Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/4185
2025/7223
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4185
Karar No : 2025/7223
DAVACI: ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALILAR : 1) ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Huk. Müş. ..., Huk. Müş....
2) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından,
1)İş yeri hekimi olarak çalışma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan,
2)26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nin 11. maddesinin dava konusu 3 ve 4. fıkralarının, dayanak Kanun olan 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu, dava konusu bireysel işleme itiraz üzerine tesis edilen görüş yazısında, Yönetmeliğin dava konusu hükümlerinin kanun ile çatıştığı, ancak geri alınıncaya ya da iptal edilinceye kadar hukuka uygunluk karinesi uyarınca uygulamaya devam edileceğinin belirtildiği; 1219 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının iş yeri hekimliği yapabileceği, davaya konu hükümlerin ise iş yeri hekimi olarak çalışmasını engellediği, 1219 sayılı Kanun'da uzmanlık öğrencilerine yönelik bir istisna öngörülmediği, Kanun'da yer almayan istisnanın yönetmelik ile öngörüldüğü, Kanun ile verilmiş bir hakka yönetmelikle kısıtlama getirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI:
... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Tıpta uzmanlık eğitimine ilişkin esasların belirlenmesinde Sağlık Bakanlığı'nın yetkili olduğu, uzmanlık eğitimi gören kişilerin kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun uzmanlık öğrencisi olarak kabul edildiği, araştırma ve uygulama yaptıkları, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin iş yeri hekimliği yapmasına cevaz verdiği, ancak Tıpta Uzmanlık Yönetmeliği’nin, uzmanlık eğitiminin usul ve esaslarını düzenleyen özel bir mevzuat olduğu, bu nedenle mesai haricinde de olsa iş yeri hekimliği yapılmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
... VALİLİĞİ'NİN SAVUNMASI: Usule ilişkin olarak davanın süre yönünden değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Esasa ilişkin olarak, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimlerinin; kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz (30) saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilmesinin mümkün olduğu, 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği kapsamında uzmanlık eğitimi gören kişilerin, kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun uzmanlık öğrencisi olarak kabul edildiği, uzmanlık öğrencisinin, programda bulunan bütün eğiticilerin gözetim ve denetiminde, araştırma ve eğitim çalışmalarında, sağlık hizmeti sunumunda görev aldıkları, sağlık hizmeti sunabilmeleri için 1219 sayılı Kanun gereği mesleği icra yetkilerinin bulunması ve buna ilişkin şartları taşımalarının zorunlu olduğu, ülkemizde uzmanlık eğitiminin sağlık hizmeti sunumuyla iç içe geçmiş, 24 saat esasına göre sağlık hizmeti sunan eğitim kurumlarında istihdamı zorunlu kıldığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde İç Hastalıkları asistanı olarak görev yapan davacının, işyeri hekimi olarak çalışmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan 26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin, 3 ve 4. fıkralarının iptali istenilmektedir.
Tıpta uzmanlık eğitimi gören kişilerin kurumlarındaki kadro ve pozisyonları ne olursa olsun araştırma ve uygulama yaptıkları için uzmanlık öğrencisi olarak kabul edildikleri,1219 sayılı Kanunun 12. Maddesi; hernekadar kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hekimlerin işyeri hekimliği yapmasına cevaz vermekte ise de Tıpta Uzmanlık Yönetmeliğinin, uzmanlık eğitiminin usul ve esaslarını düzenleyen özel bir mevzuat olması nedeniyle davacı eğitim gören kişi olarak görüldüğü için çalışan hekim kapsamında değerlendirilmediğinden mesai haricinde de olsa işyeri hekimliği yapmasının mümkün olmadığı, dava konusu Yönetmelik maddelerinde ise hukuka aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerden İstanbul Valiliği'nin usule yönelik itirazı kabul edilmeyerek işin esası incelendi:
MADDİ OLAY:
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, İç Hastalıkları Bölümü'nde asistan doktor olarak 01/02/2021 tarihinde göreve başlayan davacı, 27/12/2021 tarihinde İş Yeri Hekimliği Belgesini almıştır.
Davacının, 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca çalışma saatleri dışında aylık otuz saati geçmeyecek şekilde iş yeri hekimi olarak çalışma talepli başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında; "Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla en fazla iki sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi olup olmamasına bakılmaksızın özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışır. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, kurum ve kuruluşlarındaki çalışma saatleri dışında ve kurumlarının izniyle aylık otuz saati geçmemek üzere iş yeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. Tabipler, iş yeri hekimliği eğitimi alma ve iş yeri hekimliği belgesine sahip olma şartı aranmaksızın 10’dan az işçi çalıştıran az tehlikeli iş yerlerinin iş yeri hekimliği görevini yapabilirler. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde işyeri hekimi; iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekim olarak tanımlanmış, "İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları" başlıklı 8. maddesinin 7. fıkrasında; 'Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.', 8. fıkrasında; 'Kamu sağlık hizmetlerinde tam süreli çalışmaya ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, işyeri hekimlerinin ve diğer sağlık personelinin işyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmelerinde ve hizmet verilen işyerlerinde çalışanlarla sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmelerinde, diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz.' düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. ve 4. fıkraları yönünden yapılan inceleme:
26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin dava konusu edilen "Uzmanlık öğrencisi" başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; 'Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir.', 4. fıkrasında; 'Uzmanlık öğrencileri, uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde görevlendirilemez. Ancak deprem, sel baskını, salgın hastalık gibi olağandışı ve hizmetin normal olarak sürdürülemediği hallerde uzmanlık öğrencileri, hekimlik görevlerini yürütmek üzere eğitim gördüğü kurumda veya aynı il içerisindeki sağlık tesislerine 3 aylık süreler halinde bir yıl içinde en fazla iki defa görevlendirilebilir. Bu görevlerde geçen süreler eğitim süresinden sayılır. Ancak yukarıda sayılan haller nedeni ile tezini yetiştiremeyen ve çekirdek eğitim müfredatındaki yetkinliklerini kazanamayan uzmanlık öğrencilerine program yöneticisinin önerisi üzerine eğitim kurumunun akademik kurulu kararı ile 6 aya kadar süre uzatımı verilebilir.' hükümlerine yer verilmiştir.
03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin "Uzmanlık öğrencisi" başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; 'Uzmanlık öğrencisi muayenehane açamaz, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamaz, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisi kurumunca yazılı olarak uyarılır, durumun devamı ya da tekrarı halinde ilgili eğitim kurumunca ilişiği kesilir.', 4. fıkrasında; 'Uzmanlık öğrencileri, uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde görevlendirilemez. Ancak deprem, sel baskını, salgın hastalık gibi olağandışı ve hizmetin normal olarak sürdürülemediği hallerde yabancı uyruklu uzmanlık öğrencileri hariç olmak üzere uzmanlık öğrencileri, hekimlik görevlerini yürütmek üzere eğitim gördüğü kurumda veya aynı il içerisindeki sağlık tesislerine tek seferde en fazla üç aylık süreler halinde eğitim süresi boyunca toplamda altı ayı geçmemek üzere görevlendirilebilir. Ancak yukarıda sayılan haller nedeni ile tezini yetiştiremeyen ve çekirdek müfredattaki yetkinliklerini kazanamayan uzmanlık öğrencilerine birim eğitim sorumlusunun önerisi üzerine eğitim kurumunun uzmanlık eğitimi kurulu kararı ile altı aya kadar süre uzatımı verilebilir.' hükümleri yer almaktadır.
Her ne kadar dava konusu 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği, 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olsa da, benzer düzenlemelerin yürürlükte bulunan Yönetmelikte de yer aldığı anlaşıldığından, iptali istenilen düzenlemeler bakımından davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği sonucuna varılarak işin esasına geçilmiştir.
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, alt kademede yer alan normun, üst kademedeki norma aykırı hüküm ihtiva etmesi veya onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün değildir. Bu kuramın en belirgin özelliklerinden biri de, bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamamasıdır.
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve Kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
Dava konusu Yönetmelik maddelerinde, uzmanlık öğrencisinin muayenehane açamayacağı, uzmanlık eğitiminin gerektirdiği durumlar dışında aylıklı veya aylıksız hiçbir işte çalışamayacağı, bu şekilde çalıştığı tespit edilen uzmanlık öğrencisinin ilgili eğitim kurumunca ilişiğinin kesileceği, uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde görevlendirilemeyeceği şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.
Tıp fakültelerinden mezun olan hekimlerin belli bir alanda uzmanlaşabilmesi için almaları gereken uzmanlık eğitimi, yarışma esasına dayanan mesleki bilgi sınavı olan uzmanlık eğitimine giriş sınavında başarılı olunması sonrası başlamakta ve uzman hekim olabilmenin önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Bu önem ve özelliği nedeniyle uzmanlık öğrencilerinin atanma şartlarını taşımaları, eğitim süreci boyunca atanma şartlarını kaybetmemeleri, uzmanlık eğitimin gereklerine uygun hareket etmeleri gerekmektedir.
Bu kapsamda; tıpta uzmanlık eğitimini bir bütün halinde düzenleme yetkisine sahip Sağlık Bakanlığı tarafından, eğitimin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun bir biçimde yürütülmesi için tesis edilen dava konusu düzenlemelerde, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava konusu İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme:
Tıpta uzmanlık mevzuatının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, uzmanlık öğrencilerinin, uzmanlık eğitim sürecinde araştırma ve eğitim çalışmalarında bulunmalarının yanı sıra uzmanlık eğitiminin niteliği gereği sağlık hizmeti sunumunda da görev almaları gerekmektedir.
Uzmanlık eğitiminde, eğitim ve sağlık hizmet sunumu faaliyetlerinin birbirinden ayrılması mümkün olmamakla birlikte, bir uyum içerisinde faaliyetlerin yürütülmesi, uzmanlık eğitiminin amacına ulaşması için zorunluluk teşkil etmektedir. Araştırma ve eğitim çalışmaları yanında sağlık hizmet sunumuna dayalı bir eğitim olan uzmanlık eğitiminde, uzmanlık öğrencilerinin kadro unvanları ne olursa olsun, tercih ettikleri kuruma göre farklı statülerde istihdam edileceği ve tabi oldukları istihdam şekline göre sahip olmaları gereken şartları taşımalarının zorunlu olduğu tartışmasızdır.
Bu kapsamda, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 11. maddesinin 3. ve 4. fıkraları düzenlemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığından, tesis edilen bireysel işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4.Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.