Danıştay danistay 2023/59 E. 2025/4666 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/59
2025/4666
15 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/59
Karar No : 2025/4666
DAVACI : ... Global Lojistik Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : 27/08/2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin 7. maddesinin (b) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Türk Ticaret Kanunu’nda dahi bulunmayan bir mesleğe ilişkin yapılan düzenlemelerin Kanuna aykırı olduğu, taşıma işleri organizatörlüğünün Türk Ticaret Kanunu’nda bahsi geçen acente ve taşıma işleri komisyonculuğuna benzer bir yönünün bulunduğu, sorumluluk ve yükümlülükler yönünden de acentecilik ve komisyonculuğun faaliyet alanının birleşmesi suretiyle yeni bir meslek alanı oluşturulduğu, iptali istenen 7. maddede taşıma işleri organizatörlüğü yetki belgesi alabilmek için tüzel kişilerde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş ve ticaret siciline tescil edilmiş olmanın yeterli görüldüğü; ancak bu düzenlemenin yabancı uyruklu şahısların ticaret şirketi kurma yoluyla Türk limanlarında faaliyet gösterebilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olduğu, yabancı uyruklu tek ortaklı limited veya anonim şirket kurulması halinde Kabotaj Kanunu’na aykırı bir şekilde Türk limanlarında yabancı uyruklu şahısların faaliyet gösterebileceği, bayrak çekme ile eş değer hak ve yetkiler veren yetki belgesi alınması hususunda malik veya ortak çoğunluğunun Türk vatandaşlarında olması, tüzel kişilerde yönetim ve temsil organının Türk vatandaşlarında olması ya da en azından karar verme yeter sayılarının Türk vatandaşlarında olması şartının aranması gerektiği, gerek Medeni Kanun gerek Ticaret Kanunu’nda tüzel kişiliğin ortaklarının uyruklarına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı, yabancı uyruklu kişiler tarafından kurulmuş olan bir tüzel kişiliğin taşıma işleri organizatörlüğü yetki belgesi alması sonucunda Kabotaj Kanunu’na aykırı olarak liman yer hizmetlerinde yabancı uyruklu kişilerin çalışmaya başlayacağı, söz konusu hizmetlerden elde edilen kazançların yurt dışına transfer sureti ile ülkemizin maddi kayba uğrayacağı, sadece Türk vatandaşlarına ait olacağı belirtilen işlerin yabancı uyruklu kişiler tarafından da yerine getirilebileceği göz önüne alındığında dava konusu düzenlemenin hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
(1) sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 477/1. maddesinde yer verilen görevler dahilinde 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 5. ve 34. maddesinin Bakanlığa yönetmelik çıkarma yetkisi verdiği, dava konusu Yönetmeliğin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’na göre hazırlandığı, Türk Ticaret Kanunu’ndaki tanımlar yük/eşya taşınmasına münhasıran yapılmadığından 4925 sayılı Kanunda yapılan tanımlarla birebir aynı olmasının da mümkün olmadığı; ayrıca hem Karayolu Taşıma Kanunu hem de Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan acente ile taşıma işleri komisyonculuğuna ilişkin hükümlerin birbiriyle çelişmediği; taşıma işleri organizatörünün Karayolu Taşıma Yönetmeliği ve Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği’nde “taşımacı” olarak tanımlandığı, tüzel kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş ve ticaret siciline tescil edilmiş olmalarının zorunlu tutulduğu, tüzel kişiliğin tek ortaklı olması ve bu tek ortağın Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde olma zorunluluğunun olmaması hususunun bu Yönetmelikte yapılan bir düzenleme olmadığı, Türk Ticaret Kanunu uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu 27/08/2022 tarihli ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin 7. maddesinin (b) bendinin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; taşıma işleri organizatörlüğü yetki belgesine sahip davacı ... Lojistik Ticaret Anonim Şirketi tarafından, 27.08.2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği’nin 7. maddesinin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına karşı açılmıştır.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 1. maddesinde, maddede sayılan taşımacılık türleri dışında benzeri hizmetlerin de olabileceği belirtilmiş, 34. maddesinde, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar ile verilecek yetki belgelerinin neler olduğunun Yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiş ve 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına görev ve hizmet alanıyla ilgili düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.
Bu kapsamda, davalı Bakanlıkça, Karayolu Taşıma Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana mülga ve yürürlükteki Karayolu Taşıma Yönetmeliklerinde de tanımlanan ve ayrı yetki belgesi bulunan "taşıma işleri organizatörlüğü" faaliyet alanı önce 06.07.2018 tarihinde yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği, sonrasında da bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran yürürlükteki aynı isimli Yönetmelik içerisinde bütün taşımacılık alanlarını (kara, demir, deniz veya hava yolu taşımacılığında ve/veya kombine taşımacılık alanı) kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
27.08.2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin amacının; karayolu, demiryolu, denizyolu veya havayolu taşımacılığında ve/veya kombine taşımacılık alanında faaliyet gösterecek taşıma işleri organizatörlerinin hizmet esasları ve koşullarının belirlenmesi ile bu faaliyetlerde bulunanların, alıcıların, gönderenlerin hak, sorumluluk ve yükümlülüklerini belirlemek; tüm taşıma türlerinin etkin kullanımını, denetimini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını temin etmek; etkin hizmet temini için gerekli olan düzeyde bir profesyonel eğitim ve denetim sistemi geliştirmek, taşıma işleri organizatörlerinin ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olarak faaliyet göstermelerini sağlamak olduğu belirtilmiş; 4. maddesinde; "i) Taşıma işleri organizatörü: Bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatın taşımacılık sıfatı ile faaliyet gösterenlere getirdikleri yükümlülük ve sorumluluklar çerçevesinde taşımacı kabul edilerek, ilgili mevzuatlara göre eşya ve kargo taşımacılığı alanında yetki belgesi almış gerçek ve tüzel kişiler ile uluslararası anlaşmalara uygun olmak şartıyla, eşya taşımacılığı alanında faaliyet gösteren yabancı plakalı taşıtların imkan, kabiliyet ve kapasiteleri ile gerektiğinde diğer taşıma türlerinden de yararlanarak veya bunları kullanarak kombine taşımacılık dahil kendi nam ve hesabına eşya ve kargo taşıması yaptırarak taşıma faturası düzenleyen gerçek ve tüzel kişileri ifade eder.", 5. maddesinde; "Bu Yönetmelik kapsamına giren taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlık tarafından verilecek TİO yetki belgesini almaları zorunludur" hükmü; dava konusu edilen "Yetki belgesi almanın şartları" başlıklı 7. Maddesinde, "(1) Yetki belgesi almak veya yenilemek için başvuru sahiplerinin aşağıdaki şartları haiz olması gerekir:
a) Gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde olmaları.
b) Tüzel kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş ve ticaret siciline tescil edilmiş olmaları.
c) Gerçek kişilerde sahip ve/veya varsa temsil ve ilzama yetkili kişi/kişilerin, anonim şirket statüsündeki tüzel kişiliklerde, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ile temsil ve ilzama yetkili yöneticilerin, diğer şirket statüsündeki tüzel kişilerde, tüm ortakların ve bu tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili yöneticilerin mesleki saygınlığa sahip olmaları.
ç) En az 150.000 Türk Lirası sermayeye sahip olması.
d) Merkez adresine sahip olması.
e) Faal vergi mükellefi olması.
f) Bu Yönetmelikte belirtilen mesleki yeterlilik şartlarına sahip olması.
g) Merkezi adreslerinin bulunduğu yerdeki ticaret odası veya ticaret ve sanayi odası veya esnaf ve sanatkârlar odası veya ziraat odasından birine kayıtlı olmaları.
ğ) Elektronik tebligat sistemine kayıtlı olması. " şartları getirilmiştir.
Dava dilekçesinin başında ve sonunda Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin 7. Maddesinin iptali isteminden bahsedilmiş ise de; dilekçe içeriğinde sadece (b) bendine yönelik iddilara yer verilmiş olduğundan; inceleme söz konusu bende yönelik yapılmıştır.
19/4/1926 tarihli 815 sayılı (Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) Ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San'at Ve Ticaret Hakkında Kanun) Kabotaj Kanunu'na göre; Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine yük ve yolcu alıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya arasında çekme, kılavuzluk ve hangi mahiyette olursa olsun liman hizmetlerini ifa etmek yetkisi, yalnız Türk bayrağı taşıyan gemilere ait olduğu gibi, Türkiye kara sularına dahil bulunan körfez, liman, koy ve sairede seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkı da Türkiye tebaasına ait bulunmaktadır.
Taşıma işleri organizatörlüğünün genel sorumluluk ve yükümlülükleri incelendiğinde yetki belgesi sahibinin taşıma işini de üstlenebileceği ve üstlendiği bu taşıma işini sadece karayolu taşımacılığı değil diğer taşıma türlerinden yararlanarak veya bunları kullanarak da yerine getirebileceği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda; 5/6/2003 tarihli 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nun 3. maddesinin (a) bendi uyarınca ticaret şirketi kurma hususunda serbestiye sahip ve yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi olan yabancı yatırımcıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ticaret şirketi kurmaları halinde bu şirketlerle deniz yoluyla ticari taşımacılık faaliyetinde bulunulmasının mümkün olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Davaya konu Yönetmelik hükmünde, deniz yolu ile taşımacılık yapma işini de üstlenebileceği anlaşılan tüzel kişiler bakımından ortaklık veya yönetim durumu konusunda bir ayrım yapılmadan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş ve ticaret siciline tescil edilmiş olmaları şartının aranacağı belirtilmektedir. Kabotaj Kanunu'na göre ise deniz yolu ile ticari taşımacılık yapma yetkisi münhasıran Türkiye tebaasına ait olup bu hak da Türk Bayraklı gemiler ile kullanılabilecektir.
Tüzel kişiler yönünden Türkiye tebaası kavramından ne anlaşılması gerektiği açıkça belirtilmemekle birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 940. maddesinde göre; her Türk gemisi Türk Bayrağı çekmekte; Türk kanunları uyarınca kurulup da Türk ticaret şirketlerine ait olan gemiler, şirketi yönetmeye yetkili olanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olmaları ve şirket sözleşmesine göre oy çoğunluğunun Türk ortaklarda bulunması, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca payların çoğunluğunun nama yazılı ve bir yabancıya devrinin şirket yönetim kurulunun iznine bağlı bulunması şartıyla Türk gemisi sayılmaktadır. Söz konusu şartları taşıyan tüzel kişilerin gemi iktisap edip ticari taşımacılıkta kullanabileceği anlaşıldığından, bu şartların deniz yoluyla ticari taşımacılık yapmak isteyen tüzel kişiler tarafından sağlanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; Kabotaj Kanunu'na göre "ticaret hakkına münhasıran sahip olan Türkiye tebaası" şartının her koşulda sağlanabilmesi için taşımacılık faaliyetinde bulunabilme yetkisine sahip taşımacılara yönelik şartları belirleyen davalı Bakanlıkça üst hukuk normlarına uygun düzenlemelerin yapılması gerekmekte olup, aksi takdirde Kabotaj Kanunu'na göre yasak olan bir faaliyet, Yönetmelik düzeyindeki işlem nedeniyle yapılabilir olarak görülebilecek ve bu da hukuki belirlilik ilkesi yönünden sakınca yaratabilecektir.
Dava konusu maddede deniz yoluyla da taşımacılık yapan tüzel kişiler açısından Kabotaj Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 940. maddesine uygun bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu halde; eksik düzenleme içeren dava konusu 7. Maddenin (b) bendinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği’nin 7 maddesinin dava konusu (b) bendinin eksik düzenleme nedeniyle iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket Taşıma İşleri Organizatörlüğü yetki belgesine sahiptir. 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 477' nci ve 497' nci maddeleri ile 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28'inci maddesine dayanılarak hazırlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin 27/08/2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, bu Yönetmeliğin 7. maddesinin (b) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) Ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San'at Ve Ticaret Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine emtia ve yolcu alıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya beyninde cer ve kılavuzluk ve her hangi mahiyette olursa olsun bilcümle liman hidematını ifa etmek yalnız Türkiye sancağını hamil sefain ve merakibe munhasırdır. Ecnebi sefaini ancak memaliki ecnebiyeden almış oldukları yolcu ve hamuleyi Türk liman ve limanlarına ihraç ederler ve Türk liman ve limanlarından ecnebi liman ve limanlarına gidecek yolcu ve hamuleyi de alırlar." hükümlerine, 2. maddesinde de; "Nehirler ve göller ve marmara havzasiyle boğazlarda bilumum kara sulariyle kara sularına dahil bulunan körfez, liman koy ve sairede vapur, romorkör istimbot, motörbot, mavna, salapurya, sandal, kayıt velhasıl makine, yelken, kürek ile müteharrik merakibi kebire ve sagire ile tarak, prizman, maçuna, algarina, şat ve her nevi nakliye ve su dubaları limyo, sefaini tahlisiye ve emsali ile şamandıra, sal gibi sabit ve sabih vesait bulundurmak ve bunlarla seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretleriyle ticaret hakkı Türkiye tebaasına munhasırdır." hükümlerine yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 477. maddesinde; "(1) Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Karayolu ve demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek, giderecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin müstakilen veya ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak, ç) Demiryolu altyapı işletmecileri, demiryolu tren işletmecileri, karayolu ve demiryolu taşımacılığı alanlarında taşımacı, organizatör, acente, komisyoncu, lojistik işletmecisi, terminal işletmecisi, gar veya istasyon işletmecisi ve benzeri faaliyette bulunanların hizmet esasları, mali yeterlik ve mesleki saygınlık şartlarını belirlemek, bunları yetkilendirmek ve denetlemek, f) Demiryolu altyapı işletmecileri, demiryolu tren işletmecileri, karayolu ve demiryolu taşımacılığı alanlarında taşımacı, organizatör, acente, komisyoncu, lojistik işletmecisi, terminal işletmecisi, gar veya istasyon işletmecisi ve benzeri faaliyette bulunanlar ile şoförler, makinistler başta olmak üzere bu işlerde çalışanların mesleki yeterlik şartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veya verdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek,", 497. maddesinde; "Bakanlık hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak gerektiğinde aşağıdaki görevleri de yerine getirirler: c) Verilecek yetki belgeleri ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam ve şekillerini belirlemek, ç) Gerekli idari düzenlemeleri hazırlamak," hükümleri yer almaktadır.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır.", 34. maddesinde; "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde; "a) (Değişik: 6/2/2014-6518/60 md.) Taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları düzenleyen yönetmelikler Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanır." hükümlerine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329. maddesinde; "(1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. (2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.", 338. maddesinde; "(1) Anonim şirketin kurulabilmesi için pay sahibi olan bir veya daha fazla kurucunun varlığı şarttır. 330 uncu madde hükmü saklıdır.", 573. maddesinde; "(1) Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur. (2) Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.", 940. maddesinde; "(1) Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker. (2) Yalnız Türk vatandaşının malik olduğu gemi, Türk gemisidir. (3) Birden fazla kişiye ait olan gemiler; a) Paylı mülkiyet hâlinde, payların çoğunluğunun, b) Elbirliğiyle mülkiyet hâlinde, maliklerinin çoğunluğunun Türk vatandaşı olması şartıyla Türk gemisi sayılırlar. (4) Türk kanunları uyarınca kurulup da; a) Tüzel kişiliğe sahip olan kuruluş, kurum, dernek ve vakıflara ait olan gemiler, yönetim organını oluşturan kişilerin çoğunluğunun Türk vatandaşı olması, b) Türk ticaret şirketlerine ait olan gemiler, şirketi yönetmeye yetkili olanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olmaları ve şirket sözleşmesine göre oy çoğunluğunun Türk ortaklarda bulunması, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca payların çoğunluğunun nama yazılı ve bir yabancıya devrinin şirket yönetim kurulunun iznine bağlı bulunması şartıyla Türk gemisi sayılırlar. (5) Türk ticaret siciline tescil edilen donatma iştiraklerinin mülkiyetindeki gemiler, paylarının yarısından fazlası Türk vatandaşlarına ait ve iştiraki yönetmeye yetkili paydaş donatanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olması şartıyla Türk gemisi sayılırlar." hükümleri yer almaktadır.
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, doğrudan yabancı yatırımların özendirilmesine, yabancı yatırımcıların haklarının korunması ile yatırım ve yatırımcı tanımlarında uluslararası standartlara uyulmasına, doğrudan yabancı yatırımların gerçekleştirilmesinde izin ve onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesine ve tespit edilen politikalar yoluyla doğrudan yabancı yatırımların artırılmasına ilişkin esasları düzenlemektir. Bu Kanun, doğrudan yabancı yatırımlara uygulanacak muameleyi kapsar.", 2. maddesinde; "Bu Kanunda geçen; a) Yabancı yatırımcı: Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım yapan, 1) Yabancı ülkelerin vatandaşlığına sahip olan gerçek kişiler ile yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarını, 2) Yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişileri ve uluslararası kuruluşları, b) Doğrudan yabancı yatırım: Yabancı yatırımcı tarafından, 1) Yurt dışından getirilen; - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca alım satımı yapılan konvertibl para şeklinde nakit sermaye, - Şirket menkul kıymetleri (Devlet tahvilleri hariç), - Makine ve teçhizat, - Sınaî ve fikrî mülkiyet hakları, 2) Yurt içinden sağlanan; -Yeniden yatırımda kullanılan kâr, hâsılat, para alacağı veya malî değeri olan yatırımla ilgili diğer haklar, - Doğal kaynakların aranması ve çıkarılmasına ilişkin haklar, gibi iktisadî kıymetler aracılığıyla; i) Yeni şirket kurmayı veya şube açmayı, ii) Menkul kıymet borsaları dışında hisse edinimi veya menkul kıymet borsalarından en az % 10 hisse oranı ya da aynı oranda oy hakkı sağlayan edinimler yoluyla mevcut bir şirkete ortak olmayı, ifade eder.", 3. maddesinde; a) Yatırım serbestisi ve millî muamele; Uluslararası anlaşmalar ve özel kanun hükümleri tarafından aksi öngörülmedikçe; 1- Yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım yapılması serbesttir. 2- Yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabidirler." hükümlerine yer verilmiştir.
08.01.2018 tarih ve 30295 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacı, acente, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleri organizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, dağıtım işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri taşımacılık faaliyetlerini yapanlar ile taşıma işlerinde çalışanları, taşımacılık faaliyetlerinde yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapı, tesis ve benzerlerini kapsar.", 4. maddesinin (ğğğ) bendinde; "Taşıma işleri organizatörü: Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatın taşımacılık sıfatı ile faaliyet gösterenlere getirdikleri yükümlülük ve sorumluluklar çerçevesinde taşımacı kabul edilerek, bu Yönetmeliğe göre eşya taşımacılığı alanında yetki belgesi almış gerçek ve tüzel kişiler ile uluslararası anlaşmalara uygun olmak şartıyla, eşya taşımacılığı alanında faaliyet gösteren yabancı plakalı taşıtların imkan, kabiliyet ve kapasiteleri ile gerektiğinde diğer taşıma türlerinden de yararlanarak veya bunları kullanarak kombine taşımacılık dahil kendi nam ve hesabına eşya taşıması yaptırarak taşıma faturası düzenleyen gerçek ve tüzel kişileri ifade eder.", 6. maddesinde; "R türü yetki belgesi: Ticari amaçla eşya taşımacılığı alanında taşıma işleri organizatörlüğü yapacak gerçek ve tüzel kişilere verilir.", 20. maddesinin 5. fıkrasında; "6/7/2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği kapsamında düzenlenen taşıma işleri organizatörü yetki belgesi, bu Yönetmeliğe göre düzenlenen yetki belgeleriyle bu madde kapsamında değiştirilebilir.", Geçici 8. maddesinde; "(1) 6/7/2018 tarihli ve 30470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren R türü yetki belgeleriyle ilgili; "a) Yeni belge düzenlenmez. b) Düzenlenmiş olanlar yenilenmez. (2) Bu madde kapsamındaki faaliyetler Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğine göre değerlendirilir. 3) (Ek:RG-23/6/2020-31164) Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihte mevcut R1 ve R2 yetki belgeleri herhangi bir işleme gerek kalmadan taşıma işleri organizatörlüğü yetki belgesiyle değiştirilir." kuralları yer almaktadır.
27.08.2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin amacının, karayolu, demiryolu, denizyolu veya havayolu taşımacılığında ve/veya kombine taşımacılık alanında faaliyet gösterecek taşıma işleri organizatörlerinin hizmet esasları ve koşullarının belirlenmesi ile bu faaliyetlerde bulunanların, alıcıların, gönderenlerin hak, sorumluluk ve yükümlülüklerini belirlemek; tüm taşıma türlerinin etkin kullanımını, denetimini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını temin etmek; etkin hizmet temini için gerekli olan düzeyde bir profesyonel eğitim ve denetim sistemi geliştirmek, taşıma işleri organizatörlerinin ulusal ve uluslararası mevzuata uygun olarak faaliyet göstermelerini sağlamak olduğu belirtilmiş; 4. maddesinde; "i) Taşıma işleri organizatörü: Bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatın taşımacılık sıfatı ile faaliyet gösterenlere getirdikleri yükümlülük ve sorumluluklar çerçevesinde taşımacı kabul edilerek, ilgili mevzuatlara göre eşya ve kargo taşımacılığı alanında yetki belgesi almış gerçek ve tüzel kişiler ile uluslararası anlaşmalara uygun olmak şartıyla, eşya taşımacılığı alanında faaliyet gösteren yabancı plakalı taşıtların imkan, kabiliyet ve kapasiteleri ile gerektiğinde diğer taşıma türlerinden de yararlanarak veya bunları kullanarak kombine taşımacılık dahil kendi nam ve hesabına eşya ve kargo taşıması yaptırarak taşıma faturası düzenleyen gerçek ve tüzel kişileri ifade eder.", 5. maddesinde; "Bu Yönetmelik kapsamına giren taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlık tarafından verilecek TİO yetki belgesini almaları zorunludur.", 17. maddesinde; "1) Taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinde yer alan tarafların hak, sorumluluk ve yükümlülükleri, ilgili mevzuat doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleriyle belirlenir. (2) Birinci fıkrada belirtilen sözleşmeye bu Yönetmeliğe aykırı hüküm konulamaz. TİO yetki belgesi sahibi ve onunla akdi ilişki kuran taraflar, akdi ilişkiden doğan edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmekle yükümlüdür. (3) TİO yetki belgesi sahibi taşımasını üstlendiği eşyayı ve kargoyu taşıma senedi olmadan taşıyamaz/taşıttıramaz. (...) " hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda da yer verilen 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 1. maddesinde, maddede sayılan taşımacı türleri dışında benzeri hizmet yürütenlerin de olabileceği belirtilmiş, 34. maddesinde, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar ile verilecek yetki belgelerinin neler olduğunun Yönetmelikle belirleneceği kural altına alınmış ve 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na görev ve hizmet alanıyla ilgili düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Bu kapsamda, davalı Bakanlıkça, Karayolu Taşıma Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana mülga ve yürürlükteki Karayolu Taşıma Yönetmeliklerinde de tanımlanan ve ayrı yetki belgesi bulunan "taşıma işleri organizatörlüğü" faaliyet alanı önce 06.07.2018 tarihinde yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği, sonrasında da bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran yürürlükteki aynı isimli Yönetmelik içerisinde bütün taşımacılık alanlarını (kara, demir, deniz veya hava yolu taşımacılığında ve/veya kombine taşımacılık alanı) kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Dava konusu edilen düzenleme şu şekildedir:
"Yetki belgesi almanın şartları
MADDE 7- (1) Yetki belgesi almak veya yenilemek için başvuru sahiplerinin aşağıdaki şartları haiz olması gerekir:
a) Gerçek kişilerin Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde olmaları.
b) Tüzel kişilerin Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş ve ticaret siciline tescil edilmiş olmaları.
c) Gerçek kişilerde sahip ve/veya varsa temsil ve ilzama yetkili kişi/kişilerin, anonim şirket statüsündeki tüzel kişiliklerde, yönetim kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ile temsil ve ilzama yetkili yöneticilerin, diğer şirket statüsündeki tüzel kişilerde, tüm ortakların ve bu tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili yöneticilerin mesleki saygınlığa sahip olmaları.
ç) En az 150.000 Türk Lirası sermayeye sahip olması.
d) Merkez adresine sahip olması.
e) Faal vergi mükellefi olması.
f) Bu Yönetmelikte belirtilen mesleki yeterlilik şartlarına sahip olması.
g) Merkezi adreslerinin bulunduğu yerdeki ticaret odası veya ticaret ve sanayi odası veya esnaf ve sanatkârlar odası veya ziraat odasından birine kayıtlı olmaları.
ğ) Elektronik tebligat sistemine kayıtlı olması. "
Davacının iddialarının Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin 7. maddesinin (b) bendine yönelik olduğu anlaşıldığından inceleme söz konusu bende hasren yapılmıştır.
Davacı şirket, kendisinin de taşıma işleri organizatörlüğü yetki belgesine sahip olduğunu, ancak dava konusu bendin yürürlükteki haliyle 815 sayılı Kabotaj Kanunu'na aykırılık içerdiği, eksik düzenlendiği, yabancı uyruklu şahısların tek ortaklı ticaret şirketi kurma yoluyla Türk limanlarında faaliyet gösterebilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olduğunu ileri sürmektedir.
815 sayılı Kabotaj Kanunu'na göre; Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine yük ve yolcu alıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya arasında çekme, kılavuzluk ve hangi mahiyette olursa olsun liman hizmetlerini ifa etmek yetkisi, yalnız Türk bayrağı taşıyan gemilere ait olduğu gibi, Türkiye kara sularına dahil bulunan körfez, liman, koy ve sairede seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkı da Türkiye tebaasına ait bulunmaktadır.
Taşıma işleri organizatörlüğünün genel sorumluluk ve yükümlülükleri incelendiğinde yetki belgesi sahibinin taşıma işini de üstlenebileceği ve üstlendiği bu taşıma işini sadece karayolu taşımacılığı değil diğer taşıma türlerinden yararlanarak veya bunları kullanarak da yerine getirebileceği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda 4875 sayılı Kanunun 3. maddesinin (a) bendi uyarınca ticaret şirketi kurma hususunda serbestiye sahip ve yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi olan yabancı yatırımcıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ticaret şirketi kurmaları halinde bu şirketlerle deniz yoluyla ticari taşımacılık faaliyetinde bulunulmasının mümkün olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Davaya konu Yönetmelik hükmünde, deniz yolu ile taşımacılık yapma işini de üstlenebileceği anlaşılan tüzel kişiler bakımından ortaklık veya yönetim durumu konusunda bir ayrım yapılmadan Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş ve ticaret siciline tescil edilmiş olmaları şartının aranacağı belirtilmektedir. Kabotaj Kanunu'na göre ise deniz yolu ile ticari taşımacılık yapma yetkisi münhasıran Türkiye tebaasına ait olup bu hak da Türk Bayraklı gemiler ile kullanılabilecektir.
Tüzel kişiler yönünden Türkiye tebaası kavramından ne anlaşılması gerektiği açıkça belirtilmemekle birlikte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 940. maddesinde göre; her Türk gemisi Türk Bayrağı çekmekte; Türk kanunları uyarınca kurulup da Türk ticaret şirketlerine ait olan gemiler, şirketi yönetmeye yetkili olanların çoğunluğunun Türk vatandaşı olmaları ve şirket sözleşmesine göre oy çoğunluğunun Türk ortaklarda bulunması, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca payların çoğunluğunun nama yazılı ve bir yabancıya devrinin şirket yönetim kurulunun iznine bağlı bulunması şartıyla Türk gemisi sayılmaktadır. Söz konusu şartları taşıyan tüzel kişilerin gemi iktisap edip ticari taşımacılıkta kullanabileceği anlaşıldığından, bu şartların deniz yoluyla ticari taşımacılık yapmak isteyen tüzel kişiler tarafından sağlanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu sebeple, Kabotaj Kanunu'na göre "ticaret hakkına münhasıran sahip olan Türkiye tebaası" şartının her koşulda sağlanabilmesi için taşımacılık faaliyetinde bulunabilme yetkisine sahip taşımacılara yönelik şartları belirleyen davalı Bakanlıkça üst hukuk normlarına uygun düzenlemelerin yapılması gerekmekte olup, aksi takdirde Kabotaj Kanunu'na göre yasak olan bir faaliyet, Yönetmelik düzeyindeki işlem nedeniyle yapılabilir olarak görülebilecek ve bu da hukuki belirlilik ilkesi yönünden sakınca yaratabilecektir.
Dava konusu maddede deniz yoluyla da taşımacılık yapan tüzel kişiler açısından Kabotaj Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun 940. maddesine uygun bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin (b) bendinde eksik düzenleme içermesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu 27/08/2022 tarihli ve 31936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliğinin 7. maddesinin (b) bendinin İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4.Posta giderleri avansından artan tutarların kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde aidiyetine göre taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
15/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.