SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/7320

Karar No

2025/8525

Karar Tarihi

11 Kasım 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7320 E. , 2025/8525 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7320
Karar No : 2025/8525

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bitlis ili, Mutki ilçesi, ... Köyünde ... olarak görev yapan davacının bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası ile cezalandırıldığından bahisle 16/07/2018 tarihli Bitlis Valiliği oluru ile görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlem ve davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının görevine son verilmesi işleminin bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası aldığından bahisle tesis edildiği, ancak dava konusu işlem kapsamında davacının savunmasının alınmadığının görüldüğü, bu durumda, savunma hakkının usulüne uygun ve etkin bir şekilde kullanılmasına imkan vermeden Anayasal güvence altında bulunan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davacı hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ilgilinin leh ve aleyhindeki tüm deliller toplanıp, soruşturma raporu düzenlenerek yapılacak değerlendirme sonucunda davalı idarece savunma alındıktan sonra yeniden işlem tesis edileceğinin de açık olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer verilen, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, davacının görevinden ayrı geçirdiği dönemde yoksun kaldığı aylıklarının her bir maaş ödeme kalemi için hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanmasının gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak her bir maaş ödeme kalemi için hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 442 sayılı Köy Kanunu'nun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin çıkarıldığı ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği; bu durumda, kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği açık olduğuna göre, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği; burada, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, Anayasa'nın 152. ve 153. maddeleri dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi'nce bir Kanunun veya KHK'nın tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun bulunmadığı, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği, aksi halde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı, ki bu durumun, Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği; dolayısıyla, anılan Anayasa Mahkemesi kararında yürürlüğün ertelenmesine de karar verilmiş olmasının, işbu davada yukarıda aktarılan sonuca ulaşılmasına engel olarak görülmediği gerekçesiyle, "dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak (...) davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine, dava dilekçesinde faiz ödenmesi yönünde bir istem bulunmadığından olmayan bir istem hakkında hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf konusu mahkeme kararının "her bir maaş ödeme kalemi için hakediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte" şeklindeki kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne ve Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, göreve son verme işleminin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, ceza verilmeden önce soruşturma yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bitlis ili, Mutki ilçesi, ... Köyünde ... olarak görev yapan davacının Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/1-ç-14. alt bendi uyarınca görevine son verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,(...) tarihi izleyen günden başlar." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; 16/04/2018 ve 05/07/2018 tarihinde "1/8 ücretten kesme" disiplin cezası ile iki kez tecziye edilen davacının bir yıl içerisinde birden fazla ücretten kesme cezası aldığı gerekçesiyle 16/07/2018 tarihli Vali Oluru ile görevine son verildiği, işbu göreve son verme işleminin iptali istemiyle 21/11/2019 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde işlemin tebliğ tarihi olarak 18/10/2019 tarihi gösterilmiş ise de, dava dilekçesi ekinde tebellüğ belgesinin bulunmadığı, davalı idare tarafından sunulan dilekçe ve ekinde de işlemin tebliğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı görülmektedir.

Bu durumda, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilebilmesi için, dava konusu işlemin tebliğ edilip edilmediğinin, edildiyse hangi tarihte tebliğ edildiğinin araştırılması, öte yandan, dava konusu işlemin göreve son verme olması ve bu işlemin hukuki sonuçlarından davacının haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, işlemin nasıl ve ne zaman uygulanmaya başlandığının da davalı idareden sorularak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunamamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 11/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim