Danıştay danistay 2023/4855 E. 2025/4624 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/4855
2025/4624
14 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4855
Karar No : 2025/4624
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... Beton İnşaat Madencilik Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
2- (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Kocaeli ili, Merkez ilçesinde bulunan Sicil:... sayılı II (a) grubu (kalker) işletme ruhsatına ilişkin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinlerin sunulmadığından bahisle aynı Kanun'un 24/11. maddesi uyarınca 103.830,00-TL idari para cezası uygulanmasına ve işletme ruhsatının süre sonu olan 05/10/2021 tarihi itibarıyla iptal edilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; idari para cezası yönünden, ÇED izni için gerekli başvuruyu yaptığı halde sürecin sonlandırılmasında ve alınması öncelikle zorunlu olan ÇED iznine bağlı olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen gerekli diğer izinlerin de alınarak davalı idareye verilememesinde davacının herhangi bir kusuru olmadığı anlaşıldığından, anılan Kanun'un 24. maddesinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle davacı şirkete 103.830,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı; ruhsat iptali yönünden, her ne kadar ÇED iznine bağlı olarak Kanun'da belirtilen gerekli diğer izinlerin de alınarak davalı idareye verilememesinde davacının herhangi bir kusuru olmadığı anlaşılmış ise de; işletme ruhsat süresi sonuna kadar Kanun maddesinde belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresinin uzatılmayacağı Kanunda açıkça hüküm altına alındığından ve maden işletme izni için gerekli çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve gerekli izinlerin alınması zorunluluğu, Kanun hükümleri gereği olduğundan, işletme ruhsat süresi sonunda ruhsat süresi uzatılmayarak işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, idari para cezasının iptaline, ruhsatın iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın işletme ruhsatının iptaline ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine; idari para cezası yönünden 6592 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/02/2015 tarihine kadar yürürlükte olan 3213 sayılı Kanun'un 24/11 maddesi uyarınca, üç yıllık süre içerisinde gerekli izinleri almayan davacıya ait işletme ruhsatının süre sonunda (05/10/2014 tarihinde) idarece iptal edilerek teminatın irad kaydedilmesi gerekirken, Maden Kanunu'nun 24/11 fıkrasında 2015 yılında yapılan değişiklik nazara alınarak, idarenin geç işlem tesis etmesi ve bu sırada mevzuat hükümlerinde değişikliğe gidilmiş olması nedeniyle, davacıya idari para cezası verilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, ÇED sürecinin titizlikle takip edilmesine rağmen şirketin elinde olmayan sebeplerle sürecin sonlandığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ÇED sürecinin olumsuz sonuçlanması üzerine dava açılmadığı, ruhsatın da terkin edilmediği, davacının kusurlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kocaeli ili sınırları dahilinde 05/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren S:... sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsatı ile faaliyette bulunan davacı şirkete, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi gereğince alınması gerekli izinleri davalı idareye ibraz etmediği gerekçesiyle aynı Kanun'un 24/11 maddesi uyarınca yeniden değerlendirme oranları üzerinden hesaplama yapılarak 103,830,00-TL idari para cezası verilmesi ile işletme ruhsatının iptaline ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki hali olan ve 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 11. fırkasında; "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz." hükmü yer almaktadır.
Davacının işletme ruhsatını aldığı 02/03/2012 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında "Bu Kanunun 7 nci maddesine göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde ruhsat sahibi madeni işletmeye almak zorundadır. Bu sürede işletmeye alınmayan ruhsat sahalarında, çalışılmayan her yıl için, projede belirtilen üretim miktarının % 10’u üzerinden Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde bu Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatların teminatı irad kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Ancak kamu kurumlarınca işletilen bor tuzu ve Ereğli Kömür Havzasındaki taşkömürü ruhsatları için bu hüküm uygulanmaz." hükmü bulunmaktadır.
