SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/721 E. 2025/6546 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/721

Karar No

2025/6546

Karar Tarihi

8 Eylül 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/721 E. , 2025/6546 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/721
Karar No : 2025/6546

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği
VEKİLİ : ...
2- ... Kaymakamlığı -...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Sur ilçesi, ... Mahallesinde güvenlik korucusu olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, "Amirindeki ve mahiyetindekilere fiili taarruzda veya taarruz teşebbüsünde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği uyarınca görevine son verilmesine yönelik Sur İlçe Jandarma Komutanlığı'nın ... tarih ve...sayılı ve 28/08/2019 tarihli Valilik olurlu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Karakol Komutanı J.Asb.Kd.Bçvş. H. A.'nın davacının nöbet yerini değiştirmesi üzerine davacı tarafından Karakol Komutanı ile görüşmeye gidildiği, Özekli Jandarma Karakol Komutanlığı bahçesinde Karakol Komutanı ile davacı arasında yaşanan tartışma neticesinde davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında alınan bilgi almaya yönelik ifadeler incelendiğinde; Uzm.J.Kad. Çvş E. A'.nın ifadesinde; bağırma sesleri üzerine karakol komutanının bulunduğu kamelyaya gittiğinde davacının "sen kimsin ki nöbetleri değiştiriyorsun, bu böyle yürümez, tayininin çıkmasına az kaldı göreceksin sen, HDP'ye oy verdiğini biliyorum hesap vereceksin" dediğini, davacı ile karakol komutanının arasına girdiğini ancak davacının onu itmeye çalışarak geçmeye çalıştığını, kendisinin davacıyı "ne yapıyorsun bıraksam komutanı mı döveceksin suç işliyorsun" diyerek uyardığını, davacının telefonuyla birini arayarak "ne oldu bizim iş Hacı Bçvş.'un tayini çıkmadı hala" dediğini, davacıyı konuşup ikna ederek karakoldan uzaklaştırdığını, J.Uzm.Çvş S. E'.nin ifadesinde; davacının Karakol Komutanını eliyle göğsünden iterek "sen HDP'lisin karakolda yolsuzluk yapıyorsun" dediğini duyduğunu, bunun üzerine personele haber verdiğini, kamelyanın olduğu bölgeye geldiklerinde E. A.'nın davacıyı sakinleştirmeye çalıştığını, davacının karakol komutanına fiziki müdahalede bulunmak amacıyla saldırmaya çalıştığını, E. A.'nın davacıyı sakinleştirip nizamiye dışına çıkarttığını, J.Uzm.Çvş N. M.'nin ifadesinde; J.Uzm.Çvş. S. E.'nin Karakol Komutanının biriyle tartıştığını söylemesi üzerine olay yerine gittiklerini, davacının karakol komutanına fiziki müdahalede bulunmak amacıyla saldırmaya çalıştığını, J.Uzm.Çvş E. A.'ın davacıya müdahale ederek geçmesini engellemeye çalıştığını, davacının bağırmaya devam etmesi üzerine ise onu sakinleştirip nizamiye dışına çıkarttığı yönündeki benzer nitelikte ifadelerden davacının Karakol Komutanına yönelik olarak taarruz teşebbüsünde bulunduğunun sabit olduğu anlaşılmakla, davacının Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17. maddesinin ç fıkrasının 17. bendi gereğince görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, görevine son verilmesine yönelik işleme ilişkin tek delilin olayın tarafı olan karakol komutanının emri altındaki ve tarafsız olmalarının beklenemeyeceği 3 askerin mahkeme ya da savcılık huzurunda alınmış olmayan, doğrulanmayan ifadeleri olduğu, disiplin soruşturmasının usulüne uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 17. alt bendinde; 'Amirine veya mahiyetindekilere fiili taarruzda veya taarruz teşebbüsünde bulunmak' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.
24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.
Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.

Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.17. maddesinde yer alan "Amirine veya mahiyetindekilere fiili taarruzda veya taarruz teşebbüsünde bulunmak" hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/A.ç.9. maddesinde "Amirlerine ve birlikte görev yaptığı personele karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, fiili taarruzda bulunmak ya da bu fiillerin işlenmesini tahrik ya da teşvik etmek," şeklinde yer aldığı; dosyanın incelenmesinden ise; davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim