Danıştay danistay 2023/11 E. 2025/3787 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/11
2025/3787
17 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/11
Karar No : 2025/3787
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACILAR)
Kendi adlarına asaleten ... adına velayeten;
I- ...
II- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Kocaeli ili, Derince ilçesi, ... İlkokulunda eğitim gören çocukları ...'in okul bahçesinde demir kapının rayından çıkarak üzerine devrilmesi sonucu vefat etmesi olayında davalı idarenin ihmalinin ve ağır hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla destekten yoksun kalma nedeniyle uğradıkları maddi zarar ile yaşadıkları acı, elem ve ızdırap nedeniyle uğradıkları manevi zararın giderilmesi gerektiği iddialarıyla müteveffanın annesi ... için (miktar arttırım dilekçesi ile arttırılmış) 115.638,58-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminat ile babası ... için (miktar arttırım dilekçesi ile arttırılmış) 91.284,66-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminatın ve kardeşi ... için 300,00-TL maddi ve 150.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 207.223,24-TL maddi ve 450.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; okul yönetimince mevzuattan kaynaklı sorumlulukların yerine getirilmesinde ihmal gösterildiği, denetim ve gözetim yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirilmediği ve hizmetin kötü işlemesine mahal verildiği, diğer yandan davalının öğrencilerin okullarda can güvenliğinin sağlanmasına ilişkin görev ve sorumlulukları bağlamında mevzuattan kaynaklanan hem idari ve hem de mali yönden denetim, gözetim, takip, ihbar, uyarı yapmak yükümlülüklerinin bulunduğunun sabit olduğu, öğrencilerin emniyetleri için tehdit ve tehlikelerin arındırılması konusunda mevzuat ile kendilerine yüklenmiş görevlerin yerine getirilmemesi ve idarelerce üstlenilen kamu hizmetinin kötü işletilmesi nedeniyle, müteveffa ...'in ölümü olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davanın, ... için maddi tazminat istemi yönünden, kardeşin kardeşe destekliliği için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Nafaka Yükümlülüğü" başlıklı 364. maddesinde belirtilen çok özel koşulların varlığının gerektiği, olayda söz konusu koşulların bulunmaması nedeniyle davacı ...'in vefat eden kardeşinin desteğinden faydalanamayacağından davacılardan ... için istenilen maddi tazminat talebinin reddine, davanın, ... ile ... için maddi tazminat istemi yönünden; müteveffa ...'in ölümü olayında davalının kusurlu olduğundan davacılardan ... ile ...'in maddi zararlarının karşılanması gerektiği, ... ve ...'in uğradığı maddi zarara (destekten yoksun kalma) karşılık ... için 91.284,66-TL, ... için 115.338,58-TL'nin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemleri yönünden; hizmet kusuru sonucu davacıların çocukları/kardeşini kaybetmiş olması, hizmet kusurunun ağırlığı ve hukuka aykırılığın derecesi, olayda duyulan ve yaşamları süresince duyacakları elem ve ızdırabın şiddeti de dikkate alındığında anne ... için 150.000,00-TL, baba ... için 150.000,00-TL, kardeş ... için 150.000,00-TL olmak üzere, toplam 450.000,00-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar: Dava konusu olayla ilgili olarak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun eksik ve hatalı olduğu, bilirkişinin hesaplamayı internette yer alan bir hesaplama sitesine bir takım verileri girerek yaptığı, dolayısıyla raporun bilimsel temeli olmayan ve sadece veri girişi üzerinden hesaplanan bir rapor olmaktan öteye geçmediği, bilirkişi raporunun hükme esas teşkil edebilecek vasıfta ve doğrultuda olmadığı, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülerek, kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
Davalı Milli Eğitim Bakanlığı: Davanın öncelikle süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, manevi zararın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle kabul edilen manevi tazminat tutarına faiz uygulanamayacağı, kabul edilen maddi tazminat tutarına da başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği belirtilerek, istinaf kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiş olup, davacılar tarafından davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kocaeli ili, Derince ilçesi, ... İlkokulunda 1. sınıf öğrencisi olan davacıların oğlu ..., 04.10.2018 tarihinde okul bahçesi giriş kapısının rayından çıkarak üzerine devrilmesi sonucu ağır yaralanmış ve kaldırıldığı Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinde vefat etmiştir.
Davacılar tarafından, yaşanan olayda idarenin ihmalinin ve hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, destekten yoksun kalma nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle 07.09.2020 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulmuş, söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine maddi ve manevi tazminat istemli işbu dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde, bedensel zararların; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu; "Belirlenmesi" başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasında, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği; zarar veya tazminattan indirilemeyeceği, hesaplanan tazminatın, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamayacağı veya azaltılamayacağı; 2. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinin, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminata İlişkin Kısmı ile Kardeş ... Yönünden Verilen Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminata ilişkin kısmı ile kardeş ... yönünden maddi tazminat isteminin reddi bakımından, usul ve hukuka uygun olup, davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Anne ... ve Baba ... Yönünden Verilen Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi: Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır.
Destekten yoksun kalma tazminatının şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermek zorundadır. Maddi tazminatın amacı, zarar verici olay meydana gelmeseydi; zarar gören, mal varlığı açısından hangi durumda bulunacak idiyse, o durumun yeniden kurulması olup; zarar, eğer destek ölmeseydi, destekten yoksun kalanın gelecekte faydalanacağı yardımı tespit etmek amacıyla belirlenir. Burada karşılanması gereken gerçek zarar, desteğin davacıya sağlayacağı yardımların toplamıdır.
Öte yandan, dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi, yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere, hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple özellikle aktüeryal yönden maddi tazminat hesaplanması gereken davalarda bilirkişinin görüşünün alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Asgari ücret tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu taban ücreti olup kamu düzeni ile ilgilidir. Asgari ücretin altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Davacıların oğlu müteveffanın olay tarihinde 6 yaşında olduğu ve gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığı göz önüne alındığında, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken 18 yaşını doldurduktan sonra gelir elde etmeye başlayacağı ve elde edeceği gelirin de net asgari ücret olacağı kabul edilerek hesaplamanın yapılması gerekmektedir.
İdare Mahkemesi tarafından hükme esas alınan 30/11/2021 tarihli hesap bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacıların çocuklarının olay tarihindeki yaşının 6 olarak belirtildiği, 18 yaşını dolduracağı 26/09/2030 tarihine 6 aylık askerlik süresinin eklenmesinden sonra tazminat hesaplamasının başlangıç tarihinin 26/05/2031 olarak belirlendiği, davacıların çocuğunun bu tarihte elde edeceği varsayımsal gelirin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplandığı, 26/05/2031 ile 31/12/2031 tarihleri arasındaki 7 aylık gelirin 37.290,00 TL olarak hesaplandığı, hesaplanan bu gelir üzerinden iskonto katsayısı uygulanarak davacılara ödenecek destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlendiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda, davacıların çocuklarının gelir elde edeceği yıldaki varsayıma dayalı gelirinin raporun düzenlendiği tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplandığı görülmektedir.
Davacıların 18 yaşından küçük çocuğunun gelir elde edeceği yaşın 18 olduğu kabul edilerek, öncelikle gelir elde edeceği dönemdeki gelirinin doğru bir şekilde hesaplanması önem arz eden bir husustur. Bu konuda hesaplamanın şu şekilde yapılması gerekmektedir; öncelikle belirli olan asgari ücret üzerinden elde edilecek yıllık gelir tespit edilmeli, belirlenen bu ücret üzerinden her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle (1/kn formülü uygulanarak) davacıların çocuğunun gelir elde edeceği tarihteki varsayımsal gelirinin belirlenerek, destekten yoksun kalma tazminat tutarının belirlenen gelir üzerinden hesaplanması gerekmektedir.
Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak yeni bir hesap bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
a) Anne ... ve Baba ... yönünden verilen maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Manevi tazminata ilişkin kısmı ile kardeş ... için istenen maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 17/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.