Danıştay danistay 2022/7201 E. 2025/3363 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/7201
2025/3363
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7201
Karar No : 2025/3363
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALILAR : 1- ...Kurulu Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. ...Av. ...
2- ... Kurul Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1- 2022 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Kılavuzu'nun "Doçentlik Başvuru Şartları" başlıklı kısmının 2.1.1 maddesinde yer alan "...en az 90 puan karşılığı çalışmanın doktora unvanını almasından sonra gerçekleştirilmiş olması" ibaresi ile,
2- 2022 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Şartlarından Tablo 1, Tablo 2, Tablo 3, Tablo 4, Tablo 5, Tablo 6, Tablo 8, Tablo 9, Tablo 10, Tablo 11, Tablo 12, Tablo 13'de yer alan "...en az doksan (90) puanının doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilen çalışmalardan elde edilmiş olması kaydıyla," ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı sendika tarafından, dava konusu hükümler ile dayanak Kanun ve yönetmelik maddelerine aykırı olacak şekilde üst normlarda yer almayan bir kısıtlama getirildiği, mevzuatta bir karşılığı ve dayanağı olmayan adayları sınırlandıran düzenlemelerin yer aldığı, kılavuz ile düzenleme yapma yetkisinin sınırının aşıldığı, bu durumun normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, akademik çalışma hayatının bütünlük arz ettiği, akademik çalışmaların yüksek lisans-doktora öncesi-doktora sonrası gibi ayrımlara tabi tutulmasının kamu yararı ile bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması: Usule ilişkin olarak davanın ehliyet ve süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak doçentlik sınavı başvuru şartlarının, Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 3. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurulca belirlendiği ve Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylandığı, mevzuat hükmü doğrultusunda idari işlemin yetki unsuru bakımından herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, getirilen şarta ilişkin olarak; doçent adayından doktora unvanından sonra doçent olabilmesi için asgari olarak belli bir yeterliğin sağlamasının beklendiği, aksi halde doktor öğretim üyesi ile doçent kadroları arasında bir ayrım gözetilmesinin yersiz olacağı, benzer şekilde profesörlük kadrosuna atanmak için doçent unvanını aldıktan sonra en az beş yıl süreyle ilgili bilim alanında çalışmış olma ve doçentlik sonrası ilgili bilim alanında özgün yayınlar ve çalışmalar yapmış olma şartının arandığı, oysa ki doktor öğretim üyesi iken doçent unvanı elde etmek için süre kaydının olmadığı, doktora eğitiminden sonra yapılacak olan eğitim öğretim ve bilimsel faaliyetlerin belirli bir nispette dikkate alınmasının zorunluluk arz ettiği, bu nispetlerin bilimsel alanın niteliğine göre doçentlik bilim alanları özelinde belirlenerek adaylara bildirildiği, 2016 Nisan dönemi ve öncesinde doçentlik başvuru şartlarında doçent adayının lisansüstü tezlerden üretilmiş hiçbir yayınının puanlamaya dahil edilmediği, 2016 Aralık dönemi doçentlik başvuru şartlarına adayların lisansüstü tezlerden üretilmiş yayınlarının dahil edildiği, bu uygulama ile yüksek lisans ve doktora tezlerinden yayın üretilmesinin teşvik edildiği, zira yüksek lisans ve doktora tezlerinin kütüphane raflarında kaldığı ve bu tezlerin bulgularından yararlanılmadığı, bu açıdan yüksek lisans ve doktora tezlerinin bulgularının kamuoyuna açılmasında fayda olduğu, idarenin takdir hakkının bulunduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın Savunması: Usule ilişkin olarak davanın ehliyet ve süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak Doçentlik Yönetmeliği'nin, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak Üniversitelerarası Kurul'un da görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulunca çıkarıldığı, doçentlik sınavı başvuru şartlarının, Doçentlik Yönetmeliği'nin 3. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurulca belirlendiği, Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylandığı, 2016 Nisan dönemi ve öncesi doçentlik başvuru şartlarında doçent adayının lisansüstü tezlerden üretilmiş hiçbir yayınının puanlamaya dahil edilmediği, doçentlik başvuru şartlarında yapılan değişiklik ile doçentlik başvurusunda bulunan adayların lisansüstü tezlerden üretilmiş yayınlarının 2016 Aralık dönemi doçentlik başvuru şartlarına dahil edildiği, bu uygulamanın yüksek lisans ve doktora tezlerinden yayın üretilmesini teşvik etmesi açısından gerekli ve önemli olduğu, doçentlik unvanının alınabilmesi için doktora sonrası yapılacak akademik çalışmalar ile başvurulmasının gerekli olduğu, çünkü adayın doktora öncesi çalışmalarını “Dr. Öğretim Üyesi” olarak atamasında kullandığı, akademik çalışmaların sürekliliğini sağlamak açısından akademik yükselmelerde bir önceki unvan için kullanılan çalışmaların puanlama dışı bırakılmasının gerekli olduğu, akademik makale ve kitaplarda özgünlük şartının sağlanabilmesi için tekrardan kaçınılması gerektiği, doçentlik unvanının kazanılmasında başvurulan alan kapsamında doktora sonrası çalışmaların, doktora öncesi yapılan çalışmalardan farklı ve özgün olmasının istendiği, dava konusu düzenlemenin kamu yararı, kamu güvenliği ve hizmet gereklerine aykırılık barındırmadığı, dayanak Yönetmelik ve Yasa maddeleri ile uyumlu olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacı tarafından, 2022 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Kılavuzu'nun "Doçentlik Başvuru Şartları" başlıklı kısmının 2.1.1 maddesinde yer alan "...en az 90 puan karşılığı çalışmanın doktora unvanını almasından sonra gerçekleştirilmiş olması" ibaresi ile,2022 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Şartlarından Tablo 1, Tablo 2, Tablo 3, Tablo 4, Tablo 5, Tablo 6, Tablo 8, Tablo 9, Tablo 10, Tablo 11, Tablo 12, Tablo 13'de yer alan "...en az doksan (90) puanının doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilen çalışmalardan elde edilmiş olması kaydıyla," ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 24 maddesinin "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde," Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır"hükmü yer almış; bu şartlar ise " bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek ve Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak" olarak sayılmak suretiyle belirtilmiş;maddenin devam eden bentlerinde Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaylara doçentlik unvanı verileceği,doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.
Yukarıda aktarılan düzenlemeler, Doçentlik Yönetmeliğinde de yer almış, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan davaya konu kılavuz ekinde yer alan tablolarda da bilimsel yayın ve çalışma şartına ilişkin doçentlik başvurusu yapılabilecek her bir bilim alanı için ayrı ayrı düzenlemeler yapılmıştır.
2547 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (m) bendinde, öğretim üyelerinin yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleri olarak sayıldığı, profesörlöğün en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişi, doçentliğin Üniversitelerarası Kurul tarafından verilen doçentlik akademik unvanına sahip kişi, doktor öğretim üyesinin doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olan akademik unvana sahip kişi olarak tanımlandığı dikkate alındığında, doçentliğin akademik ünvan basamakları arasında önemli bir yere sahip olduğu ve eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumu olan üniversitelerdeki bilimsel kalitenin arttırılması amacıyla doçent adaylarının hizmet gereği ders verme tecrübesine sahip olması gerektiği; özetle, dava konusu düzenlemelerdeki amacın, doçent adayının doktora unvanından sonra doçent olabilmek için asgari olarak belli bir yeterliliği sağlamasının beklenmesi olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddinin gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/04/2025 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı vekili Av. ... ile davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Av....'ın, Av. ..., Av...., Av....'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 2022 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Kılavuzu'nun "Doçentlik Başvuru Şartları" başlıklı kısmının 2.1.1 maddesinde yer alan "...en az 90 puan karşılığı çalışmanın doktora unvanını almasından sonra gerçekleştirilmiş olması" ibaresi ile, 2022 Ekim Dönemi Doçentlik Başvuru Şartlarından Tablo 1, Tablo 2, Tablo 3, Tablo 4, Tablo 5, Tablo 6, Tablo 8, Tablo 9, Tablo 10, Tablo 11, Tablo 12, Tablo 13'de yer alan "...en az doksan (90) puanının doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilen çalışmalardan elde edilmiş olması kaydıyla," ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi:
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Kanun'un "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükümlerine yer verilmiştir.
15/04/2018 tarih ve 30392 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin 3. maddesinde; "Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmüne; "Başvuru zamanı, şartları ve usulleri başlıklı" 4. maddesinde "c) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak" düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Doçent unvanını alabilmek için, başvurucunun doktora yapmış veya tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanı almış olması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olması ve Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmış olması gerekmektedir.
Doçentlik başvuru sürecinin en önemli aşaması olan Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmış olma şartının adaylarca karşılanıp karşılanmadığı, Üniversitelerarası Kurul'un önerisi ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın onayı ile kabul edilen ve her bir temel alan (12 temel alan) için ayrı ayrı belirlenen Doçentlik Başvuru Şartları esas alınarak ortaya konulmaktadır.
Davalı idarelerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 15/04/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği gereği doçentlik başvuru şartlarını belirleme yetkisine haiz oldukları tartışmasızdır. Hem 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hem de 15/04/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nde; "Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek asgari sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak" hükmüne yer verilmiş olup, dava konusu düzenlemenin Üniversitelerarası Kurul’un görüşü alınmak suretiyle YÖK Genel Kurulu kararı ile yapılmasında yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak bu yetki kullanılırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi gerekmektedir.
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (AYM, E:2015/109, K:2016/28, 7/4/2016).
Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçülü olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, kamu hizmeti ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Bu bağlamda; davalı idarelerin takdir yetkisini hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi gerekmektedir.
2547 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (m) bendinde, öğretim üyelerinin yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve doktor öğretim üyeleri olarak sayıldığı, profesörlöğün en yüksek düzeydeki akademik unvana sahip kişi, doçentliğin Üniversitelerarası Kurul tarafından verilen doçentlik akademik unvanına sahip kişi, doktor öğretim üyesinin doktora çalışmalarını başarı ile tamamlamış, tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olan akademik unvana sahip kişi olarak tanımlandığı görülmüştür.
Doktora unvanının üzerinde bir yetkinlik ve uzmanlık düzeyini gösteren doçentlik unvanı için doktora unvanının alınmasından sonra yapılacak çalışmaların büyük oranda değerlendirilmesinin bilimsel kaliteyi ve sürekliliği devam ettirmek amacıyla yapıldığı, aksine bir yorumun kişilerin doktora eğitimi öncesinde yaptıkları çalışmalar ile hem doktor unvanını hem de bu unvanın üstünde bir yetkinlik düzeyini gösteren doçentlik unvanını alması için kullanılabileceği anlamı taşıdığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ülkemizde görev yapan bilim insanlarının yurtdışında görev yapan meslektaşlarına göre yetkinliklerinin düşmesine ve de üniversitelerimizin bilimsel çalışma ve yayın kapasitelerinin azalmasına da yol açabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerde, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.