Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/5582
2025/8827
19 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5582
Karar No : 2025/8827
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde IR:... işletme ruhsatına dayalı 46.733,74m² lik orman alanında ocak alanı, kırma-eleme tesis alanı, enerji nakil hattı, maden ulaşım yolu, şantiye alanı, pasa döküm alanı, maden stok alanı, verimli toprak depo alanı olarak kulanılmak üzere işletme çalışması yapmak üzere orman izninin verilmesine yönelik yapılan başvurunun; söz konusu sahanın orman olarak kullanılmasında yarar olduğu ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden bahisle reddine ilişkin Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile bildirilen Orman Genel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğünce izin talebine konu arazinin incelendiği ve heyet tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 26/11/2019 tarihli izin raporunda; ağaç kesilmeyeceği, talep sahasının milli, park, yaban hayatı korumu ve geliştirme sahası, turizm alanı, özel çevre koruma bölgesi, sit alanı gibi özel statü alanlar içinde kalmadığı, ormancılık çalışmaları açısından herhangi bir sakınca bulunmadığı, tohum meşceresi, gen koruma alanı, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin sınırları içerisinde kalmadığı, cevher niteliği taşıyan maden alanı, orman parseline isabet ettiğinden izin talep edilen altyapı ve tesis alanlarının orman dışında yapılmasının mümkün olmadığı, istihdam yaratacağı, yer altında bulunan madenlerin ekonomiye kazandırılacağı ve ruhsat alanının cevher niteliği olan alanlarının tamamı ormanlık alanlarda kalması nedeniyle kamu yararı ve zarureti olduğu ve Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre izin verilmesinde sakınca bulunmadığının belirtildiği, izin raporunun Şanlıurfa Bölge Müdürlüğünce onaylanarak uygun görüşle Genel Müdürlüğe gönderildiği, buna karşılık davalı idare tarafından davacının izin talebinin, izin talebine konu maden alt yapı tesislerinin ve tesislerdeki madencilik faaliyetlerinin söz konusu sahanın orman olarak kullanılmasının engelleneceği ve izin verilmesinde kamu yararı bulunmadığının somut, objektif ve bilimsel verilere dayalı gerekçeleri ortaya konulmadan reddedildiği, bu durumda, ilgili kurumların olumlu görüş verdiği, yasa hükümleri ve ilgili uygulama yönetmeliğinde öngörülen şartların yerine getirildiğine yönelik olarak Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğü'nce izin raporunun düzenlendiği, akabinde Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğünce anılan raporun onaylandığı, söz konusu raporda Orman Kanununun 16. maddesine göre madencilik izni verilmesinde sakınca bulunmadığı ve kamu yararı bulunduğu açıkça belirtilmesine karşın, ruhsat hukuku gözardı edilerek, somut hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin ve izin raporundaki hususların aksi ortaya konulmaksızın izin başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ormanı koruma görev ve yetkileri bulunduğu, sahanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden izin verilmediği, diğer kurumlardan izin almış olması durumunda dahi, idarelerinin iznin verilmesinde kamu yararı görmediği durumlarda izin başvurusunu reddetme hak ve yetkisi bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Mahkemesince mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi üzerine sahanın orman olarak kullanılmasındaki kamu yararı ile davaya konu madenin çıkarılmasındaki kamu yararının kıyaslanması sonucunda üstün kamu yararının belirlenmesine ilişkin bir karar verilmesi gerektiğinden, netice itibarıyla eksik inceleme sonucunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde bulunan IR:... ruhsat numaralı 99,88 hektarlık sahada davacının II-A grubu kalker işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından ocak alanı, kırma-eleme tesis alanı, enerji nakil hattı, maden ulaşım yolu, şantiye alanı, pasa döküm alanı, maden stok alanı, verimli toprak depo alanı olarak kulanılmak üzere orman alanı içerisinde kalan toplam 46.733,74m2'lik alanda orman izni için 07/11/2019 tarihli dilekçe ile Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulmuştur.
Bölge Müdürlüğü'nün 27/11/2019 tarihli yazısı ile Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğünden Orman Kanunu 16. madde ve 16. Madde Uygulama Yönetmeliğine göre komisyonca değerlendirilmesi ve düzenlenecek raporun gönderilmesinin istenildiği, izin talebine konu orman sahasından sorumlu olan Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğünde görevli bulunan heyet tarafından başvuru yapılan arazi üzerinde yapılan inceleme sonucunda değerlendirme formu ve hazırlanan izin raporunun Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğünün 27/11/2019 tarihli onayı ile uygun bulunduğu, söz konusu izin raporu ve başvuru dosyasının Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısı ekinde izin isteminin karara bağlanması amacıyla Orman Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Orman Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemiyle; söz konusu sahanın orman olarak kullanılmasında yarar olduğu ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediği gerekçesiyle uygun görülmeyerek izin talebinin reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 169. maddesinde; "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz." amir hükmü bulunmaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 7. maddesinin 4. fıkrasında, Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği hükme bağlanmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 16. maddesinde; ''Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar. Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir. Madencilik faaliyetlerinin sona ermesi neticesinde idareye teslim edilen veya terk edilen doğal yapısı bozulmuş orman alanları rehabilite edilir. Rehabilite maksadı ile bu alanların orman yetiştirilmek üzere inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıkları ile doldurularak ağaçlandırmaya hazır hale getirilmesi için büyükşehir mücavir alanlarında büyükşehir belediyelerine, diğer yerlerde ise il ve ilçe belediyelerine bedeli karşılığında izin verilebilir. Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Orman Kanunu'nun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin ''Kesin İzin'' başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir.
(2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz.
(3) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. (...)
(4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir.
(5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir.
(6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir.
(7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin olur tarihidir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile birlikte dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde; izin talebine konu olan ormanlık sahanın, davalı idare bünyesinde bulunan Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğünce incelendiği ve heyet tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 26/11/2019 tarihli izin raporunda; ağaç kesilmeyeceği, talep sahasının milli park, yaban hayatı korumu ve geliştirme sahası, turizm alanı, özel çevre koruma bölgesi, sit alanı gibi özel statü alanlar içinde kalmadığı, ormancılık çalışmaları açısından herhangi bir sakınca bulunmadığı, tohum meşceresi, gen koruma alanı, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin sınırları içerisinde kalmadığı, cevher niteliği taşıyan maden alanı, orman parseline isabet ettiğinden izin talep edilen altyapı ve tesis alanlarının orman dışında yapılmasının mümkün olmadığı, istihdam yaratacağı, yer altında bulunan madenlerin ekonomiye kazandırılacağı ve ruhsat alanının cevher niteliği olan alanlarının tamamı ormanlık alanlarda kalması nedeniyle kamu yararı ve zarureti olduğu ve Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre izin verilmesinde sakınca bulunmadığının belirtildiği ve bu rapor hükme esas alınmak suretiyle Adıyaman İdare Mahkemesince "... yukarıda aktarılan yasa hükümleri ve ilgili uygulama yönetmeliğinde öngörülen şartların yerine getirildiğine yönelik olarak Adıyaman Orman İşletme Müdürlüğü'nce izin raporunun düzenlendiği, akabinde Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü'nce anılan raporun onaylandığı, söz konusu raporda Orman Kanununun 16. Maddesine göre madencilik izni verilmesinde sakınca bulunmadığı ve kamu yararı bulunduğu açıkça belirtilmesine karşın, ruhsat hukuku gözardı edilerek, somut hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin ve izin raporundaki hususların aksi ortaya konulmaksızın izin başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Mahkeme kararına esas alınan izin raporu incelendiğinde ise, söz konusu raporda talep sahasının orman verimliliği ve orman kapalılık oranı hususlarında herhangi bir tespite yer verilmediği anlaşıldığından eksik değerlendirmeler içerdiği, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, orman haritası ve mevcut durum gözetilerek, meşcere tipi ve kapalılık durumu da dikkate alınarak ormanlık alan olan talep sahasının orman verimliliği yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
Yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; izin talep edilen sahadaki orman bütünlüğü ve verimliliği, alandaki ağaç yoğunluğu, kapalılık oranı, verimli orman alanı olup olmadığı dikkate alınarak izin verilmesi halinde ormanlık alanın parçalanıp parçalanmayacağı, ekosistem bütünlüğü ile kesilecek ağaç miktarları yönünden, madencilik faaliyetlerinin yürütülmesindeki kamu yararı ile söz konusu alanın orman olarak kalmasındaki kamu yararı arasındaki denge (üstün kamu yararı) karşılaştırılarak, ayrıca uyuşmazlığa konu yerin konumu ve mevkii, yerleşim bölgelerine ve tarım alanlarına yakınlığı, yapılacak madencilik faaliyetinin bu alanlar açısından sakıncasının bulunup bulunmadığı; izin talep edilen maden ocağının veri ve maden çeşidi, madenin mahiyeti, ender nitelikte olup olmadığı, rezerv miktarı, kullanım alanı ve niteliği; izin talep edilen alanda yapılacak maden çalışmalarının, orman bitki örtüsüne, ekolojik yaşama etkilerinin değerlendirilmesi, izne konu madencilik faaliyetinin talep edilen alanda yapılmasında zaruret bulunup bulunmadığı; izin talep edilen alanın tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlardan olup olmadığı, işletme izin belgesi ile orman izin sınırlarının birbiriyle uyumlu olup olmadığı, ağaçların kesimlerinin yapılıp yapılmadığı, sahanın teslim alınarak madencilik faaliyetlerine başlanılıp başlanılmadığı hususları da açıklığa kavuşturularak yapılacak değerlendirme neticesinde, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca izin verilmesinde kamu yararı bulunup bulunmadığı, mevzuatta aranan şartların oluşup oluşmadığı yönünden yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için tarafların iddialarının ve dosyadaki belgelerin Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, eksik inceleme sonucunda temyize konu kararın verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak irdelenmesi sonucunda yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yönündeki Adıyaman İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.