Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/6429
2025/8795
19 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6429
Karar No : 2025/8795
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1- ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... dalında yardımcı doçent kadrosunda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 2015 Ekim döneminde yaptığı doçentlik başvurusu iptal edilen davacının, Anayasa Mahkemesi'nin 20/07/2023 tarih ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/11/2022 tarih ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararıyla 7085 sayılı Kanunun 4. maddesinin iptaline karar verildiğinden bahisle Doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... gün ve ... sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olarak gösterilen;
2- Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
2015 Ekim döneminden davalı idareye doçentlik başvurusu yapan davacının 2016 yılında eser incelemesi aşamasında başarılı olduğu, dava konusu işlemin yasal dayanağının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, bu nedenle dava konusu işlemlerin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Davacının doçentlik başvurusunun iptaline ilişkin işlemin kanun hükmünün uygulanmasından ibaret olduğu, Anayasa'nın 153/5 hükmü uyarınca iptal kararları geriye yürümeyeceğinden davacının 679 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilmesi nedeniyle iptal edilen Ekim/2015 dönemine ait doçentlik başvuru dosyası hakkında yapılacak herhangi bir işlemin bulunmadığı, davacının yeni dönemde doçentlik başvurusunda bulunması halinde başvurusunun değerlendirmeye alınacağı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... dalında yardımcı doçent kadrosunda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 2015 Ekim döneminde yaptığı doçentlik başvurusu iptal edilen davacının, Anayasa Mahkemesi'nin 20/07/2023 gün ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/11/2022 gün ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararıyla 7085 sayılı Kanunun 4. maddesinin iptaline karar verildiğinden bahisle Doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... gün ve ... sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olarak gösterilen; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmektedir.
7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 'Doçentlik başvuruları' başlıklı 4. maddesinde: "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan maddenin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 20.07.2023 tarihli ve 32254 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan E:2018/80, K:2022/136 sayılı ve 09.11.2022 tarihli kararıyla, "(...)131. Akademik unvan olarak doçentlik unvanı verilecek kişilerin terör örgütlerine veya MGK’ca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olmamalarını öngören kuralın akademik faaliyet alanında güvenilirliğin sağlanmasına, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması hususlarına yönelik meşru bir amaca hizmet ettiği anlaşılmaktadır. 132. Diğer yandan temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması, başka bir ifadeyle demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. 133. Doçentlik başvurusunun durdurulması ve/veya iptaline yönelik sınırlamaların akademik faaliyet alanında herhangi bir zafiyete meydan verilmemesi bakımından gereklilik taşımadığı söylenemez. Bununla birlikte doçentlik unvanının iktisabı, kişiye doğrudan kamu hizmetinde çalışma imkânı sağlamamaktadır. Doçentlik unvanını iktisap eden kişinin kamu hizmetinde çalışabilmesi için ayrıca kamu hizmetine girişte aranan şartları sağlaması gerekir. Kural kapsamında doçentlik başvurusu durdurulan ve/veya iptal edilen kişilerin hâlihazırda kamu görevinden çıkarılan veya haklarında mahkûmiyet kararı verilen dolayısıyla kamu hizmetine girme şartlarını kaybeden kişiler oldukları gözetildiğinde bu kişilerin anılan unvana bağlı olarak kamu görevlisi sıfatıyla devlet üniversitelerinde çalışma imkânlarının bulunmadığı açıktır. Öte yandan bu hususta vakıf üniversiteleri bakımından da bir farklılık bulunmamaktadır. Nitekim 2547 sayılı Kanun’un ek 8. maddesinde “Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.” denilerek doçent unvanını haiz olup devlet üniversitesinde çalışamayacak olan kişilerin vakıf üniversitelerinde de çalışamayacakları hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte kamu hizmetine giriş şartlarını sağlayamayan bu kişilerin özel sektörde çalışmalarına bir engel bulunmadığı açıktır. 134. Doçentlik başvurusu iptal edilen kişilerin zaten kamu görevinden çıkarılan veya haklarında mahkûmiyet kararı verilen dolayısıyla kamu görevine girme şartlarını kaybeden kişiler oldukları gözetildiğinde bu kişilerin doçentlik başvurusunun iptalini öngören kuralın doçentlik unvanın kamu görevi dışında başka alanlarda kullanılmasına da engel teşkil ettiği görülmektedir. Doçentlik unvanının bilimsel yeterliliğe bağlı olarak iktisap edilebilecek bir unvan olduğu dikkate alındığında bu unvanın iktisabının dolayısıyla kamu görevi dışında kalan faaliyet alanlarında kullanımının engellenmesinin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca cevap vermediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kuralla özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.135. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir." gerekçesiyle anılan Kanun hükmünün iptaline karar verildiği ve iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı 20.07.2023 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasası'nın itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması durumunu düzenleyen 152. maddesinin birinci fıkrası; "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır." hükmünü taşımakta; üçüncü fıkrasında da "Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere 5 ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." kuralı yer almaktadır. 152. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan kural, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanısıra iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da uygulanması gerektiğini açıkça vurgulamaktadır.
Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın, itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden ,Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında, Anayasa Mahkemesi'nin 2018/80 E. 2022/136 K. Sayılı iptal kararına uyularak, Anayasa Mahkemesi'nin 2018/80 E. 2022/136 K. Sayılı iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından önce 7085 sayılı Kanunun 4. Maddesi uyarınca haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkumiyet kararı nedeniyle doçentlik başvuruları iptal edilen doçent adayları hakkında Anayasası'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez." hükmü uyarınca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı hususunun belirtildiği ,ancak kişilerin hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın anayasa mahkemesinde iptal edilmesi durumunda , iptal edilen hükmün hukuki sonuçlarından yararlanması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacının yardımcı doçent iken 2015 Ekim döneminde davalı kuruma doçentlik başvurusunda bulunduğu, 2016 yılında eser incelemesinden başarılı bulunduğu, daha sonra 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle 683 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (7085 sayılı Kanun)'nin 4. maddesine dayanılarak doçentlik başvurusunun iptal edildiği , ancak, daha sonra Anayasa Mahkemesi kararı ile söz konusu hükmün iptal edilmiş olması karşısında artık davacının doçentlik sürecinin devamına engel bir hususun kalmadığı anlaşıldığından Üniversiteler arası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davacının, doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... gün ve ... sayılı işlem ile anılan işlem yönünden ise, davacının, 2016 yılında eser incelemesinden başarılı bulunduğu, daha sonra 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle davalı idare tarafından,Anayasa mahkemesince sonradan iptal edilen hükmüne göre
doçentlik başvurusunun iptal edildiği anlaşılmakta olup dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... gün ve ... sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olarak gösterilen; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 19/11/2025 tarihinde, davalı idare vekilleri Av. ... ve Av. ...'un geldiği, davacı vekili Av. ...'ın duruşmaya katılmama yönündeki mesleki mazereti kabul edilmeyerek, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Davacının yardımcı doçent iken 2015 Ekim döneminde davalı kuruma doçentlik başvurusunda bulunduğu, 2016 yılında eser incelemesinden başarılı bulunduğu, daha sonra 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle 683 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (7085 sayılı Kanun)'nin 4. maddesine dayanılarak doçentlik başvurusunun iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin 20/07/2023 tarih ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/11/2022 tarih ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararıyla 7085 sayılı Kanunun 4. maddesinin iptaline karar verilmesi üzerine davacı tarafından, Doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olarak gösterilen; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Kanun'un "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükümlerine yer verilmiştir.
23/01/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 683 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 tarihli ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7085 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 4. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan doçent adaylarının, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar doçentlik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur. Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenlerin doçentlik başvuruları iptal edilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden yapılan inceleme:
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında; Anayasa Mahkemesi'nin 09/11/2022 tarih ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından önce 7085 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkumiyet kararı nedeniyle doçentlik başvuruları iptal edilen doçent adayları hakkında Anayasası'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez." hükmü uyarınca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı hususu belirtilmiş olup, davanın bu kısmında uyuşmazlığın özünü Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürütülüp yürütülemeyeceği oluşturmaktadır.
Anayasa'nın 152. maddesinde; bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasa'ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması halinde, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı hükmü yer almakta olup; Anayasa Mahkemesinin, işin gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını vereceği ve açıklayacağı, bu süre içinde karar verilmezse mahkemenin davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandıracağı; ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkemenin bu kararı dikkate almak zorunda olduğu; ayrıca Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca da Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği ileri bir tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, iptal kararlarının geri yürüyemeyeceği ve Resmi Gazete'de yayımlanması ile geleceğe yönelik etki doğuracağı anlaşılmaktadır.
Bu noktada, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümemesi ilkesi ele alındığında; öğretide, bu ilkenin temelinde hukuki güvenlik ilkesi etkin kılınarak hukuk düzeninde güven ve istikrarın sağlanmasının amaçlandığı kabul edilmektedir. Bu ilkenin idare hukuku açısından önemi ise, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde tesis edilen işlemlerin doğrudan hukuka aykırı hale gelmediği ve bu kapsamda tesis edilen işlemlerin "kanunilik ilkesi" yönünden dayanaksız kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Aksi yaklaşımın kabulü halinde, iptal edilen kanunun yürürlükte olduğu dönemde, bu kanuna dayanılarak tesis edilmiş olan bütün işlemlerin geçersiz hale gelmesi gibi bir durum ortaya çıkacaktır.
Anayasa Mahkemesi'nin 20/07/2023 gün ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/11/2022 gün ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararıyla 7085 sayılı Kanunun 4. maddesinin iptaline karar verilmesi üzerine bu Kanun hükmüne dayanılarak yapılan işlemlerin iptal edilmesi Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesine aykırılık oluşturacağından dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının Doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden yapılan inceleme;
7085 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, terör örgütlerine veya MGK’ca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle yürütme organınca tesis edilen görevden uzaklaştırma ya da kamu kamu görevinden çıkarma şeklindeki idari işlemlere ya da yargı organınca yürütülen adli soruşturma veya kovuşturma ya da mahkemece verilen mahkûmiyet kararına bağlı olarak doçentlik başvurusunun durdurulmasına ve iptaline ilişkin tedbirler düzenlenmiştir.
7085 sayılı Kanun’un 4. maddesi Anayasa Mahkemesinin 20/07/2023 tarih ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 09/11/2022 tarih ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Davacı tarafından, 2015 Ekim döneminde yaptığı doçentlik başvurusunda eser inceleme aşamasında başarılı bulunduğu, Anayasa Mahkemesinin 20/07/2023 tarih ve 32254 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 09/11/2022 tarih ve E:2018/80, K:2022/136 sayılı kararıyla 7085 sayılı Kanun’un 4. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle doçentlik unvanının iadesi istemiyle yaptığı başvuru davalı idarece Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesine dayanılarak reddedilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı sonucunda yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açıktır. Nitekim davacının, oluşan bu yeni hukuki duruma göre, hakkında işlem tesis edilmesi için yaptığı başvuru, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamındadır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine oluşan yeni hukuki duruma göre davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvurusunun ileriye dönük olarak değerlendirilmesi ve hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken, işin esası hakkında değerlendirme yapılmaksızın başvurunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden DAVANIN REDDİNE
2\. Davacının Doçentlik unvanının verilmesi istemiyle 13/09/2023 tarihli dilekçeyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemin İPTALİNE
3\. Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
7\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.