Danıştay danistay 2022/6760 E. 2025/8683 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/6760
2025/8683
17 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6760
Karar No : 2025/8683
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... mahallesi sınırları dahilinde bulunan İR:... ruhsat nolu kalker madeni sahasında açık işletme, kırma- eleme tesisi, maden ulaşım yolu, kantar ve şantiye alanı için yapılan izin talebinin uygun görülmemesine ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu uyuşmazlığa konu maden sahasından çıkarılacak madenin niteliği, ormanlık alanın mahiyeti, ormanın verimlilik durumu ve meşçere tipi, çevre koşulları, yapılan faaliyetler ve bunların tarım alanlarına, su havzalarına etkisi gibi hususların tespiti teknik bilgi ve incelemeyi gerektirdiğinden Mahkemenin 10/03/2021 tarihli kararı doğrultusunda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 08/07/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Maden işletmesi için müracaat edilen alanın orman arazisi içinde kaldığı, 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan alanlar içerisinde kaldığı ve sahanın kızılçam ağaçlarıyla kaplı durumda bulunduğu, genel olarak ormanın II.-III. Bonitete sahip olduğu, dolayısıyla verim gücü ve yetişme ortamı açısından orta kalitede bulunduğu, Alanın orman olmayan yani kültür arazilerine olan yakınlığı incelendiğinde ziraat arazilerine en yakın mesafesinin 440 m , hem ziraat arazilerine hem de yerleşim yerlerinin bulunduğu alana ise 520 m mesafede bulunduğu, ocağın en yakın eve olan mesafesinin 590 m mesafede olduğu, İşletme izni istenilen alanın yakın çevresinde herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, ocağın üretime alınmasından dolayı etkilenecek bir tarımsal faaliyet bulunmadığı, izin talep edilen alan içerisinde akar durumdaki bir su kaynağına rastlanmadığı, alanın herhangi bir korunan alan statüsü taşımadığı, flora ve fauna açısından özellik arz eden bir vasıf taşımadığı, ülkemizde en geniş yayılışa sahip orman ağacı türü olan kızılçam ormanı ile kaplı olduğu, Yapılması planlanan faaliyetin çevreyi olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olduğu, proje kapsamında alınan önlemlerle bu olumsuzlukların azaltılması ve katlanılabilir risk seviyesine indirilmesi gerektiği, yapılması planlanan faaliyet kapsamında arazinin hazırlanması ve inşaat aşaması ile işletme aşamasında başlıca çevresel etkilerin toz ve partikül, gürültü, atıklar ve atıksudan kaynaklandığı ve bu hususlarda yapılan değerlendirme kapsamında; Su kaynakları ve su kullanımı açısından; faaliyet alanına yakın yüzeysel tatlı su kaynağı bulunmadığı, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Su Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliğinde Antalya Yemişpınarı-Kargılıçeşme İçme Suyu Kaynakları Koruma Alanına ilişkin düzenlemeler kapsamında alanın 1. Derece koruma alanı sınırları içerisinde kaldığı, konuya ilişkin faaliyette bulunacak olan firmanın verdiği taahhütlere uyması halinde evsel nitelikli atıksuların yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletme potansiyeli taşımadığı, yine atık yönetimi açısından ( atıkların sızdırmaz konteynırlarda muhafazası, en yakın çöp konteynıra bırakılacağı vs) gerekli taahhütlerde bulunulduğu, Toz, partikül madde ve gürültü açısından; tesiste oluşacak toz ve partikül maddenin faaliyet alanına yaklaşık 500 m mesafede bulunan en yakın yerleşim yerini olumsuz etkilemesinin beklenmediği, gürültü açısından da yerleşim yerlerinin gürültüden etkilenmesinin beklenmediği, iş makinelerinin periyodik bakımlarının yapılması ile de gürültü risklerinin en aza indirgeneceği, Madencilik açısından yapılan değerlendirmede; ocağın yapısal ve konum olarak idela olduğu , farklı alanlrda da kalker taşının mevcut olduğu ancak birçok yerin patlatmalı kazı yöntemiyle yerinden sökülerek faaliyet gösterdiği, dava konusu alanın sebebiyle şehir merkezine olan mesafesi (şehir merkezine taşıma maliyeti) ve çevreye olan etkisiyle optimum seviyede bir ocak olduğu, sahadan çıkarılacak olan ürünün agrega olduğu, inşaat sektöründe önemli bir yapıtaşı olduğu, çimento karışımı ile beton imalatı yapımında kullanılan, yine yol inşaatlarında alt temel, temel ve bitümlü sıcak kaplama olarak kullanıldığı, Faaliyet alanının daha önce işletilen bir ocak olması sebebiyle yer yer 30 m yüksekliğe kadar çıkan şevlerin bulunduğu ve can ve mal güvenliği açısından bazı sakıncalar doğurduğu, bu sakıncanın ocağın rehabilite edilerek işletilmesi ile ortadan kalkacağı, üretim yapılmadan rehabilite edilmesinin milli servetin boşa harcanmasına sebep olacağı, tüm bu hususlar çerçevesinde ocağın üretim yapılabilir hale getirilmesi gerektiğinin düşünüldüğü" şeklinde görüş ve kanaatine yer verildiği, dava konusu olay açısından, izne konu edilen maden türü de dikkate alındığında, faaliyet gösterilecek alanın tarım ( ziraat ) arazilerine ve yerleşim yerlerine yakın olduğu, izin istenilen alanın Antalya Yemişpınarı-Kargılıçeşme İçme Suyu Kaynakları Koruma Alanına ilişkin düzenlemeler kapsamında 1. Derece koruma alanı sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından ve orman bütünlüğü de göz önüne alınarak davacı tarafından işletme izni verilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararıyla, bu davada işlemin hukuka uygunluğunun orman mevzuatı çerçevesinde ele alınması gerekirken, bu davanın konusu olmayan maden ruhsatı ve ÇED belgesine açılan davada değerlendirilecek hususların mahkeme kararı gerekçesine yazılarak davanın ele alınarak davanın reddine karar verilmesinde hukukî isabet görülmediği, ilk derece mahkemesince konuya ilişkin olarak mahallinde keşif icrası suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, talebe konu ormanlık sahada madencilik faaliyeti yapılmasına izin verilmemesi durumuna yönelik teknik açıklamaların yer aldığı bilirkişi raporunda özetle, "sahanın kızılçam ormanıyla kaplı olduğu, planda 1 inci derece içme suyu koruma alanı sınırları dahilinde yer aldığı ancak DSİ'den konuya ilişkin olumlu görüş alındığı; alanın özellikli alan niteliğinin bulunmadığı; tarım alanlarına ve yerleşim alanlarına projedeki taahhütlere uyulması durumunda olumsuz etkinin olmayacağı; projedeki taahhütlere uyularak faaliyet gösterilmesi halinde sahanın madencilik faaliyeti için kullanımında sakınca olmadığı" yönünde görüş verildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerle maddî olay birlikte mukayese edilerek projedeki taahhütlere aykırı davranılması halinde tedbirlerin alınarak faaliyetin durdurulmasının mümkün olduğu, ormanlık sahada madencilik faaliyeti yapılabilmesi için Bakanlık tarafından ormanlık saha kullanımına izin verilmesinin gerektiği, hangi taleplere izin verileceğine ilişkin olarak Orman Kanununun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nde "Bakanlıkça uygun görülenlere izin verilir" hükmünün getirilerek mevzuatın idareye takdir yetkisi verdiği, takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun kullanılması gereken bir yetki olduğu, proje taahhütlerine uyulmak kaydıyla ormanlık alanda madencilik faaliyeti yürütülmesi durumunda dava konusu ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapılmasında sakınca olmadığının anlaşıldığı, dava konusu alana ilişkin ormanlık saha kullanım izni verilmesi talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, izin talep edilen sahanın verimli devlet ormanında kaldığı, yerleşim yerine yakın olduğu, talep edilen izin alanında verimli orman bulduğu, izin verilmesinin orman bütünlüğünü bozacağı, çıkarılmak istenen madenin stratejik özelliği bulunmadığı, başka yerden de çıkarılabilmesinin mümkün olduğu, ormanlık alandan çıkarılmasının zorunlu olmadığı ve dava konusu maden sahası için izin verilmesinde kamu yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... mahallesi sınırları dahilinde bulunan İR:... ruhsat nolu kalker madeni sahasında 34.000,00 m2 açık işletme 10.690,00 m2 enerji nakil hattı, 1.925,00 m2 kırma- eleme tesisi, 2.350,00 m2 maden ulaşım yolu, 120,00 m2 kantar ve 465,00 m2 şantiye alanı, 530,00 m2 toprak depolama alanı olamak üzere toplam 50.080,00 m²' lik alan için yapılan izin talebinin Antalya Orman Bölge Müdürlüğünce hazırlanan 16/05/2018 tarihli raporla söz konusu taşınmazın verimli devlet ormanları içerisinde kaldığı, yerleşim yerine yakın olduğu ve 2. grup maden sınıfında olduğu gerekçesi ile uygun görülmemesine ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bakanlık olur işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun, dava konusu işlem tarihindeki haliyle 16. maddesinde, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden birisi olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince, bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte görülerek "sahanın kızılçam ormanıyla kaplı olduğu, planda 1 inci derece içme suyu koruma alanı sınırları dahilinde yer aldığı ancak DSİ'den konuya ilişkin olumlu görüş alındığı, alanın özellikli alan niteliğinin bulunmadığı, tarım alanlarına ve yerleşim alanlarına projedeki taahhütlere uyulması durumunda olumsuz etkinin olmayacağı, projedeki taahhütlere uyularak faaliyet gösterilmesi halinde sahanın madencilik faaliyeti için kullanımında sakınca olmadığı" yönünde görüş verildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olsa da, 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda, Orman idaresi açısından yapılan değerlendirmede, izin talep edilen yerlerin Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Konyaaltı Orman İşletme Müdürlüğü, Konyaaltı Orman İşletme Şefliğ sorumluluk sahasının 140 numaralı orman bölmesi içerisinde kaldığı, orman yapısı hakkında detaylı bilgi veren Meşcere Haritasına göre işletme izni istenen alanın Çza (kızılçam gençlik ve sıklık çağı, göğüs yüksekliği çapları d; 30 < 8,0 cm), Çzd2-1 (kızılçam orta ağaçlık çağı dı,30 * 36- 51,9 cm) ve Çzd2-2 rumuzlu alan içinde kaldığı, yani kızılçam ormanı vasfında olduğu, kapalılık bakımından güneybatı kısmı boşluklu kapalı, geri kalan kısmı ise 41-70 kapalılıktaki meşcereler kapalı durumda olduğu, maden işletmesi için müracaat edilen alanın orman arazisi içinde kaldığı ve sahanın kızılçam ağaçlarıyla kaplı durumda olduğu, orman kadastrosu bakımından izin istenen alanın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan alanlar içinde kaldığı, üretim yapılacak sahanın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan Ulupınar Devlet Ormanı içinde kaldığı, kültür arazilerine yakınlığı incelendiğinde, 541 ve 542 numaralı orman sınır hattı ile çevrili olan ziraat arazilerine ocağın en yakın mesafesinin 440 metre , 502 ve 503 numaralı orman sınır noktalarının oluşturduğu hem ziraat arazileri hem de yerleşim yerlerinin bulunduğu alana ise mesafesinin 520 m olduğu, ocağın en yakın eve mesafesinin ise 590 m olduğu, su kaynakları ve su kullanımı açısından yapılan değerlendirmede ise, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Su Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliği'nde Antalya Yemişpınarı- Kargiliçeşme İçme Suyu Kaynakları Koruma Alanı'na ilişkin düzenlemeler yer aldığı, bu düzenlemelere göre söz konusu faaliyet sahasının 1. Derece koruma alanı sınırları içinde kaldığı yönünde değerlendiremeler yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, maden işletmesi için müracaat edilen alanın orman arazisi içinde kaldığı ve sahanın kızılçam ağaçlarıyla kaplı durumda olduğu, üretim yapılacak sahanın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan Ulupınar Devlet Ormanı içinde kaldığı, Antalya Yemişpınarı- Kargiliçeşme İçme Suyu Kaynakları Koruma Alanı'na ilişkin düzenlemeler kapsamında söz konusu faaliyet sahasının 1. Derece koruma alanı sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 17/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.