Danıştay danistay 2022/6809 E. 2025/4546 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/6809
2025/4546
14 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6809
Karar No : 2025/4546
DAVACI : ...Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresi ile "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
5561 sayılı Kanun’da kurum açma iznine esas açılış süreci ve denetimine ilişkin hüküm bulunmadığı, Kanun’a aykırı bir şekilde Yönetmelikte yapılan düzenleme ile lisans mezunu olan yurt müdürünün ortaokul/ortaöğrenim düzeyinde öğrenime sahip teknik personel, şef ya da memur tarafından denetlenmesinin önünün açıldığı, kurum açma iznine esas açılış süreci denetiminde teknik personel, şef veya memura denetim yetkisi verilmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, hukuk eğitim almamış, denetim formasyonuna sahip olmayan üstelik kurum müdürü ve yönetim memurundan daha düşük eğitim düzeyine sahip teknik personel, şef veya memur tarafından denetlenmesinin uygulamada birçok soruna neden olacağı, zira bir meslek alanının faaliyeti olan denetimin, üniversite düzeyinde tahsili olan, meslekle ilgili teorik ve pratik eğitim görmüş, mesleki yeterlilik sınavında başarılı olmuş, denetim formasyonuna sahip kişilerce yerine getirilmesi gerektiği, düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Yükseköğrenim öğrencilerine özel barınma hizmeti sunan kurumlarda barınan öğrencilerin huzur ve güven içerisinde barınma ihtiyaçlarını karşılamak, öğrencilerin sağlıklı ve dengeli beslenmelerini sağlamak, sosyal, kültürel, sportif yönden gelişmelerini sağlamak için her türlü hizmeti sunmanın Bakanlığın en temel amaçları arasında yer aldığı, nitekim; 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinde; gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli veya yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumların açılması ve işletilmesinin yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın iznine bağlı olduğu, Bakanlığın bu yurt ve kurumları tespit edeceği esaslara göre denetleyeceği hüküm altına alındığı, inceleme ve denetleme komisyonlarının kapsamının, Kanun’da açıkça yer alan denetim esaslarını belirleme yetkisine dayanılarak oluşturulduğu, Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri bünyesinde oluşturulacak komisyonlarca yapılacak inceleme ve denetimlerde Bakanlık tarafından hazırlanan İnceleme ve Denetim Rehberi ile diğer materyallerde belirlenen standartlar doğrultusunda inceleme yapıldığı, böylece komisyonun denetim yetkisinin sınırlarının belirlendiği, komisyon tarafından düzenlenecek raporda, komisyon üyelerine sınırları dışında insiyatif bırakılmadığı, komisyon üyelerinin eğitim düzeylerinin yetersiz olduğu ileri sürülmekte ise de; komisyonun en az üç kişiden oluştuğu ve tek bir üyenin görüşüne dayanılarak hazırlanmadığı, düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ..
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ :09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresi ile "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresinin iptali istenilmektedir.
Anayasanın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Normlar hiyerarşisinde yasalardan sonra gelen yönetmelikler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve yasa hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını yürütmeye bir başka ifadeyle idarelere bırakır. Ancak, idarelerin yönetmelik düzenleme yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, Kanun, Tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanakları arasında yer alan 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 5. fıkrasında ''Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır.'' hükmü yer almıştır.
Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesinde ise ''10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.'' hükmü yer almıştır.
Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. Fıkrasında, ''İl müdürlükleri bünyesinde yurt hizmetleri müdürü veya il müdürünün görevlendireceği ilgili şube müdürü veya yurt müdürü başkanlığında teknik personel, şef veya memurdan oluşan en az üç kişilik inceleme komisyonu kurulur. Gerekli görülen hallerde birden fazla komisyon kurulabilir'' hükmü yer almakta olup aynı yönetmeliğin "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında ise,'' İl müdürlükleri bünyesinde yurt hizmetleri müdürü veya il müdürünün görevlendireceği ilgili şube müdürü veya yurt müdürü başkanlığında teknik personel, şef veya memurdan oluşan en az üç kişilik denetim komisyonu kurulur. Gerekli görülen hallerde birden fazla denetim komisyonu kurulabilir. Yapılan denetim sonucu düzenlenen denetim raporu gereği için ilgili kurumun kurucu ya da kurucu temsilcisine tebliğ edilir'' hükmü , yine dava konusu yönetmeliğin ''Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve idari para cezaları'' başlıklı 41. Maddesinde ise,''(1) Kurumların kurucularının, Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerinin tespiti durumunda, kurumun kurum açma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. (2) Kurumlarda yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerde ilgili mevzuata aykırı hususların tespiti halinde Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki hüküm uygulanır. İşlenen fiilin gerektirdiği idari para cezasının uygulanmasına ilişkin teklif inceleme ve denetlemeye yetkili olanlar tarafından valiliğe bildirilir. (3) Her ne ad altında olursa olsun öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin, ruhsat alınmadan yürütüldüğünün denetim komisyonu tarafından tespit edilmesi halinde bu yerlere valilik tarafından brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır.' 'kuralı yer almaktadır.
Yükseköğrenim öğrencilerine özel barınma hizmeti sunan kurumlarda barınan öğrencilerin huzur ve güven içerisinde barınma ihtiyaçlarını karşılamak, öğrencilerin sağlıklı ve dengeli beslenmelerini sağlamak, sosyal, kültürel, sportif yönden gelişmelerini sağlamak için kurumların denetime tabii tutulduğu, İl müdürlükleri bünyesinde kurulan komisyonun denetim görevlerinin çerçevesinin dava konusu yönetmelikle ayrıntılı olarak belirlenmiş olması sebebiyle, yönetmelik kapsamında oluşturulan komisyonca yapılan denetimler 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanunun verdiği yetki kapsamında olduğu ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle,Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresi ile "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresinin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı Dernek tarafından; dava konusu Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresi ile "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresinin; lisans mezunu olan yurt müdürünün ortaokul/ortaöğrenim düzeyinde öğrenime sahip teknik personel, şef ya da memur tarafından denetlenmesine imkan verildiği, kurum açma iznine esas açılış süreci denetiminde teknik personel, şef veya memura denetim yetkisi verilmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, hukuk eğitim almamış, denetim formasyonuna sahip olmayan üstelik kurum müdürü ve yönetim memurundan daha düşük eğitim düzeyine sahip teknik personel, şef veya memur tarafından denetlenmesinin uygulamada birçok soruna neden olacağı ileri sürülerek iptali istenildiğinden; dava konusu düzenlemelere yönelik hukuka aykırılık iddialarının ortak olması (kurum açma başvurusu üzerine başvurunun idarece incelenmesi ile ruhsatlandırma sürecinde ve kurumun denetiminde görev yapacak komisyonu oluşturan personelin niteliğine yönelik iddia) nedeniyle dava konusu düzenlemelerin hukuka uygunluk denetimlerinin beraber yapılmasına karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 27.06.2019 - 7180 S.K/Madde 1) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetler.
…
(Ek 4. fıkra: 15.08.2017 - 694 S.KHK/Madde 19) (694 S. KHK Kabul: 01.02.2018 - 7078 S.K/Madde 19) Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır. hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'da atıf yapılan 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde ise; "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmektedir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, yükseköğrenim öğrencilerine her ne ad altında olursa olsun barınma hizmeti sunmak amacıyla açılan ve işletilen kurumları ve bu kurumlarda çalışan personel ile barınan öğrencilere ilişkin iş ve işlemleri kapsar.
(2) Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredİ ve Yurt Hizmetleri Kanunu ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 ve 188 inci maddelerine göre açılan ve işletilen yurtlar ile 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununa ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 ve 189 uncu maddelerine göre açılan ve işletilen sporcu eğitim merkezleri ve olimpik hazırlık merkezleri, 22/4/2022 tarihli ve 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu kapsamındaki spor federasyonları tarafından açılan ve işletilen kamp merkezleri bu Yönetmelik kapsamı dışındadır."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönetmelik, 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1 inci maddesi ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" 13. maddesinde; "(1) Kurum açmak isteyenler başvuru dilekçesi ve Bakanlıkça istenen gerekli belgeler ile birlikte il müdürlüğüne müracaat eder.
(2) İl müdürlükleri bünyesinde yurt hizmetleri müdürü veya il müdürünün görevlendireceği ilgili şube müdürü veya yurt müdürü başkanlığında teknik personel, şef veya memurdan oluşan en az üç kişilik inceleme komisyonu kurulur. Gerekli görülen hallerde birden fazla komisyon kurulabilir.
(3) Kurum açmak üzere yapılan müracaat ile kurumun türü ve kapasitesinin bu Yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olup olmadığı ve kurum açılacak bina ile bölümlerinin, kurumun türüne göre Bakanlıkça belirlenen standartları karşılayıp karşılamadığı hususları, komisyonca düzenlenen inceleme raporu ile tespit edilir.
(4) İnceleme raporu sonucunda, şartları sağladığı tespit edilen başvuru sahiplerine, başvuru tarihinden itibaren en geç kırk beş iş günü içerisinde kurum açma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenir.
(5) İnceleme raporunda eksiklik tespit edilmesi halinde, tespit edilen bu eksiklik başvuru sahibine bildirilir. Eksiklikler giderildikten sonra yeni bir dilekçe verilerek başvuru süreci yeniden başlatılır."; "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinde; "(1) Kurumların düzenli denetimleri, bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, ilki 5 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen kontrolleri kapsayacak şekilde 1 Temmuz ila 31 Ağustos tarihleri arasında Bakanlık bilişim sistemi üzerinden, diğeri ise ders yılı içerisinde il müdürlüğünce yerinde denetim şeklinde olmak üzere yılda en az iki kez yapılır.
(2) İl müdürlükleri bünyesinde yurt hizmetleri müdürü veya il müdürünün görevlendireceği ilgili şube müdürü veya yurt müdürü başkanlığında teknik personel, şef veya memurdan oluşan en az üç kişilik denetim komisyonu kurulur. Gerekli görülen hallerde birden fazla denetim komisyonu kurulabilir. Yapılan denetim sonucu düzenlenen denetim raporu gereği için ilgili kurumun kurucu ya da kurucu temsilcisine tebliğ edilir. (...)" hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da benzer kurala yer verilmiştir.
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.
Konuya İlişkin olarak; doktrinde, idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasının zorunlu olduğu, bu hususun, idarenin takdir yetkisi alanı içinde yaptığı işlemlerde hukuken geçerli nedenlere dayanılması ile sağlanacağı, idarenin gösterdiği sebeplerin yargı yerince tartışılacağı, idarenin gösterdiği sebeplerin yargı organınca uygun görülmemesi halinde maksat unsuru yönünden ya da maksat ve sebep unsuru yönünden aykırılık gerekçesiyle iptal edileceği, bir başka anlatımla; idarece işlem tesis gerekçesinin hukuken geçerli bir nedene dayandırılmaması halinde, işlemin tesisinde kamu yararı dışında başkaca bir amaçla hareket edildiği sonucuna ulaşılacağı, dolayısıyla buradaki sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık durumunun, işlemi maksat unsuru yönünden sakatlayacağı ifade edilmiştir. (Nuri Alan, Türk İdari Yargısında Yerindelik ve Takdir Yetkisinin Değerlendirilmesi, İdari Yargıda Son Gelişmeler Sempozyumu, (10-11-12 Haziran), Ankara, Danıştay Yayınları,1982, Sf.54-55-56)
Kamu yararı kavramı ise, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır.
Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla yine anılan normların verdiği yetkiye dayanılarak ortaokul, imam-hatip ortaokulu ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasların neler olduğu, kurum personelin taşıması gereken şartlar, kurum binalarının özellikleri, hizmetin sunumuna ilişkin ilkeler, barınma hizmeti verilebilecek öğrencilerin belirlenmesi ve öğrencilerin tabi olacakları kurallar vb. hususların tespitinin, davalı Gençlik ve Spor Bakanlığının takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Dava konusu düzenlemelerle; Yönetmelik kapsamında yükseköğretim öğrencilerine yönelik öğrenci yurdu, öğrenci pansiyonu ve öğrenci apartı açmak isteyen kurucu ve/veya kurucu adına kurucu temsilciler tarafından yapılan kurum açma başvurusu üzerine idarece yaptırılacak incelemede ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almış halihazırda barınma hizmeti sunan kurumların düzenli denetimlerinin gerçekleştirilmesinde görevlendirilecek komisyonun oluşumu belirlenmiş olup; buna göre; İl müdürlükleri bünyesinde yurt hizmetleri müdürü veya il müdürünün görevlendireceği ilgili şube müdürü veya yurt müdürü başkanlığında teknik personel, şef veya memurdan oluşan en az üç kişilik inceleme komisyonu kurulacaktır. Anılan komisyon, gerek kurum açma başvurularının değerlendirilmesinde gerekse kurumların rutin denetimlerinde denetim ve/veya inceleme raporu hazırlayacak ve konusuna göre gerekli iş ve işlemler tesis edilmek üzere ilgili birime gönderecektir.
Uyuşmazlıkta; davacı Dernek tarafından; yukarıda ifade edilen denetim ve/veya incelemeyi gerçekleştirecek komisyonun; teknik personel, şef veya memurdan teşekkül ettirilmesinin, komisyonu yetersiz kılacağı, dolayısıyla görevlendirilecek komisyonun denetim formasyonuna sahip kişilerden oluşturulması gerektiği ileri sürülmekte ise de; kurum açmak üzere yapılan müracaat ile kurumun türü ve kapasitesinin bu Yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olup olmadığı ve kurum açılacak bina ile bölümlerinin, kurumun türüne göre Bakanlıkça belirlenen standartları karşılayıp karşılamadığı hususlarının belirlenmesi amacıyla inceleme raporu; rutin denetim kapsamında, kurum binalarının yangın, elektrik tesisatı, asansör, ısınma sistemi, su ve gaz tesisatı güvenliği hususları ile öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması, hizmetin etkin ve verimli sunulmasına yönelik olarak Bakanlıkça belirlenen hususlarda denetim raporu hazırlamakla görevli komisyonun; ilgili şube müdürü veya yurt müdürü başkanlığında en az üç kişiden oluşacağı (Komisyonca hazırlanan inceleme ve denetim raporunun birden fazla kişinin ortak kanaati ile hazırlanacağı) ve kurum açma başvurularında kurum türleri itibarıyla başvuru şartlarının neler olduğu ve ilgililerce hangi şartların sağlanması gerektiğinin Bakanlıkça standarda bağlandığı ve rutin denetimlerde denetime konu hususlar ile denetime konu alanlara ilişkin yapılacak değerlendirmenin önceden belirlendiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu düzenlemeden anılan komisyonun verilen görevi ifa etmekte yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı idarenin görev ve yetki alanında bulunan hizmetin sunulmasına yönelik iş ve işlemlerde görevlendireceği personel ve bu personelin niteliği ile personelin görev tanımının belirlenmesinde idarenin takdir yetkisi bulunmakta olup; bu kapsamda dava konusu düzenlemelerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla; 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresi ile "Denetim esasları" başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “teknik personel, şef veya memurdan” ibaresinin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.