3213 sayılı Kanun'un Geçici 22. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 24 üncü maddenin on birinci fıkrası gereğince 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanır. İdari para cezası yatırılan ruhsatlar iptal edilmez, bu ruhsatlar hakkında 24 üncü maddenin on birinci fıkrası hükümleri uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının işletme ruhsatının iptaline ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiştir. Değişiklikten önce yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatların teminatı irat kaydedilerek iptal edileceği düzenlenmekte iken değişiklikten sonra, süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000,00 TL idari para cezası verileceği, işletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresinin uzatılmayacağı hüküm altına alınmıştır.
3213 sayılı Kanun'un Geçici 22. maddesi ise, maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükümlülükleri yerine getirilmeyen ve iptal konumunda olan ruhsatlara ilişkin düzenleme niteliğindedir. Bu düzenlemeye göre izinleri alınamamış ruhsatlar için 30.000 TL idari para cezası uygulanacağı ve idari para cezası yatırılan ruhsatların iptal edilmeyeceği, Kanun'un 24/11 hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bu bakımdan, davacı hakkında Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrası hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiştir. Nitekim, dava konusu aynı ruhsat sahasıyla ilgili olarak daha önce 2015 ila 2019 yıllarına ait dönemler için de idari para cezası uygulanmış; bu işlem dava konusu edilmiştir.
3213 sayılı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında yapılan değişiklik kapsamında, ruhsat iptali ve idari para cezası müeyyidelerinin farklı sonuçlar ihtiva etmeleri nedeniyle davacıların haklarında uygulanan idari para cezası yerine ruhsat iptali işleminin yapılması gerektiği yönünde iradelerinin bulunması durumunda bu hususun yargı mercilerince değerlendirilmesi mümkündür.
Olayda, davacının bu yönde bir istemi bulunmadığından ve davacı hakkında Kanun'un 24/11 hükümlerinin uygulanmasına devam edildiğinden işlem tarihinde yürürlükteki mevzuata göre tesis edilen işlemin bu yönüyle hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, dava konusu para cezasına dayanak teşkil eden alınması zorunlu izinlerden çevresel etki değerlendirme (ÇED) kararının verilmesi için davacı tarafından gerekli başvuruda bulunularak sürecin başlatıldığı, ilgili kurumlardan alınan olumlu görüşler doğrultusunda süreç devam ederken Kocaeli Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı yazısında belirtilen, Kocaeli sınırları içerisinde yürütülen madencilik faaliyetlerinin belirli bir bölgede, düzen içinde ve çevreye en az zarar verecek şekilde yürütülmesinin sağlanması amacıyla Maden İşleri Genel Müdürlüğünün de katılımıyla Kocaeli Valiliğince bir çalışma yapıldığı, bu çalışma sonuçlanıncaya kadar il sınırları içerisinde hiçbir madencilik faaliyetine izin verilmediği, bu nedenle davacı şirketin maden işletme projesinin uygun görülmediği yönündeki görüş üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve... sayılı yazısına göre, davacı şirkete S:... sayılı ruhsatla tahsis edilen maden sahasına ilişkin çevresel etki değerlendirme (ÇED) sürecinin sonlandırıldığı, davacı tarafından bu tarihe kadarki ÇED iznine ilişkin işlemlerin gereği gibi takip edilmediği gibi, zımnen yahut açık ret işlemlerine karşı dava açılmadığı, sonrasında "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak hazırlanan proje tanıtım dosyasının uygun görülmemesine ilişkin Kocaeli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı işlemine karşı dava açılmış ise de, bu davanın reddine ilişkin kararın Danıştay 6. Dairesinin 07/12/2022 tarih ve E:2022/8485, K:2022/10735 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, dosya kapsamında yukarıda süreci aktarılan ÇED izninin yanısıra GSM işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile mülkiyet iznine ilişkin ise bilgi ve belge bulunmadığı (bu izinlerin alınmadığı), davacı şirketin gerekli izinleri tamamlayarak bir an önce madeni işletmeye başlama iradesini ortaya koymadığı anlaşıldığından, sözü geçen izin başvurularının Kanunda öngörülen sürede sonuçlandırılmamasında davacının kusurlu bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
a) Dava konusu işlemin, idari para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin, işletme ruhsatının iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Kesin olarak, 14/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.