Danıştay danistay 2024/1469 E. 2025/7013 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1469
2025/7013
18 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1469
Karar No : 2025/7013
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Şile ilçesi, ... köyü mevkinde İR:... sayılı maden ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, faaliyet sahasının bir kısmının (41.979,95 m²) ormanlık alanda kalması sebebiyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi ile Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen 617.596,43-TL arazi izin bedelinin ve 111.167,36-TL katma değer vergisinin toplamı olan 728.763,79-TL'nin ödenmesine ilişkin Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı işleminin ve anılan işleme yönelik 03/06/2022 tarihli itirazın reddine dair Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; arazi izin bedelinin, izin başlangıç tarihi esas alınarak bildirime gerek kalmaksızın her yıl defaten izin sahibi tarafından ödeneceği ve müteakip yıllara ait arazi izin bedeli bedel artış katsayısı (BAK) oranında artırılmak suretiyle izin sahibi tarafından bildirime gerek kalmaksızın ödenmeye devam edileceği dikkate alındığında, ilk tespit sonucu belirlenen bedelin yıllara sâri olarak etkisinin devam edeceği, bu doğrultuda davalı idarece yapılacak bu tespitin önem arz ettiği, ancak dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunmalarının tetkiki sonucunda, davacının daha önce bu alanda faaliyette bulunduğu, bu süreçte arazinin doğal yapısının ve meşçere tipinin değişmesinde/bozulmasında etkisi bulunmuş olsa dahi davalı idarece arazinin (herhangi bir firma ya da davacı tarafından) madencilik faaliyetine başlanmadan önceki doğal yapısının, meşçere tipinin ve orman yoğunluğunun somut olarak ortaya konulamadığı, bu konuda yapılan herhangi bir tespitin olmadığı, ekolojik denge katsayısının ''2'' olarak belirlenebilmesi için sahanın işletme öncesi ''%71 ve üstü kapalı ormanlar ve ağaçlandırma sahaları'' kriterine uygun olması gerektiği, davaya konu sahanın madencilik faaliyetinden önceki yapısı ve halihazırdaki yapısının tespit edilerek aradaki farkın somut olarak ortaya konulması ve bu doğrultuda işlem tesis edilmesi gerekirken, davalı idarece orman sahasına işletme öncesi ve sonrası fark tespit edilmeksizin Değerlendirme Komisyonu'nun ... tarih ve ... karar sayılı görüşü doğrultusunda doğrudan ekolojik denge katsayısının ''2'' olarak belirlenerek arazi izin bedelinin tespit edilmesi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin 16. maddesi gereği kurulan Değerlendirme Komisyonunun ... sayılı kararına göre yapılan hesaplamalarda yanlışlık bulunmadığı, söz konusu alanın eski haritalarda ilk izin verildiği tarihteki kapalılığın dikkate alınması gerektiği, zira madencilik faaliyeti sonucunda alanların bozulduğu, ormanların Orman Amenajman Planları Yönetmeliği çerçevesinde bilimsel metodlarla düzenlenen amenajman planları ile işletildiği, bu planlarda ormanlık alanların ağaç türü ve kapalılıklara ait bilgilerin detaylı şekilde belirtildiği, ayrıca bu planların 10 yılda bir yenilenerek ormanlık mevcut durumlarını gösterecek şekilde yeniden düzenlendiği, söz konusu izin alanında madencilik faaliyetine başlamadan önceki döneme ait amenajman planlarında bu alanın meşe ağacı türünde baltalık olarak işletildiği ve bu nedenle %70 ve üzeri kapalılığa sahip olduğunun anlaşıldığı, bu durumun 1970 yılına ait hava fotoğraflarında da açıkça gözüktüğü iddiaları ile işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Şile ilçesi, ... köyü mevkinde İR:... sayılı maden ruhsatı ile madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, faaliyet sahasının bir kısmının (41.979,95 m²) ormanlık alanda kalması sebebiyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi ile Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen 617.596,43-TL arazi izin bedelinin ve 111.167,36-TL katma değer vergisinin toplamı olan 728.763,79-TL'nin ödenmesine ilişkin Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı işleminin ve anılan işleme yönelik 03/06/2022 tarihli itirazın reddine dair Şile Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali talebiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihindeki haliyle) 16. maddesinde ''Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz.
Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar.
Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir.
Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir.
Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.'' kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mülga Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin ''Tanım ve kısaltmalar'' başlıklı 3. maddesinde ''Arazi izin bedeli: Verilen izinlerden orman idaresince alınacak kullanım bedelini'' ifade eder tanımına; ''Kesin İzin'' başlıklı 7. maddesinde ''(1) Bakanlıkça uygun görülenlere (Değişik ibare:RG-6/7/2018-30470) ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir.
(2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz.
(3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. ...'' kuralına; ''Alınacak bedeller ve ek Devlet hakkı'' başlıklı 8. maddesinde ''Maden arama, işletme, tesis ve altyapı tesis ön izinlerinde ön izin bedeli, kesin izinlerde ise;
a) Ağaçlandırma bedeli,
b) Arazi izin bedeli, alınır.'' kuralına; ''Bedellerin tespiti ve tahsili'' 20. maddesinde ''(1) Bu Yönetmeliğe göre verilecek izinlerde alınacak bedellerden;
...
b) Arazi izin bedeli: İzin alanının metrekaresi, cari yıl ağaçlandırma birim metrekare bedeli, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan izin türü katsayısı Ek-1, ekolojik denge katsayısı Ek-2 ve il katsayısının Ek-3 çarpımlarının sonucu alınacak bedeldir.
...
(3) Arazi izin bedeli izin başlangıç tarihi esas alınarak bildirime gerek kalmaksızın her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenir. Müteakip yıllara ait arazi izin bedeli bedel artış katsayısı (BAK) oranında artırılmak suretiyle tespit edilerek bildirime gerek kalmaksızın izin başlangıç tarihinde defaten izin sahibi tarafından ödenir. Ancak, Bakanlıkça verilen izin süresinin veya son yıl izin süresinin bir yıldan az olması halinde arazi izin bedeli tespit ve tahsilinde kıstelyevm uygulanır.'' kuralına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin EK-2 kısmında ise,
''Orman Amenajman Planlarına Göre Orman Durumu Ekolojik Denge Katsayısı
Ağaçsız alanlar 1
% 10 dan daha az kapalı ormanlar (ve Mak rumuzlı alan) 1,1
%11-40 kapalı ormanlar 1,4
%41-70 kapalı ormanlar 1,7
%71 ve üstü kapalı ormanlar ve ağaçlandırma sahaları 2'' olarak belirlenmiştir.
05/02/2008 tarih ve 26778 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Amenajman Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde " (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar ve hususi ormanların envanterlerinin yapılması, amenajman planlarının düzenlenmesi, yenilenmesi, ara yoklamasının yapılması, uygulanması, plan değişikliği, denetlemenin yapılması ve yaptırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
(2) Bu Yönetmelik, Devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar ve hususi ormanların envanterlerinin yapılması, amenajman planlarının düzenlenmesi, yenilenmesi, ara yoklamasının yapılması, uygulanması, plan değişikliği, denetlemenin yapılması ve yaptırılmasına ilişkin usul ve esasları kapsar." hükmüne; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "(1) Bu Yönetmelikte geçen; (...) b) Amenajman: Bir orman işletmesini veya onun ayrıldığı alt işletme ünitelerini tespit edilen amaçlara göre planlayan ve planın uygulanmasını izleyen bir ormancılık bilim dalını, ... ifade eder." tanımına; "İşletme şekilleri" başlıklı 7. maddesinde "(1) Ormanlar işletme şekilleri bakımından;a) Koru, b) Baltalık, c) Korulu baltalık olarak ayrılır." hükmüne; "Ormanın geçmişteki durumunun tespiti" başlıklı 8. maddesinde "(1) Amenajman planları hazırlanırken, ormanın geçmişteki durumuyla ilgili bilgilerden de yararlanılır. Bu amaçla; ormanın geçmişteki sınırları, büyüklüğü ve bağlı bulunduğu idari organizasyon; ormandan yapılan faydalanmaların mahiyet ve şekilleri; uygulanan teknik müdahalelerin orman üzerindeki etkileri; halk-orman ilişkileri ve bunların zaman içindeki değişimleri; kadastro, mülkiyet ve koruma işleri; biyotik ve abiyotik olayların orman üzerindeki çeşitli etkileri; komşu plan ünitelerinin ve alanlarının durumu gibi, ormanın tarihçesini ilgilendiren bilgiler, mümkün olan en eski tarihten başlanarak, kronolojik sıra ile belirlenir. Toplanan bilgiler amenajman planında kısa ve özlü biçimde yer alır." hükmüne; "Son plan döneminden sonra ormanın aldığı durumun tespiti" başlıklı 9. maddesinde "(1) Geçmişteki durumun tespitinde en son plan devresine ait bilgiler daha ayrıntılı toplanır. Bu amaçla ormanda yapılan gözlemlerden, işletmece tutulmuş yıllık kayıtlardan, değişik rapor ve istatistiklerden yararlanılır. Özellikle, son plan devresinde uygulanan silvikültürel işlemlerin orman üzerindeki olumlu ve olumsuz sonuçları, servet, artım, eta ve hasılata ait diğer bilgiler, sayısal karşılaştırma yapılarak, planda gösterilir. Sonuçlar, planın ilgili bölümlerinde değerlendirilir." hükmüne; "Alan envanterine esas meşcere tiplerinin ve diğer arazi tiplerinin ayrılması" başlıklı 14. maddesinde "(1) Alan envanteri; plan ünitesindeki ormanlık alanların ağaç türü, orman kuruluşu, işletme şekli, yaşı, karışımı, gelişme çağı, kapalılık, fonksiyon ve bonitet bakımından farklı kısımlarının, meşcere tipleri veya bölmecikler olarak ayrılması; diğer alanlarda; ağaçsız orman toprağı, tarım alanı, iskan alanı, kum, depo ve fidanlık ve benzeri yerlerin, uygun simgelerle haritaya işlenmesi ve yüz ölçümlerinin bulunmasıyla, sonuçların gösterilmesi işlerini kapsar. Alan envanterinde meşcere tiplerini ifade amacıyla kullanılan simgeler verilen semboller tablosunda gösterilir.
(2) Meşcere tipi ayrımında; aynıyaşlı ve maktalı koru ormanlarında ağaç türü, gelişim çağı, yatay kapalılık ve katlılık; değişikyaşlı koru ormanlarında ağaç türü, ağaç sayılarının çap basamaklarına dağılımına göre şekillenen aktüel kuruluş tipi; baltalık ormanlarında ağaç türü, kapalılık ve yaş esas alınır." hükmüne; "Amenajman plan haritaları" başlıklı 16. maddesinde "(1) Amenajman planlarının harita ölçeği 1/25.000’dir. Genel Müdürlükçe gerekli görülen, değişik içerik ve bazlarda amenajman planları yapılması halinde haritalar farklı ölçekte de yapılabilir. Orman amenajman harita ve yapım işlerinde amaca uygun ölçek ve çözünürlükte uydu görüntüleri veya hava fotoğrafları kullanılır. Hava fotoğrafı ölçeği en az 1/20.000, görüntü ise en fazla 5 metre veya daha iyi çözünürlükte olmalıdır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca arazi bedeli; izin alanının metrekaresi, cari yıl ağaçlandırma birim metrekare bedeli, izin türü katsayısı, ekolojik denge katsayısı ve il katsayısı çarpımı neticesinde belirlenmektedir. Ekolojik denge katsayısının tespiti ise maden sahasındaki orman yoğunluğu (kapalılık oranı), meşçere tipi ve sahanın doğal yapısına göre yapılmalıdır.
Uyuşmazlıkta davacı tarafından, arazi izin bedelinin hesaplanmasına esas alınan çarpanlardan ekolojik denge katsayısının "2" olarak belirlenmesi suretiyle yapılan hesaplamaya itiraz edilmektedir.
Taraflar arasında sahanın halihazırdaki orman yoğunluğu, meşçere tipi ve doğal yapısı hakkında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın esasını, ekolojik denge katsayısı tespit edilirken arazinin mevcut durumdaki (madencilik faaliyeti sonucu değişmiş) yapısının mı, yoksa bu alanda daha önce madencilik faaliyeti yapılmasaydı korunacak olan eski doğal yapısının mı dikkate alınması gerektiği hususu ile bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra ekolojik denge katsayısının ne şekilde tespit edileceği hususu oluşturmaktadır.
Yukarıda yer verilen Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesi hükmü uyarınca, ilk yıl arazi izin bedeli tespitinin akabinde bedel ödenmeden saha teslimi yapılmayacağı göz önüne alındığında, bu ilk yıl arazi izin bedelinin, arazide madencilik faaliyetine başlanılmadan önceki doğal durum, meşçere tipi ve orman kapalılık oranına göre belirleneceği açıktır. Nitekim, davalı idare de uyuşmazlık konusu işlemlerde, "ekolojik denge katsayısı belirlenirken madencilik faaliyeti olmasaydı doğal yapının ve meşçere tipi bozulmayacağından madencilik faaliyetinden önceki meşçere tipinin ve doğal yapısının dikkate alınması gerektiği" yönündeki Değerlendirme Komisyonunun ... tarihli ve ... sayılı kararını dayanak göstermiştir.
Diğer yandan, ilk yıl arazi izin bedeli belirlenirken izne konu sahanın madencilik faaliyetinden önceki doğal yapısı ve alandaki orman yoğunluğu (kapalılık oranı) dikkate alındıktan sonra arazi izin bedelinin nasıl hesaplanacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İdare Mahkemesi kararında özetle, davalı idarece arazinin madencilik faaliyetine başlanmadan önceki doğal yapısı, meşçere tipi ve orman yoğunluğunun somut olarak ortaya konulamadığı, bu konuda yapılan herhangi bir tespitin olmadığı, ekolojik denge katsayısının ''2'' olarak belirlenebilmesi için sahanın işletme öncesi ''%71 ve üstü kapalı ormanlar ve ağaçlandırma sahaları'' kriterine uygun olması gerektiği, davaya konu sahanın madencilik faaliyetinden önceki yapısı ve halihazırdaki yapısının tespit edilerek aradaki farkın somut olarak ortaya konulması ve bu doğrultuda işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilerek, işletme öncesi ve sonrası oluşan fark tespit edilmeksizin doğrudan ekolojik denge katsayısının ''2'' olarak belirlenmesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir.
Davalı idare ise temyiz dilekçesinde; madencilik faaliyetine konu orman sahasının kapalılık durumunun amenajman planlarına göre belirlenmesi suretiyle ekolojik denge katsayısı tespit edilerek işlem tesis edildiğini, ilgili amenajman planında uyuşmazlığa konu alanın meşe ağacı türünde baltalık olarak işletildiği bilgisinin yer aldığını ve bu durumun orman kapalılık oranının %70 ve üzerinde olduğunu gösterdiğini ileri sürmektedir.
Ormanlar, Orman Amenajman Yönetmeliği hükümleri uyarınca hazırlanan amenajman planlarına göre işletilmekte olup bu planlarda ormanlık alanların ağaç türü ve kapalılığına ait bilgiler yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 6754 sayılı Kanun'la değişik 31. maddesinde; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller'' başlığını taşıyan 266. maddesinde ise; mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği kurala bağlamıştır.
Yargılama hukukunda, uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, kararını oluştururken tarafların talep ve savunmalarını hiç bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya koyması gerekmektedir. Yargılama sırasında, ileri sürülen iddia ve savunmalar davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olmasına karşın, makul bir gerekçe ile karşılanmaması, adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracaktır.
Bu itibarla, uyuşmazlığa konu arazi izin bedeli tutarının hesaplanmasına esas teşkil eden ekolojik denge katsayısının belirlenmesi hususunda, izin alanında madencilik faaliyetine başlanmadan önceki fiili orman kapalılık durumunun tespiti elzemdir.
Bu tespitin yapılabilmesi için; ilgili sahaya ilişkin olarak orman izni talep edilen tarihe en yakın tarihli orman amenajman planlarındaki durum, ilk orman izni başvurusunda davacı tarafından idareye sunulan meşcere haritaları, koordinat çizelgeleri gibi belgeler ile temin edilebiliyorsa ilgili sahaya ilişkin uydu görüntüleri de dikkate alınarak, üç orman mühendisinden teşkil edilecek bir bilirkişi heyeti marifetiyle dosya üzerinden inceleme yaptırılması suretiyle arazi izin bedelinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı yönünde teknik bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu gereklilikler yerine getirilmeden, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; dava konusu işlemlerin iptaline yönelik olarak ilk derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 18/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.