Danıştay danistay 2022/6279 E. 2025/6770 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/6279
2025/6770
15 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6279
Karar No : 2025/6770
DAVACILAR : 1- ... Sendikası (...)
2- ... Eğitim Kurumları Turizm Petrol İç Ve Dış Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin;
1-“Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar” başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasının;
2- “Personele ilişkin esaslar” başlıklı 10. maddesinin 2. , 6. ve 7. fıkralarının;
3- “Kurumun devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasının;
4- “Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 3., 6., 7., 8. ve 10. fıkralarının;
5- Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının;
6- Geçici 1. maddesinin 9. ve 10. fıkralarının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI :
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na dayalı olarak serbest piyasa şartlarına göre faaliyette bulunan özel teşebbüs sahiplerinin ve kurumların amaçlarının kar etmek olduğu kurumların sadece sosyal ve kültürel faaliyetler için düzenlenmiş alanları kullanmalarına izin verildiği ve bunu yaparken de kar amacı güdemeyecekleri, ayrıca kurumların yatakhane ve diğer alanların kullanım dışı tutulduğu, bu durumun, ticari birer işletme olan yurtların kuruluş amacına uygun düşmediği, yaz aylarında tamamen boş kalan yurtların tüm alanları kullanabilme imkanının tanınması gerektiği, ayrıca kar amaçlı olmayan sosyal ve kültürel faaliyet şeklinde bir sınırlama getirilmemesi gerektiği, öğrencilerin bulunmadığı aylarda gerek iç turizmi canlandırmak gerekse kurumların kar etmelerini sağlamak amacıyla hiçbir ticari faaliyetin kısıtlanmaması gerektiği, düzenlemenin serbest piyasa koşullarına aykırı olduğu; kurum müdürlerinin lisans mezunu, müdür yardımcısı ile yönetim memurunun ön lisans mezunu olma zorunluluğuna dair düzenlemenin Yönetmelik ile yapılmasının mümkün olmadığı, zira; Yönetmeliğin dayanağı olan 5661 sayılı Kanun’da da düzenlemenin yer almadığı, barınma hizmeti veren kurumların eğitim kurumu olmadığı, dolayısıyla müdür, müdür yardımcısı ve yönetim memuru için asgari mezuniyet kriterinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile örtüşmediği, dava konusu düzenlemenin kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğu, yasaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, zira; yürürlüğe giren bir düzenlemenin geleceğe yönelik sonuç doğuracağı, geriye yürütülerek öncesinde oluşan hukuki durumlar üzerinde etki oluşturamayacağı, bu kuralın varlık nedeninin “hukuk güvenliği ilkesi” olduğu, anılan düzenlemenin özellikle imar hukuku yönüyle kazanılmış hakların yok sayılması sonucunu doğuracağı, dava konusu düzenlemede yer alan “daha önce tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın” ifadesinin daha önce tanınan ve artık kazanılmış hak haline gelen idari işlemleri (ruhsat, izin, plan, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı gibi) yok saydığı için bu yönüyle belirlilik ilkesine de aykırılık oluşturduğu; Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 8. fıkrasında; bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde mevcut kurumların Yönetmeliğin 37. maddesinin 3. fıkrasına göre barınma hizmeti ücretlerini günleyeceklerinin ifade edildiği, Yönetmeliğin 09/09/2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu tarihten önce kurumlar ile öğrenciler arasında yapılan sözleşmelerde belirlenen ücretlerin eski Yönetmelik hükümlerine ve günün koşullarına bağlı olarak kurumlarca sınırlamaya tabi tutulmaksızın belirlendiği, bu ücretlerin Gençlik Spor İl Müdürlüklerine bildirildiği ve ileriye dönük bir yıllık harcama planlarının oluşturulduğu, gerekli yatırımların yapıldığı, düzenleme ile kuralın geriye yürütülerek fiyatların güncellenmesinin istenildiği, bir ay içerisinde gerekli düzeltme yapmayan kurumların iflasa sürükleneceği, günümüz piyasa koşullarında her alanda ay içerisinde veya birkaç ay içerisinde birçok defa fiyat artışı ile karşı karşıya kalındığı, yurt ücretlerinin ise yılda bir defa artış yapılarak güncellenmesinin reel piyasada karşılığının olmadığı, ülke ekonomi koşulları ile uyumlu olmadığı, özel barınma hizmeti veren kurumlar yönünden ekonomik sorunlar yaratacağı, Yönetmeliğin 37. maddesinin 6. ve 7. fıkrasında yer alan sınırlamaların dayanak Kanun’da yer almadığı gibi anılan sınırlamanın anlamı ve gereğinin olmadığı, dava konusu edilen fıkraların serbest piyasa ekonomi modeli ile örtüşmediği, özel barınma hizmeti veren kurumların umuma açık barınma hizmeti veren işletmeler ile aynı koşullarda olmaları gerektiği; kurumların ruhsatlandırıldığı tarihteki mevzuat hükümleri uyarınca kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı ve bu ruhsatlara özgülenen haklardan yararlandığı, sonradan yürürlüğe giren Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenen standartların mevcut kurumlarca sağlanmasını beklemenin bu kurumlar yönünden kazanılmış hakların ihlali niteliğinde olduğu, dava konusu hüküm nedeniyle birçok kurumun kapanma durumuna geleceği, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 9. ve 10. fıkralarının açıkça kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülemektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Yönetmeliğin 6. maddesinde kurum binalarının öğrenci barınma faaliyeti dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı, bu kurumların sosyal, kültürel ve sportif alanlarının da barınma hizmetlerini aksatmaması gerektiği, yine bu alanların kar amaçlı kullanılamayacağı hüküm altına alındığı, zira bu kurumların sunduğu hizmetlerin kamu yararı ağır basan yönlerinin bulunduğu, kurum binası alanının tamamını kapsamak üzere ruhsat alındıktan sonra bu defa ruhsat kapsamında bulunan alanların kar amacıyla kullandırılmasının 5661 sayılı Kanun’un amacına uygun düşmeyeceği, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaokul Ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nde de benzer hükümlerin bulunduğu; 5661 sayılı Kanun’da, kurumlarda görev alacak personele ilşikin şartların Yönetmelik ile düzenleneceğinin kurala bağlandığı, özel barınma hizmeti veren kurumlarda görev alacak personelin mevzuata hakim, liyakat sahibi ve gerekli eğitime sahip kişilerden oluşmasının; hem kurumlardaki iş ve işlemlerin aksamaması hem de yönetim hizmetlerinin etkinliğinin ve sürekliliğinin sağlanmasının amaçlandığı, hizmetin ekin ve verimli yürütülebilmesi adına kurumlarda görev yapan personelin en az öğrenciler düzeyinde eğitime sahip olması gerektiği, dava konusu Yönetmelik ile mülga olan 02/07/2020 tarih ve 31173 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nde de benzer hükümlerin yer aldığı, anılan hükümlere karşı açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E:2020/7477 esasına kayıtlı dava dosyasında yapılan yargılama neticesinde hukuka aykırı görülmediği; dava konusu Yönetmeliğin 5661 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 652 sayılı KHK’nin 13. maddesine dayanılarak hazırlandığı, dava konusu düzenleme uyarınca, devredilmek istenilen kurumun yeni bir kurum statüsünde değerlendirileceği, değerlendirilmenin yapılmasında devredilecek kuruma daha önce mevzuat ile verilen muafiyetler dikkate alınmaksızın Yönetmelikte yer alan ve Bakanlıkça belirlenen esaslara göre tüm şartların aranacağı, düzenlemenin getiriliş amacının, özel barınma hizmeti sunan kurumların ilk açılışlarından sonra yerleşim planı ve kapasite değişikliği ve nakil sebebiyle başka bir binaya taşınması dışında kurumların mevcut fiziki koşullarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının kontrolünün yapılamadığı, özel barınma hizmeti sunan kurumlarda barınan öğrencilerin can ve mal güvenliğinin Bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığı, bu nedenle yeni açılan kurumdan istenilen şartların devir işlemi yapan kurum için de istenildiği, bu şekilde öncelikli olarak öğrencilerin can güvenliğinin sağlanması ve barınma hizmeti verecek kurumların aynı standartlarda hizmet vermelerinin sağlanmanın hedeflendiği, ayrıca öğrencilere sunulan hizmetin kalitesinin artırılması, bina ve bölümlere ilişkin standartların oluşturulması, can güvenliğini tehlikeye sokan eski, bakımsız olan binaların durumlarının yeni bir denetimle tespiti ile yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilebileceği, dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu; Yönetmelikle; 5661 sayılı Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak sosyal devlet anlayışı içerisinde öğrencinin de durumu göz önünde bulundurulmak suretiyle düzenleme yapıldığı, mezkur hükümde öğrenciler ile hizmet sunun kurumlar arasında ücret ve yükümlülüklere ilişkin adil bir denge kurulmaya çalışıldığı, ücretin belirlenmesi, artırılması, öğrencilerin kurumdan ayrılmaları halinde ücret iadesi gibi hususlarda belirli standardın getirilmesinin kamu yararı ev hizmet gereklerine uygun olduğu, nitekim Mülga Yönetmeliğin benzer hükümlerine E:2020/7477; E:2020/5717 esaslarına kayden açılan davalarda Danıştay Sekizinci Dairesi’nin düzenlemeleri hukuka uygun bulduğu, düzenlemelerin kamu yararı ve hizmetlerine uygun olduğu; yükseköğretim öğrencilerine barınma hizmeti veren kurumlara ve bu kurumların iş ve işleyişlerine ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisinin Bakanlıkta olduğu, Mülga Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasına karşı açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 20/01/2021 tarih ve E:2020/5720 sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar ve kararda yer alan gerekçeler doğrultusunda dava konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği, zira; anılan kararda; davalı idarece değişen ve gelişen barınma standartları veya uygulamalarına uyum sağlamaları açısından; açılmış özel öğrenci barınma hizmeti sunan kurumların standartlarının yeniden belirlenmesi, bunların zorunlu kıldığı değişikliklerin istenebilmesi ve makul süre içinde bu standartlara uyma zorunluluğu getirilmesinin mümkün olduğu, davalı idarece mevcut kurumların binalarını ve hizmetlerini yeni Yönetmelikte düzenlenen şartlara uygun hale getirebilmeleri noktasında herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm şartlar yönünden yaklaşık bir yıllık süre öngörüldüğü ve bu durumun teknik olarak yerine getirilmesi daha uzun zaman gerektiren bina ve fiziki mekana ilişkin şartlar yönünden kurumların mağduriyetine neden olacağı değerlendirmesinin yapıldığı, anılan değerlendirmeye uygun olarak Yönetmeliğin 6. maddesinin 7. fıkrasının istisna tutulduğu ve makul bir sürenin de verildiği; dava konusu düzenlemelerde; Yönetmelik yayımlanmadan önce kurumda barınan ve kayıt yenileyen öğrencilerin kurum ile kendi aralarında imzaladıkları hizmet sunum taahhüdünde mülga Yönetmelikte yer alan yer alan öğrenci lehine olan ücrete ilişkin hükümlerin yer aldığı, bu sebeple Yönetmelik yayımından önce kurumda kayıt yenileyen öğrencilerin kuruma ödeyecekleri ücret ile kurumdan ayrılmaları halinde ücret iadesine ilişkin hükümlerin düzenlendiği, öğrencilerin hak kaybına uğramalarının engellenmesi amacıyla lehe hükümlere yer verildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu düzenlemenin iptali, kısmen konusu kalmayan kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; ... Sendikası (...) ile ... Eğitim Kurumları Turizm Petrol İç Ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından, 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin;
1-“Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar” başlıklı 6. maddesinin 4.fıkrasının;
2- “Personele ilişkin esaslar” başlıklı 10. maddesini 2, 6, 7. fıkralarının,
3- “Kurumun devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasının,
4- “Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 3, 6, 7, 8, 10. fıkralarının,
5- Geçici 1. maddesinin 1, 9, 10. fıkralarının iptali istemiyle Gençlik ve Spor Bakanlığına karşı açılmıştır.
25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. Maddesinde (Değişik: 2/7/2018-KHK-703/22 md.) "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar” başlıklı 6. maddesinin 4. Fıkrası incelendiğinde;
Kurum binalarının, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı, ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanlarının, öğretim yılı içerisinde öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde kâr amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Bakılan davada; Mülga Yönetmelikte yer alan benzer düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada 8. Dairenin 01/04/2021 tarih ve E:2020/7477 sayılı Yürütmenin Durdurulması kararı uyarınca dava konusu düzenlemede "öğretim yılı içerisinde" ibaresine yer verildiği ancak; ders yılının başladığı tarihten bir sonraki ders yılının başlayacağı tarihe kadar geçen süre, "öğretim yılı" olarak tanımlandığından, "öğretim yılı içerisinde" ibaresinin öğrencilerin kurumlarda hiç bulunmadığı yaz dönemini de kapsadığı, dolayısıyla; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere ayrılmış alanlarla sınırlı olmak kaydıyla, bu alanların kullandırılmasına yönelik getirilen kuralda, öğrencilerin yurtlarda hiç bulunmadığı dönemler yönünden ayrıma gidilmesi gerektiği anlaşıldığından bu haliyle eksik düzenlenen dava konusu madde hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 8. Daire tarafından, 28/04/2023 tarihinde yürütülmesinin durdurulduğu; anılan karardan sonra, dava konusu madde "Kurum binaları, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamaz. Ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanları, öğretim yılı içinde öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde (Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/04/2023 tarihli ve E.:2022/6279 sayılı kararı ile yürütmesi durdurulan ibare: kâr amaçlı olmayan) sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabilir." şeklinde düzenlenmiş ise de; gerek mülga Yönetmelikteki aynı düzenleme gerekse dava konusu düzenlenin yürütülmesinin durdurulması kararında tespit edilen eksik düzenlemenin yerine getirilmediği görülmekte olup; Kurum binalarının; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere ayrılmış alanlarla sınırlı olmak kaydıyla, bu alanların kullandırılmasına yönelik getirilen kuralda, öğrencilerin yurtlarda hiç bulunmadığı dönemler yönünden ayrıma gidilmesi gerektiği anlaşıldığından bu haliyle eksik düzenlenen dava konusu madde hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
“Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresi yönünden:
İptali istenilen düzenlemede; devredilen kurumun, yeni kurum statüsünde değerlendirileceği, devredilecek kuruma daha öncesinde mevzuat ile tanınan muafiyetlerin dikkate alınmayacağı, Yönetmelik ile ve ayrıca Bakanlık tarafından belirlenen esaslarda öngörülen tüm şartların devredilen kurumlar için de aranacağı kuralı benimsenmiştir.
Dava konusu düzenlemede yer alan; "mevzuat" kavramının, hukuk sistemi içerisinde yürürlükte bulunan hukuk kurallarının bütününü ifade ettiği, kavramın, başta Anayasa olmak üzere, kanun, uluslararası sözleşme ile yürütme organının düzenleyici işlemleri niteliğinde olan yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi normları kapsadığı dikkate alındığında; "mevzuat" kavramının geniş bir uygulama alanı bulduğu, dolayısıyla düzenlemeyle, kanun tarafından tanınan bir muafiyetin yönetmelik ile geçersiz sayılması gibi normlar hiyerarşisine aykırı hukuki durumların oluşmasına neden olabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; "mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın" ibaresinin; kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri ve bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesi bağlamında; hukuki güvenlik ilkesinin; idari istikrar ilkesi ile idari güven ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; 16. maddinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresi yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bahse konu düzenlemenin diğer kısımlarına gelince;
Barınma hizmeti sunmak üzere yeni açılan kurumlarda mevzuat gereği zorunlu tutulan şartların, devir işlemi suretiyle işletilecek kurumlar için de istenilmesi ile; kurumlarda barınan öğrencilerin can güveniğinin sağlanmasının ilk hedef olarak belirlendiği ve özel barınma hizmeti veren kurumların aynı standartlarda hizmet vermesinin sağlanmasının hedeflendiği anlaşılmakta olup; yapılan düzenleme kamu yararı ve hizmet gereklerine uygundur
Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası yönünden; Anılan hüküm ile; 09/09/2022 tarihinde yürürlüğe giren dava konusu Yönetmelikten önceki Yönetmeliklere göre yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla açılan kurumların binalarını ve hizmetlerini yeni Yönetmelikte getirilen bina ve fiziki mekan şartlarına uyum sağlamaları için 01/08/2024 tarihine kadar süre öngörülmüş, bu sürenin sonunda binalarını uygun hale getirmeyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edileceği düzenlenmiştir.
Mülga Yönetmelikteki benzer düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada 8. Dairenin 20/01/2021 tarihli ve E:2020/5720 sayılı "yürütmenin durdurulması" kararı üzerine verilen sürenin daha uzun ve makul hale getirilmesi, 6. Maddenin 7. Fıkrasındaki şartın hariç tutulması ve kurumların talepleri üzerine Bakanlığın süreyi 1 yıl daha uzatabileceği yerinde ise de; yerine getirilebilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilecek standartlardan (bina ve fiziki mekan şartlarına ilişkin) muaf tutulmayı gerektiren ayrıma yer verilmesi gerekirken, böyle bir ayrım yapılmaksızın, uyum sağlanmasını öngören dava konusu düzenlemede eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer düzenlemelere gelince;
"Personele ilişkin esaslar" başlıklı 10. Maddesinin 2. Fıkrasında, "Kurum müdürlerinin en az lisans mezunu olması gerekir."; 6. Fıkrasında, "Kurum, ihtiyaç duyulması halinde en az ön lisans mezunu müdür yardımcısı çalıştırabilir."; 7. Fıkrasında, "Kurumlarda Bakanlıkça belirlenecek sayıda yönetim memuru çalıştırılır. Yönetim memurluğu için en az ön lisans mezunu olma şartı aranır. Kurumda müdür yardımcısı bulunması halinde müdür yardımcısı sayısı kadar yönetim memuru çalıştırılması zorunlu değildir." kuralı getirilmiş olup; barınma kurumlarında görev yapan personelin mevzuata hakim, liyakat sahibi ve eğitim niteliğine sahip olmasının amaçlandığı ve kamuya ait yurtlardaki uygulamaya paralel düzenlendiği anlaşılmakta olup; hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
"Ücret ve Yükümlülükler" başlıklı 37. Maddesinin 3. Fıkrasında, "Kurumlar, bir sonraki öğretim yılında uygulayacakları aylık barınma hizmeti ücretini, her yıl temmuz ayı sonuna kadar belirleyerek il müdürlüğüne bildirir. Barınma hizmeti ücretine yapılacak en yüksek zam oranı, bir önceki öğretim yılında il müdürlüğüne bildirilen ücrete temmuz ayında açıklanmış olan on iki aylık ortalama “(Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi + Tüketici Fiyat Endeksi)/2” oranına beş puan daha eklendiğinde bulunan orandan daha fazla olamaz." ; 6, fıkrasında, "Kurumun kayıtlı öğrencileri için bir önceki öğretim yılında barınma hizmeti karşılığında aldığı ücrete yeni dönemde yapabileceği en yüksek zam oranı, kaydın yenilendiği tarihte açıklanmış olan on iki aylık ortalama “(Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi + Tüketici Fiyat Endeksi)/2” oranına beş puan daha eklendiğinde bulunan orandan daha fazla olamaz."; 7. Fıkrasında, "Altıncı fıkra hükmünden faydalanmak isteyen öğrenciler ders yılı bitmeden kuruma kayıt yenileme başvurusunda bulunmalıdır."; 8. Fıkrasında, "Kurumlar kayıtlı öğrencilerden gelecek olan kayıt yenileme taleplerini başvuru tarihi esas alınmak suretiyle kapasitelerinin yarısına kadar karşılamak zorundadır."; 10, fıkrasında, "Kuruma kayıt yaptıran öğrencilerden;
a) 15 Eylül tarihine kadar kurumdan ayrılanlardan hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen bir aylık barınma hizmeti ücreti,
b) 15 Eylül sonrasında kurumdan ayrılanlardan ise barınma hizmeti aldığı aylar ve içinde bulunulan ayın ücretinin tamamı ve kalan aylara ait barınma hizmeti ücretinin en fazla %50’si, bu öğrenciler eğer Bakanlık tarafından işletilen öğrenci yurtlarından birine kayıt yaptırdığını belgeliyorsa en fazla %40’ı,
c) Kurumdan çıkarma cezası alan öğrencilerden barınma hizmeti aldığı aylar ve içinde bulunulan ayın ücretinin tamamı ve kalan aylara ait barınma hizmeti ücretinin en fazla %60’ıalınır. Bu öğrencilere depozitoları ile peşin ödeme yapılan hallerde bu fıkraya göre hesaplanacak ücret mahsup edilmesi sonrasında geriye kalan tutar bir ay içinde iade edilir ve hizmet sunum taahhütnamesi feshedilir. Bu madde kapsamında yapılacak hesaplamalarda hizmet sunum taahhütnamesinde öğrenciye özel olarak belirlenen aylık ücret baz alınır." hükmü getirilmiş olup; öğrenciler ile barınma hizmeti sunan kurumlar arasında ücret ve yükümlülüklere ilişkin adil bir denge kurulmaya çalışıldığı, ücretin belirlenmesi, artışı, kurumdan ayrılmalar halinde ücret iadesi gibi hususlarda belli bir standardın getirilmesinin amaçlandığı anlaşılmakta olup; kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Geçici 1. Maddenin 9. Fıkrasında, "2022-2023 öğretim yılı için bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce kayıt yenileyen öğrenciler için bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinin altıncı fıkrası, yeni kayıt yaptıran öğrenciler için ise bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır."; 10. Fıkrasında, "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 2022-2023 öğretim yılı için kayıt yaptıran veya kayıt yenileyen öğrenciler hakkında kurumdan ayrılmaları halinde, 56 ncı madde ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin sekizinci, dokuzuncu ve onuncu fıkraları uygulanır." hükmü ile; dava konusu Yönetmelik yayımlanmadan önce kurumda barınan ve kayıt yenileyen öğrenciler için erken kayıt yapmalarından dolayı herhangi bir hak kaybına uğramamalarına yönelik düzenleme yapıldığı anlaşılmakta olup; hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin; 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "...kâr amaçlı olmayan.." ibaresi (eksik düzenleme nedeniyle) ile 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin ve Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (eksik düzenleme) iptali; anılan düzenlemedeki diğer kısımlar ile dava konusu diğer maddeler yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava konusu 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği ile, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1. maddesi ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesi uyarınca, yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinde; " (Değişik 1. fıkra: 27.06.2019 - 7180 S.K/Madde 1) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetler.
…
(Ek 4. fıkra: 15.08.2017 - 694 S.KHK/Madde 19) (694 S. KHK Kabul: 01.02.2018 - 7078 S.K/Madde 19) Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır. hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'da atıf yapılan 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesinde; "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmektedir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında; " Kurum binaları, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamaz. Ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanları, temmuz ve ağustos ayları içinde öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde kar amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabilir." hükmü; "Personele ilişkin esaslar" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Kurumlar çalıştırmak istedikleri personeli çalışma izni almak üzere il müdürlüğüne bildirir. Nitelik ve şartları uygun bulunanlara il müdürlüklerince Bakanlık bilişim sistemi üzerinden üç iş günü içerisinde çalışma izni verilir. Personel, çalışma izni almadan işe başlatılamaz.
(2) Kurum müdürlerinin en az lisans mezunu olması gerekir.
(3) Kurumlarda görev alan müdür, müdür yardımcısı ve yönetim memurlarının, kız öğrencilere barınma hizmeti veren kurumlarda kadın, erkek öğrencilere barınma hizmeti veren kurumlarda erkek olması şarttır. Kız öğrencilere barınma hizmeti veren kurumlarda temizlik hizmeti veren görevlilerin de kadın olması şarttır. Sadece kurum müdürü için bu madde hükümleri haricinde bir görevlendirme, il müdürü onayı ile yapılabilir.
(...)
(6) Kurum, ihtiyaç duyulması halinde en az ön lisans mezunu müdür yardımcısı çalıştırabilir.
(7) Kurumlarda Bakanlıkça belirlenecek sayıda yönetim memuru çalıştırılır. Yönetim memurluğu için en az ön lisans mezunu olma şartı aranır. Kurumda müdür yardımcısı bulunması halinde müdür yardımcısı sayısı kadar yönetim memuru çalıştırılması zorunlu değildir.(...)" hükmü; "Kurumun devri" başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasının dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde; "(6)Devredilmek istenen kurum, yeni bir kurum statüsünde değerlendirilir. Değerlendirmenin yapılmasında; devredilecek kuruma daha öncesinde mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın, bu Yönetmelik ve Bakanlık tarafından belirlenen esaslarda öngörülen tüm şartlar aranır." hükmü; "Ücretler ve yükümlülükler" başlıklı 37. maddesinin 3. fıkrasının dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde; "Kurumlar, bir sonraki öğretim yılında uygulayacakları aylık barınma hizmeti ücretini, her yıl temmuz ayı sonuna kadar belirleyerek il müdürlüğüne bildirir. Barınma hizmeti ücretine yapılacak en yüksek zam oranı, bir önceki öğretim yılında il müdürlüğüne bildirilen ücrete temmuz ayında açıklanmış olan on iki aylık ortalama “(Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi + Tüketici Fiyat Endeksi)/2” oranına beş puan daha eklendiğinde bulunan orandan daha fazla olamaz." hükmü; aynı maddenin 6. fıkrasında; "Kurumun kayıtlı öğrencileri için bir önceki öğretim yılında barınma hizmeti karşılığında aldığı ücrete yeni dönemde yapabileceği en yüksek zam oranı, kaydın yenilendiği tarihte açıklanmış olan on iki aylık ortalama “(Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi + Tüketici Fiyat Endeksi)/2” oranına beş puan daha eklendiğinde bulunan orandan daha fazla olamaz." hüküm; 7. fıkrasında; "Altıncı fıkra hükmünden faydalanmak isteyen öğrenciler ders yılı bitmeden kuruma kayıt yenileme başvurusunda bulunmalıdır." hükmü, 8. fıkrasında; "Kurumlar kayıtlı öğrencilerden gelecek olan kayıt yenileme taleplerini başvuru tarihi esas alınmak suretiyle kapasitelerinin yarısına kadar karşılamak zorundadır." hükmü; 10. fıkrasında; "Kuruma kayıt yaptıran öğrencilerden;
a) 15 Eylül tarihine kadar kurumdan ayrılanlardan hizmet sunum taahhütnamesinde belirlenen bir aylık barınma hizmeti ücreti,
b) 15 Eylül sonrasında kurumdan ayrılanlardan ise barınma hizmeti aldığı aylar ve içinde bulunulan ayın ücretinin tamamı ve kalan aylara ait barınma hizmeti ücretinin en fazla %50’si, bu öğrenciler eğer Bakanlık tarafından işletilen öğrenci yurtlarından birine kayıt yaptırdığını belgeliyorsa en fazla %40’ı,
c) Kurumdan çıkarma cezası alan öğrencilerden barınma hizmeti aldığı aylar ve içinde bulunulan ayın ücretinin tamamı ve kalan aylara ait barınma hizmeti ücretinin en fazla %60’ı alınır. Bu öğrencilere depozitoları ile peşin ödeme yapılan hallerde bu fıkraya göre hesaplanacak ücret mahsup edilmesi sonrasında geriye kalan tutar bir ay içinde iade edilir ve hizmet sunum taahhütnamesi feshedilir. Bu madde kapsamında yapılacak hesaplamalarda hizmet sunum taahhütnamesinde öğrenciye özel olarak belirlenen aylık ücret baz alınır.(...)" hükmü; "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. Maddede; " (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan kurumlar, 6 ncı maddenin yedinci fıkrasındaki şart hariç olmak üzere binalarını ve hizmetlerini 1/8/2024 tarihine kadar bu Yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hale getirirler. Kurumların talepleri halinde bu süre Bakanlık tarafından bir yıl daha uzatılabilir. Bu tarihe kadar binalarını uygun hale getirmeyenlerin kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edilir. Kurumların binalarını uygun hale getirip getirmedikleri yapılan inceleme ve denetimlerle tespit edilir.
(9) 2022-2023 öğretim yılı için bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce kayıt yenileyen öğrenciler için bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinin altıncı fıkrası, yeni kayıt yaptıran öğrenciler için ise bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanır.
(10) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 2022-2023 öğretim yılı için kayıt yaptıran veya kayıt yenileyen öğrenciler hakkında kurumdan ayrılmaları halinde, 56 ncı madde ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin sekizinci, dokuzuncu ve onuncu fıkraları uygulanır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar” başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "...kar amaçlı olmayan..." "ibaresi yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasına, 30/10/2024 tarih ve 32707 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle; "temmuz ve ağustos ayları içinde" ibaresinin eklendiği görülmekte olup; anılan değişikliğin yargı kararı üzerine yapıldığı değerlendirildiğinden uyuşmazlığın esası yönünden hukuki denetim yapılmasına karar verilmiştir.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasının (ğ) bendine göre, özel barınma hizmeti verilen kurumlara yönelik yapılan inceleme, soruşturma ve denetimlerle yurt ve benzeri kurumun kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması fiili için brüt asgari ücretin beş katı idari para cezası uygulanacak ve bu fiilli işleyen kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptal edilecektir.
Anılan Kanun hükümleri uyarınca öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri, ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenecektir.
Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanmış ve 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (e) bendinde; "Ders yılı: Yükseköğretim kurumlarının akademik takvimlerine göre derslerin başladığı tarihten yarıyıl ve resmi tatiller dahil olmak üzere derslerin bittiği tarihe kadar geçen süreyi,"; (n) bendinde ise; "Öğretim yılı: Ders yılının başladığı tarihten bir sonraki ders yılının başlayacağı tarihe kadar geçen süreyi" tanımladığı belirtilmiştir.
Yine Yönetmeliğin "Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında ise; kurum binalarının, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı, ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanlarının, öğretim yılı içerisinde öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde kâr amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için, kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanlarının, kar amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabileceği dönem yönünden Yönetmelikte belirlenen kriterin irdelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğe dayanak olan 5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; kurum binalarının öğrenci barınma hizmeti dışında bir amaçla kullanılamayacağı açık olup; dava konusu Yönetmelik hükmünden, kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenen alanlarının sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere kullandırılabileceği, ancak bu faaliyetlerin kâr amacı gütmemesi ve öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmaması gerektiği anlaşılmaktadır.
Mülga Yönetmelikte yer alan benzer düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Dairemizin 01/04/2021 tarih ve E:2020/7477 sayılı kararında; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için öğrencilerin anılan kurumlarda yoğunlukla kaldığı dönemler ile hiç öğrencinin kalmadığı dönemler yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın kâr amacı güdülmemesi şartının getirildiği, bu kapsamda sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle sınırlı olmak şartıyla öğrencilerin yurtlarda hiç bulunmadığı dönemler yönünden ayrıma gidilmesi gerektiği değerlendirmesine yer verilmiştir.
Dairemizce verilen kararda yer alan gerekçe uyarınca, davalı idarece, madde metninde "öğretim yılı içerisinde" ibaresine yer verildiği, yukarıda da belirtildiği üzere; ders yılının başladığı tarihten bir sonraki ders yılının başlayacağı tarihe kadar geçen süre, "öğretim yılı" olarak tanımlandığından, "öğretim yılı içerisinde" ibaresinin öğrencilerin kurumlarda hiç bulunmadığı yaz dönemini de kapsadığı, dolayısıyla; anılan kurumlarda öğrencilerin yoğunlukla kaldığı dönemler ile hiç öğrencinin kalmadığı dönemler yönünden ayrım yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davalı idarece; kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek için verildiği, ruhsatın kurum binasının bulunduğu alanın tamamını kapsadığı, kurumların başka bir ticari faaliyette bulunuyor olmasının diğer kurumların lehine rekabeti bozabileceği, bu nedenle kurum binalarının amaç dışı kullanılmaması gerektiği savunulmakta ise de; dava konusu düzenlemede yer alan sadece sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanların kullandırılmasına yönelik olarak; öğrencilerin anılan kurumlarda yoğunlukla kaldığı dönemler ile hiç öğrencinin kalmadığı dönemler yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın kuralın düzenlendiği, bu kapsamda sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere ayrılmış alanlarla sınırlı olmak kaydıyla, bu alanların kullandırılmasına yönelik getirilen kuralda, öğrencilerin can ve mal güvenliğinin korunması ile barınma hizmetinin sunulmasının kısmen veya tamamen aksamasının engellenebilmesi amacıyla öğrencilerin yurtlarda hiç bulunmadığı dönemler yönünden ayrıma gidilmesi gerektiği anlaşıldığından bu haliyle eksik düzenlenen dava konusu düzenlemede yer alan "...kar amaçlı olmayan..." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; anılan ibare dışında kalan kısımların ise; üst norm hükümlerine, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; verilen iptal kararının, yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren kurumların, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'da yer alan hükümlere aykırılık teşkil edecek şekilde amacı dışında kullanılması suretiyle faaliyet yürütebileceği anlamına gelmediği, sadece sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanların; yine sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında, öğrencilerin kurumda hiç bulunmadıkları dönemde kullandırılabilmesi ve sadece bu dönemle sınırlı olarak "kar amaçlı" faaliyette bulunabileceği şeklinde değerlendirilebileceği açıktır.
Nitekim; 24/10/2024 tarih ve 32707 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle; "temmuz ve ağustos ayları içinde" ibaresi eklenmiştir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Personele ilişkin esaslar” başlıklı 10. maddesinin 2., 6. ve 7. fıkrası yönünden yapılan inceleme:
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla yine anılan normların verdiği yetkiye dayanılarak yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasların neler olduğu, kurum personelin taşıması gereken şartlar, kurum binalarının özellikleri, hizmetin sunumuna ilişkin ilkeler, barınma hizmeti verilebilecek öğrencilerin belirlenmesi ve öğrencilerin tabi olacakları kurallar vb. hususların tespitinin, davalı Gençlik ve Spor Bakanlığının takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren kurumda görevlendirilecek personel için çalışma izni almak üzere il müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, nitelik ve şartları uygun bulunması halinde il müdürlüklerince çalışma izni verilecektir. Personel, çalışma izni almadan işe başlatılamaz. Dava konusu düzenlemelerle; kurumda görev yapacak kurum müdürü, müdür yardımcısı ve yönetim memurunda aranacak şartlar ile personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, buna göre; kurum müdürlerinin en az lisans mezunu olması gerektiği, kurumda müdür yardımcısına ihtiyaç duyması halinde en az ön lisans mezunu müdür yardımcısı çalıştırabileceği, ayrıca; kurumlarda Bakanlıkça belirlenecek sayıda yönetim memurunun çalıştırılacağı, yönetim memurunun en az ön lisans mezunu olması gerektiği, kurumda müdür yardımcısı bulunması halinde müdür yardımcısı sayısı kadar yönetim memuru çalıştırılmasının zorunlu olmadığı kurala bağlanmıştır.
Anılan düzenlemelerin, yükseköğretim öğrencilerine barınma hizmeti sunan kurumlarda hizmetin sunulmasından birinci derecede sorumlu olan yönetim personelinin sağlaması gereken asgari eğitim şartı ve kurumda görev alacak yönetim personel sayısı belirlenmek suretiyle sunulan hizmetten yararlanan öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması, kurumlardaki iş ve işlemlerin aksamaması, yönetim hizmetlerinin etkili ve verimli sunulması kapsamında, kamu yararı ve hizmet gereği olduğu anlaşılmakta olup; dava konusu Yönetmeliği’nin “Personele ilişkin esaslar” başlıklı 10. maddesinin 2., 6. ve 7. fıkrasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresi yönünden yapılan inceleme:
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.
Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar.
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukukî güvenlik ilkesi"dir. Hukukî güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Diğer bir ifadeyle; hukukî güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelir.
İdarî istikrar ilkesi ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir.
Hukuki güvenlik ilkesinin gerçekleşebilmesini sağlamak üzere; hukuki belirlilik, hukuki istikrar ve hukuki öngörülebilirlik olarak adlandırılan üç alt ilke bulunmaktadır.
Belirlilik ilkesi, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermeyi ifade etmektedir. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir.
Hukuki güvenlik ilkesinin gerçekleşmesini sağlamaya yönelik bir diğer ilke olan hukuki istikrar ilkesi, hukukun sistem olarak devamlılığını ve var olan kuralların ve uygulamasının istikrarlı olmasını ifade etmektedir.
Hukuki öngörülebilirlik ise, kişilerin, kuralların ve idari ve yargısal uygulamaların ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörerek ve planlayarak yaşamlarını sürdürebilmesini sağlar. Kuralların, uygulamanın ve mahkeme kararlarının birlikte öngörülebilir olması durumunda anılan alt ilke gerçekleşmiş olur. Öte yandan, anılan ilke, hukuki bir uyuşmazlığın çıktığı durumlarda, uyuşmazlıkla ilgili kararı oluşturacak olan mahkeme veya hakimin önceden belirli olması ve uygulayacağı usulün de genel olarak belirli ve önceden bilinebilir olmasını gerektirir.
Dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinde, mevcut kurumların devrine ilişkin usul esasların düzenlendiği görülmektedir.
Buna göre; kurumun, kuruculuk koşullarını taşıyan başka bir gerçek veya tüzel kişiliğe devredilebilmesi için devretmek isteyen tarafından Bakanlıkça belirlenen belgelerle birlikte il müdürlüğüne müracaat edilecek olup; Bakanlık tarafından kurum devri için istenilen belgelerin uygun görülmesi halinde Bakanlığın takip ve koordinasyona yönelik değerlendirmesini müteakip il müdürlüğü tarafından kurumun devri için onay verilecektir. Devir işlemi, devreden ve devralan arasında noter tarafından düzenlenen devir senedinin il müdürlüğüne teslim edilmesinden itibaren on beş iş günü içerisinde valilik tarafından sonuçlandırılacaktır.
Anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin 16. fıkrasında ise; devredilen kurumun, yeni kurum statüsünde değerlendirileceği, devredilecek kuruma daha öncesinde mevzuat ile tanınan muafiyetlerin dikkate alınmayacağı, Yönetmelik ile ve ayrıca Bakanlık tarafından belirlenen esaslarda öngörülen tüm şartların devredilen kurumlar için de aranacağı kuralı benimsenmiştir.
Öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve barıma hizmetlerinin belirli bir standarda bağlanması amacıyla; gerek yeni açılacak kurumlar gerekse Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan mevcut kurumlar için, değişen ve gelişen koşullar da dikkate alınarak, kurumların belirli şartları sağlanmasının istenilmesi mümkündür.
Zira, anılan Yönetmelikte geçiş sürecine yönelik olarak; geçici maddelere yer verilmek suretiyle, halihazırda faaliyetine devam eden kurumlar için belirli bir süre öngörülerek, verilen süre içerisinde, kurumların Yönetmelikte belirlenen şartları sağlanması gerektiği kuralı benimsenmiş olup; usulüne uygun olarak gerekli izinlerini almak suretiyle faal olan kurumların devredilmesi halinde de; anılan koşulların sağlanması istenilmektedir.
Bir başka ifadeyle; barınma hizmeti sunumuna yönelik olarak; yeni açılacak ve halihazırda faaliyette olan kurumlara yönelik meri mevzuatta aranan şartların aranmasına yönelik düzenleme yapılmasında idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır.
