluyla bağış yapıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçu nedeniyle yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı beraat kararına yönelik istinaf başvurusu ise ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi'nin ... tarihli ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Ceza yargılamasında davacının hazırlık aşamasında verdiği savunmada; "...1993 yılında yapılan sınav ile Kayseri Erciyes Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazanınca, dershanede ismini hatırlamadığım bir öğretmenimin yönlendirmesi ile Kayseri ilinde o tarihte Fetullah Gülen cemaati olarak adlandırılan cemaatin evinde kalmaya başladım. 1993 -1998 yılına kadar bu yapıya ait evlerde birçok kişi ile kaldım aradan çok uzun zaman geçmesinden dolayı bu şahısların isimlerini hatırlamıyorum. Kalmış olduğum dört buçuk yıl içerisinde düzenli olmasa da Fetullah Gülenin ses kasetleri bize aynı evde kaldığımız üst sınıfta olan veya dışarıdan gelen bizden yaşça büyük kişiler tarafından dinlettirilir, kitapları okunur veya okutturulurdu. Üniversiteden mezun olduktan sonra Özel ... İlköğretim okulunda çalışmaya başladıktan sonra yine bu okulda çalışan bekâr öğretmenlerin kaldığı eve çıktım...Özel ... İlköğretim okulunda çalıştığım dönem içerisinde Zaman Gazetesine aboneliğim vardı. Bu abonelik gönüllük esasına göreydi. 2005 yılında Kayseri Özel ...Fen Lisesine okul müdür yardımcısı ve Türk Dili ve edebiyatı öğretmeni olarak çalışmaya başladım. Bu okulda da yine yapılan sohbet toplantılarına katıldım. Toplantılarımızı okulumuzda matematik öğretmeni olan Malatyalı olduğunu bildiğim şuan ismini hatırlamadığım şahıs yapar ve beni sohbet toplantılarına bu şahıs davet ederdi. Bu toplantılar okulda dinlenme odasında haftada bir veya iki haftada bir olmak üzere yapılırdı. Bu toplantıları okulda çalışan erkek öğretmenlerden gönüllü olarak katılım sağlanırdı ancak ben sohbete katılan şahısların isimlerini şuan hatırlamıyorum. Yapılan sohbet toplantılarında dini içerikli kitaplar, Risale-i Nur isimli kitapların yani sıra Fetullah Gülen kitapları okunur, CD ve kasetlerden vaazlar izlettirilirdi...Ayrıca yılını hatırlamıyorum ancak Uganda ülkesine ...’ın daveti ile ..., ...,...ve şuan isimlerini hatırlamadığım kişilerle birlikte gittik. Uganda ülkesinde kurban kesimi ve etlerin dağıtımı ...’ın organizesi ile yapıldı. Uganda ülkesine yine bu yapılanma içerisinde bir okulu ziyaret ettik.." ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafından yargılamanın devamında hazırlık aşamasında verdiği savunmaya ilişkin bazı düzeltmeler yapılmış ise de; anılan savunmanın bir bütün olarak değerlendirilmesinden davacının görev yaptığı okullara, bu okullarda yapılan sohbet toplantılarının içeriğine, sohbet toplantılarına kimlerin katıldığına ve himmet bağışına yönelik samimi beyanlarda bulunduğu anlaşılmaktadır.
... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarihli ve E:... K:... sayılı beraat kararında ise; "...FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlı olması sebebiyle kapatılan Pak Eğitim İş Sendikasına üyelik kaydının bulunduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY ana çatı soruşturması kapsamında HTS kaydı alınan 72 şahsa ait 336 numaranın irtibatlı olduğu karşı numaralarla yapılan karşılaştırmalarda üst düzey tepe yöneticilerinden ... isimli kişiyle 11/11/2013 ve 31/12/2013 tarihlerinde görüşme yaptığına dair iletişim kaydı bulunduğu, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlı olması sebebiyle kapatılan işyerlerinden olan ... ... Özel Eğitim Öğretim Hiz. Tic. A.Ş.'de 1998 yılı Mart-2007 yılı Temmuz ayları arasında, ... Özel Eğitim Hizmetleri Ticaret A.Ş.'de 2007 yılı Ağustos-2013 yılı Temmuz ayları arasında ve ... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'de 2013 yılı Temmuz-2016 yılı Temmuz ayları arasında çalıştığına dair SGK kayıtlarının bulunduğu, örgüte ait Asya Termal isimli otelde 2010-2011 yıllarında aynı suçtan hakkında soruşturma yürütülen bir kısım şahıslarla 3 ayrı tarihte birlikte konaklama kaydının bulunduğu, İl Dernekler Müdürlüğü cevabi yazılarında, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlı olması sebebiyle kapatılan Ereğli Akademi Gençlik ve Spor Kulübü Derneğine, Kılıçaslan Kolej Spor Kulübü derneğine üyelik kaydının bulunduğu, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü cevabi yazısı ekinde gönderilen 14/05/2019 tarihli HTS inceleme tutanağı ile sanığın ... numaralı GSM hattı üzerinden 2014-2016 yılları arasında haklarında aynı suçtan soruşturma yürütülen ve örgütün Zonguldak il yapılanmasında yer aldığı yönünde beyanlar bulunan çok sayıda şahıs ile iletişim kaydının bulunduğunun bildirildiği, İstanbul İl Dernekler Müdürlüğü cevabi yazısında, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatlı olması sebebiyle kapatılan "Kimse Yok Mu" isimli derneğe sanığın 2011-2014 yılları arasında 60 kez net olarak tespit edilemeyen miktarlarda, ayrıca net olarak tespit edilemeyen tarihlerde 10 kez yine net olarak tespit edilemeyen miktarlarda bağış yaptığının, ayrıca Bank Asya aracılığıyla 13/11/2014 tarihinde 100 TL ve 10/07/2015 tarihinde 60 TL tutarında bağış yaptığının bildirildiği, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı cevabi yazısı ekinde gönderilen 13/02/2019 tarihli mali analiz raporunda, sanığın hakkında soruşturma yürütülen bir kısım kişi ve şirketlerle arasında çok sayıda para transferi işlemi olduğunun bildirildiği, ancak sanığın Bylock kaydının bulunmadığı..." tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararında yer verilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2....... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 20/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.