Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/4737
2025/8512
11 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4737
Karar No : 2025/8512
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Madencilik Ormancılık Mühendislik Otomotiv Danışmanlık Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ...
2- ...
...
11- ...
12- ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Şile ilçesi, ... köyü mevkiinde bulunan ve davacı adına düzenlenmiş ... tarih ve İR:... numaralı II (a) grubu işletme ruhsatlı 99,89 hektar alanlı kalker maden sahasına ilişkin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi gereğince, çalışma esaslarını düzenleyen taahhütname hükümlerinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 14. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, İSKİ Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazılarında belirtilen hususların yerine getirilmesi ve sosyal problem oluşturabilecek durumlara karşı gerekli önlemlerin alınması şartı ile Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığı tarafından 05/05/2025 yılına kadar verilen iznin kaldırılmasına ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün Tarım ve Orman Bakanı onaylı ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; gerekli teknik incelemeler yapılarak verilmiş 2019 tarihli Bakanlık onaylı izni bulunan davacının, halihazırda kazanılmış hakkının bulunduğu gözetildiğinde, iznin üzerinden yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra, öncelikle söz konusu alanda faaliyet göstermek amacıyla verilmiş olan izin döneminde de var olduğu anlaşılan İstanbul Valiliği, Şile Belediyesi ve civar köy muhtarlıkları tarafından sunulan dilekçelerde belirtilen hususlar yönünden herhangi bir somut inceleme yapılmadan, doğabilecek muhtemel sonuçlar hakkında teknik bir rapor düzenlenmeden veya Orman Kanununun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 11. maddesinde belirtilen iznin iptali şartlarından herhangi birinin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan, somutlaştırılmamış varsayımlardan hareket edilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Orman Genel Müdürlüğünün istinaf istemi yönünden, Mahkeme kararlarına karşı ancak uyuşmazlığın taraflarınca kanun yollarına başvurulabileceğinden, hasım mevkiinden çıkarılan Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin incelenmeksizin reddine; davalı idare ile davalı yanında müdahillerin istinaf istemi yönünden, ilk izin niteliğindeki başvuru üzerine davalı idarece toplam 59.092,99 m2 alan için 05/05/2025 yılına kadar geçerli olmak üzere 27/02/2019 tarihli Bakan oluruyla verilen iznin iptaline ilişkin tesis edilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemin gerekçeleri ile, anılan sahada daha önce toplam 96.599,299 m2'lik alan için verilmiş izin ile ilgili olarak ... İdare Mahkemesinin E. ... sayılı dosyasındaki yargılama süreci dikkate alındığında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında yer alan bir alanda ilk defa madencilik faaliyeti izni için davalı idarenin sahip olduğu geniş takdir yetkisi çerçevesinde, izin talep edilen alanın tam kapalı takdir hakkının geniş olduğu, alandaki orman yapısının tam kapalı yani %71 ve üzeri kapalılığa sahip olması, bölgede endemik türlerin bulunması, bölgedeki yer altı suları ve barajlara yönelik etkiler ile faaliyet nedeniyle yakın yerleşim yerlerindeki etkileşimler ve bu kapsamda oluşabilecek ekolojik ve sosyal problemler göz önünde bulundurularak hatalı işlemin geri alınması mahiyetinde tesis edildiği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mevzuata göre iznin iptal edilmesini gerektiren bir neden bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve ..., ... ve ... dışındaki davalı yanında müdahiller tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Şile ilçesi, ... köyü mevkiinde bulunan ve 99,89 hektar alanlı kalker maden sahasında, ... tarih ve İR:... numaralı II (a) grubu işletme ruhsat sahibi olan davacıya, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 27/02/2019 tarihli Bakanlık Oluru ile 49.933,70 m2 açık işletme, 4.501,64 m2 kırma-eleme tesisi (toz indirgeme sistemi kurularak kapalı sistem olması koşuluyla), 1.482,84 m2 stok alanı, 513,80 m2 şantiye alanı, 1.279,28 m2 pasa döküm alanı, 439,73 m2 üst toprak depolama alanı ve 942 m2 ENH alanı için 05/05/2025 tarihine kadar izin verildiği, bu iznin ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile iptali üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." hükmü yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle 16. maddesinde; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz" düzenlemesi bulunmaktadır.
Orman Kanununun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinde; "Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 31. maddesiyle yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 282. maddesinde ise hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, dava konusu İstanbul ili, Şile ilçesi, ... köyü mevkiinde bulunan ve 99,89 hektar alanlı kalker maden sahası için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 27/02/2019 tarihli Bakan oluru ile orman izni verildiği, ancak bu iznin ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile iptali üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 27/02/2019 tarihli Bakan oluru ile orman izni verilirken; talep edilen orman alanının Satmazlı, Erenler, ... köylerine yakın mesafede olması nedeniyle patlama esnasında evlere taş sıçrayabileceği için belirtilen köyleri etkileme ihtimali olduğu, ayrıca söz konusu mahalle muhtarlarının 25/01/2016 tarihli dilekçelerinde söz konusu izin talebinin köylerinde endişe yarattığı ve rahatsız olduklarını bildirdiklerinden sosyal problem oluşabileceği, İSKİ ve DSİ görüşlerinde belirtilen hususlara dikkat edilmesi ve sosyal problem oluşturabilecek durumlara karşı gerekli önlemlerin alınması şartıyla izin verilmesinde sakınca olmadığı belirtildikten sonra, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi gereğince, çalışma esaslarını düzenleyen taahhütname hükümlerinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğünün ... sayılı, DSİ 14. Bölge Müdürlüğünün ... sayılı, İSKİ Genel Müdürlüğünün ... sayılı yazılarında belirtilen hususların yerine getirilmesi ve sosyal problem oluşturabilecek durumlara karşı gerekli önlemlerin alınması şartı ile 05/05/2025 tarihine kadar orman izni verildiği, ardından ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile bahsi geçen izin iptal edilirken; İstanbul Valiliği Özel Kalem Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazılarındaki hususlar, talep sahasının Satmazlı, Erenler, Korucu köylerine yakın mesafede olması nedeniyle sosyal problemler olacağı, alanın Darlık Barajına yaklaşık 1.000 metre mesafede olması nedeniyle barajın çalışmalardan olumsuz etkileneceği ve İstanbul ili, Anadolu yakası yeraltı suyu işletme sahası içinde kalması gerekçe gösterilerek iznin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı).
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Bu durumda, dava konusu edilen orman izninin iptaline ilişkin işlem yönünden, yukarıda ayrıntısına yer verilen; orman izninin hem verilmesinde hem de iptal edilmesinde gözetilen (köylere ve baraja yakınlık, yeraltı suyu işletme sahası olması, İSKİ ve DSİ görüşleri vb.) hususların incelenmesi, orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması ve faaliyetin söz konusu saha dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığına ilişkin somut tespitlere yer verilmesi, söz konusu sahanın bulunduğu yerin orman niteliğinin, meşcere örtüsünün, kapalılık durumunun, verimli orman niteliğinde olup olmadığının dikkate alınması suretiyle, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 11/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.