Danıştay danistay 2023/4902 E. 2025/3371 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/4902
2025/3371
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4902
Karar No : 2025/3371
DAVACI : ... Barosu
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALILAR : 1-... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2 - ... Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
Av. ..., Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Yükseköğretim Genel Kurulu’nun ... tarihli ve ... sayılı oturumunda alınan ... sayılı kararında yer alan hukuk temel alanı dışında hukuk doçentliği unvanı alınabilmesine imkân sağlayan anahtar kelimelerin kullanımının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, yapılan düzenleme ile hukuk temel alanı dışında 15 farklı alanda hukuk doçentliği unvanının alınmasının mümkün hale getirildiği, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC’de toplam 91 hukuk fakültesi bulunmasına karşın, hukuk nosyonu olmayan kişilere hukuk doçentliği unvanı verilmesinde kamu yararının bulunmadığı, yapılan düzenlemenin bilimsel dayanağının bulunmadığı, doçentlik sınavına ilişkin usul ve esasların Üniversitelerarası Kurul’un görüşü alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan Yönetmelik ile belirlenmesi gerekirken dava konusu düzenlemenin Yükseköğretim Kurulu Genel Kurul kararı ile yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti : Usule ilişkin olarak, davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti : İptali istenen düzenleme öncesinde de Bilim Alanı Anahtar Kelime listesinde hukuk temel alanı haricinde hukuk anahtar kelimelerinin bulunduğu, yeni düzenleme ile sadece “Spor Hukuku” ve “Deniz Hukuku” anahtar kelimelerinin eklendiği, anahtar kelimelerin adaylara hukuk alanında doçentlik belgesi düzenlenmesi anlamını taşımadığı, doçentlik belgelerinin adayların bilim alanında düzenlendiği, Doçentlik Başvuru Şartları ve Anahtar kelimelerin Doçentlik Yönetmeliği’nin 3. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurulca belirlendiği YÖK tarafından onaylandığı, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Yükseköğretim Genel Kurulu’nun ... tarihli ve ... sayılı oturumunda alınan ... sayılı kararında yer alan Hukuk Temel Alanı Dışında Hukuk Doçentliği Unvanı Alınabilmesine İmkân Sağlayan Anahtar kelimelerin kullanımının iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6.maddesinin (a) fıkrasında Yükseköğretim Kurulu'nun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren bir kuruluş olduğu belirtilmiş olup aynı kanunun 7. maddesinin (a) fıkrasında yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim - öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak; (b) fıkrasında ise yükseköğretim kurumları arasında 2547 sayılı Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlaması, Kurulunun görevleri arasında sayılmış olup "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. ... Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. ... c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar
belirleyebilirler. ... e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. ..." hükümlerine yer verilmiştir.
15/04/2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinin 3. maddesinde; "Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmüne, 6/10. maddesinde ise '' Bilimsel/sanatsal yayın ve akademik çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu kararı ile ilgili bilim/sanat alanında “Doçentlik Unvanı” verilir ve “Doçentlik Belgesi” düzenlenir. '' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın İncelenmesinden, davacının, “hukuk temek alanı dışında yer alan ve 15 farklı alanda Hukuk Doçentliği unvanı alınmasının mümkün olduğu, Hukuk Temel alanı dalındaki başvuru koşulları içinde Hukuk Fakültesi Mezunu olma şartı aranmadan , unvan olarak Hukuk Doçenti unvanı alması ve akabinde hukuk fakültelerinde veya başka fakültelerde hukukçu olmamalarına rağmen hukukçu unvanı alarak hukuk dersi anlatabilir hale gelmesinin önü açıla cağı öne sürülerek bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Doçentlik Yönetmeliğinin 3, maddesi uyarınca, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapıldığı, bir kişinin hukuk alanında doçent olabilmesi için Hukuk Temel alanında yer alan bilim alanlarından birinden başvurması gerektiği, Spor Hukuku anahtar kelimesi, Spor Yönetimi bilim alanında, Spor Bilimleri Temel Alanında , Deniz Hukuku anahtar kelimesi ise Deniz ve Gemi Mühendisliği bilim alanında, Mühendislik Temel Alanında yer aldığı, bu anahtar kelimelerin Hukuk Temel Alanı altında yer alan anahtar kelimeler olmadığı, Anahtar Kelimelerin sadece adayların çalışma alanlarını belirlemeye yönelik olduğu, savunulmaktadır.
Bu durumda Doçentlik Yönetmeliği uyarınca hukuk alanında doçent olabilmek için hukuk temel alanında yer alan bilim alanlarından başvurularak doçent unvanı alınabileceği , söz konusu düzenlemenin, bu unvanın alınmasını sağlamaya yönelik olmadığı açık olduğundan yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/04/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ün geldiği ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı vekili Av. ... ile davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı vekilleri Av. ..., Av. ..., Av. ..., Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, Yükseköğretim Genel Kurulu’nun ... tarihli ve ... sayılı oturumunda alınan ... sayılı kararında yer alan Hukuk Temel Alanı Dışında Hukuk Doçentliği Unvanı Alınabilmesine İmkân Sağlayan Anahtar kelimelerin kullanımının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi:
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Kanun'un "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükümlerine yer verilmiştir.
15/04/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin 3. maddesinde;"Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmüne; "Başvuru zamanı, şartları ve usulleri başlıklı" 4. maddesinde "c) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak" hükmüne, 6/10. maddesinde ise; ''Bilimsel/sanatsal yayın ve akademik çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu kararı ile ilgili bilim/sanat alanında “Doçentlik Unvanı” verilir ve “Doçentlik Belgesi” düzenlenir. '' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Doçent unvanını alabilmek için, başvurucunun doktora yapmış veya tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanı almış olması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olması ve Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmış olması gerekmektedir.
Doçent adayları, doçentlik başvurusu sırasında öncelikle başvuru yapacakları temel alanı ardından bilim alanını ve son olarak da bu bilim alanı altında düzenlenen anahtar kelimeyi seçerek doçentlik başvuru sürecini tamamlamaktadır.
Davalı idarelerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 15/04/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği gereği Doçentlik bilim alanları ve anahtar kelimelerini belirleme yetkisine haiz oldukları tartışmasızdır. Davacı tarafından bu yetkinin Üniversitelerarası Kurul’un görüşü alınmak suretiyle YÖK tarafından çıkarılan Yönetmelik ile kullanılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, hem 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hem de 15/04/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nde; "Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak" hükmüne yer verilmiş olup, dava konusu düzenlemenin Üniversitelerarası Kurul’un görüşü alınmak suretiyle YÖK Genel Kurulu kararı ile yapılmasında yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak bu yetki kullanılırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi gerekmektedir.
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (AYM, E:2015/109, K:2016/28, 7/4/2016).
Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçülü olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, kamu hizmeti ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Davacı tarafından, dava dilekçesinde Yükseköğretim Genel Kurulu’nun ... tarihli ve ... sayılı oturumunda alınan ... sayılı kararı ile Hukuk temel alanı dışında Mühendislik, Spor Bilimleri, Sosyal Beşeri ve İdari Bilimler ve Ziraat Orman ve Su Ürünleri temel alanları altında yer alan içerisinde "hukuk" ibaresi geçen 15 anahtar kelimeden hukuk doçentliği unvanının alınmasının mümkün hale getirildiği ileri sürülmüştür.
15/04/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6/10. maddesinde; ''Bilimsel/sanatsal yayın ve akademik çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu kararı ile ilgili bilim/sanat alanında “Doçentlik Unvanı” verilir ve “Doçentlik Belgesi” düzenlenir. '' hükmüne yer verilmiş olup, Yönetmeliğin açık hükmü gereği doçentlik unvanının başvurulan bilim/sanat alanından verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda aktarılan Yönetmelik hükmünde açıkça belirtildiği üzere, bir kişinin hukuk alanında doçent unvanını alabilmesi için hukuk temel alanı altında yer alan hukuk bilim/sanat alanlarından başvuru yapması gerektiği, dava konusu düzenlemenin ise bilim/sanat alanlarına yönelik değil anahtar kelimelere yönelik olduğu ve mevzuat gereği dava konusu düzenleme yer alan anahtar kelimelerden doçentlik unvanının alınmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.