Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/507
2025/8816
19 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/507
Karar No : 2025/8816
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... İnşaat Tic. ve San.
Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erzincan ili, İliç ilçesi hudutları dahilinde S:... sayılı II (a) grup kalker işletme ruhsat sahasında madencilik faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, söz konusu maden işletme sahasında üretilen kalker madenine ilişkin sevkiyat ve miktarların bildirilmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. ve 12. maddeleri uyarınca toplam 208.296,40-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından 2016 yılı içerisinde 161.660,00 ton sevkiyatın gerçekleştiği, 2016 yılında 132.970,00 ton üretim, 122.970,00 ton satış 12.000,00 ton devir stok beyanında bulunulduğu, 2016 yılı öncesi ve sonrası beyanlarında üretim, satış ve devir stoklarında matematiksel olarak bir fark olmadığı gibi pasa, çamur ve bakiyenin beyan edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı idareye gerekli bildirimlerin yapılmadığı, böylece davacıya isnat edilen fillerin sübuta erdiği anlaşıldığından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/4 maddesi uyarınca 113.135,40-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden, Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasına göre para cezası verilebilmesi için öncelikle bildirimi yapılmayan miktar için ödenmesi gereken Devlet hakkının hesaplanması ve bu hesaplama yapılırken de para cezasına konu fiilin sübuta erdiği tarihte geçerli olan ocak başı satış fiyatının esas alınması gerektiği, uyuşmazlıkta; idari para cezasına konu fiilin 2016 yılında işlendiği, diğer bir ifade ile davacı şirket tarafından üretilip sevk edildiği ve Genel Müdürlüğe bildirilmediği sabit olan 28.690 ton kalker madeninin 2016 yılında üretildiği ve sevkinin gerçekleştirildiği görülmekte olup, mevzuat hükümlerine göre idari para cezasının dayanağı olan Devlet hakkı alacaklarının, madenin ocaktan çıkarıldığı her yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden, her yıl için beyan edilmeyen miktar tespit edilmek ve o yıla ilişkin ocak başı satış fiyatı üzerinden belirlenmek suretiyle hesaplanması gerektiği halde, beyan edilmeyen toplam miktarın her yıl için ayrı ayrı belirlenen bu değerler dışında yeniden değerleme oranları nispetinde artırılarak 2019 yılına ilişkin ceza tutarının uygulandığı, bu durumda; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde hukuki isabetsizlik bulunmamakta ise de, yukarıda izah edildiği üzere her yıl için ayrı ayrı olmak üzere ocaktan çıkarılan maden miktarı ile madenin çıkarıldığı yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden idari para cezasının belirlenmesi gerekirken, 2016 yılına ilişkin fiile 2018 ve 2019 yılı yeniden değerleme oranları uygulanmak suretiyle idari para cezası tutarının belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık ve 'davanın reddine' ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline; dava konusu işlemin; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi uyarınca, davacı şirkete 95.161,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden, davacı şirketin uhdesinde olan maden sahasında 2016 yılında gerçekleştirilen 28.690 ton sevkıyatın beyan edilmediğinin tespit edildiği, bu durumun sevk fişlerinin incelenmesiyle birlikte sabit olduğu ve istinafa konu Mahkeme kararının cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, 29/11/2019 tarihinde yapılan denetimle sevk fişlerine konu 2016 yılına ilişkin sevkıyatın beyan edilmediği karşısında, eylemin gerçekleştiği tarih olan 2016 yılı için öngörülen ceza miktarının, diğer bir ifade ile fiilin işlediği tarihte geçerli olan ceza tutarının davacı şirkete uygulanması gerektiği, bu durumda; davacı şirketin eylemine uyan 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle 2016 yılına ilişkin para cezası tutarının uygulanması gerekirken, 2019 yılı için tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle 95.161,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık ve 'davanın reddine' yönelik Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından olayda satış için sevk edilen ve eksik beyan edilen bir madenin olmadığı, üretilen kalkerin, ocaktan çıkartılmasının ardından yükleyici yardımıyla kamyonlara yüklendiği ve ocağın hemen yanında bulunan kırma/eleme tesisine sevk edildiği, kırma/eleme aşamasının konkasör aracılığı ile yapılmasının ardından sınıflandırılarak, stok alanına depolama amacıyla ulaştırıldığı, mevcut işletmenin temeli kabul edilebilecek konkasörün, maden işletme izin alanının bitişiğinde olduğu ve belirtilen tüm aşamaların mevcut işletme izninin belirtildiği alanda yapıldığının dikkate alınmadığı, ocaktan çıkarılan kalkerin satış amaçlı olarak değil, depolama alanına götürülmek üzere taşındığı, bu durumun sevk fişleri ile açık olarak belgelendirildiği, sevk fişine dahil edilmemiş bir üretimin bulunmadığı, idari para cezasının uygulanabilmesi için ancak beyan edilmeyen madenin satışı halinde mümkün olabileceği, beyan edilmediği iddia edilen 28.690 ton kalkerin taşınabilmesi için yaklaşık 1.435 defa kamyonun sefer yapması gerektiği, böyle bir nakliyenin yapılması halinde durumu herkesin fark edebileceği, öte yandan; denetim elemanlarınca sadece sevk fişinin dikkate alınarak madenin işletme alanı içinde olup olmadığı ve cinsinin ne olduğu hususunda inceleme yapılmaksızın, satışa hazır bir maden gibi değerlendirilmek suretiyle işlem tesis edildiği, karardaki fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçenin çıkarılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, fiillerin sübuta erdiğine ilişkin gerekçenin yerinde olduğu, Maden Kanunu'nun 13/2 maddesi gereği idari para cezalarının her yıl yeniden değerleme oranında artıralacağı, davacının mali kayıtları üzerinden tespit edilen madenin davacı tarafından ne 2016 yılı ne de sonraki yıllarda devir stok olarak hiçbir beyan yılında 28.690 ton kalker madenine açıklık getirilemediği davacının eylemine uyan hükümler gereği dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen açıklama eklenerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Erzincan ili, ... ilçesi sınırları dahilinde S:... sayılı II (a) grup kalker işletme ruhsatlı maden sahasında, davalı idarece görevlendirilen teknik heyet tarafından 29/11-01/12/2019 tarihleri arasında yapılan tetkik ve denetim neticesinde; kullanılan sevk fişleri tablosundan 2016 yılı A36 serisinden ... arası sevk fişlerinin 24/06/2016 ile 11/11/2016 tarihleri arasında kullanıldığı ve 161.660,00 ton sevkiyatın gerçekleştiği, 2016 yılında gerçekleştirilen 28.690,00 ton sevkiyatın beyan edilmediği, 30/06/2017 tarihinden itibaren gecikme cezası ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespit edildiğine ilişkin rapor düzenlenmesi üzerine davacı adına 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. ve 12. maddeleri uyarınca 208.296,40-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin tesis edildiği bunun üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlem ile davacı adına Maden Kanunu'nun 12/4 maddesi uyarınca verilen 113.135,40 TL idari para cezası yönünden yapılan inceleme :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlem ile Maden Kanunu'nun 10/7 maddesi uyarınca verilen 95.161,00 TL idari para cezası yönünde yapılan inceleme:
Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında; "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir." hükmüne, (e) fıkrasında; "Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi,...haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir.(Ek fıkra: 26/5/2004 – 5177/5 md.) Bu maddede belirtilen şekilde ve/veya haksız yere iktisap edilen haklar geri alınır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un ''İşletme faaliyeti'' başlıklı 29. maddesinin 4. fıkrasında ''Ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanır. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar üretim faaliyeti durdurulur.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacı şirkete ait S.200805101 sayılı maden sahasından, 28.690 ton kalker madeninin üretilip sevk edildiği ancak Genel Müdürlüğe beyan edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle davacı adına 3213 sayılı Kanun'un 10/7. maddesi gereğince 95.161,00 TL idari para cezası verildiği görülmektedir.
Temyize konu karar ile davacı şirketine idari para cezası verilmesine esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde hukuki isabetsizlik bulunmamakla birlikte, 2016 yılında sevkiyatı yapılan 28.690 ton kalkerin, normal koşullarda davacı tarafından, Maden Kanunu'nun 29. maddesi gereği bir sonraki yıl nisan ayı sonuna kadar idareye beyan edilmesi gerekirken, kanuna aykırı olarak beyan edilmediğinden anılan Kanun'un 10/7 maddesi uyarınca 2017 yılı için geçerli idari para cezası tutarının uygulanması gerekirken, dava konusu işlemle 2018 ve 2019 yılları yeniden değerleme oranında artırılarak hesaplanan idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmamış, sonucu itibarıyla yerinde olan kararın belirtilen açıklama ile onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin açıklama ile reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının,
A- Dava konusu işlem ile Maden Kanunu'nun 10/7 maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kararın yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
B- Dava konusu işlem ile davacı adına Maden Kanunu'nun 12/4 maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kararın ONANMASINA
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.