Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/5826
2025/8029
23 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5826
Karar No : 2025/8029
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Deniz Harp Okulu Dekanlığı Heybeliada Yerleşkesi Hazırlık Sınıfı Öğretim Koordinatörlüğü Yabancı Diller Grubu bölümünde ... sıfatı ile görev yapan davacı tarafından, görev süresinin uzatılmaması ile ilişiğinin kesilmesine dair 27/09/2021 tarihli işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal haklarının iadesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının sözleşmeli olarak davalı idare bünyesinde görev aldığı mevzuatta süreli sözleşmeli olarak atananların atama süresi sonunda görevlerinin kendiliğinden sona erdiğinin düzenlendiği, davacının mevcut mevzuat kapsamında koşulları bilerek sözleşme imzaladığı, sözleşmenin yenilenmesi hususunda ihtiyaç durumu dikkate alınarak idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin davacının görev yaptığı birimde yabancı dil öğretim görevlisine duyulan ihtiyacın açık şekilde yıllar içinde azaldığı gözetildiğinde kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamının dışında kullanıldığının ifade edilemeyeceği görülmekle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkili hakkında disiplin soruşturması bulunmadığı, hizmetine ihtiyaç duyulduğunun açık olduğu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Milli Savunma Bakanlığı Milli Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu Dekanlığı Heybeliada Yerleşkesi Hazırlık Sınıfı Öğretim Koordinatörlüğü Yabancı Diller Grubu bölümünde ... sıfatı ile 23/10/2017 tarihli ataması ile çalışmakta olan davacının görev süresinin uzatılmaması ile 23/10/2021 tarihinden itibaren ilişiğinin kesilmesine dair Milli Savunma Bakanlığı işleminin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4566 sayılı Harp Okulları Kanunu'nun " öğretim görevlileri" başlıklı 25. maddesinde; "Harp okullarında bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler ile öğretim programlarında ortak zorunlu ders olarak yer alan veya konu kapsamı itibarıyla öğretim elemanında mesleki tecrübe ve ihtisas gerektiren teorik ve uygulamalı dersler için, ilgili bilim dalında eğitim ve öğretim görmüş veya mesleki tecrübe ve bilimsel yayınları ile tanınmış asker veya sivil kişiler görevlendirilebilirler. Asker öğretim görevlileri 926 sayılı Kanuna göre atama veya geçici görevli olarak, sivil öğretim görevlileri ise Rektörün teklifi üzerine Millî Savunma Bakanının onayı ile boş öğretim görevlisi kadrolarına atanabilir veya sözleşmeli olarak çalıştırılabilirler... " hükmü bulunmaktadır.
20/12/2017 tarih ve 30276 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli
Savunma Üniversitesi Akademik Personelin Seçimi, Atanması, Görevleri ve Görevde Yükseltilmesi Yönetmeliği'nin "Öğretim görevlileri" başlıklı 11. maddesinin 9. fıkrasında ise, "Askeri öğretim görevlileri tayinle veya geçici görevli, sivil öğretim görevlileri ise iki yıl için Rektörün teklifi üzerine Bakan onayı ile atanırlar. Süreli olarak atanan sivil öğretim görevlileri atama süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların aynı yöntemle yeniden atanmaları mümkündür." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde istihdam edilecek sivil öğretim görevlilerinin görev süresinin uzatılması noktasında idarenin takdir hakkı bulunmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız, soyut ve mutlak nitelikte olmadığı ve ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği, belirtilen unsurlara uyulmaksızın kullanıldığının yargı yerlerince saptanması halinde ise, idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerekeceği yerleşik yargısal içtihatlardandır. İdare hukukunda benimsenmiş bu prensiple idarenin işlemlerinde keyfiliğin, subjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle kamu görevlilerinin daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı şüphesizdir. Bu bakımdan görev süresinin uzatılmamasına ilişkin işlemin sebeplerinin de yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi, yapılacak değerIendirmede kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin yanı sıra ilgilinin görevinde başarılı olmadığının, hizmetine ihtiyaç duyulmadığının veya görev süresinin uzatılmamasını gerektirir olumsuz durumun mevcut olduğunun somut bilgi ve belge ile tespitinin gerektiği de açıktır.
Uyuşmazlık konusu olay yukarıdaki mevzuat hükümleri ışığında değerlendirildiğinde, yükseköğretim hizmetinin niteliği gereği kamu hizmeti olduğu, davacı ile davalı idare arasındaki istihdam ilişkisinin, davalı idarenin kamu hizmetini yürüten bir kamu tüzel kişisi olması ve davacının da kamu hizmetinin yürütülmesinde görev alması nedeniyle idare hukuku alanında bulunduğu, dolayısıyla davacının sözleşmesinin yenilenmeme nedenlerinin yükseköğretim hizmetinin sürekliliği esas alınarak bu alanda istihdam edilen öğretim üyesinin verimliliğini, çalışma güven ve huzurunu olumsuz etkilemeyecek, yürütülen hizmetin niteliğine uymayan öznel değerlendirmelere neden olmayacak kurallara dayanması gerektiği ve Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde görevlendirilen sivil akademik personelin mesleki güvencelerinin Anayasa ve 2547 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devlet üniversitelerindeki akademik personel ile aynı yönde olduğu açıktır.
İdare Mahkemesince yapılan ara kararlara karşı davalı idarece ... tarih ve ... sayılı yazı ile verilen cevapta; davacı hakkında düzenlenen herhangi bir tutanak ve disiplin soruşturmasının bulunmadığının belirtildiği, ... tarih ve ... sayılı yazıda; ".....davacının görevini yapamadığına ve yetersiz bulunduğuna ilişkin bilgi belge bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar davalı idarece dava konusu işlemin sebebi olarak yeterli ders yükü oluşmaması ileri sürülmüş ise de, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusuna karşı davalı idarece verilen cevap dilekçesinin ekinde yer alan ... tarih ve ... sayılı Yabancı Diller Bölüm Başkanı yazısında; davacının ayrılışından önce 12/08/2021 tarihinde ve ayrılışından sonra 22/08/2022 tarihinde Yabancı Diller Yüksekokuluna alım yapıldığının belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğu ya da görevinde kalmasında sakınca bulunduğu ve disiplinsizliği yahut hizmetine ihtiyaç kalmadığı yönünde herhangi bir somut, kabul edilebilir ve haklı gerekçe ortaya konulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden dolayı doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtildiğinden hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 23/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin uzatılmaması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimizden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.