SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/5189

Karar No

2025/7933

Karar Tarihi

22 Ekim 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5189 E. , 2025/7933 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5189
Karar No : 2025/7933

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLLLERİ : Av. ..., Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; zilyetliğinde bulunan İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... mahallesi, eski ... ada, yeni ... ada, ... parsel nolu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca doğrudan satış talepli 20.05.2015 tarihli başvurularına uzun süre cevap verilmemesi sonrası yaptığı ... tarih ... sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tapu kaydına göre 2/B kapsamında tarla vasıflı olan dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin halen plansız bir alan niteliğinde olduğu dikkate alındığında, hiçbir plan ve projesi ortada bulunmayan ve ne zaman gerçekleştirileceği belli olmayan BKK ile belirlenen "Rezerv Yapı Alanı" kararı ile bu yerin "Kanal İstanbul Projesi" ile etkileşim içinde olabileceğine ilişkin belirsizlik taşıyan Bakanlık ve TOKİ görüşleri doğrultusunda davacıya 6292 sayılı Kanun ile tanınan bir hakkın kısıtlanmasının Anayasada temel haklar arasında yer alan "mülkiyet hakkına" müdahale teşkil edeceği, gibi imar planları ile kamu hizmetlerine ayrılmayan 2/B kapsamındaki bu yerin 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kullanıcısı olan davacıya satılmasına engel bir durumun söz konusu olmadığı, 6292 Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre doğrudan satışa konu gayrimenkullerin zilyetlerine satılmasının yasanın amir hükmü olduğu bu düzenlemenin zilyetlere gerekli koşulu şağlamak ve süresinde başvurmak şartı ile bir nevi ön alım hakkını düzenlediği, dava konusu parselin tapu kaydı üzerinde 1164 sayılı kanunun 10. maddesi gereği Toplu Konut İdare Başkanlığı lehine 18/01/2016 tarihli yazısı ile ön alım hakkının tesis edilmiş olmasının, davacının gerekli koşulları sağlaması ve 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca doğrudan satışı talepli 20/05/2015 tarihli başvurusunun bulunması karşısında öncelikli hakka sahip olduğu anlaşılan davacıya satışın gerçekleşmesine engel teşkil etmeyeceği, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca davacının talebinin mahiyeti gereği oluşan ön alım hakkının öncelikli olduğu sonucuna varılmış olup, bu durumda; davalı idarece davacının satış başvurusunun 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamındaki koşulların taşınıp taşınmadığı bağlamında incelenmesi gerekirken, taşınmazla ile yasal olarak hiçbir ilgisi bulunmayan kurum görüşleri ve Toplu Konut İdare Başkanlığı lehine 18/01/2016 tarihli yazısı ile ön alım hakkının tesis edilmiş olması doğrultusunda geçerli olmayan sebeplerle zımnen reddedilmesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının dava konusu taşınmazı satın alma istemiyle yaptığı başvuru üzerine, proje alanında kalan taşınmaz yönünden 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde öngörülen şekilde tebligat yapılarak, davacının devam etmekte olan süreçten haberdar edilmesi ve bilgilendirilmesi gerektiğinden, başvuruya cevap verilmemek suretiyle tesis edilen dava konusu zımnen ret işleminde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, bakılmakta olan davada verilen iptal kararı dava konusu taşınmazın davacıya doğrudan satışını sağlamayacağından, davacının hak sahipliğinin 6292 sayılı Kanunun 6. ve 8. maddesine göre ilgili idaresince değerlendirileceğinin de tabii olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, işlemin kanuna uygun olarak tesis edildiği, davacının hak kaybının olmadığı, davacının idarenin teklifini kabul etmesi halinde hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı ilde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmazın, hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabileceği, Müdahil tarafından; dava konusu taşınmazın rezerv yapı alanında kaldığı, özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mülkiyet hakkının ve kazanılmış haklarının ihlal edildiği, TOKİ idaresinin bu davada müdahil olmaması gerektiği, TOKİ tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Arnavut köy ilçesi, ... mahallesi, eski ... ada, yeni ... ada, ... parsel nolu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca doğrudan satışı talepli 20/05/2015 tarihli başvuruya uzun süre cevap verilmemesi sonrası davacının yaptığı ... tarih ... sayılı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinde; "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır." düzenlemesi, aynı maddenin 12. fıkrasında; "Bu maddeye göre hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ile ilgili idarelerce bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde idareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik bant içerisinde kalan yerler hak sahiplerine satılmaz. Bu taşınmazların yerine istenilmesi hâlinde hak sahiplerine, hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davalı idarece davacının başvurusuna süresinde cevap verilmeyerek başvuru zımnen reddedilmiş ise de, davalı idarece verilen savunma dilekçesi ve eklerinde bulunan evraklardan da anlaşıldığı üzere, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğünün, dava konusu yerin "Rezerv Yapı Alanı" olarak belirlenen alanda kaldığı ve "Kanal İstanbul Projesi ile etkileşim halinde olabileceği kanaatine varılan taşınmazların satılmasının uygun görülmediğine" ilişkin görüşü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği taşınmazın da aralarında bulunduğu alanla ilgili "Arnavutköy ilçesi, Tayakadın mahallesinde yer alan Maliye Hazinesi mülkiyetindeki 170 adet taşınmazın Bakanlık Makamı'nın 06/05/2013 tarih ve 2130 sayılı Olur'u ile belirlenen kamulaştırma sınırı ve 13/08/2012 tarih ve 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulunca belirlenen Rezerv Yapı Alanı sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından, ileride yapılması düşünülen kamu yatırımları kapsamında değerlendirileceğinden, idaremizce muvafakat edilmemektedir." yönündeki görüşü sebebiyle, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında davacının doğrudan satış talebinin olumlu değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ilk defa 08/09/2012 tarih ve 28405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve ardından 30/04/2014 tarih ve 28987 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/6028 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sınırları yeniden belirlenen "rezerv yapı alanı" içinde kalmaktadır.
Bu bakımdan, Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen "rezerv yapı alanı" içinde kalan, afet riskini bertaraf etmek için kullanılacak olan ve bu nedenle kamunun elinde kalmasında kamu yararı bulunan, TOKİ ile imzalanan protokol uyarınca proje gerçekleştirilmesi kararlaştırılan ve bu kapsamda kamulaştırma işlemleri yapılan alanda bulunan dava konusu taşınmazın, tüm bu nitelikler uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmaz olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine dair işlemde 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde tebligat usulü izlenmek suretiyle davacının haberdar edilmesi gerektiğinden işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmekte ise de; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunmasından da anlaşıldığı üzere, taşınmazın bulunduğu alanın rezerv yapı alanı olarak belirlendiği ve proje kapsamında kaldığı, nitekim benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak Danıştay 8. Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ve E:2021/643, K:2023/7162 sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, kamu hizmetine ayrılan dava konusu taşınmazın satılması mümkün olmadığından, satın alma isteminin reddine dair işleme karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 22/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim