Danıştay danistay 2022/52 E. 2025/6433 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/52
2025/6433
8 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/52
Karar No : 2025/6433
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I- (DAVACI) ... Beton İnş. ve Mad. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALILAR) 1- ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
III- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) 1- ...Madencilik Sanayi Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Endüstrisi Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; davalı idarece, 01.08.2018 gün ve 30496 sayılı Resmi Gazete'de yayınlananarak yürürlüğe konulan ve Güney Maden Bölgesi ile ilgili işlemde yer alan Eşdeğer Rezerv ve Eşdeğer Rezerv Oranı Tablosu'nun tamamı ile Yatırım Giderleri Tutarı Tablosu'nun davacı şirket ile ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkemece E:...sayılı dava dosyasında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi soncunda hazırlanan 16/07/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "27/05/2017 tarihli ve 30078 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kanun kapsamında, maden bölgesi uygulamasının Cebeci agrega ocakları bölgesine uygulanması ile Cebeci Maden Bölgesi, Kuzey ve Güney Ocak alanı olarak ikiye bölünmüş olduğu, davacı ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait ruhsatlı alanlar Maden Bölgesi Güney Ocak Alanında yer aldığından gerek rezerv ve eşdeğer rezerv, gerekse de üretim maliyetleri yönüyle Güney Ocak Bölgesine ait veriler dikkate alındığı ve değerlendirildiği, rezerv ve maden bölgesinde yer alan her bir ruhsatın eşdeğer rezervinin, ruhsatlı alanlardaki toplam eşdeğer rezervdeki payını esas alarak belirlenmiş olan her bir ruhsat sahibinin şirketteki ortaklık payı ile üretim maliyeti çalışmalarının dava konusunun en önemli itiraz yönünü oluşturduğu, dosya muhtevası ve eklerinde, Güney Ocak Bölgesi için her bir ruhsat alanı paylarını gösteren 3 farklı tablo yer aldığı, davacı şirkete ait ruhsat başına Maden Bölgesi Güney Ocak alanındaki payın (%) Cebeci Maden Bölgesi Projesinde 0,7533, 01/08/2018 tarih ve 13/10/2018 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilen payların 0,6031 olduğu, güney ocak alanındaki payların bulunmasında izlenen yöntemde, her bir ruhsat alanına ait rezervlerden ve dekapaj + pasa miktarlarından hareket edilmiş, 1 ton kireçtaşı ve kumtaşı üretim maliyeti ve her bir ruhsat alanı için 1 ton pasa deplase işlemi + dekapaj maliyeti dikkate alındığı, ruhsatlı sahalara ait rezervlerin belirlenmesinde bir maden tasarım yazılımı olan Netpromine (7.6.0.511 versiyonu) adlı programın kullanıldığı, bu program kullanılarak her bir agrega alanının üç boyutlu katı modelinin oluşturulduğu, oluşturulan katı modele (m3) göre rezervlerin hesaplandığı, maden sahaları rezerv hesaplamalarında son yıllarda birçok benzer programın oluşturulduğu ve elektronik ortamda rezerv hesaplarının yapıldığı, programların, sayısal ortama girilen veriler temelinde hesaplamalar yaptığı ve hata paylarını da uygulayıcıya sunduğu, dosya muhtevasından, pasa ve dekapaj malzemesinin miktarının belirlenmesinde de benzer programın kullanıldığının anlaşıldığı, sonuçta; her bir ruhsat için belirlenmiş olan ve Maliyet Katsayısı (MK) olarak ifade edilen çarpım katsayısının, belirlenen rezervler ile çarpılarak eşdeğer rezervler belirlendiği, buradan da ruhsat başına düşen payların hesaplandığı, yapılan bu işlemlerin jeolojik literatüre uygun olduğu, proje içeriğinde verilmiş olan MK formülasyonunun kullanılmasının uygun olduğu ancak, 01/08/2018 tarihli Resmi Gazete ilanındaki paylar tablosu ile 13/10/2018 tarihli Resmi Gazete ilanı tablosunda maddi hatalar bulunduğu, Rezerv x MK= Eşdeğer rezerv hesaplamasında aritmetiksel hatalar yapıldığının tespit edildiği, bu çarpım hatalarının nihai olarak ruhsat başına düşen payların değişmesine yol açacağı, tabloların bu yönüyle yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, üretim maliyetleri yönüyle değerlendirme yapıldığında; dosya içeriği ve eklerinde “Kireçtaşı ve kumtaşı agregalarının üretim maliyetleri tablosu” verildiği, birbiriyle benzer olan tablolarda 1 ton kumtaşı üretim maliyeti 6,26 TL, 1 ton kireçtaşı üretim maliyeti 5,370 TL olarak hesaplandığı, hesaplamalarda ocak içi nakliye, orman, Devlet hakkı, KDV, yemek, SGK vb. hariç olduğunun ifade edildiği, belirlenen üretim maliyet değerleri Maliyet Katsayısı (MK) belirlenmesinde kullanıldığı, maliyet katsayısı 1 ton agrega üretim maliyetine göre hesaplandığı, maliyet belirlemede ton başına yapılacak pasa deplase işlemleri+ dekapaj değeri (TL olarak) dikkate alındığı pay oranları tablosunda görüldüğü, MK formülünde, 1 ton agrega (kireçtaşı ve kumtaşı) üretim maliyeti ile birlikte her bir ruhsat alanına ait rezervdeki ton başına dekapaj maliyeti (TL/Ton) kabul ve kriterler olarak alındığı, kabul edilen bir diğer kriter ise kumtaşı üretim kaybı olduğu, ortaya konulan maliyet katsayısı formülü irdelendiğinde, esas olarak maliyetler arasında oransal bir ilişkiyi yansıttığı, bu oransal ilişki nedeniyle, günümüzde ülkemizin ekonomik şatlarından kaynaklanan maliyet artışlarına bağlı olarak Mart 2018 yılı tarihli Cebeci Maden Bölgesi Projesi’nde ifade edilen üretim ve dekapaj maliyetleri belli bir oranda yükselmiş olsa dahi, Maliyet Katsayısında bir değişiklik olmayacağı sonucuna ulaşıldığı, diğer bir ifade ile maliyet artış oranları her bir saha için aynı oranda uygulanacağından sonucun değişmeyeceği, maliyet katsayıları her bir ruhsat sahası için belirlenmiş rezervler ile çarpılarak her bir ruhsat alanı için eşdeğer rezervler bulunduğu, bu hesaplamalarda yapılan aritmetiksel hataların, Güney Ocak alanındaki payların yeniden hesaplanmasını gerektirdiği, Pasa ve Dekapaj malzemesi yönüyle değerlendirme yapıldığında; proje alanının özellikle kuzeyinde daha kalın örtü/dekapaj malzemesinin (İstanbul Formasyonu’na ait çakıl, kum, killer, glokonili kumtaşları ile ayrılmış kayaç zonu) bulunduğu, bunların kalınlıklarının havadan görüntüleme ve yersel topografik ölçümlerle belirlendiğinin ifade edildiği, bu tür zonların ortaya konmasında jeofizik yöntemlerden ve sondaj verilerden faydalanıldığının ayrıca belirtildiği, benzer yöntemlerin her bir ruhsat alanlarda bulunan pasalar için uygulandığı, kumtaşı ve kireçtaşı agrega rezervi belirlenmesinde pasa ve dekapaj miktarı ayrıca hesaplandığı, her bir ruhsat alanı içindeki toplam pasa nakliye ve dekapaj maliyeti belirlendiği, pasa ve dekapaj miktarı, agrega rezervinde olduğu gibi Netpromine yazılım programı kullanılarak belirlendiği, üç boyutlu (3D) jeolojik (katı model) oluşturulduğu, proje kapsamında pasa ve dekapaj malzemesi belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin jeolojik ve madencilik metodolojisine uygun olduğu, yapılan rezerv hesaplamalarda şu andaki topografyada, eski üretimden kalan pasaların, daha da önemli olarak dekapaj örtü seviyesinin dikkate alındığı, eşdeğer rezerv, eşdeğer rezerv oranlarını gösterir tablo ile yatırım giderleri tablosu kabul ve kriterler yönüyle, jeolojik metodolojiye uyumluluk gösterdiği, belirlenen rezervlerden hareketle uygulanan adımlarda bir yanlışlık izlenmediği, diğer taraftan, yatırım giderleri tutarı tablosunun madencilik sektöründeki gider kalemlerini tam olarak yansıttığı, maliyet artış oranları her bir ruhsat alanına aynı oranda yansıyacağından, nihai hedef olan rezerv payları üzerinde herhangi bir değişiklik yaratmayacağı, sonuç olarak, yöntemsel olarak belirlenen rezervlerin hesaplanmasında yanlış bir yol izlenmediği ancak, sahada doğru ölçümler yapıldığı, bunların da bilgisayar ortamına doğru taşındığı noktalarında bir yanlışlık yapılmış ise bunun ortaya çıkarılmasının mümkün olmadığı, pay oranlarının belirlenmesinde yöntemsel olarak bir yanlışlığın bulunmadığı, Güney Ocak alanındaki en küçük ruhsat alanları (pasa ve örtü malzemesi kalınlığı yüksek olsa dahi) belli bir miktar rezerv içeriyorlar ise bu ruhsat alanlarına pay verilmesinin doğru bir işlem olduğu, ruhsat alanlarının bazılarında yer darlığı, yollara yakınlığı nedeniyle şev-basamak-kademe oluşturulmasının ve dolayısıyla üretime devam edilmesinin olanaklı olmadığı, hazırlanan işletme projesine göre güney ocakta üretim panolarının oluşturulacağı ve bu panolarda şev-basamak-kademe oluşturularak dört yıl üretim yapılacağı ve bu süreçte diğer ruhsat alanların rehabilite edilerek üretime hazır hale getirileceği öngörülerinin bulunduğu, buradan hareketle maden alanlarında rehabilite edilecek alanların bulunduğunun anlaşıldığı, hesaplamalarda üretilecek agrega türleri için, gerek maliyet gerekse de rezerv miktarları ayrı ayrı ortaya konup değerlendirildiği, bu hesaplarda yöntemsel bir hata görülmediği, davacı şirkete ait ruhsat alanlarında kaynak oluşturan kireçtaşları ve kumtaşları ayrı ayrı ele alındığı için maden çeşidi yönüyle bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği, 01/08/2018 ve 13/10/2018 tarihli Resmi Gazete ilanı payları tablolarında dava konusu Güney Ocak Alanında 14 şirketin bulunduğu, toplamı 100 olacak şekilde, her bir işletmeye paylar verildiği dosya ekinde verilmiş Cebeci Maden Bölgesi Projesinde Tablo 5.15’ de toplam 13 şirketin bulunduğu, ihalelik/ruhsatsız alanlar başlığı altında 7 ruhsat alanına paylar verildiği, bu ihalelik/ruhsatsız alanlar yukarda bahsedilen her iki tabloda ... A.Ş. uhdesinde gösterildiği, bu verilerden hareketle Güney Ocak Alanında yer alan tüm ruhsatlara pay verildiği, sonuç olarak, ruhsat alanlarına isabet eden paylar, her bir ruhsat alanındaki rezerv miktarına göre belirlendiği için, paylar yönüyle ruhsatlara ilişkin hakların değişmeyeceği, Güney Maden Bölgesi ile ilgili işlemde yer alan Eşdeğer Rezerv ve Eşdeğer Rezerv Oranı Tablosu madencilik mevzuatına uygun olduğu, ancak tabloda yer alan aritmetiksel (maddi) hesaplama hatalarının düzeltilmesi gerektiği, bu hataların özellikle eşdeğer rezerv hesaplamalarında çok belirgin olduğu, sonuç olarak; dava konusu işlemde yapılan madencilik değerlendirmelerinin, izlenen yöntemin ve adımlarının madencilik mevzuatına uygun olduğu, fakat saha çalışmalarında elde edilen gerçek verilerin doğruluğunun anlaşılması için uzun süreçli ayrı bir projelendirme çalışmasının yapılması gerektiği, ilave olarak Güney Maden Bölgesi ile ilgili işlemde yer alan Eşdeğer Rezerv ve Eşdeğer Rezerv Oranı Tablosunda aritmetiksel (maddi) hesaplama hatalarının bulunduğu" görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, Mahkeme Heyetinin bilirkişi raporunun incelenmesinin ardından Mahkemenin 30/09/2019 tarihli ara kararı ile "Mahkemenin ... sayılı dosyasına sunulan okunaklı hesap toblosu incelenerek, bu hususta yeniden değerlendirme yapılması, bilirkişi raporunda belirtilen aritmetiksel hataların neler olduğunun incelenerek kalem kalem açıklanmasının istenilmesine, dava konusu uyuşmazlık incelenerek, tarafların itirazları da dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılması ve hazırlanacak ek raporun dosyaya sunulmasının" istenilmesi hususunda ek bilirkişi raporu istenilmesine karar verildiği, 26/11/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda özetle, "dosya muhtevasında ve eklerinde, Cebeci Maden Bölgesi, Güney Ocak alanındaki payları gösteren üç tablo bulunduğu, bunlardan bir tanesinin ... sayılı dosya ekinde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı Altyapı Müdürlüğü Cebeci Maden Bölgesi Projesi Raporunda sayfa 299’da yer aldığı, diğer iki tanesinin dosya muhtevası içinde yer aldığı, her üç tabloda da, davaya esas teşkil eden ve son sütünde gösterilmiş olan, aynı olması beklenen ruhsat başına MB Güney Ocak Alanındaki Paylar (Eşdeğer Rezerv/MB Güney Ocak Alanı Eşdeğer Rezerv) her bir ruhsat sahası bazında farklı olduğu, sadece dosya içeriğinde bulunan pay oranlar tablolarını dikkate aldığı, aritmetiksel hatalar yönüyle de ilk raporumuzdaki bulgulara benzer şekilde, sadece tabloda verilen rakamlar dikkate alınarak; basit bir aritmetiksel işlem yapan hesap makinesi ile yeniden Rezerv x MK = Eşdeğer Rezerv hesaplaması yapıldığı ve sonuçların şu şekilde olduğu; Rezerv (tabloda 6. sütün) x MK (tabloda 12. veya sondan 3. sütün)= Eşdeğer Rezerv (tablo da 13. veya sondan 2. sütün) İkinci Satır (Kayalar): 434 599 704,18 ton (6.sütün, toplam rezerv) x 0,95 (12.sütün)=412 869 718,971 ton (olması gereken eşdeğer rezerv) sunulmuş olan tabloda (13. sütün, eşdeğer rezerv)= 412 376 360,72 ton, fark= 412 869 718,971-412 376 360,72 = 493 358,251 ton, Üçüncü Satır ( Yol ve Yapı): 168 457 361,45 ton (6.sütün, toplam rezerv) x 0,92 (12. sütün)= 154 980 772,534 ton (olması gereken eşdeğer rezerv) sunulmuş olan tabloda (13. sütün, eşdeğer rezerv)= 154 341 409,04 ton., Fark= 154 980 772,534-154 341 409,04= 639 363,494 ton, Dördüncü satır (Dalbay): 40 080 081,66 ton (6.sütün, toplam rezerv) x 0,85 (12. sütün)= 34 068 069,411 ton (olması gereken eşdeğer rezerv), sunulmuş olan tabloda (13. sütün, eşdeğer rezerv)= 34 165 590,54 ton, Fark= 34 068 069,411-34 165 590,54 =- 97 521,129 ton, Altıncı satır (Deniz): 8 819 481,90 ton (6.sütün, toplam rezerv) x 0,98 = 8 643 092,262 ton (olması gereken eşdeğer rezerv) sunulmuş olan tabloda (13. sütün, eşdeğer rezerv)= 8 625 551,45 ton, Fark=8 643 092,262-8 625 551,45=17 540,812 ton, elde edilen sonuçlardan anlaşılacağı üzere tablolarda matematiksel hataların bulunduğu, bilirkişi heyetinin 5 satır için (5 ruhsat sahası için) belirlediği bu hatalardan sonra (bir tek hatanın dahi nihai pay oranlarını etkiler düşüncesiyle) muhtemel diğer matematiksel hataları ortaya çıkarma işlemine son verdiği, her ne kadar davalı idarece “hesaplamalar Excel tablosunda formülasyonlar ile yapılmış olup hesaplama hataları defalarca kontrol edilmiş ve söz konusu bilirkişi raporundan sonra tekrar gözden geçirilmiştir” denilmiş olsa da, bunun doğru olmadığı, sonuç olarak, kullanılan formül ile sonuçlar arasında doğrulama çıkmadığı, her bir ruhsat sahibi şirketinin, tablodaki Rezerv x MK = Eşdeğer Rezerv formülasyonu ile eşdeğer rezerv sahibi olacağından ve bu hesaplama ile bulunan miktarlar ile ilişkili kazançları olacağından, bu Eşdeğer Rezervin ve Eşdeğer Rezervden gidilerek bulunan pay oranlarının doğru belirlenmiş olması gerektiği" görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek Güney Maden Bölgesi ile ilgili işlemlerde yer alan işlemlerin, madencilik değerlendirmelerinin, izlenen yöntemin ve adımlarının madencilik mevzuatına uygun olduğu, Eşdeğer Rezerv ve Eşdeğer Rezerv Oranı Tablosu'nda ise aritmetiksel (maddi) hesaplama hatalarının bulunduğu, bu hataların özellikle eşdeğer rezerv hesaplamalarında belirgin olduğu, 26/11/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ruhsat başına düşen paylar hesaplandığında yapılan bu işlemlerin jeolojik literatüre uygun olduğu, proje içeriğinde verilmiş olan MK formülasyonunun kullanılmasının uygun olduğu ancak, 01/08/2018 tarihli Resmi Gazete ilanındaki paylar tablosu ile 13/10/2018 tarihli Resmi Gazete ilanı tablosunda maddi hatalar bulunduğu, Rezerv x MK= Eşdeğer rezerv hesaplamasında aritmetiksel hatalar yapıldığının tespit edildiği, bu çarpım hataları nihai olarak ruhsat başına düşen payların değişmesine ve yatırım giderleri tablosunda da hatalara yol açacağı dikkate alındığında dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, maden ruhsatları kapsamında ruhsat sahibinden başka kişilerin özel mülkiyetinde bulunan kaynak rezervleri bu arazilerin satın alma bedelleri karşılığı mahsup edilmeden ruhsat sahibinin kaynak rezervi olarak hesaplandığı, maden alanları kaynak rezervleri arasında arazideki durumu, konumıu, arazi yapısı gibi üretilen malzeme maliyetini etkileyen pekçok farklılıklar bulunduğundan eşdeğer rezervlerinin tespitinde ölçüt olarak kullanılan birim eşdeğer rezerv maliyetleri de birbirinden çok farklı olduğu, dava konusu işlemde yer alan maden alanlarının eşdeğer rezerv miktar ve oranlarının ise, her bir maden alanı birim eşdeğer rezerv maliyetinin aynı olduğu esasına dayanan gerçek dışı, toptancı, ortalama bir hesaplama yöntemi ile belirlendiği, dava konusu eşdeğer rezerv miktarlarının doğru bir yöntemle hesaplanıp hesaplanmadığını tespit edebilmek için öncelikle eşdeğer rezervin ne olduğunun ve nasıl bir yöntemle hesaplanacağının açık, şeffaf, anlaşılabilir ortaya konulması gerektiği, mahkeme kararının uyuşmazlık konusu eşdeğer rezerv miktarlarının nasıl hesaplandığı ile ilgili hiçbir fikir sahibi olunmadan tam bir bilgi karanlığı içinde verildiği, kararın dayanağı bilirkişi raporunda, bu hesaplamanın nasıl yapıldığı konusunda açıklayıcı, anlaşılabilir, sayılara ve somut verilere dayalı hiçbir bilgi, düşünce, yorum bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, somut olayda hak kaybının yaşanmaması için detaylı hesaplama yapılmasının en hakkaniyetli yol olduğu, bundan dolayı basit hesap makinesi kullanmak yerine bilgisayar kullanılarak bu hesaplamaların yapılması gerektiği, hangi yöntemle hesaplama yapıldığı, hesap hatasının hangi satırda hangi katsayıda olduğu tespit edilmeden bilirkişi raporunun hazırlandığı, Mahkemece verilen karar teknik açıdan doğru hesaplama yöntemi kullanılmadan oluşturulan bilirkişi raporuna dayandığından açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, bilirkişi heyetinin jeoloji ve maden mühendislerinden teşkil edilmiş olduğu ancak kararda bahsi geçen yazılım programları, rakamsal hatalar ve hesap hatalarının alanında uzman bilirkişilerce de incelenmesi gerektiği, dosyaya sunulan raporlarda sahanın çok büyük bir alanı kapsadığı, kısa süre içerisinde inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, sadece rezerv miktarları esas alındığında davacı şirketler aleyhine bir durumun olmadığı, saha çalışmalarında elde edilen gerçek verilerin doğruluğunun anlaşılması için uzun süreçli ayrı bir projelendirme çalışmasının yapılması gerektiğinin belirtildiği ancak bu değerlendirmeye rağmen kararda, projelendirmeden çok uzak ve teknik olarak belirsizlikler içeren raporların esas alındığı, ölçüme dayalı olarak hazırlanan tabloda hatanın varlığından bahsedebilmek için öncelikli olarak ölçüm yapılması, bu mümkün değilse en azından Genel Müdürlükçe yapılan ölçümlerin nasıl yapıldığının, ölçümlerde teknolojik açıdan kullanılan yöntemlerin incelenmesi gerektiği, ... Madencilik A.Ş.’ye ait paylaşıma esas rezerv miktarı 1,5 Milyar tonun üzerinde olduğundan, hassas paylaşım için tüm hesaplamalarda virgülden sonraki en az 10 hane dikkate alınması gerektiği, hesaplamalarda virgülden sonraki haneler fazla olduğundan, çarpım işlemlerinden sonra bu hanelerin daha da arttığı, bunun için Proje ekibinde bulunan Endüstri Mühendisi Doç Dr. ... tarafından bir excel programı geliştirildiği, basit hesap makinesiyle bu kadar detaylı hesaplamanın doğru yapılmasının neredeyse mümkün olmadığı, proje raporunda verilerin virgülden sonra 2 haneli sunulduğu, ancak gerçekte hesaplama programı üzerinde yapıldığı, bilirkişiler tarafından yanlış bir anlama olduğu ve dolayısıyla yanlış bir değerlendirme yapıldığı, basit hesap makinesi kullanmak yerine, bilgisayar programı kullanılarak bu hesaplamaların yapılması gerekirken, hangi yöntemle hesaplama yapıldığı, hesap hatasının hangi satırda, hangi katsayıda olduğu tespit edilmeden rapor hazırlandığı, verilen kararın teknik açıdan doğru hesaplama yöntemi kullanılmadan oluşturulan bilirkişi raporuna dayandığından açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil ... Madencilik Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından, davaya konu hesaplamanın rakamların virgülden sonraki basamakları dikkate alınarak hassas hesaplama tekniğiyle yapılması gerektiği, basit hesap makinesi ile yapılan hesabın dikkate alınamayacağı, bu nedenle idarenin hesaplamaları özel olarak geliştirilen Netpromine programı üzerinden yaptığı, bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi dava konusu işlemde yapılan değerlendirmelerde, izlenen yöntem ve adımların madencilik mevzuatına uygun olduğu, raporda gösterilen maddi hataların ise davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından giderildiği, tablonun son hali ile 26/01/2020 tarih ve 31020 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığı, bu halde davanın konusuz kaldığının kabulü gerekirken dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil ... Endüstrisi Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. Tarafından, Mahkeme kararının gerekçesinde dava dilekçesi özetlendikten sonra 3213 sayılı Maden Kanununun hükümleri ve maden bölgelerine ve ruhsatların taşınmasına ilişkin yönetmeliğin ilgili yasal düzenlemelerine yer verilerek bilirkişi raporunun usulüne uygun düzenlendiği belirtilmek sureti ile gerekçeye aynen rapor kaydedilerek hüküm kurulmasının kabul edilemez bir durum olduğu, bilirkişi raporunda bazı matematiksel hatalar bulunduğu belirtilmiş ise de hata olduğu belirtilen birimin doğru hesabı yapılarak ortaya konulmadığı, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, reddine karar verilmesi gereken bir davanın hiçbir gerekçe gösterilmeksizin rakam hatası var şeklindeki hukuksuz bir gerekçeye dayandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile davalı yanında müdahillerce davanın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ve davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz istemi yönünden, kısmen temyiz istemi hakkında temyiz isteminden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi; davalı idarelerin temyiz istemi yönünden kısmen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, İstanbul ili, Sultangazi ilçesi, Cebeci Bölgesindeki II-a grup maden işletmelerinin bulunduğu alanın, 01/08/2018 tarih ve 30496 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak Cebeci Maden Bölgesi olarak ilan edildiği, davacı şirketin bu alanda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından alınmış 73211 sayılı II-a grubu Maden Ruhsatı ve buna bağlı Maden İşletme İzni ile madencilik faaliyeti yürüttüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 01/08/2018 tarih ve 30496 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilen ... Maden Bölgesiyle ilgili olarak yapılan eşdeğer rezerv ölçümü ve bu ölçüme dayalı olarak hazırlanan eşdeğer rezerv oranı tablosunun iptali ile davacı şirket açısından belirlenen yatırım giderleri tablosunun davacının hak ve menfaatlerini ihlal eden kısımları bakımından iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme faaliyeti" başlıklı 29. maddesinin 7. fıkrasında, "(Değişik fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır." hükmü, 8.fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir. Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilir. Bu talep sahipleri ikiden az olamaz. Talep sahibinin iki olması hâlinde ise hissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde on olmalıdır. Yeterli talebin sağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Bu sahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafından belirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilen ruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Genel Müdürlük bütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir." hükmü, 9. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talep edilmesi hâlinde, birleştirmeye dâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilir. İptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri, birleştirme yapılan ruhsat sahibince ödenir ve bu ruhsat alanları birleştirilmiş ruhsata ilave edilir. Tespit edilen yatırım giderinin ruhsat sahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde ise belirlenen alandaki ruhsatların tümü iptal edilir.
" hükmü, 10. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilik faaliyetleri valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabilir. Bakan onayı ile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatları, rezervi dikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başka bir alana taşınarak ruhsatlandırılabilir. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir. Kısıtlama ve taşınma alanlarındaki rezerv tespitleri valiliklerce yapılır." hükmü, 11. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi olan illerde bu bölgeleri yönetmek üzere maden bölgesi komisyonu kurulur. Bu komisyon, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterir. Komisyon; valilik, ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşur." hükmü, 12. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Komisyon, ruhsat sahasındaki faaliyetlerin projeye, çevre ve insan sağlığına uygun yürütülmesini kontrol ederek madencilik faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması dâhil gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar. Komisyon geçici olarak durdurma faaliyetlerini Genel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük, komisyonun maden bölgeleri ile ilgili faaliyetlerini inceler ve denetler." hükmü, 13. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Ruhsat sahibi tarafından, ocak başı satış tutarının %1’i, komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamaları karşılamak üzere, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Maden bölgesindeki her grup maden işletme ruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifa hakkı tesis edilebilir ve kamulaştırma yapılabilir. Maden bölgesi alanında rödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir." hükmü, 14. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
23/05/2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Bölgelerine Ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde," Bu Yönetmeliğin amacı; a) Birbirine bitişik ve/veya yakın I. Grup, II. Grup (a) bendi ve IV. Grup (b) bendi maden sahalarında tek başına yapılan maden işletme faaliyetlerinin; çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı oluşturduğu olumsuz etkilerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılacak proje ve planlama çerçevesinde maden bölgesinin ilan edilmesine, bu ruhsatların yeni ruhsatta birleştirilerek oluşturulacak maden bölgesinde ortak proje kapsamında maden işletme faaliyetlerinde bulunulmasına, b) Aynı grup ruhsatlar için maden bölgesinin oluşturulması amacıyla ruhsatların birleştirilmesi, taksiri, iptali, ihale edilmesi, yeniden ruhsatlandırılması, ruhsatlardaki yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesine, c) Maden bölgesi içerisinde yer alacak ruhsatların maden rezervlerinin ve kurulacak tüzel kişilikte bu ruhsat sahiplerinin rezervlerine göre hisse paylarının hesaplanmasına, ç) Bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonu oluşturulması, toplanması, çalışma süresi, görev ve yetkileri, maden bölgelerindeki faaliyetlerin incelenmesi, kontrol edilmesi ve denetlenmesine, d) Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatlarının bir proje ve plana göre taşınmasına, taşınacak ruhsatların rezervlerinin hesaplanmasına, ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü, "Maden bölgesinin belirlenmesi" başlıklı 7. maddesinde, " (1) Genel Müdürlük tarafından; a) Maden bölgesi sınırlarının belirlenmesi, b) Kanun ve Maden Yönetmeliğine göre ruhsatların yatırım giderlerinin tespiti, c) Maden bölgesindeki ihalelik sahaların ve ruhsatsız alanların ihale taban bedelinin belirlenmesi, ç) Rezerv tespit raporuna göre maden bölgesinde yer alan her bir ruhsatın eşdeğer rezervinin, ruhsatlı alanlardaki toplam eşdeğer rezervdeki payını esas alarak, her bir ruhsat sahibinin şirketteki ortaklık payının tespiti, d) Maden bölgesi projesi ve planının hazırlanması, çalışmaları yapılır veya yaptırılır. (2) Genel Müdürlük, teknik çalışmalar sonucunda maden bölgesinin nihai sınırlarını belirler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalılar ve davalı yanında müdahillerin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede,
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 16/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; rezervlerin hesaplanmasında yanlış bir yol izlenmediği, sahada doğru ölçümler yapıldığı, bunların da bilgisayar ortamına doğru taşındığı noktalarında bir yanlışlık yapılmış ise bunun ortaya çıkarılmasının mümkün olmadığı, pay oranlarının belirlenmesinde yöntem olarak bir yanlışlığın bulunmadığı, Güney Ocak alanındaki en küçük ruhsat alanları (pasa ve örtü malzemesi kalınlığı yüksek olsa dahi) belli bir miktar rezerv içeriyor ise bu ruhsat alanlarına pay verilmesinin doğru bir işlem olduğu, ruhsat alanlarının bazılarında yer darlığı, yollara yakınlığı nedeniyle şev-basamak-kademe oluşturulmasının ve dolayısıyla üretime devam edilmesinin olanaklı olmadığı, hazırlanan işletme projesine göre güney ocakta üretim panolarının oluşturulacağı ve bu panolarda şev-basamak-kademe oluşturularak dört yıl üretim yapılacağı ve bu süreçte diğer ruhsat alanlarının rehabilite edilerek üretime hazır hale getirileceği öngörülerinin bulunduğu, buradan hareketle maden alanlarında rehabilite edilecek alanların bulunduğunun anlaşıldığı, hesaplamalarda üretilecek agrega türleri için, gerek maliyet gerekse de rezerv miktarlarının ayrı ayrı ortaya konup değerlendirildiği, bu hesaplarda yöntemsel bir hata görülmediği, davacı şirkete ait ruhsat alanlarında kaynak oluşturan kireçtaşları ve kumtaşları ayrı ayrı ele alındığı için maden çeşidi yönüyle bir hak ihlalinden söz edilemeyeceği, 01/08/2018 ve 13/10/2018 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilen paylar tablolarında dava konusu Güney Ocak Alanında 14 şirketin bulunduğu, toplamı 100 olacak şekilde, her bir işletmeye paylar verildiği dosya ekinde verilmiş Cebeci Maden Bölgesi Projesinde Tablo 5.15’ de toplam 13 şirketin bulunduğu, ihalelik/ruhsatsız alanlar başlığı altında 7 ruhsat alanına pay verildiği, bu ihalelik/ruhsatsız alanların yukarda bahsedilen her iki tabloda ... A.Ş. uhdesinde gösterildiği, bu verilerden hareketle Güney Ocak Alanında yer alan tüm ruhsatlara pay verildiği, sonuç olarak, ruhsat alanlarına isabet eden paylar, her bir ruhsat alanındaki rezerv miktarına göre belirlendiği için, paylar yönüyle ruhsatlara ilişkin hakların değişmeyeceği, Güney Maden Bölgesi ile ilgili işlemde yer alan Eşdeğer Rezerv ve Eşdeğer Rezerv Oranı Tablosunun madencilik mevzuatına uygun olduğu, ancak tabloda yer alan aritmetiksel (maddi) hesaplama hatalarının düzeltilmesi gerektiği tespitlerine yer verildiği, aritmetik hataların neler olduğunun belirlenmesi amacıyla ek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, sadece tabloda verilen rakamlar dikkate alınarak basit aritmetik işlem yapan hesap makinesi ile yeniden Rezerv x MK = Eşdeğer Rezerv hesaplaması yapıldığı ve elde edilen sonuçlardan tablolarda matematiksel hataların bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporları esas alınarak 01/08/2018 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilen paylar tablosu ile 13/10/2018 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilen paylar tablosunda maddi hatalar bulunduğu, Rezerv x MK= Eşdeğer rezerv hesaplamasında aritmetik hatalar yapıldığı tespit edildiğinden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olsa da bilirkişi raporlarından görüleceği üzere yöntem olarak rezervlerin hesaplanmasında yanlış bir yol izlenmediği, sahada doğru ölçümler yapıldığı, bunların da bilgisayar ortamına doğru taşındığı noktalarında bir yanlışlık yapılmış ise bunun ortaya çıkarılmasının mümkün olmadığının ortaya konulduğu, yapılan hesaplamanın niteliği gereği bu tür hesaplama hatalarının ortaya çıkabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda basit bir aritmetik işlem yapan hesap makinesi ile yapılan hesaplama esas alınarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309/1. maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 309/4. maddesinde feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, 310. maddesinde, feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından 23/11/2021 havale tarihli dilekçe ile Mahkeme kararının temyiz edildiği, 21/02/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile de temyiz talebinden feragat ettiği görülmektedir.
Bu durumda davacı tarafından yasal şekle uygun olarak temyiz isteminden feragat edilmesi karşısında, feragat başvurusu nedeniyle temyiz talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin ve davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Davacının temyiz istemi yönünden ise TEMYİZ İSTEMİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.