SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/7033 E. 2025/7451 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/7033

Karar No

2025/7451

Karar Tarihi

9 Ekim 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/7033 E. , 2025/7451 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/7033
Karar No : 2025/7451

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi,... Mahallesi, ... Sokak No:.../... adresinde ikamet eden davacı tarafından, 20/03/2020 tarihinde sabah 06.45'de işe gitmek üzere evden çıktığı sırada ikamet ettiği sokakta oluşan buzlanma nedeniyle kayarak düşmesi olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğradığı zararlara karşılık olarak şimdilik 6.000,00-TL maddi (miktar artırımı ile 519.298,00-TL) ve 60.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 579.298,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; maddi tazminat talebinin incelenmesinden; davacının 20/03/2020 tarihinde kar ve buzda sırt üstü düşerek yaralandığı, davacının kayarak düştüğü tarih ve saat aralığında buzlanmanın olduğu ve davalı idarece buzlanmaya karşı zamanında gerekli ve yeterli tedbirlerin alınmadığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davacının uğradığı zararların davalı idarenin sorumluluğu kapsamında davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, bu durumda, sorumlu olduğu saptanan davalı idarenin, tazmin etmekle yükümlü olduğu maddi tazminat miktarının hesaplanması kapsamında Mahkemenin 15/12/2021 tarihli ara kararıyla davacıdan, maddi tazminat talebinin dayanağı olan kalemlerin (hasta bakıcı masrafları, yol giderleri, efor kaybı vb) tek tek açıklanmasının ve bu hususa ilişkin bilgi ve belgeler ile makbuzların birer örneğinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, Mahkemelerinin 07/09/2022 tarihli ara kararı ile de davacının uğradığı zararların hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 17/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının zararının 519.298,00-TL olduğu şeklinde görüş bildirildiği, taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporu karara esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan, rapora taraflar tarafından yapılan itirazın yerinde görülmediği, öte yandan, anılan bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi üzerine, davacı tarafından, dava miktarı artırılarak 519.298,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, taleple bağlılık ilkesi uyarınca anılan miktarın davacıya ödenmesi gerektiği, manevi tazminat talebinin incelenmesinden; manevi zararın, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıstırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade ettiği, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğunun kabul edildiği, manevi tazminatın, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, bu niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacının düşme olayı neticesinde sakatlanması nedeniyle meydana gelen geçirdiği ameliyatların davacının yaşamsal faaliyetlerini önemli ölçüde bozduğu, davacının yaşadığı elem ve ızdırabın kısmen olsa hafifletilmesi gerektiği gerekçesiyle 519.298,00-TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 60.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda; ilk derece Mahkemesinin 10/11/2021 tarihli ara kararıyla; Sağlık Bakanlığı'ndan, 112 acil servisince tutulan gözlem ve müdahale notlarının, davalı idareden davacının düştüğü sokakta kar/buzla mücadele ekiplerince yapılan tuzlama/solüsyon çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgelerin, davacıdan davaya konu düşme olayına ilişkin tüm kayıtların (acil müdahale kayıtları, görüntü kaydı vb. ) istenildiği, ara kararına cevaben, olaya ilişkin bir kısım tıbbi kayıtlar (epikriz çıkış özeti, ayaktan epikriz formu, acil vaka raporu, emar vb.) ile bölgeye sevk edilen araç listesi ve bölgede çalışan makine taşıt görev emri belgelerinin sunulduğunun görüldüğü, uyuşmazlıkta; davacının sabah saat 06:45 sıralarında işe gitmek için çıktığı ikamet ettiği evinin bulunduğu sokakta oluşan buzlanma nedeniyle kayarak düşmesi olayında, davalı idarenin hizmet kusuruna dayalı sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek bakılmakta olan dava açılmış ise de; dosya kapsamında, olay tarihinde davalı idarenin sorumluluğuna yönelik, düşme olayının neden ve nasıl gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir tespitin (olay tutanağı, görüntü kaydı vs.) bulunmadığı, 20/03/2020 tarihli olay günü düzenlenen acil vaka raporunda, çağrı detayının düşme olay yerinin ev olarak girildiği ve dosyaya sunulan bir kısım diğer sağlık kayıtlarının, olay sonrası meydana gelen zarara ilişkin olduğu, zararla idarenin eylemi arasında uygun illiyet bağının kurulamadığı sonucuna varıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken, kabule ilişkin mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, ...İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E: ..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı incelendiğinde şahsının buzdan düştüğünün kamera kaydı ile ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, olay mahallinin evin önü olduğu, olayın 112 acil ekibi dahil tanık ifadeleri ile sabit olduğu, şahsının devlet memuru olarak görev yaptığı, davalı idarenin dahi şahsının buzda düştüğüne ilişkin itirazı yokken Bölge İdare Mahkemesince bu yönde karar verilemeyeceği, tıbbi kayıtlarda davacının düştüğünün açık olarak görüldüğü, ilk derece Mahkemesi safhasında yapılan duruşmaya şahsının vidalı korseyle katıldığı, talep edilen miktarların fahiş olmadığı, şahsının buzda düşmesi ile ameliyat olması arasında açık bir illiyet bağı bulunduğu, şahsının olaydan önce de davalı idareye buzlanma olayıyla ilgili e-mail attığı, düşme olayına bağlı olarak trokal omurga kırığı tanısı konulduğu, kırık bölgesine 8 tane vida takıldığı, ancak yine de iyileşemediği, korse ile hayatına devam ettiği, ameliyattan sonra bakıcı tuttuğu, arabası olmadığından taksi ile hastaneye gidip gelmek zorunda kaldığı, olay günü kar ve buzlanmanın olduğunun idarenin savunması ve meteoroloji raporu ile sabit olduğu, buzların temizlenmesinin idarenin sorumluluğunda olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; Ankara İli, Çankaya İlçesi, ...Mahallesi, ... Sokak No:... adresinde ikamet eden davacının 20/03/2020 tarihinde sabah 06.45'te işe gitmek üzere evden çıktığı sırada ikamet ettiği sokakta oluşan buzlanma nedeniyle kayarak düşmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğradığı zararlara karşılık olarak şimdilik 6.000,00-TL maddi (miktar artırımı ile 519.298,00-TL) ve 60.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 579.298,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.




İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinde: "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; ... hizmetlerini yapar veya yaptırır." hükmüne yer verilmiş, 15/ş maddesinde de; bisiklet yollarının ve şeritlerinin, bisiklet ve elektrikli skuter park ve şarj istasyonlarının, yaya yollarının ve gürültü bariyerlerinin planlanması, projelendirilmesi, yapımı, bakımı ve onarımıyla ilgili işleri yürütmek., belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Hizmet kusuru; kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ve işleyişindeki nesnel nitelikli aksaklık, boşluk veya bozukluk olup hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde ortaya çıkar.
Kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.
İdare kendisine tevdi edilen kamu hizmetlerinin ifasında önce gerekli teşkilatı kurmak; bu teşkilatın ayni, beşeri ve mali imkan ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmekle sorumludur. Gerek hizmetin ayni, beşeri ve mali imkan ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye zarar gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.
Dava dosyasının incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka aykırı bulunarak kaldırılan ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 10/11/2021 tarihinde yapılan ara kararı ile;
Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden; 20/03/2020 tarihinde Ankara Şehir Merkezine ilişkin (Lokal olarak Çankaya ilçesi için) hava durum raporuna (özellikle buzlanma olayının mevcut olup olmadığının) ilişkin bilgi ve belgelerin, Sağlık Bakanlığı'ndan; davacının 20/03/2020 tarihinde sabah 06.45'te işe gitmek üzere evden çıktığı sırada ikamet ettiği sokakta oluşan buzlanma nedeniyle kayarak düşmesi sonucundaki yaralanması olayında; 112 acil servisinin Ankara İli, Çankaya İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak adresine intikal edip etmediğinin, intikal etti ise davacı ...'a acil müdahalede bulunup bulunulmadığının sorulmasına, müdahale yapılmış ise 112 acil servisince tutulan gözlem ve müdahale notlarının, davalı idareden; 19/03/2020-20/03/2020 tarihlerinde...Mahallesi Nimet sokakta kar/buzla mücadele ekiplerince yapılan tuzlama/solüsyon çalışmalarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin Mahkemelerine gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği ve bu ara karara verilen cevaplardan; davacının 20/03/2020 tarihinde kar ve buzda sırt üstü düşmesi sonucunda bel ağrısına bağlı olarak kendisine 112 acil servis ekiplerince müdahale edilerek 29 Mayıs Devlet Hastanesi'ne getirildiği, davacının kayarak düştüğü sokakta 06.00-07.00 saatleri arasındaki hava sıcaklığının 0 derecenin altına düştüğü ve bu günün donlu gün olarak ifade edildiğinin Tarım ve Orman Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün günlük meteoroloji raporundan anlaşıldığı, davalı idarece davacının kayarak düştüğü sokağın Çankaya Belediyesi'nin yetki ve sorumluluk sınırları içerisinde bulunduğu (Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 12/12/2022 tarihli yazısından da görüleceği üzere) ve davalı idarece 19/03/2020-20/03/2020 tarihlerinde kar/buzla mücadele ekiplerince tuzlama/solüsyon çalışmaları yapıldığının ortaya konulamadığının belirtildiği görülmektedir.
Öte yandan; dava dosyasında bulunan Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 20/03/2020 tarih ve çağrı saati 06:46:41 kayıtlı Vaka Raporunda, Ana Ön Tanı- "Kar ve Buzda Düşme" olarak kaydedilmiş olduğundan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında yer alan, çağrı detayının-düşme, olay yerinin-ev olarak girildiği yönündeki değerlendirme olayın akışına uygun bulunmamakta olup, "Çağrı/ihbar bilgileri " başlığı altında yer alan "olay yeri- ev" bilgisinin, "çağrının alındığı yer" olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Kural olarak doğal afetler idarenin iradesi dışında kamu hizmeti ile ilgisi kurulamayan, öngörülemez ve önlenemez niteliklerini taşıdıkları takdirde mücbir sebep olarak kabul edilir ve zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kısmen veya tamamen keser.
Doğası gereği olağan dışı bir durumu ifade eden buzlanmanın, illiyet bağını kesen bir sebep olarak değerlendirilemediği durumlarda, idarenin kusur oranında indirim yapılmasını gerektiren bir unsur olarak gözetilmesi ise mümkündür.
Olayda ise, meteorolojilik bilgilerle hava sıcaklığının düşeceği ve don olaylarının yaşanacağı öngörülebilir hale gelmiş ve zamanında yapılacak müdahale ile önlenemezlik vasfı kaybolmuştur. Diğer bir ifadeyle yürütülen kamu hizmeti ile zarar arasındaki illiyet bağını koparan bir mücbir sebebin varlığından sözetme imkanı kalmamıştır.
Uyuşmazlıkta oluştuğu iddia edilen zararın sadece buzlanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, birden çok faktörün bir araya gelmesi ile oluşup oluşmadığının araştırılması gerekmekle birlikte, oluşan zarar davalı idarenin yürüttüğü hizmetten bağımsız düşünülemeyeceğinden, illiyet bağının tamamen kesildiği kabul edilemez. Zira davalı belediyenin sorumluluk sahasında vaktinde mücadele yapılmadığından buzlanma meydana gelmiş ve davacı zarar görmüştür.
Bu durumda; hiçbir araştırma yapılmadan, yürütülen kamu hizmetinin kusursuz olarak yürütüldüğü varsayımı ile dosyaya sunulan sağlık kayıtlarının, olay sonrası meydana gelen zarara ilişkin olduğu, zararla idarenin eylemi arasında uygun illiyet bağının kurulamadığının kabulü ile istemin reddinde hukuka uyarlık bulunmamakta olup; uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, davacı açısından oluştuğu öne sürülen zararla ilgili davalı idare yönüyle hizmet kusuru olup olmadığı, ayrıca zararın oluşmasında davacının müterafik kusuru olup olmadığı, hizmet kusurunun tespiti halinde kusur oranlarının, ileri sürülen zarar kalemlerinin de gerekli araştırmalar ve gerek görülürse keşif yapılarak somut olarak tespit edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabul edilerek davanın reddine karar veren temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim