SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/907 E. 2025/5188 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/907

Karar No

2025/5188

Karar Tarihi

29 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/907 E. , 2025/5188 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/907
Karar No : 2025/5188

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...


İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.


YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Şırnak ili, ... ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapmaktayken; ... harekatına katılmamak suretiyle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.11. maddesinde düzenlenen "Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak" fiili ile 17/ç.18. maddesinde düzenlenen "Kontrol, genel arama, iz sürme, gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek" fiilini işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin Şırnak Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı olur işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Köy Kanunu ile güvenlik korucularının görev alanlarının, bulundukları köy veya şartları oluştuğu takdirde yapılacak iller arası görevlendirme suretiyle belirlenen yerler olarak düzenlendiği, davacının görevine son verilmesine neden olan yurt-dışı görevlendirmesinin ise Yönetmelik'in 11'inci maddesinin 7'nci fıkrası uyarınca yapılmış olduğu, Kanun maddesinde ise yurt-dışı görevlendirme yapılabileceğine ilişkin herhangi düzenleme yer almadığı, sadece belirtilen usuller takip edilerek yurt-içinde görevlendirme yapılabileceği, Köy Kanunu'nda güvenlik korucularının görev alanlarına yönelik belirlenmiş hükümleri, ilgililerin göreve alınış amaçlarını ve tabi oldukları görev alanlarını aşacak şekilde düzenlenen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 11/7'nci maddesinin Kanun'daki görev alanı düzenlemelerine aykırı olduğu ve bakılan davada dikkate alınmaması gerektiği, Köy Kanunu'nun güvenlik korucularının görev alanlarına yönelik hükümleri ve Yönetmelik'in 11/7'nci maddesindeki yurt-dışı görevlendirmeye ilişkin hükmün birlikte değerlendirilmesinden, idarenin kamu hizmetlerini yerine getirmede etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisinin başta Anayasa olmak üzere, kanuna ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılması gerektiği göz önüne alındığında, idarece normlar hiyerarşisinde daha altta bulunan düzenleyici işlem hükmü ile Kanun hükmünü ve amacını aşan bir düzenleme dikkate alınarak davacının görevlendirildiği, davacının ise Kanun'a aykırı bir düzenleme ile yapılmış olan yurt-dışı görevine katılmadığı, haliyle davacının hukuka uygun olarak ortaya getirilmiş bir göreve katılmamazlık etmediği anlaşıldığından, emre itaatsizlik veya göreve çağrılmasına rağmen katılmama halleri arasında değerlendirilemeyecek eylemi nedeniyle görevine son verilmesi işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden (26/03/2020) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden (26/03/2020) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; olayda, davacının Şırnak ili, ... ilçesi, ... Köyü'nde güvenlik korucusu olarak görev yaptığı dönemde,... Operasyonunda görevlendirildiği, 26/01/2020 tarihinde tutulan tutanakta; İçişleri Bakanlığının 04/10/2019 tarih ve 17124 sayılı Oluru ve Şırnak Valiliğinin... tarih ve ... sayılı Olur'u ile Kuzey Irak bölgesinde icra edilen ... Harekatına katılmak üzere aralarında davacının da bulunduğu geçici köy korucularına ....K.lığı emrine görevlendirildikleri ve en kısa süre içinde görevlerine gitmeleri hususu kendilerine tebliğ edildiği, davacının da dahil olduğu korucuların göreve gitmeyeceklerini beyan ettikleri, davacının icra edilecek operasyonel faaliyete katılmadığı, operasyona katılmaması sebebiyle davacıya İdil İlçe Jandarma Komutanlığı'nın.... tarih ve ... sayılı yazı ile savunmasını verebilmesi için yedi iş günü süre verildiği, davacının belirtilen süre içerisinde savunmasını verdiği, savunmasında; sağlık sorunlarının bulunduğu, daha öncesinde ameliyat geçirdiği, soğuk ve hastalık sebebiyle göreve gidemeyeceği hususlarına yer verdiği, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, çağrıldığı halde operasyona katılmadığının sabit olduğu, bu eyleme ilişkin olarak davacıya savunma hakkı tanındığı ve davacının savunmasını verdiği, savunmada ileri sürülen sağlık durumuna ilişkin olarak operasyona katılmasına engel teşkil edecek nitelikte sağlık sorunu bulunduğuna ilişkin herhangi bir sağlık raporunun bulunmadığı, ilgili mevzuata göre kolluk ve güvenlik görevi kapsamında görev icra ettiği açık olan davacının savunmasında ileri sürdüğü iddiaların yerine getirilecek görevin nitelik ve önemi göz önünde bulundurulduğunda haklı ve yeterli olarak kabul edilemeyeceği, mevzuatla öngörülen usuller yerine getirilerek çağrıldığı göreve katılmadığı tespit olunan davacının eylemine uyan Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.18. maddesi uyarınca görevden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından yurt dışında görevlendirmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı iddia edilmiş ise de; davacının Cumhurbaşkanlığının 02/10/2019 tarihli, 161568 ve 169197 sayılı talimatlarına istinaden İçişleri Bakanlığının 04/10/2019 tarih ve 17124 sayılı Oluru ve Şırnak Valiliğinin... tarih ve ... sayılı Oluru ile görevlendirildiği anlaşıldığından söz konusu iddiaya da itibar edilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, söz konusu işleme dayalı olarak davacının parasal ve özlük hak ödenmesi talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne,... İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka, dava konusu işlemin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, ilgili mevzuat kapsamında Köy Kanunu gereği; güvenlik korucularının görev alanının köy ve şartlar oluştuğu takdirde iller arası olduğu, yurtdışı görevlendirmenin mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve davacının adli yardım talebinin Mahkemece kabul edildiği dikkate alınarak işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Şırnak ili, ... ilçesi, ... Köyünde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının; 02/10/2019 tarih ve 161568-169197 sayılı Cumhurbaşkanlığı Talimatı ve 04/10/2019 tarih ve 17124 sayılı Bakan Oluru ve 21/10/2019 tarih ve 18127 sayılı Bakanlık Olurlarıyla... harekatına katılmak üzere ülke dışına görevlendirilen güvenlik korucuları arasına alındığı, bağlı bulunduğu karakol komutanlığı tarafından göreve çağrılmasına rağmen katılmadığı gerekçesiyle Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç.11. maddesinde düzenlenen "Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak," fiili ile 17/ç.18. maddesinde düzenlenen "Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek" fiilini işlediğinden bahisle tesis edilen görevine son verilmesine ilişkin Şırnak Valiliğinin 21/02/2020 tarihli olur işleminin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1) Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: ... f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 11. alt bendinde; 'Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak,' hükmü, aynı maddenin 18. alt bedinde; 'Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.
24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.
Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun "Güvenlik Korucularına Verilecek Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller" başlıklı 74/A maddesi incelendiğinde; dava konusu işleme esas "Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak," ve "Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek" şeklinde belirtilen ve göreve son verilmesini gerektiren fiil olarak yaptırım öngören düzenlemesinin, Köy Kanunu'ndaki yeni düzenlemede göreve son verilme gerekçesi olarak aynen yer almadığı; bu nedenle dava konusu işleme esas fiilin güvenlik korucusunun özlük dosyası da göz önünde tutularak Köy Kanunu ilgili maddeleri ve Yönetmelik hükümleri kapsamında idare tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, idare tarafından dava konusu fiil yeniden değerlendirilerek karar verilebileceğinden davacının parasal haklarına ilişkin talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, parasal hakların ödenmesi yönündeki Mardin 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabul, kaldırma, davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim