Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/6799
2025/7686
16 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6799
Karar No : 2025/7686
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... Köyü'nde, güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, "Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 26/02/2020 tarihli Kars Valiliği oluruyla görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte ele alındığında, güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, ... Köyü'nde 19/05/2019 tarihinde akrabalarının da aralarında bulunduğu '...' aileleri ile '...' aileleri arasında silahlı kavga ve devamında kasten adam öldürme olayına müdahale sırasında yanlı davrandığının ve Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17-1/ç-8 maddesinde düzenlenen 'Görevin yerine getirilmesinde kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak' eylemini işlediğinin sabit olduğunun anlaşıldığı, davacının sübut bulan eylemleri nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 442 sayılı Köy Kanunu'nun en son 700 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile değişikliğe uğrayan Ek 18. maddesi uyarınca 2008/13105 sayılı Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin çıkarıldığı ve Yönetmeliğin 17. maddesinde disiplin hükümleri düzenlenerek, hangi halde hangi disiplin cezalarının verileceği bu şekilde belirlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararıyla maddede yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline karar verildiği; bu durumda, kanuni bir dayanak olmaksızın ceza verilemeyeceği veya verilen cezaların kanuni dayanaklarının sonradan ortadan kalkması halinde cezaların ortadan kaldırılması gerektiği açık olduğuna göre, davacıya disiplin cezası verilmesine dair olan işbu dava konusu işlemin Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı sebebiyle kanuni dayanaktan yoksun hale geldiği; burada, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olmasının somut olaya etkisinin de değerlendirilmesi gerektiği, Anayasa'nın 152. ve 153. maddeleri dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi'nce bir Kanunun veya KHK'nın tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun bulunmadığı, bir Kanun ya da KHK'nın uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği, aksi halde Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olacağı, ki bu durumun, Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği; dolayısıyla, anılan Anayasa Mahkemesi kararında yürürlüğün ertelenmesine de karar verilmiş olmasının, işbu davada yukarıda aktarılan sonuca ulaşılmasına engel olarak görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, soruşturma sonucunda davacının taraf olduğu ceza davalarının da incelenmesi sonucunda, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17-1/ç-8 maddesini ihlal ettiği sonucuna varılarak, davacının savunması da alındıktan sonra görevine son verildiği, Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra, yani 24/12/2022 tarihinde itibaren yürürlüğe gireceği, dolayısıyla dava konusu işlemin yasal dayanağının halen yürürlükte olduğu, ayrıca Anayasa'nın 153. maddesinin 5. fıkrasında da "İptal kararları geriye yürümez." hükmünün yer aldığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... Köyü'nde, güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının "Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 26/02/2020 tarihli Kars Valiliği oluruyla Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17-1/ç-8 alt bendi uyarınca görevine son verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Görevler" başlıklı 12. maddesinde; "a) Köy halkının canına, ırzına, malına ve tasarruf emniyetine tecavüz edenleri belirlemek, takip etmek, jandarma komutanlığına en seri vasıta ile bildirmek, kaçmalarını ve saklanmalarını önlemek, yakalamak ve delillerin kaybolmamasını sağlayacak tedbirleri almak, b) Tabii afetlerde verilecek yapmak, c) Görev alanında bulunan eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüphelilerin iş ve ilişkileri konusunda elde ettiği suça yönelik bilgileri jandarma komutanlığına bildirmek ç) Görev alanı içinde görülen tanınmayan kişilerden şüpheli görülenleri, en seri vasıta ile jandarma komutanlığına bildirmek ve kaçmasını önleyici tedbirleri almak, d) Temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya ve Devletin ülkesi ile milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik propaganda yapanları tespit etmek; bunların dağıttığı kitap, broşür, ilan, ses ve görüntü kasetleri gibi suç aletlerini belirlemek ve bu gibi kimselerin saklandığı, barındığı yerleri ve kimliklerini jandarma komutanlığına bildirmek, e) Görev alanında bulunan stratejik önemi haiz tesislere ve binalara yönelik her türlü tecavüzü önleyecek tedbirleri almak ve bu gibi tesislerin korunmasında, genel ve özel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak, f) Görev alanı içinde suçluların barınabilecekleri yerleri kontrol etmek, bu gibi yerlerde yabancılar ile aranan kimseler belirlendiğinde veya haber alındığında jandarma komutanlığına haber vermek g) Çağrıldığında en seri vasıta ile bağlı bulunduğu jandarma karakolunda veya 11 inci madde çerçevesinde birlikte görev yapacağı güvenlik güçlerinin bulunduğu yerde hazır bulunmak; yapacağı işlere dair talimat almak, silah ve teçhizatını kontrol ettirmek; görev alanında kontrol, genel arama, iz sürme ve suçluları yakalama faaliyetlerine katılmak; gerektiğinde güvenlik güçlerine kılavuzluk yapmak ve yol göstermek konularında verilen görevleri yapmak, ğ) Bağlı olduğu mülki amirce verilecek ve önleyici kolluk kapsamında olan diğer görevleri yapmaktır." hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 8. alt bendinde; 'Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.
24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.
Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17-1/ç-8. alt bendinde; "Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak" göreve son verme cezasını gerektiren durum olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme, Köy Kanunu'nun 74/A.ç.8. maddesinde de aynen yer aldığından, olayda davacının bahse konu disiplin suçunu işleyip işlemediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Kars ili, Sarıkamış ilçesi, ... Köyü'nde güvenlik korucusu olarak görev yaptığı, ... Köyü'nde 19/05/2019 tarihinde davacının akrabalarının da aralarında bulunduğu '...' aileleri ile '...' aileleri arasında silahlı kavga ve devamında kasten adam öldürme olayının yaşandığı, olay sonrası Karaurgan Jandarma Karakol Komutanlığı personelleri ve köyde görevli güvenlik korucularının bölgeye gelmesiyle şüpheli kişilerin gözaltına alındığı ve yaralı kişilere müdahale edildiği, davalı idarece, silahlı kavga sesleri duyulduğu anda ve devamında çatışma sona erdikten sonra görev yerine gelmekte geciken ve disiplinsizlik yaptığı tespit edilen güvenlik korucularının her biri hakkında tutanak düzenlenip disiplin soruşturması başlatıldığı, davacının ifadesinde özetle, "...silahlı çatışmanın yaşandığı sırada ben evimde uyuyordum. Olayın yaşandığı yer ile evim arasındaki mesafe 400 metre kadardır. Silah teçhizatımı alarak olay yerine koşarak vardım. Olay yerine gittiğimde silah sesleri kesilmişti. Akrabalarım yaralı halde yatıyorlardı. Olay yerine gittiğimde şüpheli şahıs görmedim....Ben bu olay yaşanırken kimseye ateş etmedim..." beyanlarında bulunduğu, Karaurgan Jandarma Karakol Komutanlığının 21/01/2020 tarihli kanaat tutanağında, davacının tarafsızlığını kaybettiğinin belirtildiği; soruşturma sonucunda davacının ceza soruşturmalarının da incelenmesi sonucunda, Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinin 17-1/ç-8 maddesini ihlal ettiği sonucuna varıldığı, savunması da alınarak davacının görevine son verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
19/05/2019 tarihinde ... Köyü'nde meydana gelen kasten adam öldürme olayına ilk anda müdahale eden güvenlik korucuları hakkında araştırma tutanağı düzenlendiği, buna göre, davacının evinin olay yerine tahmini 250 metre uzaklıkta olduğu ve tahmini yürüme mesafesinin 2 dakika olduğu, kendisinin ise giyinerek olay yerine tahmini 12 dakikada geldiğinin belirtildiği, köy muhtarının alınan ifadesinde, davacının akrabaları tarafından dışarı çıkarılmadığını, olaya taraflı yanaşıp başlarına bela almamalarını istedikleri için olay yerine geç gittiğini öğrendiğini belirttiği, meydana gelen kasten adam öldürme olayından sonra, mağdur aile ile akraba olduğunu belirten davacının; kasten öldürme fiilini işleyen kişilerin akrabalarına yönelik gerçekleştirilen kasten mala zarar verme, silahla basit yaralamaya teşebbüs suçlarından yürütülen soruşturmalarda şüpheli ve sonra da kovuşturmalarda sanık olarak adının geçtiği, tarafların aralarında husumet bulunduğunu kabul ettikleri, husumetli ailelerin birbirine karşı kışkırtıcı davranışlarda bulunduğunun kolluk görevlilerince belirlendiği, 21/01/2020 tarihli Jandarma tutanağında; birden fazla jandarma görevlisinin davacının tarafsızlıklarını kaybettiklerini düşündükleri, intikam duygusuyla hareket etme çekincesiyle silahlarının karakolda muhafaza edildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 12. maddesinde güvenlik korucularının görevleri sayılmış olup, buna göre, güvenlik korucularının köy halkının canına, ırzına, malına ve tasarruf emniyetine tecavüz edenleri belirlemek, suçluların yakalanmasında kolluk kuvvetlerine yardım etmek, bunla ilgili delillerin kaybolmamasını sağlayacak tedbirleri almak gibi kamu düzeni ve güvenliğini sağlamak bakımından önemli görevleri olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının 'Görevin yerine getirilmesinde kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak' eylemini işlediğinin sabit olduğu anlaşılmış olup, davacının sübut bulan eylemleri nedeniyle usulüne uygun yürütülen soruşturma sonucunda görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.