SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/6240 E. 2025/5348 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/6240

Karar No

2025/5348

Karar Tarihi

4 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6240 E. , 2025/5348 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6240
Karar No : 2025/5348

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kastamonu ili hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:... sayılı II-(a) grubu maden işletme ruhsatının yürürlülük tarihi olan 02/05/2011 tarihinden itibaren 3 yıl içinde gerekli izinlerin alınmamış olması nedeniyle Maden Kanunu'nun Geçici 22. maddesi gereği 37.646,00.-TL idari para cezası verilmesi ve söz konusu ruhsat alanının terkinin uygun bulunarak işletme ruhsatının 22/01/2016 tarihi itibarıyla iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacıya işletme ruhsatı verildiği 02/05/2011 tarihi itibarıyla yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesi uyarınca işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde (en geç 02/05/2014 tarihi itibarıyla) Maden Kanunu'nun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan izinlerin alınmadığı, davalı idare tarafından 02/05/2014 tarihi itibarıyla gerekli tespitler yapılarak, yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının işletme ruhsatının teminat irad kaydedilmek suretiyle re'sen iptal edilmesi gerekirken, davalı idarece işlem yapılmadığı, davacının 22/01/2016 tarihli dilekçesiyle ilgili saha için gerekli izinlerin alınamadığı belirtilerek terk talebinde bulunulduğu ve davalı idare tarafından başvurudan yaklaşık 29 ay sonra tesis edilen ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle davacıya ait işletme ruhsatının geçmişe etkili olarak 22/01/2016 tarihi itibarıyla iptal edildiğinin görüldüğü, işletme ruhsatı sahasına yönelik gerekli izinlerin alınması için davacıya tanınan 3 yıllık sürenin sonu olan 02/05/2014 tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre davalı idare tarafından gerekli tespitler yapılarak işlem tesis edilmesi ve 3 yıllık süre sonu olan 02/05/2014 tarihi itibarıyla işletme ruhsatının iptal edilmesi gerekirken, dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemle davacıya ait işletme ruhsatının 22/01/2016 tarihi itibarıyla iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan davalı idare tarafından lehe kanun hükmünün uygulandığı ileri sürülmüşse de; davacı tarafından işletme ruhsatın sonlandırılması yönünde talepte bulunulduğu ve söz konusu işletme ruhsatının devam ettirilmesi yönünde bir talebinin olmadığı görüldüğünden, işletme ruhsatının iptali yerine idari para cezası uygulanmasında davacının lehine bir durumun olmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, iptal işlemleri henüz tamamlanmamış ruhsatlara ilişkin olarak, ruhsat iptali yerine idari para cezası düzenlemesi getirildiği, 18/02/2015 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile 18/02/2015 tarihinden önce iptal edilen ruhsatlar bakımından 3213 sayılı geçici 22. maddesi uyarınca iptal edilmesi yerine 30.000-TL idari para cezası verilmesinin ve bu tarihten sonra ise 24. maddenin 11. fıkrası uyarınca iptal edilmesi yerine 50.000-TL idari para cezasına verilmesinin düzenlendiği, Kanun’un 24/11. maddesi kapsamında değişiklik öncesi düzenlemeler nedeniyle iptal durumunda olan işletme ruhsatları için geçici bir düzenleme yapılarak bir imkân sağlanmakta ve ruhsat iptali yerine idari para cezası uygulanmasının öngörüldüğü, lehe kanun hükmünün uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine ve hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kastamonu ili, Merkez ilçesi, ... köyü hudutlarında davacı adına S:... sayılı II-(a) grubu maden işletme ruhsatı 02/05/2011 tarihinde düzenlenmiştir.
Davacı tarafından 22/01/2016 tarihinde davalı idareye başvurularak "Maden Kanunu'nun 24/11 maddesi gereği işletme ruhsatının yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde alınması gerekli izinleri alamadığı, bu nedenle uhdesinde bulunan ruhsatın iptali gerektiği ve sahaya ait terk raporunu da sunarak maden sahasının terk işlemlerinin yapılması" talep edilmiştir.
Davalı idare tarafından tesis edilen ... tarihli ve ... sayılı dava konusu işlemle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre işletme ruhsatının yürürlülük tarihi olan 02/05/2011 tarihinden itibaren 3 yıl içinde gerekli izinlerin alınamadığı,18/02/2015 tarihine kadar olan dönem için Maden Kanunu'nun Geçici 22. maddesi uyarınca 37.646,00 TL idari para cezası verilerek ve maden sahasında davacı tarafından herhangi bir üretim faaliyetinde bulunulmadığı, can ve mal emniyeti açısından sahada alınacak bir önlem olmadığı belirtilerek sahanın terki uygun bulunmuş ve terk talep tarihi olan 22/01/2016 tarihi itibarıyla ruhsat iptal edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 11. fıkrasında; "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz." düzenlemesine; Geçici 22. maddesinde ise; (Ek: 4/2/2015-6592/24 md.) "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 24 üncü maddenin on birinci fıkrası gereğince 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanır. İdari para cezası yatırılan ruhsatlar iptal edilmez, bu ruhsatlar hakkında 24 üncü maddenin on birinci fıkrası hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Ruhsatın hükümden düşmesi ve terk edilen alanlarda alınacak tedbirler" başlıklı 32. maddesinde, "Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösterir imalat haritası ve maden jeoloji haritasını Genel Müdürlüğe vermek suretiyle terk talebinde bulunabilir.
Herhangi bir nedenle hükümden düşmüş veya ruhsat hukuku yürürlükte olan sahalarda terk edilen alanlarda ruhsat sahibi gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösterir teknik belgeleri Genel Müdürlüğe vermek zorundadır.
Ruhsat sahibi yukarıda belirtilen tedbirleri en geç bir yıl içinde almak ve işletme faaliyetinde bulunulan alanı işletme projesi doğrultusunda çevreye uyumlu hale getirmek zorundadır.
Verilen bu sürede çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerinin ve
çevresel önlemlerin alınmaması durumunda tedbir alınana kadar sorumluluk ruhsat sahibinin olması şartıyla, bu durum valiliğe bildirilir. Çevre ile uyum çalışması için gerekli tedbirler, çevreye uyum planına uygun olarak orman arazilerinde ilgili orman idaresi, diğer alanlarda il özel idareleri veya valilikler tarafından yerine getirilir. Orman idaresi, il özel idaresi veya valilik tarafından çevre ile uyum planına uygun olarak yapılan masraflar, ruhsat bedelinden çevre ile uyum planı çalışmaları için emanete yatırılan tutarlardan karşılanır. Teminatların yeterli olmaması durumunda çevre ile uyum planı çerçevesinde eksik kalan masrafların ödenmesi için ruhsat sahibine bir ay ödeme süresi verilir. Süresinde ödenmeyen ve Genel Müdürlük tarafından ilgili vergi dairesine bildirilen tutarlar 6183 sayılı Kanuna göre ruhsat sahiplerinden tahsil edilir. İlgili idare tarafından çevreye uyum planı dışında başkaca bir proje veya uygulama yapılması hâlinde buna ilişkin masraflar, ilgili idare tarafından karşılanır ve ruhsat sahibinden herhangi bir bedel talep edilmez.
Çevre ile uyum çalışmasının Hazinenin özel mülkiyetindeki yerler ile Devletin hüküm
ve tasarrufu altındaki yerlerde yapılması hâlinde uygulamanın yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenir." hükmü mevcuttur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Maden Kanunu'nun Geçici 22. madde hükmü ile anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Kanun'un 7. maddesine göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanacağı, idari para cezası yatırılan ruhsatların iptal edilmeyeceği düzenlemesine yer verilerek, ruhsat sahiplerine, verilen para cezalarını yatırmaları halinde yalnızca ruhsatlarının iptal edilmeyeceğine dair bir hak tanındığı, anılan hükmün, 7. madde izinlerine ilişkin üç yıllık süreyi yeniden başlatmayacağı, Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında yer verildiği üzere yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde davalı idarece ilgililere her yıl idarî para cezası verilebileceği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, kanun koyucunun süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinleri süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında idari para cezası öngörmek suretiyle belirtilen izinlerin alınması yönünde ruhsat sahiplerini zorlayarak bir yandan madencilik faaliyetlerinin denetlenmesini, diğer yandan işletme ruhsatı düzenlenmiş yerler hakkında işletme izni verilmesi suretiyle madencilik faaliyetlerinin devam ettirilmesini sağlamaya çalıştığı açıktır. (AYM, E.2017/36, K.2017/147, 01/11/2017, § 24)
Olayda, davacı adına işletme ruhsatının 02/05/2011 tarihinde düzenlendiği, maden ruhsat alanına ilişkin Kanun'un 7. maddesine göre alınması gerekli olan izinlerin fiilin sübut bulduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Bu madde uyarınca, idari yargı yerlerinde dava konusu edilen işlemlerin, maddede sayılan hususlar yönünden hukuki denetime tabi tutulması ve bu denetim yapılırken, dava konusu edilen idari işlemlerin tesis edildikleri tarihteki duruma göre hukuka uygun olup, olmadıklarının incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Her ne kadar İdare Mahkemesince, davalı idare tarafından 02/05/2014 tarihi itibarıyla gerekli tespitler yapılarak, yükümlülükleri yerine getirmeyen davacının işletme ruhsatının teminat irad kaydedilmek suretiyle re'sen iptal edilmesi gerekirken, davalı idarece işlem yapılmadığından bahisle işlemin iptaline hükmedilmiş ise de; yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve idare hukukunun temel prensipleri doğrultusunda, dava konusu işlemin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre yargısal denetimin yapılması ve işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekliliği karşısında İdare Mahkemesi kararında bu yönü ile hukuki isabet bulunmamıştır.
Zira, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği, Geçici 22. madde hükmü ile anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Kanun'un 7. maddesine göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanması gereklidir.
Diğer bir ifade ile, uyuşmazlıkta dava konusu işlem ile teminat irat kaydı ve re'sen ruhsat iptali yapılmayarak idari para cezası verilmesi lehe düzenleme kapsamında yapılan bir değerlendirme nedeniyle değil, işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince olduğundan mevzuata uygun şekilde düzenlenen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, yine davalı idare tarafından, davacının 22/01/2016 tarihli terk talebine istinaden, maden sahasında davacı tarafından herhangi bir üretim faaliyetinde bulunulmadığı, sahanın normal topoğrafyasının korunduğu, can ve mal emniyeti açısından sahada alınacak bir önlem olmadığı sonucuna varılarak, S:... sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsatının terk talep tarihi olan 22/01/2016 tarihi itibarıyla iptal edilerek ihalelik hale getirildiğinin bildirildiği görüldüğünden dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Kastamonu İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 04/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim