SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/5741 E. 2025/5353 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/5741

Karar No

2025/5353

Karar Tarihi

4 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5741 E. , 2025/5353 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5741
Karar No : 2025/5353

DAVACILAR : 1- ... Yapı ve Malzeme Anonim Şirketi
2- ... Madencilik Akaryakıt Turizm Sanayi ve Dış
Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU :
28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı şirketlerin ... Ocakları Bölgesinde maden ruhsat sahibi ve rödovansçı olarak faaliyet gösterdiğini ve ruhsat birleştirme taahhütnamesi imzalayıp tüm yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, söz konusu süreç devam ederken "Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in yayımlandığını ve 11. maddesine 4.,5., ve 6. fıkralarının eklendiğini, açılacak davaların kesinleşmesi beklenilmeksizin işlem tesis edilmesinin zorunlu kılınması Kanunun açık ihlali olduğunu, getirilen değişiklik ile bölge ruhsatının iptali halinde ortakların yatırım giderleri konusunda düzenleme yapılmamış olmasının mülkiyet hakkının ve kazanılmış hakların ihlali niteliğinde olduğunu tüm bu nedenlerle iptali gerektiği iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına ilişkin Yönetmeliğin, 3213 sayılı Maden Kanunun 29. maddesinin 14. fıkrasında yer alan "Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir ve birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonun oluşturulması, toplanma, ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerinin incelenmesi ve denetimi ile ruhsatların taşınması ve proje planlama gibi uygulamaya ilişkin usul ve esasalar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir " hükmü kapsamında hazırlandığını, Anayasanın 124. maddesi hükmü ile Bakanlıkların kendi görev alanları ile ilgili Yönetmelik çıkarabileceğini, ve Yönetmeliklerde değişiklik yapabileceğini, "Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı 168. maddesi gereğince Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan madenlerin aranması ve işletilmesi hakkının Devlete ait olduğunu, Devletin bunu belirli süre için doğrudan gerçek ve tüzel kişiler eliyle işletebileceği ve bu durumda da uyulması gereken şartların, müeyyidelerin ve denetim usul ve esaslarının kanunda gösterilmesi gerektiği, bu doğrultuda 3213 sayılı Maden Kanunun 29. maddesinin 14. fıkrasında bulunan konularda Yönetmelik ile düzenleme yapılabileceğinin hüküm altına alındığının, bu yönüyle dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı olmadığını, hangi konuların Yönetmelik ile düzenleneceğinin sınırlarının yine Kanun maddesi ile açıklandığını, dava konusu düzenleme ile maden bölgesindeki çalışmaların belirlenen ortak proje ve plana göre yürütülmemesi, gerekli izinlerin alınmaması, buna yönelik başvuruların yapılmaması, bu başvurulardan kaynaklanan ve ruhsat sahibinin sorumluluğunda olan bedellerin ödenmemesi ve bunlara gerekçe olarak da şirket ortakları arasındaki ihtilafların gösterilmesi sebebiyle ve bu ihtilafların hukuki yollarla çözüme kavuşturularak, maden bölgesinin amacına ve ilgili mevzuata uygun şekilde, madencilik faaliyetlerinin yürütülmesi, maden sahalarının atıl kalmamasına yönelik olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. Maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının, davalı idarece öngörülen bölge ruhsatının iptali idarî yaptırım niteliğindeki kuralın düzenleyici bir işlem olan yönetmelikle ihdas edilmesinin Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca yaptırımda kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 38. maddesinde, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez ...
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz ..." hükmü yer almıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinde, "Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır.
Maden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir.
Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilir. Bu talep sahipleri ikiden az olamaz.
Talep sahibinin iki olması hâlinde ise hissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde on olmalıdır.
Yeterli talebin sağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Bu sahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafından belirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilen ruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Genel Müdürlük bütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir.
Belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talep edilmesi hâlinde, birleştirmeye dâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilir. İptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri, birleştirme yapılan ruhsat sahibince ödenir ve bu ruhsat alanları birleştirilmiş ruhsata ilave edilir. Tespit edilen yatırım giderinin ruhsat sahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde ise belirlenen alandaki ruhsatların tümü iptal edilir.
Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilik faaliyetleri valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabilir. Bakan onayı ile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatları, rezervi dikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başka bir alana taşınarak ruhsatlandırılabilir. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir.
Kısıtlama ve taşınma alanlarındaki rezerv tespitleri valiliklerce yapılır.
Maden bölgesi olan illerde bu bölgeleri yönetmek üzere maden bölgesi komisyonu kurulur. Bu komisyon, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterir.
Komisyon; valilik, ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşur.
Komisyon, ruhsat sahasındaki faaliyetlerin projeye, çevre ve insan sağlığına uygun yürütülmesini kontrol ederek madencilik faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması dâhil gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar. Komisyon geçici olarak durdurma faaliyetlerini Genel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük, komisyonun maden bölgeleri ile ilgili faaliyetlerini inceler ve denetler.
Ruhsat sahibi tarafından, ocak başı satış tutarının %1’i, komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamaları karşılamak üzere, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Maden bölgesindeki her grup maden işletme ruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifa hakkı tesis edilebilir ve kamulaştırma yapılabilir. Maden bölgesi alanında rödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir.
Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" hükmüne yer verilmiştir.
23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. Maddesine 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle eklenen dava konusu düzenlemelerin, " (4) Maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi gerçek/tüzel kişi veya kişilerin, ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ve bu nedenle ilgili bölgede madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülemediğinin maden bölgesi komisyonu tarafından yapılan bildirim üzerine Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde proje ve plana göre üretim yapılması planlanan alanlara ilişkin ilgili mevzuat uyarınca alınması gerekli tüm izinlere yönelik başvuruların ve üretim yapılması planlanan alan ile sınırlı olarak irtifak, intifa hakkı tesis edilmesine veya kamulaştırma yapılmasına ilişkin başvuruların yapılarak Genel Müdürlüğe bilgi verilmesi için yeni ruhsat sahibi şirkete Genel Müdürlükçe üç aylık süre verilir.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen başvurulara ve başvuru sonrasındaki işlemlere ilişkin gerekli tüm bedellerin süresi içerisinde; maden bölgesi ilan edilmeden önceki ilgili ruhsat sahibi kişi veya kişiler tarafından ödenmesi ya da şirketlerin ortaklık payından karşılanması zorunludur. Bu bedellerin belirtilen şekilde ödenmemesi ya da ortaklık payından karşılanmaması/ karşılanamaması veya dördüncü fıkrada belirtilen sürede gerekli başvuruların yapılmaması halinde ilgili bölge ruhsatı ilave süre verilmeksizin iptal edilerek ilgili bölge ihalelik saha konumuna getirilir.
(6) Beşinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık paylarından kaynaklanan problemler nedeniyle yerine getirilmediğinin Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde ilgili bölge ruhsatı iptal edilmeksizin yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık payları, madencilik faaliyetlerine ilişkin tüm maliyetler ve rezerv miktarları, yeni kurulan ortaklık yapısı içerisinde yer alan şirketlerin maden bölgesinde daha önce yapılan üretimler ve üretimlere bağlı olarak ortaklar arasında dağıtılan gelirleri dikkate alınarak Genel Müdürlük tarafından yeniden belirlenir. Belirlenen yeni ortaklık paylarına yönelik gerekli hukuki işlemlerin ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi için yeni ruhsat sahibi kişi veya kişiler ile maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi kişi veya kişilere Genel Müdürlükçe altı aylık süre verilir. Verilen altı aylık süre içerisinde gerekli hukuki işlemler ve mali yükümlükler yerine getirilmez ise ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle proje ve plana göre madencilik faaliyetlerinin yürütülemediği Genel Müdürlükçe tespit edilen bölgeler, bölge ruhsatından taksir edilerek yeni ruhsat sahibi kişi veya kişiler ile maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi kişi veya kişilere ortaklık paylarının ve ortaklara ilişkin yükümlülüklerin belirlenmesine yönelik gerekli davanın/davaların açılması için altı aylık ilave süre verilir. Mezkûr kişilerce, süresi içerisinde belirtilen davanın/davaların açılarak Genel Müdürlüğe bildirilmesi ve kesinleşmesi beklenmeksizin davaların neticesine göre işlem tesis edilmesi zorunludur. Bu altı aylık süre içerisinde belirtilen davanın/davaların açılarak Genel Müdürlüğe bildirilmemesi veya açılan davaların neticesine göre ivedi şekilde gerekli işlemlerin tesis edilmemesi halinde ilgili bölge ruhsatı iptal edilerek ilgili bölge ihalelik saha konumuna getirilir." hükümleri eklenmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinde Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya usul ve esasların Bakanlık tarafından yönetmelikle düzenleneceği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 02/05/2018 tarihli kararında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun “İşletme faaliyeti” başlıklı 29. maddesinde maden bölgesi komisyonunun oluşumu ve faaliyetlerine ilişkin temel esaslar belirlenmiştir. Kanun’un 29. maddesinin on ikinci fıkrasında maden bölgesi komisyonuna, madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına uygun olarak yürütülmesinin kontrolü görevi de verildiği, Bakanlığı bağlayıcı genel çerçevenin çizildiği, kuralla Bakanlığa tanınan yetkinin maden bölgesi ilan edilmesinin doğal sonucu olan birtakım iş ve işlemlerin Kanun’un anılan hükmü uyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Kanun’da çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla maden bölgeleri ilan edilmesi ve bu bölgelerdeki madencilik faaliyetlerinin kontrol ve denetimi görevlerini yerine getirecek olan komisyonların oluşturulması uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, birleştirmeye dâhil olmayan maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin birtakım iş ve işlemlere yönelik değişken ve teknik konularla ilgili uygulama esaslarını belirleme yetkisinin yürütme organına bırakılması; belirsizlik oluşturmadığı gibi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin ihlali anlamına da gelmemektedir. (AYM, E.2017/143, K.2018/40, 02/05/2018, § …) denilmekte, Maden bölgesi ilan edilmesi sonrasında oluşturulan bölge ruhsatının iptaline ilişkin idari yaptırımda bulunmayla ilgili belirleme yapma yetkisi konusunda yürütme organına yetki devrinde bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu edilen Yönetmelik hükümleri uyarınca, Maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi gerçek/tüzel kişi veya kişilerin, ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ve bu nedenle ilgili bölgede madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülemediğinin ve mevzuat uyarınca alınması gerekli tüm izinlere yönelik başvurular ve başvuru sonrasındaki işlemlere ilişkin gerekli tüm bedellerin süresi içerisinde ödenmemesi veya gerekli başvuruların yapılmaması halinde ve de yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık paylarından kaynaklanan problemlerin çözümü için ivedi şekilde gerekli işlemlerin tesis edilmemesi halinde ilgili bölge ruhsatının iptal edileceği düzenlemesine yer verildiği görülmekle, düzenlemenin idarî yaptırım uygulanmasını öngören nitelikte bir içeriğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Kanunilik ilkesi, suç ve cezaların kanunla konulması ve açıklık ilkesi gereğince herkes tarafından bilinebilirliğinin sağlanmasıdır. Anayasa'nın 38. maddesinde yer verilen, "suç ve cezaların kanuniliği" ilkesinin idarî yaptırımlar için de geçerli olduğu kabul edilmekle birlikte, yasama organının ağır işleyen yapısı ile ekonomik ve teknik hayatın hızla değişen ve gelişen şartları gözetilerek kanunilik ilkesinin idarî yaptırım gerektiren fiillerin belirlenmesinde daha esnek uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. Nitekim, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, hangi fiillerin kabahat oluşturduğu kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi, kapsam ve koşulları bakımından kanunun belirlediği çerçeve hükmün içeriğinin idarenin genel ve düzenleyici idarî işlemleriyle de doldurulabileceği ve fakat kabahat karşılığı olan yaptırımların türünün, süresinin ve miktarının ise sadece Kanunla belirlenebileceği kurala bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, çerçeve kanunlarda kapsam ve koşulları gösterilmek suretiyle kabahatin tipe dâhil unsurlarının idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle düzenlenmesine olanak tanınmışken, kabahat karşılığında uygulanacak idarî yaptırımlar bakımından aynı imkân mevcut değildir.
Bu çerçevede, İdarece Maden bölgesi oluşturulması sonrasında, bölgede bulunan maden ruhsatlarının tüzel kişiliğe haiz bir şirkette birleştirilmesi suretiyle oluşturulan bölge ruhsatının iptaline ilişkin idarî bir yaptırım olduğu, dolayısıyla idarî yaptırım niteliğindeki kuralın düzenleyici bir işlem olan yönetmelikle ihdas edilmesinin Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca yaptırımda kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, dava konusu Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğinin “Ruhsatların iptal edilerek ihale edilmesi” başlıklı 11. maddesine eklenen 4., 5., 6. fıkralarında;“(4) Maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi gerçek/tüzel kişi veya kişilerin, ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ve bu nedenle ilgili bölgede madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülemediğinin maden bölgesi komisyonu tarafından yapılan bildirim üzerine Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde proje ve plana göre üretim yapılması planlanan alanlara ilişkin ilgili mevzuat uyarınca alınması gerekli tüm izinlere yönelik başvuruların ve üretim yapılması planlanan alan ile sınırlı olarak irtifak, intifa hakkı tesis edilmesine veya kamulaştırma yapılmasına ilişkin başvuruların yapılarak Genel Müdürlüğe bilgi verilmesi için yeni ruhsat sahibi şirkete Genel Müdürlükçe üç aylık süre verilir.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen başvurulara ve başvuru sonrasındaki işlemlere ilişkin gerekli tüm bedellerin süresi içerisinde; maden bölgesi ilan edilmeden önceki ilgili ruhsat sahibi kişi veya kişiler tarafından ödenmesi ya da şirketlerin ortaklık payından karşılanması zorunludur. Bu bedellerin belirtilen şekilde ödenmemesi ya da ortaklık payından karşılanmaması/karşılanamaması veya dördüncü fıkrada belirtilen sürede gerekli başvuruların yapılmaması halinde ilgili bölge ruhsatı ilave süre verilmeksizin iptal edilerek ilgili bölge ihalelik saha konumuna getirilir.
(6) Beşinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık paylarından kaynaklanan problemler nedeniyle yerine getirilmediğinin Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde ilgili bölge ruhsatı iptal edilmeksizin yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık payları, madencilik faaliyetlerine ilişkin tüm maliyetler ve rezerv miktarları, yeni kurulan ortaklık yapısı içerisinde yer alan şirketlerin maden bölgesinde daha önce yapılan üretimler ve üretimlere bağlı olarak ortaklar arasında dağıtılan gelirleri dikkate alınarak Genel Müdürlük tarafından yeniden belirlenir. Belirlenen yeni ortaklık paylarına yönelik gerekli hukuki işlemlerin ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi için yeni ruhsat sahibi kişi veya kişiler ile maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi kişi veya kişilere Genel Müdürlükçe altı aylık süre verilir. Verilen altı aylık süre içerisinde gerekli hukuki işlemler ve mali yükümlükler yerine getirilmez ise ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle proje ve plana göre madencilik faaliyetlerinin yürütülemediği Genel Müdürlükçe tespit edilen bölgeler, bölge ruhsatından taksir edilerek yeni ruhsat sahibi kişi veya kişiler ile maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi kişi veya kişilere ortaklık paylarının ve ortaklara ilişkin yükümlülüklerin belirlenmesine yönelik gerekli davanın/davaların açılması için altı aylık ilave süre verilir. Mezkûr kişilerce, süresi içerisinde belirtilen davanın/davaların açılarak Genel Müdürlüğe bildirilmesi ve kesinleşmesi beklenmeksizin davaların neticesine göre işlem tesis edilmesi zorunludur. Bu altı aylık süre içerisinde belirtilen davanın/davaların açılarak Genel Müdürlüğe bildirilmemesi veya açılan davaların neticesine göre ivedi şekilde gerekli işlemlerin tesis edilmemesi halinde ilgili bölge ruhsatı iptal edilerek ilgili bölge ihalelik saha konumuna getirilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
23/05/2018 tarihli 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelik; a) Birbirine bitişik ve/veya yakın I. Grup, II. Grup (a) bendi ve IV. Grup (b) bendi maden sahalarında tek başına yapılan maden işletme faaliyetlerinin; çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı oluşturduğu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılacak proje ve planlama çerçevesinde maden bölgesinin ilan edilmesine, bu ruhsatların yeni ruhsatta birleştirilerek oluşturulacak maden bölgesinde ortak proje kapsamında maden işletme faaliyetlerinde bulunulmasına,
b) Aynı grup ruhsatlar için maden bölgesinin oluşturulması amacıyla ruhsatların birleştirilmesi, taksiri, iptali, ihale edilmesi, yeniden ruhsatlandırılması, ruhsatlardaki yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesine,
c) Maden bölgesi içerisinde yer alacak ruhsatların maden rezervlerinin ve kurulacak tüzel kişilikte bu ruhsat sahiplerinin rezervlerine göre hisse paylarının hesaplanmasına,
ç) Bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonu oluşturulması, toplanması, çalışma süresi, görev ve yetkileri, maden bölgelerindeki faaliyetlerin incelenmesi, kontrol edilmesi ve denetlenmesine,
d) Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatlarının bir proje ve plana göre taşınmasına, taşınacak ruhsatların rezervlerinin hesaplanmasına, ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın Yönetmelikler başlıklı 124. maddesinde ''Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.'' hükmü ile Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi başlıklı 168. maddesinde ''Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.'' hükmü yer almaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme Faaliyet " başlıklı 29. maddesine, "(Değişik fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir.
Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilir. Bu talep sahipleri ikiden az olamaz.
Talep sahibinin iki olması hâlinde ise hissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde on olmalıdır.
Yeterli talebin sağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Bu sahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafından belirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilen ruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Genel Müdürlük bütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talep edilmesi hâlinde, birleştirmeye dâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilir. İptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri, birleştirme yapılan ruhsat sahibince ödenir ve bu ruhsat alanları birleştirilmiş ruhsata ilave edilir. Tespit edilen yatırım giderinin ruhsat sahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde ise belirlenen alandaki ruhsatların tümü iptal edilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilik faaliyetleri valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabilir. Bakan onayı ile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatları, rezervi dikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başka bir alana taşınarak ruhsatlandırılabilir. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir.
Kısıtlama ve taşınma alanlarındaki rezerv tespitleri valiliklerce yapılır.

(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi olan illerde bu bölgeleri yönetmek üzere maden bölgesi komisyonu kurulur. Bu komisyon, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterir.
Komisyon; valilik, ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşur.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Komisyon, ruhsat sahasındaki faaliyetlerin projeye,
çevre ve insan sağlığına uygun yürütülmesini kontrol ederek madencilik faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması dâhil gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar. Komisyon geçici olarak durdurma faaliyetlerini Genel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük, komisyonun maden bölgeleri ile ilgili faaliyetlerini inceler ve denetler.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Ruhsat sahibi tarafından, ocak başı satış tutarının %1’i, komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamaları karşılamak üzere, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Maden bölgesindeki her grup maden işletme ruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifa hakkı tesis edilebilir ve kamulaştırma yapılabilir. Maden bölgesi alanında rödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" hükmüne yer verilmiştir.
23/05/2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliği"nin Tanımlar başlıklı 3. maddesinde Maden Bölgesi; Birbirine bitişik ve/veya yakın, kaynak sürekliliği olan maden sahalarında yapılan maden işletme faaliyetlerinin; çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilememesi ve benzeri sebeplerden dolayı oluşturduğu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile ilan edilen alanları, Yeni ruhsat; Maden bölgesi sınırları içinde kalan ruhsatların, hazırlanan proje ve plana göre birleştirilerek şirket adına düzenlenen ruhsatı/ruhsatları olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi gereğince, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir.
Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; idare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır.
Maden Kanunu'nun İşletme Faaliyetlerini düzenleyen 29. maddesinde 18/5/2017 tarihinde 7020 sayılı Kanunu'nun 10. maddesiyle yapılan değişikliğe ilişkin gerekçede: "Maden bölgesindeki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için mevcut ruhsat sahiplerine öncelik verilmesine, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi halinde ruhsatların birleştirilebilmesine, şehirleşme ve çevresel etkiler de dikkate alınarak şehrin içinde kalan kum, çakıl ve kırmataş ocaklarının faaliyetlerine valilik görüşü ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kısıtlama getirilebilmesine yönelik değişiklik yapıldığı " ifadelerine yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinde Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya usul ve esasların Bakanlık tarafından yönetmelikle düzenleneceği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 02.05.2018 tarihli kararında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun “İşletme faaliyeti” başlıklı 29. maddesinde maden bölgesi komisyonunun oluşumu ve faaliyetlerine ilişkin temel esaslar belirlenmiştir. Kanun’un 29. maddesinin on ikinci fıkrasında maden bölgesi komisyonuna, madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına uygun olarak yürütülmesinin kontrolü görevi de verildiği, Bakanlığı bağlayıcı genel çerçevenin çizildiği, kuralla Bakanlığa tanınan yetkinin maden bölgesi ilan edilmesinin doğal sonucu olan birtakım iş ve işlemlerin Kanun’un anılan hükmü uyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Kanun’da çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla maden bölgeleri ilan edilmesi ve bu bölgelerdeki madencilik faaliyetlerinin kontrol ve denetimi görevlerini yerine getirecek olan komisyonların oluşturulması uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, birleştirmeye dâhil olmayan maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin birtakım iş ve işlemlere yönelik değişken ve teknik konularla ilgili uygulama esaslarını belirleme yetkisinin yürütme organına bırakılması; belirsizlik oluşturmadığı gibi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin ihlali anlamına da gelmemektedir.(AYM, E.2017/143, K.2018/40, 02/05/2018, § …) denilmektedir.
Dava konusu edilen Yönetmelik hükümleri uyarınca, Maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ve bu nedenle ilgili bölgede madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülemediğinin tespit edilmesi ve mevzuat uyarınca alınması gerekli tüm izinlere yönelik başvuruların yapılmaması ve başvuru sonrasındaki işlemlere ilişkin gerekli tüm bedellerin süresi içerisinde ödenmemesi halinde ve yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık paylarından kaynaklanan problemlerin çözümü için ivedi şekilde gerekli işlemlerin tesis edilmemesi halinde ilgili bölge ruhsatının iptal edileceği düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Bu durumda Yönetmelik düzenlemeleri ile dayanak Kanun'da yer alan koşulların açıklandığı ve kanuna aykırı hükümler içermediği ve idarenin kendisine verilen yasal yetkiler çerçevesinde düzenleme yapıldığı, idarenin takdir yetkisi içerisinde hizmet gerekleri ve kamu yararı gözetilerek yapılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
04/06/2025 tarihinde oyçokluğu karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Dava; 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. Maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinde, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez....
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz..." hükmü yer almıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme Faaliyet " başlıklı 29. maddesine, "(Değişik fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir.
Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilir. Bu talep sahipleri ikiden az olamaz.
Talep sahibinin iki olması hâlinde ise hissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde on olmalıdır.
Yeterli talebin sağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Bu sahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafından belirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilen ruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Genel Müdürlük bütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talep edilmesi hâlinde, birleştirmeye dâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilir. İptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri, birleştirme yapılan ruhsat sahibince ödenir ve bu ruhsat alanları birleştirilmiş ruhsata ilave edilir. Tespit edilen yatırım giderinin ruhsat sahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde ise belirlenen alandaki ruhsatların tümü iptal edilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilik faaliyetleri valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabilir. Bakan onayı ile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatları, rezervi dikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başka bir alana taşınarak ruhsatlandırılabilir. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir.
Kısıtlama ve taşınma alanlarındaki rezerv tespitleri valiliklerce yapılır.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi olan illerde bu bölgeleri yönetmek üzere maden bölgesi komisyonu kurulur. Bu komisyon, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterir.
Komisyon; valilik, ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşur.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Komisyon, ruhsat sahasındaki faaliyetlerin projeye, çevre ve insan sağlığına uygun yürütülmesini kontrol ederek madencilik faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması dâhil gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar. Komisyon geçici olarak durdurma faaliyetlerini Genel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük, komisyonun maden bölgeleri ile ilgili faaliyetlerini inceler ve denetler.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Ruhsat sahibi tarafından, ocak başı satış tutarının %1’i, komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamaları karşılamak üzere, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Maden bölgesindeki her grup maden işletme ruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifa hakkı tesis edilebilir ve kamulaştırma yapılabilir. Maden bölgesi alanında rödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir.
(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" hükmüne yer verilmiştir.
23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. Maddesine 28/06/2022 eklenen dava konusu düzenlemelerin, " (4) Maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi gerçek/tüzel kişi veya kişilerin, ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ve bu nedenle ilgili bölgede madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülemediğinin maden bölgesi komisyonu tarafından yapılan bildirim üzerine Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde proje ve plana göre üretim yapılması planlanan alanlara ilişkin ilgili mevzuat uyarınca alınması gerekli tüm izinlere yönelik başvuruların ve üretim yapılması planlanan alan ile sınırlı olarak irtifak, intifa hakkı tesis edilmesine veya kamulaştırma yapılmasına ilişkin başvuruların yapılarak Genel Müdürlüğe bilgi verilmesi için yeni ruhsat sahibi şirkete Genel Müdürlükçe üç aylık süre verilir.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen başvurulara ve başvuru sonrasındaki işlemlere ilişkin gerekli tüm bedellerin süresi içerisinde; maden bölgesi ilan edilmeden önceki ilgili ruhsat sahibi kişi veya kişiler tarafından ödenmesi ya da şirketlerin ortaklık payından karşılanması zorunludur. Bu bedellerin belirtilen şekilde ödenmemesi ya da ortaklık payından karşılanmaması/ karşılanamaması veya dördüncü fıkrada belirtilen sürede gerekli başvuruların yapılmaması halinde ilgili bölge ruhsatı ilave süre verilmeksizin iptal edilerek ilgili bölge ihalelik saha konumuna getirilir.
(6) Beşinci fıkrada belirtilen yükümlülüklerin yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık paylarından kaynaklanan problemler nedeniyle yerine getirilmediğinin Genel Müdürlükçe tespit edilmesi halinde ilgili bölge ruhsatı iptal edilmeksizin yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık payları, madencilik faaliyetlerine ilişkin tüm maliyetler ve rezerv miktarları, yeni kurulan ortaklık yapısı içerisinde yer alan şirketlerin maden bölgesinde daha önce yapılan üretimler ve üretimlere bağlı olarak ortaklar arasında dağıtılan gelirleri dikkate alınarak Genel Müdürlük tarafından yeniden belirlenir. Belirlenen yeni ortaklık paylarına yönelik gerekli hukuki işlemlerin ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi için yeni ruhsat sahibi kişi veya kişiler ile maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi kişi veya kişilere Genel Müdürlükçe altı aylık süre verilir. Verilen altı aylık süre içerisinde gerekli hukuki işlemler ve mali yükümlükler yerine getirilmez ise ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle proje ve plana göre madencilik faaliyetlerinin yürütülemediği Genel Müdürlükçe tespit edilen bölgeler, bölge ruhsatından taksir edilerek yeni ruhsat sahibi kişi veya kişiler ile maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi kişi veya kişilere ortaklık paylarının ve ortaklara ilişkin yükümlülüklerin belirlenmesine yönelik gerekli davanın/davaların açılması için altı aylık ilave süre verilir. Mezkûr kişilerce, süresi içerisinde belirtilen davanın/davaların açılarak Genel Müdürlüğe bildirilmesi ve kesinleşmesi beklenmeksizin davaların neticesine göre işlem tesis edilmesi zorunludur. Bu altı aylık süre içerisinde belirtilen davanın/davaların açılarak Genel Müdürlüğe bildirilmemesi veya açılan davaların neticesine göre ivedi şekilde gerekli işlemlerin tesis edilmemesi halinde ilgili bölge ruhsatı iptal edilerek ilgili bölge ihalelik saha konumuna getirilir." hükümleri eklenmiştir.
3213 sayılı Maden Kanun'un 29. maddesinde Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya usul ve esasların Bakanlık tarafından yönetmelikle düzenleneceği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 02.05.2018 tarihli kararında, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun “İşletme faaliyeti” başlıklı 29. maddesinde maden bölgesi komisyonunun oluşumu ve faaliyetlerine ilişkin temel esaslar belirlenmiştir. Kanun’un 29. maddesinin on ikinci fıkrasında maden bölgesi komisyonuna, madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına uygun olarak yürütülmesinin kontrolü görevi de verildiği, Bakanlığı bağlayıcı genel çerçevenin çizildiği, kuralla Bakanlığa tanınan yetkinin maden bölgesi ilan edilmesinin doğal sonucu olan birtakım iş ve işlemlerin Kanun’un anılan hükmü uyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Kanun’da çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla maden bölgeleri ilan edilmesi ve bu bölgelerdeki madencilik faaliyetlerinin kontrol ve denetimi görevlerini yerine getirecek olan komisyonların oluşturulması uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, birleştirmeye dâhil olmayan maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin birtakım iş ve işlemlere yönelik değişken ve teknik konularla ilgili uygulama esaslarını belirleme yetkisinin yürütme organına bırakılması; belirsizlik oluşturmadığı gibi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin ihlali anlamına da gelmemektedir.(AYM, E.2017/143, K.2018/40, 02/05/2018, § …) denilmişse de, Maden bölgesi ilan edilmesi sonrasında oluşturulan bölge ruhsatının iptaline ilişkin idari yaptırımda bulunmayla ilgili belirleme yapma yetkisi konusunda yürütme organına yetki devrinde bulunmadığı açıktır.
Dava konusu edilen Yönetmelik hükümleri uyarınca, Maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsat sahibi gerçek/tüzel kişi veya kişilerin, ruhsat birleştirme taahhütnamesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinin ve bu nedenle ilgili bölgede madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülemediğinin ve mevzuat uyarınca alınması gerekli tüm izinlere yönelik başvurular ve başvuru sonrasındaki işlemlere ilişkin gerekli tüm bedellerin süresi içerisinde ödenmemesi veya gerekli başvuruların yapılmaması halinde ve de yeni ruhsat sahibi şirketin ortaklık paylarından kaynaklanan problemlerin çözümü için ivedi şekilde gerekli işlemlerin tesis edilmemesi halinde ilgili bölge ruhsatının iptal edileceği düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Bu düzenlemenin bir idari yaptırım olduğu konusunda tartışma bulunmamaktadır. Bu halde idari yaptırım kanunla düzenlemesi gerekmekte olup yönetmelikle ihdas edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, İdarece Maden bölgesi oluşturulması sonrasında, bölgede bulunan maden ruhsatlarının tüzel kişiliğe haiz bir şirkette birleştirilmesi suretiyle oluşturulan bölge ruhsatının iptaline ilişkin idarî bir yaptırım olduğu, dolayısıyla idarî yaptırım niteliğindeki kuralın düzenleyici bir işlem olan yönetmelikle getirilmesinin Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca yaptırımda kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik maddesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, 28/06/2022 tarih ve 31880 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 23/05/2018 tarihli 30429 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 11. Maddesine eklenen 4., 5. ve 6. fıkralarının iptali gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim