SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/969 E. 2025/5712 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/969

Karar No

2025/5712

Karar Tarihi

16 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/969 E. , 2025/5712 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/969
Karar No : 2025/5712

Temyiz İsteminde Bulunanlar : I- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... 3- ...
Vekilleri : Av. ...
II- (DAVALILAR)
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
Vekilleri : Av. ...
3- ... Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. ...

4- ... Bakanlığı
Vekilleri : Hukuk Müşaviri ...

İstemin Özeti: 09/09/2009 tarihinde meydana gelen sel baskını nedeniyle Küçükçekmece, 2. Bölge tapuda ... pafta, ... ada, ... sayılı parsel üzerinde kurulu S.S. ... Kooperatifi'ne tahsisli arsanın M:... arsa paylı ... nolu evde bulunan eşyaların zarar gördüğünden bahisle 29.921,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Dairemizin bozma kararına uyularak verilen kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmaların Özeti : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı idareler ile davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihi kısmı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında karar verilmeksezin, işin gereği görüşüldü:
Dava; 09/09/2009 tarihinde meydana gelen sel baskını nedeniyle Küçükçekmece, 2. Bölge tapuda ... pafta, ... ada, ... sayılı parsel üzerinde kurulu S.S. ... Kooperatifine tahsisli arsanın M:... arsa paylı ... nolu evde bulunan eşyaların zarar gördüğünden bahisle 29.921,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, maddi tazminat talebine yönelik istemin 10.291,89-TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne fazlaya dair 18.999,11 TL yönünden ise reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin 15.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, kabul edilen maddi tazminatın 1.715,31-TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 3.430,63-TL'sinin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, 1.715,31-TL'sinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve 3.430,63- TL'sinin de Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından ödenmesine, davalı Küçükçekmece ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından davacıların başvuru tarihi olan 02/09/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, diğer davalı idareler tarafından da 07/02/2019 tarihli hasım düzeltme kararının taraflarına tebliğ tarihinden itibaren (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı açısından 11/03/2019, İSKİ açısından 12/03/2019 tarihinden) işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlı olup; temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.
6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacıların tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacıların talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda aktarılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacıların dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacıların tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, miktar artırım ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacılar tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da miktar artırımı ile arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihi, idareye başvuru yapılmadan açılan davalarda ise dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; temyize konu Mahkeme kararının, davacılara ödenecek maddi tazminatın miktar artırımı ile artırılan kısma yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İSKİ açısından hasım düzeltme kararının taraflara tebliğ tarihi olan 11/03/2019 ve 12/03/2019 tarihlerinden itibaren ödenmesine ilişkin kısımlarının kaldırılarak, her davacı yönünden, tespit edilen maddi tazminatın tamamına yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihinin, davacıların başvuru tarihi olan 02/09/2010 olarak uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın miktar artırımı ile artırılan kısma yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan temyiz yürütmeyi durdurma harçlarından 133,00 TL'nin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresine, 97,70 TL'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına istemleri halinde iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim