Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/7206
2025/7512
13 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7206
Karar No : 2025/7512
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, Sındırgı ilçesi, ... Mahallesi hudutlarında bulunan IR: ... numaralı IV-a grubu (kaolen) işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından, ruhsat sahasında bulunan 48.016,06 m² açık işletme ve 3.078,46 m² bitkisel toprak depolama alanı olmak üzere toplam 51.064,52 m²'lik alan için yapılan orman izin başvurusunun reddine yönelik Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin, madencilik faaliyetlerinin sürdürüleceği 48.016,06 m² açık işletme ve 3.078,46 m² bitkisel toprak depolama alanı olmak üzere toplam 51.064,52 m²'lik alan için yapılan izin başvurusunun, izin talebi alanının dere yatağına, tarım arazilerine yakın mesafede olması, yol ve yerleşim yerleri ön görünümünde bulunması nedeniyle izne konu edilmesinde kamu yararı ve zorunluluktan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, izin raporunda ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı ve izin verilmesinde kamu yararı ve zaruretinin bulunduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre izin verilmesinde sakınca olmadığının belirtildiğinin görülmesine karşın, dava konusu orman izninin reddedilmesine gerekçe olarak gösterilen; dere yatağına, tarım arazilerine yakın mesafede olması, yol ve yerleşim yerleri ön görünümünde bulunmasına ilişkin hususlar, (kroki, mesafe ölçümü, inceleme/araştırma raporu, görsel veri vb.) somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmaksızın ve orman izninin değerlendirilmesi aşamasında Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 23/03/2020 tarihli raporun yeterli görülmemesine ilişkin hukuken kabul edilebilir ve geçerli gerekçelere yer verilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, izin talep edilen sahanın dere yatağını, tarım arazilerine yakın olduğu, yol ve yerleşim yerlerinin ön görünümünde bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Balıkesir ili, Sındırgı ilçesi, ... Mahallesi hudutlarında bulunan IR:... numaralı IV-a grubu (kaolen) işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından, ruhsat sahasında bulunan 48.016,06 m² açık işletme ve 3.078,46 m² bitkisel toprak depolama alanı olmak üzere toplam 51.064,52 m²'lik alan için yapılan orman izin başvurusunun izin talebi alanının dere yatağına, tarım arazilerine yakın mesafede olması, yol ve yerleşim yerleri ön görünümünde bulunması nedeniyle izne konu edilmesinde kamu yararı ve zorunluluktan bahsedilemeyeceği belirtilerek reddine yönelik Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 169. maddesinde; "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz." amir hükmü bulunmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 16. maddesinde; ''Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar. Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir. Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir. Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Orman Kanunu 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin ''Kesin İzin'' başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; ''Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir.'' hükmü, ''Kesin izin süre uzatımı'' başlıklı 10. maddesinde; ''(1) İzin sahibinin yenilenmiş ruhsat, revize edilmiş rehabilitasyon projesi ve bu Yönetmelik hükümlerine göre istenen evrak ile birlikte izin süresi son günü mesai bitimine kadar bölge müdürlüğüne müracaatı halinde mevcut iznin bitim tarihinden itibaren bu Yönetmelik hükümlerine göre süre uzatımı yapılabilir. Süre uzatımının Bakanlıkça uygun bulunması halinde teminat ve arazi izin bedeli güncellenir, onaylı taahhüt senedi alınır. (2) İzin süresi ile birlikte ruhsat süresinin de sona ermesi ve izin sahibinin ilgili kanun hükümlerine göre yenilenmiş ruhsatı alamaması halinde; izin sahibinin, izin süresi son günü mesai bitimine kadar Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınmış ruhsat hukukunun yürürlükte olduğuna veya işletme ruhsatına geçişle ilgili işlemlerin devam ettiğine dair belge ile birlikte bölge müdürlüğüne müracaat etmesi, bir yıllık arazi izin bedelini ödemesi ve mevcut taahhüt senedi hükümlerini kabul ettiğine dair onaylı ek taahhüt senedi vermesi halinde bir yıl süreyle izin aynı şartlarla devam eder. (3) Bu maddenin ikinci fıkrasında tanınan süre içinde yenilenmiş ruhsat, revize edilmiş rehabilitasyon projesi ve bu yönetmelik hükümlerine göre istenen evrak ve bir yıllık arazi izin bedelini ödediğine dair belge ile birlikte süre uzatımı için müracaat edilmesi halinde izin bir yıl daha devam eder, ancak bu fıkradaki süre içinde sahada çalışmaya müsaade edilmez.'' düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından yapılan orman izni talebine yönelik başvurunun davalı idarece "izin talebi alanının dere yatağına, tarım arazilerine yakın mesafede olması, yol ve yerleşim yerleri ön görünümünde bulunması nedeniyle izne konu edilmesinde kamu yararı ve zorunluluktan bahsedilemeyeceği" belirtilerek reddedildiği görülmüş olup uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için tarafların iddialarının Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak değerlendirilmesi gerektiğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, eksik inceleme sonucunda dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 13/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.