Danıştay danistay 2022/6771 E. 2025/3366 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/6771
2025/3366
9 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6771
Karar No : 2025/3366
DAVACI :...
VEKİLLERİ : Av...., Av. ...
DAVALILAR : 1-... Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2 -... Kurul Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av...., Av. ...,
Av. ..., Av....
DAVANIN KONUSU :
Davacı tarafından, 2022 Ekim döneminde yaptığı doçentlik başvurusunun, 2022 Mart dönemi doçentlik başvurusunun eser inceleme aşamasında başarısız bulunması nedeniyle kabul edilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
Davacı tarafından, 2022 Ekim doçentlik başvuru döneminde etik ihlalden başarısız bulunmadığı, Üniversitelerarası Kurul’un daha önce etik ihlal kararlarına karşı adayın dava açması halinde karar kesinleşinceye kadar aday olamayacağı kuralı getirdiği ancak bu hükmün iptaline karar verildiği, dava Yönetmelik hükmü ile getirilen sürenin makul olmadığı, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması: Dava konusu Yönetmeliğin Kanun’un verdiği yetki uyarınca hazırlandığı, adayın doçentlik başvurusundan başarısız sayılması halinde, jüri üyelerince belirlenen eksikliğin giderilebilmesi için belirli bir süreye ihtiyaç duyulduğu, bu noktada adayların bir an evvel başvuruda bulunmak amacıyla hazır olmayan yayın ve çalışmalarla yeniden başvuruda bulunmalarının önüne geçilmesi amacıyla makul bir sürenin belirlenmesinin hukuki bir gereklilik olduğu, daha önce yapılan yönetmelik düzenlemeleriyle de adayların belirli bir başvuru dönemi sayısınca tekrar başvuruda bulunmamaları gibi düzenlemeler getirildiği, bir bilimsel çalışma ve bu bilimsel çalışmanın gerektirdiği makul süre geçirilmeden dosyanın aynı jüri üyelerinin önüne tekrar çıkarılmasının, aday açısından açıklanabilir, jüri üyeleri açısından kabul edilebilir bir durum olmadığı, doçentlik başvurusunda bulunup eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılmasına ilişkin işlemlere adayların dava açabildiği, dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvurabildikleri, bu durumun bir adayın iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesine, davayı kazanmaları ve yeni başvurunun da başarılı olması halinde doçentlik unvanının hangi tarihten itibaren verileceğine ilişkin karışıklığa neden olduğu, bu durumun giderilebilmesi için de makul sürenin belirlendiği savunulmaktadır.
Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın Savunması: 2547 sayılı Kanun’un 11. maddesi ve 24. maddesinin Yükseköğretim Kurulu’na doçentlik başvurularının değerlendirilmesi konusunda takdir yetkisi tanıdığı, Yükseköğretim Kurulu ve kurumlarının doçentlik başvurusu, değerlendirmesi ve unvanı konusunda düzenleme yapmasının hizmetin gereği olduğu, doçentlik başvurusunda yapılan değerlendirmede başarısız bulunan bir adayın sonraki doçentlik başvurularının değerlendirmeye alınabilmesi için, eksik bulunan eser ve faaliyetlerinin tamamlanması, bu kapsamda da kendisini bilimsel olarak geliştirmesi, yeni ve katma değer getiren yayınlar yapması, özgün yenilikçi çalışmalar ve akademik faaliyetlerde bulunması gerektiği, bu çalışma ve faaliyetlerin ise başarısız olmanın açıklanması sonrasında geçecek bir-iki aylık bir süreçte gerçekleştirilmesinin imkansız olduğu, söz konusu düzenlemede başarısız bulunan başvurudaki eksikliklerin giderilmesi konusunda adaylara tekrar doçentlik başvurusunda bulunulabilmesi için müracaat dönemi esas alınmak üzere en erken üçüncü dönemde başvurulabileceğine ilişkin süre öngörüldüğü, sürenin makul olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Ekim 2022 Döneminde yapılan doçentlik başvurusunun, 2022 Mart Dönemi Doçentlik başvurusunun eser inceleme aşamasında başarısız bulunması nedeniyle kabul edilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinin (b) fıkrasının 6 numaralı bendinde, Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek, Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 24. maddesinde "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.
(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Değerlendirmeye esas alınan bu raporların birer örneği, yayın ve çalışmaların inceleme sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderilir.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.
e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." düzenlemesi yer almaktadır.
Doçentlik Yönetmeliğinin dava konusu 6. maddesinin 8. fıkrasında, ' Beş üyeden oluşan jürilerde en az üç üyenin, üç üyeden oluşan jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması halinde aday başarılı sayılır. Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Başarısız olan adayların yeni başvurularına ilişkin usul ve esaslar Doçentlik Komisyonunca belirlenir.' düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Mart 2022 döneminde doçentlik başvurusunda bulunduğu, başvuru şartlarının karşılandığının tespiti üzerine eser incelenmesi aşamasına geçildiği, 5 akademisyenden oluşan değerlendirme jürisinden 4 üyenin adayı başarısız, bir üyenin başarılı bulduğu, böylece eser incelemesi aşamasında başarısız bulunan adayın Ekim 2022 dönemi için yaptığı doçentlik başvurusunun elektronik ortamda sistem tarafından kabul edilmemesi üzerine dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin dava konusu kısmında, eser inceleme aşamasında başarısız bulunan doçentlik adaylarının, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamladıktan sonra müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvuruda bulunabileceği öngörülmüştür.
Söz konusu düzenlemede yer alan süreden (ya da dönemden) daha önce, daha erken bir zaman diliminde eksikliği tamamlanabilecek eser, akademik çalışma veya bilimsel faaliyetlerin olabileceği tabiidir. Bununla birlikte, doçentliğin haiz olduğu öneme binaen bu çalışmaların belirli nitelikleri ve asgari yeterlilikleri taşıması gerektiği de açıktır. Zira, jüri tarafından esasen bu nitelik, yeterlilik ve ilgili bilim/sanat alanına katkı yönünden değerlendirme yapılmaktadır.
Bu nedenle eksikliğin uygun şekilde tamamlanabilmesi için ve doçent adayının eksikliği mümkün olan en erken zamanda tamamlanmasından ziyade işin niteliğine odaklanabilmesi açısından öngörülen sürenin makul ve yeterli olduğu sonucuna varıldığından, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Buna göre, hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılan düzenlemeye dayanılarak davacının 2022 Mart Dönemi Doçentlik başvurusunun eser inceleme aşamasında başarısızlık durumu nedeniyle kabul edilmemesine ilişkin dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/04/2025 tarihinde, davacı ... ile vekili Av. ...'in geldiği ve davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı vekili Av. ...ile davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı vekilleri Av. ...'ın, Av. ..., Av. ..., Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, davacı tarafından, 2022 Ekim döneminde yaptığı doçentlik başvurusunun, 2022 Mart dönemi doçentlik başvurusunun eser inceleme aşamasında başarısız bulunması nedeniyle kabul edilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrasının iptali iste iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinin (b) fıkrasının 6 numaralı bendinde, Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek, Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 24. maddesinde "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.
(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Değerlendirmeye esas alınan bu raporların birer örneği, yayın ve çalışmaların inceleme sonucuna ilişkin bildirim yazısı ile birlikte adaya gönderilir.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.
e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." düzenlemesi yer almaktadır.
Doçentlik Yönetmeliğinin dava konusu 6. maddesinin 8. fıkrasında, ' Beş üyeden oluşan jürilerde en az üç üyenin, üç üyeden oluşan jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması halinde aday başarılı sayılır. Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Başarısız olan adayların yeni başvurularına ilişkin usul ve esaslar Doçentlik Komisyonunca belirlenir.' düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının 2022 Mart döneminde doçentlik başvurusunda bulunduğu, başvuru şartlarını karşıladığının tespiti üzerine eser incelenmesi aşamasına geçtiği, beş (5) akademisyenden oluşan değerlendirme jürisinden dört (4) üyenin davacıyı başarısız, bir üyenin başarılı bulduğu, böylece eser incelemesi aşamasında başarısız bulunan davacının 2022 Ekim dönemi için yaptığı doçentlik başvurusunun Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrasında yer alan;... "Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir." hükmüne istinaden elektronik ortamda sistem tarafından kabul edilmemesi üzerine, davacı tarafından doçentlik başvurusunun kabul edilmemesine ilişkin işlem ile bireysel işlemin dayanağı olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrasının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun düzenleme yapma konusunda takdir yetkisine sahip olduğu hallerde, yürürlüğe konulan kanunların Anayasa'ya uygunluk denetimi kapsamında verdiği kararlarda, kanun koyucunun kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerektiğini vurgulamaktadır (AYM, E:2015/109, K:2016/28, 7/4/2016).
Kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisinin denetiminde Anayasa Mahkemesince de benimsenen bu görüşün, takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçülü olarak dikkate alınması mümkündür. Bu çerçevede, kendisine düzenleme yapma yetkisi tanınan idarece, düzenlemenin içeriğini belirleme konusundaki takdir yetkisinin Anayasa ve diğer üst normların çizdiği sınırlar içerisinde adalet, kamu hizmeti ve kamu yararı ölçütleri gözetilerek kullanılması gerekmektedir.
Dolayısıyla, takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Davalı idarece, doçentlik için adayların sağlaması gereken asgari kriterlerin Üniversitelerarası Kurul'un görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenerek adaylara duyurulduğu, jüri üyeleri tarafından anılan kriterler uyarınca değerlendirme yapılacağından keyfiliğin söz konusu olmadığı, adayların eksiklikleri gerektiği gibi giderebilmesi için belirli sürelere ihtiyaç duydukları, getirilen süre ile adayların hazır olmadan jüri önüne çıkmasının ve jürinin dosyaları tekrar tekrar incelemesinin önüne geçildiği savunulmaktadır.
Yönetmeliğin dava konusu kısmında, başarısız bulunan doçent adaylarının, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamladıktan sonra en erken üçüncü dönemde yeniden başvuruda bulunabileceği öngörülmüştür.
Doçentliğin haiz olduğu öneme binaen adayların çalışmalarının belirli nitelikleri ve asgari yeterlilikleri taşıması gerektiği açıktır. Zira, jüri tarafından esasen bu nitelik, yeterlilik ve ilgili bilim/sanat alanına katkı yönünden değerlendirme yapılmaktadır.
Bu nedenle eksikliğin uygun şekilde tamamlanabilmesi için ve doçent adayının eksikliği mümkün olan en erken zamanda tamamlanmasından ziyade işin niteliğine odaklanabilmesi açısından öngörülen sürenin makul ve yeterli olduğu sonucuna varıldığından, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Dava konusu düzenleyici işlem hukuka uygun bulunduğundan, düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, dava konusu Yönetmelikte yer alan; "Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 17/02/2022 tarih ve E:2018/2393 K:2022/962 sayılı kararı ile dava konusu cümle yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, bu kararın temyizi üzerine de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/10/2022 tarih E:2022/1999 K:2022/2754 sayılı kararı ile Dairemizin kararının onanmasına karar verilmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
X- Dava, davacı tarafından, 2022 Ekim döneminde yaptığı doçentlik başvurusunun, 2022 Mart dönemi doçentlik başvurusunun eser inceleme aşamasında başarısız bulunması nedeniyle kabul edilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrasının iptali iste iptali istemiyle açılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 24. maddesinde, "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.
(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
2547 sayılı Kanunun 24. maddesinde, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak, doçentlik başvuru şartları arasında sayılmış, doçent adaylarının yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin yönetmelik ile belirleneceği öngörülmüştür.
Doçentlik Yönetmeliğinin dava konusu 6. maddesinin 8. fıkrasında, ' Beş üyeden oluşan jürilerde en az üç üyenin, üç üyeden oluşan jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması halinde aday başarılı sayılır. Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Başarısız olan adayların yeni başvurularına ilişkin usul ve esaslar Doçentlik Komisyonunca belirlenir.' düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, davalı idarece her ne kadar jüri tarafından başarısız bulunan adayların eksiklikleri gerektiği gibi giderebilmesi için belirli sürelere ihtiyaç duydukları, bazı şartların zaman alacak eksiklikler olduğu, getirilen süre ile adayların hazır olmadan jüri önüne çıkmasının ve jürinin dosyaları tekrar tekrar incelemesinin önüne geçildiği ileri sürülmüş ise de, eksiklikler yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeksizin hepsi için aynı sürenin öngörülmesinin bu süreden daha kısa bir zamanda eksikliklerini tamamlayan doçent adaylarının daha erken başvuruda bulunma haklarını ellerinden alacağı, söz konusu eksikliklerden, tamamlanması üç dönem sürecek uzunlukta olmayan, daha kısa sürede tamamlanabilecek eksiklikler için de bu sürenin beklenilmesi gerektiği ve bu durumun da doçentlik sürecinin uzamasına ve hak kayıplarına neden olacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenleyici işlemin ve bu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.