Danıştay danistay 2024/1018 E. 2025/5746 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/1018
2025/5746
16 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1018
Karar No : 2025/5746
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALILAR : 1- ... Birliği
2- ... Nolu Barosu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve tedbiren işten yasaklanmasına ilişkin İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı hakkında "zimmet" suçundan yapılan ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararı ile 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi’nin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, daha sonra 7249 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 1136 sayılı Kanunun 59. maddesine eklenen fıkra ile tanınan temyiz kanun yoluna başvurma hakkının, 7249 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan 15/07/2020 tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında da uygulanacağı yolundaki 7343 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanuna eklenen Geçici 24. madde ile getirilen düzenleme doğrultusunda davacı müdafiinin süresi içerisinde temyiz yasa yoluna başvurması nedeniyle ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi’nin kararı ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli kararının infazının durdurulmasına karar verildiğinin belirlendiği, bu durumda anılan kanuni değişiklikler çerçevesinde davacı hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkumiyetten söz edilemeyeceği açık bulunduğundan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Adalet Bakanlığı tarafından, davacı hakkında İstanbul Barosu Disiplin Kurulunca verilen meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına dair ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilen itirazın kabulüne, söz konusu kararın bozulmasına ve tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasına ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı uyma kararı ile Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına dair verilen kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayısı ile açılan davada, Mahkemece verilen 09/02/2021 tarihli karar ile yürütmenin durdurulmasına ilişkin verilen kararın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve Y.D. İtiraz No: ... sayılı kararı ile kaldırılmasına ve yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verilmesi üzerine, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin kararına uyulmasına, Kurullarının ... İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine tesis ettiği Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına ve tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasına ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, Baro Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına dair söz konusu kararının onanmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına karar verildiği, Anayasanın 138. maddesinde yer alan, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ve bu organlar ile idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyecekleri ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyecekleri hükmü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde belirtilen, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğuna ilişkin hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede hukuki isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun bulunan Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun sözü edilen kararının Bakanlıkça onaylanmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile zimmet suçu sabit görülerek 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararı ile reddedilerek anılan kararın kesinleştiği, mahkumiyet kararının kesinlik kazanması üzerine, İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında 1136 sayılı Kanunun 135/5. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve aynı Kanunun 153. ve 154. maddelere istinaden tedbiren işten yasaklama kararının verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın kabul edilerek Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 24/07/2020 tarihli kararı ile avukatın görev suçu kapsamındaki zimmet suçuna 7249 sayılı Kanun ile temyiz kanun yolu tanındığından, temyiz kanun yoluna başvurulup başvurulmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle Baro Disiplin Kurulu kararının bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine Adalet Bakanlığınca verilen 28/09/2020 tarihli karar ile Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, kesin hükme bağlanmış kovuşturmalar hakkında uygulanmayacağına yönelik 5320 sayılı Kanunun 4. maddesi dikkate alındığında, derhal uygulama ilkesi gereğince 7249 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet kararının hukuki geçerliğini sürdürdüğü, dolayısıyla 7249 sayılı Kanunun yürürlük tarihi itibariyle zimmet suçundan kesinleşen mahkumiyet kararı mevcudiyetini devam ettirdiğinden davacı hakkında verilen meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararı verilmesinde hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararının yeniden görüşülmek üzere iadesine karar verildiği, bu karar üzerine ise Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca ... tarih ve E:..., K: ... sayılı karar ile uyma kararı verildiği, böylelikle davacı hakkında tesis edilen meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının idari anlamda kesinleştiği görülmektedir.
Davacı tarafından, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun nihai kararı olan ... tarih ve E:..., K: ... sayılı uyma kararına karşı iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada; anılan Mahkemenin 09/02/2021 tarihli yürütmenin durdurulması kararı üzerine yargı kararına uyulmasını teminen Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile yargılamaya konu işlem olan 16/10/2020 tarihli kararının kaldırılmasına ve İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun vermiş olduğu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına karar verildiği, bu kararın Adalet Bakanlığının 30/4/2021 tarihli kararı ile onaylandığı, ancak yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazı inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin verdiği ... tarihli karar ile itiraz kabul edilerek yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi üzerine bu defa Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile yargı kararının uygulanmasını teminen meslekten çıkarma cezasının onanmasına ve davacının tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiş olup nihai olarak Adalet Bakanlığı tarafından 09/06/2021 tarihli işlem ile bu karar onaylanmıştır.
Davacı tarafından, 10/12/2021 tarihli dilekçe ile 7343 sayılı Kanun gereğince 1136 sayılı Kanuna eklenen Geçici 24. madde çerçevesinde hukuki durumunda oluşan değişikliğe binaen hakkında tesis edilen meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılması talebinde bulunulmuş ise de bu talebin Türkiye Barolar Birliği tarafından reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak," avukatlık mesleğine kabul isteminin reddini gerektiren sebepler arasında sayılmış; "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde, meslekten çıkarma; "avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir." şeklinde ifade edilmiş; "Cezaların uygulanma şekli" başlıklı 136. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymıyanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "İşten yasaklanma" başlıklı 153. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu karariyle, tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir."; "İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller" başlıklı 154. maddesinin 1. fıkrasında; "Haklarında meslekten çıkarma cezası verilen ve 42 nci madde uyarınca geçici olarak görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur."; ikinci fıkrasında, "Yukarıdaki fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca haklarında işten yasaklama kararı verilmeyen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun doğrudan vereceği kararla işten yasaklanırlar." hükmü yer almaktadır.
15.07.2020 tarih ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10. maddesi ile 1136 sayılı Kanunun 59. maddesine eklenen 5. fıkrada, "Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmü getirilmiş; 30.11.2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanuna eklenen Geçici 24. maddesinde ise, "59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır. Bu maddenin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesi uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak yargı merciince inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinden iptali istenen idari işlem net olarak belirlenemiyor veya anlaşılamıyorsa 2577 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca Mahkemece gerekirse dilekçe ret kararı verilerek iptal talebine konu edilen işlemin belirli hale getirilmesi sağlanarak idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın ortaya konulmasının davacıdan istenilmesi gerekmektedir.
Olayda, 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen Geçici 24. madde kapsamında, avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/07/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da temyiz kanun yoluna başvuru imkanının uygulanacağına ilişkin kanuni düzenleme gereğince davacı tarafından 10/12/2021 tarihli dilekçe ile İstanbul Barosuna yapılan başvuru ile temyiz yoluna başvurması hasebiyle zimmet suçundan kesinleşen bir mahkumiyet kararının bulunmadığından bahisle hakkında tesis edilen meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılması ve UYAP kaydının aktif hale getirilmesini talep etmesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince İstanbul Barosuna hitaben yazılan yazıda, ilgili hakkında verilen meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararı ile onandığı, bu kararın da Adalet Bakanlığınca onaylandığı, bu nedenle Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunda incelenerek karara bağlanan dosyanın yeniden incelenmesine yasal olanak bulunmadığı, karara karşı idari yargıda dava açılabileceğinin bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ise başka bir idari yargılama sürecinde ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve Y.D. İtiraz No: ... sayılı kararının uygulanmasını teminen tesis edildiği anlaşılmakta olup bu işlemin hukuksal denetiminde Anayasanın 138. maddesinde yer alan, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ve bu organlar ile idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyecekleri ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyecekleri hükmü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde belirtilen, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğuna ilişkin hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirken 7343 sayılı Kanun gereğince 1136 sayılı Kanuna eklenen Geçici 24. madde çerçevesinde yapılan değerlendirmede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Buna göre, davacının dava dilekçesindeki izahatları ile hukuki süreç de dikkate alındığında, davacının iptal talebinin, İstanbul Barosu Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik mi yoksa 7249 ve 7343 sayılı Kanunlar ile yapılan düzenlemeler gereğince hukuki durumunda meydana gelen değişiklik nedeniyle hakkında tesis edilen meslekten çıkarma ve tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılması istemiyle idareye yaptığı başvurunun reddi yönünde tesis edilen 17/12/2021 tarihli Türkiye Barolar Birliği işlemine yönelik mi olduğu hususunda tereddüt hasıl olduğundan yargılamanın daha sağlıklı işleyebilmesi amacıyla bu hususun netleştirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 16/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.