Dava konusu düzenlemede yer alan; "mevzuat" kavramının, hukuk sistemi içerisinde yürürlükte bulunan hukuk kurallarının bütününü ifade ettiği, kavramın, başta Anayasa olmak üzere, kanun, uluslararası sözleşme ile yürütme organının düzenleyici işlemleri niteliğinde olan yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi normları kapsadığı dikkate alındığında; "mevzuat" kavramının geniş bir uygulama alanı bulduğu, dolayısıyla düzenlemeyle, kanun tarafından tanınan bir muafiyetin yönetmelik ile geçersiz sayılması gibi normlar hiyerarşisine aykırı hukuki durumların oluşmasına neden olabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; "mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın" ibaresinin; kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri ve bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesi bağlamında; hukuki güvenlik ilkesinin; idari istikrar ilkesi ile idari güven ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; 09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Kurumların devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin iptali gerekmektedir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin “Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 3. fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu Yönetmeliğin "Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 3. fıkrasının dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde; "Kurumlar, bir sonraki öğretim yılında uygulayacakları aylık barınma hizmeti ücretini, her yıl temmuz ayı sonuna kadar belirleyerek il müdürlüğüne bildirir. Barınma hizmeti ücretine yapılacak en yüksek zam oranı, bir önceki öğretim yılında il müdürlüğüne bildirilen ücrete temmuz ayında açıklanmış olan on iki aylık ortalama “(Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi + Tüketici Fiyat Endeksi)/2” oranına beş puan daha eklendiğinde bulunan orandan daha fazla olamaz." kuralı yer almaktayken; dava devam ederken 30/10/2024 tarih 32707 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle değişiklik yapılarak kurumların, bir sonraki öğretim yılında kurumlarında ilk kez barınacak öğrencilere uygulayacakları katma değer vergisi (KDV) hariç aylık barınma hizmeti ücretinin, her yıl temmuz ayı sonuna kadar belirleyerek il müdürlüğüne bildireceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla; ilk defa kuruma kayıt yaptıracak öğrencilerin ödeyeceği barınma ücretinin belirlenmesine ilişkin iptal istemine konu düzenlemede yapılan değişiklik nedeniyle bu fıkra bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin “Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 6., 7., 8. ve 10. fıkraları yönünden yapılan inceleme:
Yönetmeliğin 37. maddesiyle; kapsamdaki kurumlarca sunulacak barınma hizmeti karşılığı ödenecek ücretin belirlenmesi ve iadesine ilişkin ilkelerin kurala bağlandığı, bu kapsamda; anılan maddenin 6., 7. ve 8. fıkralarında kurumun kayıtlı öğrencileri için bir önceki öğretim yılında barınma hizmeti karşılığında aldığı ücrete yeni dönemde yapabileceği en yüksek zam oranının nasıl belirleneceği, yeni dönemde yurtta barınmaya devam etmek isteyen öğrencilerin kuruma yapacakları kayıt yenileme başvurusunun ne zaman yapılacağı ve kurumlara kayıtlı öğrencilerden gelecek olan kayıt yenileme taleplerinin kurumlarca nasıl karşılanacağı hususların belirlendiği görülmektedir.
İptali istenilen fıkraların bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; kuruma kayıtlı olup yeni dönemde kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerin yeni dönem kayıt iş ve işlemlerine ilişkin kurumun ve öğrencinin yükümlülüklerinin neler olduğunun belirlendiği, bu haliyle; düzenlemelerin bir bütünlük içerisinde olduğu ve gerek kurum gerekse öğrenci açısından belirlilik sağladığı anlaşılmakta olup; hem öğrencinin barınma ihtiyacını giderebilmesi hem de kurumun da yeni dönem için hazırlık yapabilmesine imkan sağlayan kurallarda hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Yine, anılan maddenin 10. fıkrasıyla; kuruma kayıt yaptıran öğrencilerin hizmet sunum taahhütnamesinde yer alan süreler dolmadan kurumdan ayrılmak istemleri veya kurumdan çıkarma cezası almaları nedeniyle ayrılmak zorunda kalmaları durumunda yapacakları ödemenin ne kadar olacağı, alınan yıllık barınma hizmeti ücreti tutarının ne kadarının kurum tarafından istenebileceği ile yapılmış ödemelerin ne kadarının ne kadar süre içerisinde iade edileceğinin kurala bağlandığı görülmektedir.
Söz konusu kuralların, öğrenciler ile hizmet sunan kurumlar arasında adil bir denge sağlanarak ölçülülük ilkesine aykırı olmayacak şekilde düzenlenmesi gerekiği açıktır.
İptali talep edilen düzenlemelerde, ayrılma veya ayrılmak durumunda kalınması durumunda kurumlarca iade edilmeyecek ücret oranlarının anılan dönemde kurumca bir hizmet verilmediği de dikkate alındığında yukarıda belirtilen ilkeye aykırılık teşkil etmediği, öte yandan, davacının iddiasının aksine, madde hükmünde sayılan kurumdan ayrılma halleri ve nedenlerinin öğrencilerin keyfiliğine imkan vermeyecek ayrıntıda düzenlendiği sonucuna ulaşıldığından, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası yönünden yapılan inceleme:
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla yine anılan normların verdiği yetkiye dayanılarak yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasların neler olduğu, kurum personelin taşıması gereken şartlar, kurum binalarının özellikleri, hizmetin sunumuna ilişkin ilkeler, barınma hizmeti verilebilecek öğrencilerin belirlenmesi ve öğrencilerin tabi olacakları kurallar vb. hususların tespitinin, davalı Gençlik ve Spor Bakanlığının takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve barıma hizmetlerinin belirli bir standarda bağlanması amacıyla; gerek yeni açılacak kurumlar gerekse Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan mevcut kurumlar için, değişen ve gelişen koşullar da dikkate alınarak, kurumlarca belirli şartları sağlanmasının istenilmesi mümkündür.
Bu bağlamda; anılan Yönetmelikte geçiş sürecine yönelik olarak; geçici maddelere yer verilmek suretiyle, halihazırda faaliyetine devam eden kurumlar için belirli bir süre öngörülerek, verilen süre içerisinde, kurumların Yönetmelikte belirlenen şartları sağlanması gerektiği kuralı benimsenmiş olup; barınma hizmeti sunumuna yönelik olarak; yeni açılacak ve halihazırda faaliyette olan kurumlara yönelik meri mevzuatta aranan şartların aranmasına yönelik düzenleme yapılmasında idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır.
Öte yandan; davacı tarafından, mevcut kurumların binalarını ve hizmetlerini yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm şartlar yönünden yaklaşık birer yıllık süre öngörülmesi ve bu durumun teknik olarak yerine getirilmesi bir yıldan fazla uzun zaman gerektirecek değişiklikler yönünden kurumların mağdur olacağı ileri sürülmektedir.
Dava konusu düzenlemeyle; önceki Yönetmeliklere göre yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla açılan kurumların binalarını ve hizmetlerini yeni Yönetmelikte getirilen bina ve fiziki mekan şartlarına uyum sağlamaları için 01/08/2024 tarihine kadar süre öngörüldüğü, bunun tek istisnasının; kurum binaları ile akaryakıt istasyonları, yanıcı ve parlayıcı maddelerin üretildiği veya depolandığı yerler arasındaki emniyet mesafelerinin belirlenmesine ilişkin şartlar olduğu, bunun dışında, öngörülen süre sonunda gerekli değişikliliklerin yapılamaması durumunda kurumların talep etmeleri halinde bu sürenin Bakanlık tarafından bir yıl daha uzatılabileceğinin hüküm altına alındığı dikkate alındığında; Yönetmelikte yer alan bir yıllık süre uzatım talebi yönünden sınırlama yapılmaksızın geçiş süreci kapsamında yapılacak her bir başvurunun konusuna ve şartlarına göre değerlendirme yapılarak süre uzatılabilmesine imkan tanındığı, bu durumun kurum sahipleri lehine uygulama niteliğinde olduğu, zira; konu ve şart yönünden sınırlamaya gidilmeyerek, teknik olarak yerine getirilmesi öngörülen süreden daha uzun zaman gerektiren bina ve fiziki mekana ilişkin şartlar yönünden kurumların mağduriyet yaşamalarının önüne geçildiği anlaşıldığından; davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, 09/09/2022 tarihli ve 31948 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, hukuka ve mevzuata uygun olduğu görüldüğünden davanın reddi gerekmektedir.
Nitekim; Dairemizin 14/05/2025 tarih ve E:2023/2016, K:2025/4552 sayılı kararı da benzer yöndendir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinin 9. ve 10. Fıkraları yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 9. ve 10. fıkralarında; 2022-2023 öğretim yılı için bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce kayıt yenileyen öğrenciler için bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinin altıncı fıkrasının, yeni kayıt yaptıran öğrenciler için ise bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanacağı; yine Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce 2022-2023 öğretim yılı için kayıt yaptıran veya kayıt yenileyen öğrenciler hakkında kurumdan ayrılmaları halinde ise, 56 ncı madde ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin sekizinci, dokuzuncu ve onuncu fıkralarının uygulanacağının kurala bağlandığı görülmektedir.
Düzenlemelerle; dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih gözetilerek hali hazırda kayıtlı öğrencilerin yapacağı ödemeler ile hizmet sunum taahhütnamesinde yer alan süreden önce kurumdan ayrılan öğrencilerin yapacağı ödemelerin geçiş sürecine uyumlaştırılmasının amaçlandığı, bu haliyle dava konusu kurallarla, barınma hizmeti sunanlar ile bu hizmetten faydalananlar arasında adil bir denge gözetildiği, dolayısıyla 2022-2023 öğretim yılı için ilgilileri açısından sonuç doğuran kuralların hukuka ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliğinin;
1.“Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar” başlıklı 6. maddesinin 4.fıkrasında yer alan; "kar amaçlı olmayan" ibaresinin İPTALİNE oyçokluğu ile "kar amaçlı olmayan" ibaresi dışında kalan kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile,
2\. “Personele ilişkin esaslar” başlıklı 10. maddesinin 2. , 6. ve 7. fıkraları yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile,
3\. “Kurumun devri” başlıklı 16. maddesinin 6. fıkrasında yer alan; "...mevzuat ile tanınan muafiyetler dikkate alınmaksızın..." ibaresinin İPTALİNE oybirliği ile;
4\. “Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 3. fıkrası yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliği ile,
5\. “Ücretler ve yükümlülükler” başlıklı 37. maddesinin 6., 7., 8. ve 10. fıkraları yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile,
6\. Geçici 1. maddesinin 1., 9. ve 10. fıkraları yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile,
7\. Dava kısmen iptal kısmen ret kısmen de karar verilmesine yer olmadığına şeklinde sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2'si olan 580 TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kalan yarısı olan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
8\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
9\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
10\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
11\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/09/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
(X) Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 27.06.2019 - 7180 S.K/Madde 1) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetler.
(…)
(Ek 4. fıkra: 15.08.2017 - 694 S.KHK/Madde 19) (694 S. KHK Kabul: 01.02.2018 - 7078 S.K/Madde 19) Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır. hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'da atıf yapılan 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde ise; "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmektedir.
09/09/2022 tarih ve 31948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, yükseköğrenim öğrencilerine her ne ad altında olursa olsun barınma hizmeti sunmak amacıyla açılan ve işletilen kurumları ve bu kurumlarda çalışan personel ile barınan öğrencilere ilişkin iş ve işlemleri kapsar.
(2) Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunu ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 ve 188 inci maddelerine göre açılan ve işletilen yurtlar ile 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununa ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 ve 189 uncu maddelerine göre açılan ve işletilen sporcu eğitim merkezleri ve olimpik hazırlık merkezleri, 22/4/2022 tarihli ve 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu kapsamındaki spor federasyonları tarafından açılan ve işletilen kamp merkezleri bu Yönetmelik kapsamı dışındadır."; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönetmelik, 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1 inci maddesi ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında; "Kurum binaları, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamaz. Ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanları, temmuz ve ağustos ayları içinde öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde kar amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabilir." hükümleri yer almıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da benzer kurala yer verilmiştir.
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla yine anılan normların verdiği yetkiye dayanılarak yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasların neler olduğu, kurum personelin taşıması gereken şartlar, kurum binalarının özellikleri, hizmetin sunumuna ilişkin ilkeler, barınma hizmeti verilebilecek öğrencilerin belirlenmesi ve öğrencilerin tabi olacakları kurallar vb. hususların tespitinin, davalı Gençlik ve Spor Bakanlığının takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve barıma hizmetlerinin belirli bir standarda bağlanması amacıyla; yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren kurumlarca, kurum binalarının, öğrenci barınma hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı, ancak kurumların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanlarının, öğrencilerin barınma hizmetlerini aksatmayacak şekilde kar amaçlı olmayan sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için kullandırılabileceğinin öngörülmesinin kamu yararı ve hizmet gereği olduğu değerlendirilmiştir.
Zira; barınma hizmeti sunulun kurumların öncelikli amacının yükseköğrenim öğrencilerinin öğrenimleri süresince barınma, beslenme ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ilgili mevzuat kapsamında sayılan hizmetleri saplamak olduğu dikkate alındığında; sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler için düzenlenmiş alanlarının kar amaçlı işletilmesi ve işlettirilmesinin kurumun amacı dışında kullanımı sonucunu doğuracağı açıktır.
Nitekim; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesi uyarınca; barınma hizmeti veren kurumların kurum açma izninde belirlenen amaç dışında kullanılması idari para cezası ile kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali sonucunu doğurmaktadır.
Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında; dava konusu Yönetmeliğin "Kurumların tip, tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. maddesinin 4. fıkrasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından; anılan fıkrada yer alan; "kar amaçlı olmayan" ibaresi yönünden çoğunluk kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.