Danıştay danistay 2023/3132 E. 2025/6843 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/3132
2025/6843
15 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3132
Karar No : 2025/6843
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Köyü Muhtarlığı Tüzel Kişiliği
2- ... Köyü Muhtarlığı Tüzel Kişiliği
3- ... Köyü Muhtarlığı Tüzel Kişiliği
4- ... Köyü Muhtarlığı Tüzel Kişiliği
5- ... Birliği
6- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından Afyonkarahisar ili, Emirdağ ilçesi sınırları içerisinde bulunan 1.364,38 hektarlık alana ilişkin olarak ... Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine verilen ... sicil ve ... erişim numaralı IV. grup maden arama ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, dava dosyasındaki mevcut bilgi belgelerle birlikte bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince belirlenen konularda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, genel olarak hal-i hazırda yürütülen ve proje kapsamında yapılması planlanan maden arama faaliyetlerinin, alanın niteliğine, su kaynaklarına, çevresel açıdan ve tarım hayvancılık faaliyetleri açısından her hangi bir olumsuz etkisinin saptanamadığı ancak, ÇED sürecinin mevzuata uygun işletilip işletilmediği yönünden yapılan incelemede, keşif tarihinde yapılan tespitlerde ruhsat sahibi müdahil şirket tarafından 100 metre derinliğinde iki adet karotlu arama sondajı yapıldığı, karotlu sondaj için ÇED kararı alınmasına gerek olmasa da, Maden Yönetmeliği’nde yer alan ve yarma, kuyu açma gibi önemli kazı işlemlerinin yapılabileceği “detay arama dönemi” için ÇED sürecinin işletilmesinin gerekli olduğu, her ne kadar müdahil şirket tarafından belirtilen faaliyetlerin yapılmadığı ve yapılmasının da planlanmadığı belirtilse de buna engel teşkil eden herhangi bir durumun mevcut olmadığı, dosya içeriğinde ÇED raporu kapsamında değerlendirilen bu faaliyetler için müdahil şirket tarafından ÇED Yönetmeliği'ne göre proje tanıtım dosyası hazırlanıp detay arama dönemine yönelik bu sürecin işletildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı, bu durumda, Maden Yönetmeliği’nde yer alan ve yarma, kuyu açma ve sondaj gibi önemli kazı işlemlerinin yapılabileceği “detay arama dönemi” için ÇED süreci işletilmesi gerektiği halde bu süreç işletilmeksizin, Afyonkarahisar ili, Emirdağ ilçesi sınırları içerisinde bulunan 1.364,38 hektarlık alana ilişkin olarak müdahil ... Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine verilen ... sicil ve ... erişim numaralı IV. grup maden arama ruhsatında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, bununla birlikte, işbu kararın dava konusu maden arama ruhsatına ilişkin ÇED süreci neticesinin değerlendirmesi şeklinde yorumlanamayacağı, maden arama sahasına ilişkin işletilecek ÇED sürecinin taraflarca ayrıca bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı İdare temyiz dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmadığı ve bu nedenle de usul yönünden reddinin gerektiği, dava konusu işlemin Maden Kanunu ve bu Kanun hükümleri çerçevesinde düzenlenen Maden Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda yapıldığı, arama ruhsatına bağlı arama faaliyeti hakkının soyut bir hak olduğu, henüz hiçbir gelir elde etmemiş aramacı yada prospektörün ÇED ve diğer izin formalitelerine tabi tutulmasının arama ruhsatlarında düşüşe ve geriye gidişe neden olduğu, kanun koyucunun bu nedenle 7061 sayılı Kanun’da kolaylaştırıcı değişiklik yaptığı, ruhsat sahasının mera vasıflı arazi içerisinde kalması sebebiyle Yönetmeliğin 114. maddesi gereğince Afyonkarahisar İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden davacının talep ettiği müracaatlar hususunda eksiklik olup olmadığının değerlendirmesinin yapılmasının talep edildiği, S:... sayılı IV. grup arama ruhsatı için genel arama döneminde el karotlu sondaj yapıldığı, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrası hükmü gereği söz konusu el karotlu sondaj faaliyeti için ÇED kararı aranmayacağı, detay arama döneminde ise asgari faaliyetler kapsamında ÇED gerektirmeyen, topoğrafyada değişime yol açmayacak çalışmalar ile arama döneminin tamamlanabileceği düşünüldüğünde tevdi edilen faaliyet raporları incelendiğinde, gerçekleştirilen faaliyetlerin Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı, maden arama faaliyetinin hukuka ve tekniğe uygun şekilde gerçekleştirildiği, madenciliğe karşı çıkmanın kamu yararına ve ülke ekonomisine katkısına karşı çıkmak olduğu, hukuka uygun şekilde işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
Müdahil Temyiz Dilekçesinde; Mahkemenin gerekçesinin kanuni bir dayanağının bulunmadığı, gerek maden mevzuatında gerekse çevre mevzuatında detay arama, genel arama, ön arama dönemlerine yönelik ÇED süreci ile ilgili ayrı ayrı değerlendirme gerektiren bir hüküm bulunmadığı, Mahkeme kararının çelişkili olduğu, detay arama dönemine dair aykırılık iddiasıyla genel arama dönemine dair dava konusu ruhsatın iptal edildiği, davanın konusunun maden arama ruhsatı olduğundan maden mevzuatı açısından değerlendirilmesi gerektiği, çevre mevzuatı açısından değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğu, bilirkişilerin maden mevzuatı açısından ruhsatı uygun bulduğu, maden arama ruhsatının ÇED belgesi olmadan da düzenlenebileceği, bu aşamada çevresel etkilerin incelenmesinin anlamsız olduğu, kaldı ki arama ruhsatı sahibi olmadan ÇED sürecinin başlatılamayacağı, Kanun’a göre ÇED belgesinin işletme aşamasında alınabileceği, ayrıca çevresel etkilerin soyut aşamada kaldığı ve mesnetsiz olduğu, Maden ruhsatının olası etkilere göre değerlendirilemeyeceği, çevre mühendisi bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere maden arama çalışmalarının şirketlerince karotlu sondaj olarak gerçekleştirildiği, detay arama döneminde de galeri-yarma-kuyu vb. yöntemlerle maden araması yapılmasının öngörülmediği ve planlanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Afyonkarahisar ili, Emirdağ ilçesi hudutları dahilinde müdahil ... Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. uhdesinde bulunan S:... sayılı IV. grup maden arama ruhsatının 16/10/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, müdahil ... Metal Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketince, Maden Kanunu'nun 17/2. maddesi gereğince genel arama döneminin sonunda ... tarih ve ... sayılı dilekçe ekinde genel arama faaliyet raporunun davalı idareye tevdi edildiği, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı eksiklik bildirimine dair işleme istinaden verilen ... tarih ve ... sayılı başvuru dilekçesi ekinde eksikliklerin ikmal edildiği ve 16/10/2020 tarihi itibarıyla 4 yıllık detay arama dönemine geçildiği, davacılar tarafından üç aşamalı olan ve halihazırda detay arama dönemine geçilen söz konusu ... sicil ve ... erişim numaralı IV. grup maden arama ruhsatının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 168. maddesinde "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir" düzenlemesi yer almaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir." hükmü, aynı maddenin 14. fıkrasında, "Maden arama faaliyetleri, bu Kanunda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi değildir. İşletme faaliyetleri ise, bu Kanuna göre Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe göre yürütülür." hükmü bulunmaktadır.
Maden Kanunu'nun "Arama faaliyeti" başlıklı 17. maddesine 7061 sayılı Kanun ile eklenen ek fıkrada; "Jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaz." hükmü ve aynı Kanun'un "Faaliyetlerin denetimi" başlıklı 11. maddesinde; "Genel Müdürlük, maden hakları ile ilgili bütün faaliyetlerin yürütülmesini ve vecibelerin yerine getirilmesini kontrol ve denetimini yapmak ve yönlendirmek için teknik ve mali konuları yerinde incelemek maksadıyla ihtisaslaşmış diğer Devlet kuruluşlarından ve üniversitelerden de yararlanarak inceleme raporu hazırlatır.
Birinci fıkraya göre yapılan inceleme sonunda gerçek dışı ve/veya yanıltıcı beyanda bulundukları tespit edilenler hakkında 10 uncu madde hükümleri uygulanır." hükmü bulunmaktadır.
21/09/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte olan Maden Yönetmeliği'nin "Arama dönemi ve faaliyetleri" başlıklı 16. maddesinde; "(1) Arama faaliyet dönemi; sırasıyla ön arama, genel arama, detay arama ve uygun bulunması halinde fizibilite dönemlerinden oluşur.
(2) Arama ruhsatı/sertifikası sahipleri, her bir arama dönemine ait faaliyet raporunu hazırlayarak Genel Müdürlüğe süresi içerisinde vermek zorundadır.
(3) Ön arama döneminden genel aramaya, genel arama döneminden detay arama dönemine geçişlerde, yeni dönem önceki dönemin bittiği günün ertesi günden itibaren başlar. Detay arama dönemi içerisinde fizibilite dönemi talebi yapılması ve Genel Müdürlükçe uygun bulunması halinde arama ruhsatları, detay arama döneminin bittiği günün ertesi günden itibaren fizibilite dönemine hak sağlar.
(4) Arama ruhsat sahiplerinin arama dönemlerindeki yükümlülüklerini süresinden önce tamamlamaları halinde, dönem süre sonu beklenmeden bir sonraki döneme ve/veya işletme aşamasına geçilebilir.
(5) II. Grup (b) bendi, III. ve V. Grup madenlerde genel arama dönemi, IV. Grup madenlerde detay arama dönemi, IV. Grup (b), (c) ve (ç) bendi madenlerde talep edilmesi ve Genel Müdürlükçe uygun bulunması halinde fizibilite dönemine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeksizin işletme projesi verilemez ve işletme dönemine geçilemez.
(6) İşletme projesi verildiği tarihe kadar arama döneminde yapılan harcamaları içeren listenin ekinde; fatura, gider pusulası, maaş ödemesi ve diğer harcamalara ilişkin belgelerin ayrı ayrı verilmesi, gerek duyulması halinde ise Genel Müdürlüğün istediği ek bilgi, belge ve açıklamaların verilmesi zorunludur." düzenlemesi, "Detay arama dönemi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Miktar, yoğunluk, şekil, fiziksel özellikler, tenör/kalite ve mineral içeriğinin yüksek bir güvenilirlik düzeyinde hesap edilmesi amacıyla yapılan çalışmaları kapsar. Dört yıl süreli olan bu dönemde, maden yatağını üç boyutlu olarak ortaya koymak ve yüksek bir güvenilirlik düzeyinde hesaplama yapabilmek amacıyla yeter sayı ve sıklıkta mostra, kuyu, yarma, sondaj ve galeri açma çalışmaları yapılması gerekir. Buralardan yeterli sayı ve sıklıkta örnekleme yapılır. Maden yatağının sınırları ve sözü edilen özellikleri, örneklerin test ve analiz edilmesi suretiyle elde edilen verilere dayalı olarak ortaya konulur, kaynak hesaplanır ve maden yatağının işletilmesine yönelik özellikler de belirlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı yönetmeliğin "Genel ilkeler" başlıklı 104. maddesinde; "(1) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, maden ruhsat sahiplerinin izin taleplerini; Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili kanunların hükümlerine göre sonuçlandırır.
(2) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir.
(3) Tarım toprağı, sit alanı, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları, mera alanları ve sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları, 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunda belirtilen alanlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları, tabiat anıtları, tabiat koruma alanları, tabiat parkları, kent ormanları, gen koruma alanları, tohum mescere alanları, endemik ve korunması gereken nadir eko sistem alanları, sulak alanlar, su havzaları, mesire alanları, tarihi yapılar, tarihi sit alanları, su ürünleri üreme ve istihsal alanları gibi izne tabi alanlarda izin alınmadan veya ÇED, gayrisıhhi müessese izinlerinin sınıfı dışındaki izinler olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde işletme faaliyetleri durdurulur. ÇED, gayrisıhhi müessese izni ve mülkiyete ait izin alınmadan işletme faaliyetinde bulunulduğunun tespiti halinde Kanunun 7 nci maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir.
(4) Maden arama faaliyetleri, Kanunda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi değildir. İşletme faaliyetleri ise, Kanun ve bu Yönetmeliğe göre yürütülür.
(5) Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının madencilik faaliyetlerini etkileyen izne tabi alanlara ilişkin düzenlemelerinde, Bakanlığın görüşü alınır." düzenlemesi,
Aynı Yönetmeliğin "Mera alanlarında madencilik faaliyetleri" başlıklı 114. maddesinde; "(1) Maden arama ruhsat sahibi, mera, yaylak ve kışlakların bulunduğu alanlarda; sondaj, yarma, galeri gibi fiziki müdahale gerektiren maden arama faaliyetleri yapılmadan önce gerekli belgelerle il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne bir dilekçe ile başvurur. Başvuru tarihinden itibaren otuz gün içinde il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme sonucu uyulması gereken esaslar belirlenerek mera tahsis amacı değiştirilmeden izin verilir. Bu faaliyetler sonrası maden arama ruhsat sahibi, faaliyette bulunduğu bölgeleri düzenleyerek en geç altı ay içinde çevre ile uyumlu hale getirir. Maden arama ruhsat sahibi faaliyetlerini, verdiği bilgi doğrultusunda yapmak zorundadır.
(2) Bakanlığın, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne mera tahsis amacının değiştirilmesi talebinde bulunabilmesi için maden ruhsat sahibinin Bakanlığa müracaatı gereklidir. Bakanlık söz konusu müracaatı, müracaat tarihinden itibaren en geç bir ay içinde sonuçlandırır.
(3) Arama faaliyetleri sonunda rezervi belirlenen madenlerin üretim ve üretime yönelik tüm faaliyetlerin yapılacağı alanların tahsis amacı; Bakanlığın, il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne yapacağı bildirime müteakip, il mera komisyonunun ve Defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin Hazine veya ait olduğu vakıf adına tescili yapılır.
(4) Arama ruhsatı döneminde kaynağı belirlemeye yönelik yapılacak olan yüzeyden (mostradan) numune alımı için izin gerekmez.
(5) İşletme ruhsatı döneminde işletme faaliyetleri için mera tahsis değişikliği yapılır. İşletme izin alanı dışında yapılacak arama faaliyetleri ile ilgili olarak arama ruhsatı dönemindeki işlemler geçerlidir.
(6) Mera tahsis değişikliği yapılan alanlarda, Kanunun 7 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında belirtilen hükümlere ve bu Yönetmelikte belirtilen alanlarla ilgili kısıtlamalara uyulması kaydıyla, madencilik faaliyetleri için her türlü üretim ve geçici tesis yapılmasına izin verilir.
(7) İşletme ruhsatının, yürürlük tarihinden sonra mera alanı içine alınması halinde, ÇED kararı dahil gerekli izinlerin alınarak işletme izni düzenlenen ruhsat sahalarında, mevcut izinler çerçevesinde işletme faaliyetleri sürdürülür.
(8) Mera alanlarında mera tahsis değişikliği yapılmasını müteakip, Genel Müdürlükçe arama dönemi üretim izni veya işletme izni düzenlenen ruhsat sahalarında, faaliyetlerin mera tahsis değişikliği yapılan alan dahilinde yürütülmesi zorunludur.
(9) İşletme izni düzenlenen ruhsat sahalarında, ruhsat sahibince mera tahsis değişikliği yapılmadan faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi halinde Kanunun 7 nci maddesinin yirmi birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir. Genel Müdürlükçe müktesep haklar korunarak faaliyet durdurulur. Genel Müdürlükçe verilen durdurma kararı yükümlülükler yerine getirilmedikçe kaldırılmaz.
(10) İşletme izni talep edildiğinde tapu kayıtlarında mera tescili yapılmamış alanlarda, mevcut tapu kayıtlarına göre işlem yapılır." düzenlemelerinin yer aldığı görülmektedir.
29/07/2022 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Çevresel Etkileri, Ön İncelemeye Ve Değerlendirmeye Tabi Projeler" başlıklı Ek-2'nin 45/1/d maddesinde; "Maden arama projeleri (Sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, Jeolojik haritalama, jeofizik etüt, karot, kırıntı ve numune alma vb. yöntemlerle yapılan aramalar hariç)" ÇED kapsamında olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan mevzuatın incelenmesinden, maden arama faaliyetlerinin Maden Kanunu'nda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi olmadığı, işletme faaliyetlerinin ise, Maden Kanunu'na göre Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe göre yürütüleceği; jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren arama faaliyetleri için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmayacağı; Genel Müdürlüğün maden hakları ile ilgili bütün faaliyetlerin yürütülmesini ve vecibelerin yerine getirilmesini kontrol ve denetimini yapmak ve yönlendirmek için teknik ve mali konuları yerinde incelemek maksadıyla ihtisaslaşmış diğer Devlet kuruluşlarından ve üniversitelerden de yararlanarak inceleme raporu hazırlatacağı ve yapılan inceleme sonunda gerçek dışı ve/veya yanıltıcı beyanda bulundukları tespit edilenler hakkında aynı Kanun'un 10. madde hükümlerinin uygulanacağı; maden arama ruhsat sahibinin, mera, yaylak ve kışlakların bulunduğu alanlarda; sondaj, yarma, galeri gibi fiziki müdahale gerektiren maden arama faaliyetleri yapılmadan önce gerekli belgelerle il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne bir dilekçe ile başvuracağı, başvuru tarihinden itibaren otuz gün içinde il gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme sonucu uyulması gereken esaslar belirlenerek mera tahsis amacı değiştirilmeden izin verileceği, bu faaliyetler sonrası maden arama ruhsat sahibinin, faaliyette bulunduğu bölgeleri düzenleyerek en geç altı ay içinde çevre ile uyumlu hale getireceği, maden arama ruhsat sahibinin faaliyetlerini, verdiği bilgi doğrultusunda yapmak zorunda olduğu; tarım toprağı, sit alanı, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları, mera alanları ve sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 04/04/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1'inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1'inci derece sit alanları, 25/06/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunda belirtilen alanlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları, tabiat anıtları, tabiat koruma alanları, tabiat parkları, kent ormanları, gen koruma alanları, tohum mescere alanları, endemik ve korunması gereken nadir eko sistem alanları, sulak alanlar, su havzaları, mesire alanları, tarihi yapılar, tarihi sit alanları, su ürünleri üreme ve istihsal alanları gibi izne tabi alanlarda izin alınmadan veya ÇED, gayrisıhhi müessese izinlerinin sınıfı dışındaki izinler olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde işletme faaliyetlerinin durdurulacağı, ÇED, gayrisıhhi müessese izni ve mülkiyete ait izin alınmadan işletme faaliyetinde bulunulduğunun tespiti halinde Kanun'un 7. maddesinin 21. fıkrası gereğince işlem tesis edileceği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinde bulunan ve 11/05/2022 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen 16/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 28/08/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; yapılacak olan faaliyetlerin meraya geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde zarar verme ihtimalinin bulunmadığı; dava konusu sahanın henüz arama aşamasında olduğu, arama çalışmaları sırasında (sondaj dahil) siyanür veya diğer herhangi bir kimyasal maddenin kullanılmadığı, maden mevzuatına aykırı bir durumun saptanmadığı, arama çalışmasının maden arama teknolojisine uygun olduğu, arama ruhsatı aşamasında arama çalışmaları için galeri-yarma-kuyu açma gibi önemli bir kazı işlemi yapılmayacaksa ÇED kararının aranmayacağı, ekonomik olarak işletilebilecek altın varlığının tespit edilmesi durumunda oluşacak kamu yararının, çevreye verilmiş/verilecek sınırlı zararların çok üstünde olacağı; dava konusu alanda maden arama çalışmasının mevzuata uygun olarak iki adet 100 metre derinliğinde karotlu arama sondajı yapıldığı, bilimsel olarak yapılan sondajın sığ sondaj kategorisinde yer aldığının değerlendirildiği, maden arama aşamasında, dava konusu alanda yapılan sondaj faaliyetlerinin yeraltı suyunu besleyen ortamları etkileyecek düzeyde olmadığı, ayrıca, maden arama aşamasında, yüzeysel akışın etkilenmesini gerektirecek ve havzadaki su dengesini değiştirerek su kalitesinin olumsuz etkilenmesine neden olabilecek faaliyette bulunulmadığı, maden arama aşamasında mevcut su kaynaklarının kuruması veya yeni su kaynaklarının oluşmasına neden olabilecek herhangi bir olumsuzluk olmadığı; arama ruhsatı alma işleminin ÇED sürecinden önce olması gereken bir uygulama olduğu, karotlu sondaj için ÇED kararı alınmasına gerek olmadığı, ancak Maden Yönetmeliği'nde yer alan "detay arama dönemi" için ÇED sürecinin işletilmesinin gerekli olduğu yönünde görüş ve kanaatlerin bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda, mahallinde yapılan tespitlerle müdahil şirketçe arama çalışmaları sırasında (sondaj dahil) siyanür veya diğer herhangi bir kimyasal maddenin kullanılmadığı, galeri-yarma-kuyu açma gibi önemli bir kazı işlemi yapılmadığı, 100 metre derinliğinde iki adet karotlu arama sondajı yapıldığı, maden mevzuatına aykırı bir çalışmanın yapılmadığı, yapılan arama çalışmasının maden arama teknolojisine uygun olduğu; müdahil firma tarafından hazırlanan "Genel Arama Dönemi Faaliyet Raporunda"; cevherleşmeyi ortaya çıkarabilmek için detay arama dönemi ve sonraki dönemlerde daha detaylı numuneleme ve karotlu sondaj çalışmasının yapılmasının planlandığı; yapılan numuneleme ve sondaj çalışmalarının ÇED kapsamında olmadığı anlaşılmaktadır,
Diğer taraftan ÇED kapsamına girebilecek mostra, kuyu, yarma ve galeri açma gibi çalışmaların ÇED olumlu kararı alınmaksızın yapıldığının idarece tespiti halinde, Maden Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca işlem tesis edileceği de açıktır.
Bu itibarla, maden mevzuatına aykırı çalışma yapıldığı açıkça ortaya konulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde müdahile iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 15/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerden birinin bulunmasına bağlıdır.
Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.