Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/3981
2025/7861
21 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3981
Karar No : 2025/7861
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer San. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Afyonkarahisar ili, Başmakçı ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan ... işletme ruhsat numaralı II-B Grubu (mermer), 99,79 hektar alanlı maden işletme ruhsatı sahibi davacı şirketin, ruhsat alanı içinde ruhsat bitim tarihi olan 30/03/2030 tarihine kadar 20.507,27 metrekare işletme alanı ve 58.225,01 metrekare altyapı tesis alanı olmak üzere toplam 78.732,28 metrekarelik alanda orman izni verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 24/08/2021 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişiler tarafından düzenlenen 30/09/2021 kayıt tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1) İşletme izni talebine ilişkin konu saha ve çevresi Başmakçı Orman İşletme Şefliğine bağlı ardıç-meşe ormanı ile kaplı olup yer yer orman içi açıklıklar bulunmaktadır. Sahada herhangi bir korunan alan statüsü bulunmamaktadır. Alanın floristik ve faunistik açıdan ayrıcalıklı herhangi bir özelliği bulunmamaktadır. Bu alanda yaban hayatı açısından kritik bir bölge olma özelliği bulunmamaktadır. Bölgede orman alanlarının tahribatı ve doğanın korunması ile ilgili bir olumsuzluğa sebep olup olmaması bugüne kadar verilen maden izinlerinde meydana gelen olumsuzluklardan fazla değildir. 2) Çalışma alanının büyüklüğü itibariyle biyolojik çeşitliliği bozacak düzeyde bir gelişimin olması mümkün görünmemektedir. 3) İşletme alanına uzaklık açısından incelendiğinde tarım alanlarının olumsuz etkilenmeyeceği anlaşılmıştır. Ayrıca faaliyetten etkilenecek düzeyde yakında yerleşim yeri bulunmamaktadır. 4) Bitişiğinde ve civarında maden sahası olmaması sebebi ile orman bütünlüğü göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmemesi nedeniyle izin verilmemesi; Ocak sahasının en yakın (Yassıören köyünün güney sınırı) yerleşim yerinin bulunduğu alana kuş uçuşu mesafesinin 3.045 m, ... köyüne ise 3.240 m olduğu belirlenmiştir. İzin istenen alana en yakın aktif çalışan ocağa mesafesinin 1.046 m olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla talep edilen alana oldukça yakın mesafede ve yaklaşık 1,5 yıldır faaliyet gösteren aktif bir mermer ocağı bulunmaktadır. Ruhsat sahasında verilecek ilk izin olması sebebi ile orman bütünlüğü göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmemesi, maden ocağı işletmeciliği orman bütünlüğünü etkileyebilecek işletmelerdir. Ülkemizde verilen izinlerin tamamı bu kapsamda değerlendirilebilecek durumdadır. OGM’nin 2020 yılında yayınladığı “Sürdürülebilir Orman Yönetimi Kriter ve Göstergeleri 2019 Türkiye Raporu”nda her geçen yıl orman parçalarının sayısının arttığına ilişkin verilere yer verilerek bu konularda tespitler yapılmıştır. Ancak 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesi ve ilgili diğer yasal düzenlemelerde bu konularda kriter ve göstergelere yer verilmemiştir. “Kamu yararı” kavramı, çok tartışılan, çok farklı biçimlerde anlaşılabilen bir kavramdır. Türk Dil Kurumu (TDK) “kamu yararı”nı; “Devletin gereksinimlerine cevap veren ve bu ihtiyaçları karşılayan, topluma yarar sağlayan değerler bütünü” olarak tanımlamaktadır. Bir toplumdaki grupların veya kişilerin çıkarları farklı yönlerde olabildiğinden, herhangi bir faaliyetin toplumun her kesimine her zaman yarar sağlaması (en azından aynı ölçüde yarar sağlaması) mümkün değildir. Madencilik faaliyetlerinin, cevher yatağının aranmasından maden işletmesinin kapanmasına kadar olan her aşamasında, geniş ve dar anlamlarında toplum ve çevre üzerinde olumlu ya da olumsuz çeşitli etkileri olabilmektedir. Toplumsal ve bireysel gereksinimlerin karşılanmasına yönelik pek çok faaliyet gibi, madencilik de doğal çevreye pek çok açıdan risk oluşturabilmektedir. İşletme yöntemi, atıkların türü, miktarı, özellikleri ve alınan önlemlere bağlı olarak doğaya zarar verebilmekte, topoğrafyayı değiştirebilmekte, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirletebilmekte, önemli miktarda atık oluşturabilmekte, gürültü yapabilmekte, toz çıkarabilmekte ve cevher kaynağının bulunduğu ve çevresindeki araziyi olumsuz etkileyebilmektedir. Doğru yapılandırılmış, gerekli önlemlerin alındığı ve iyi yönetilen bir madencilik faaliyetinden ülkeler çok yarar sağlayabilmektedir. Çünkü madencilik; devlete gelir, döviz kazancı (ya da tasarrufu) sağlar; ulusal kalkınmayı, özellikle gelişmiş yörelerden uzak yerlerdeki bölgesel ve yerel kalkınmayı hızlandırır. Fiziksel altyapının (yol, su, elektrik, telekomünikasyon, okul vb.) gelişmesine katkıda bulunur, doğrudan ya da dolaylı ek istihdam sağlar, ekonominin belirli merkezlerin dışına yayılmasına, bölgelerarası gelişmişlik farkının azaltılmasına ve iç göçün önlenmesine katkıda bulunur. Cevher kaynağı işletildiğinde gereken işgücünün bir kısmı yakın köy ve kasabalardan temin edilir. Yöre halkının (köylülerin) bir kısmı da işletme nedeniyle gelişen hizmet sektöründe çalışma imkânına sahip olur. Bu bakımdan madencilik faaliyetlerinin kamu yararına olumlu etkisinin olduğu göz ardı edilemez. 5) ... Mermer San. A.Ş. tarafından 07/08/2020 tarihinde Isparta Orman Bölge Müdürlüğüne izin başvurusu yapıldıktan sonra 20/08/2020 tarihinde talep Dinar Orman İşletme Müdürlüğüne tevdi edilmiştir. İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün tanzim ettiği İzin İrtifak Daire Başkanlığı 16. Madde Bilgi Notu ve İşletme Müdürlüğü tarafından kurulan inceleme komisyonunun Değerlendirme Formu incelendiğinde belgeler, haritalar ve arazide yapılan kapsamlı inceleme ve tespitler neticesinde diğer kurumların da görüşleri dikkate alınarak sonuca ulaşılmış ve mevzuatın dikte ettiği hususlar incelenmiş ve neticede somut bilgiler ışığında olumlu görüşle Orman Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir. Sonuç olarak; Afyonkarahisar ili, Dinar ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan 99,79 hektar alanlı ... işletme ruhsat numaralı II-B grubu (mermer) maden işletme ruhsatına istinaden maden işletme ruhsat süresinin sona erme tarihi olan 30/03/2030 tarihine kadar 20.507,27 m2 açık işletme alanı ve 58.225,01 m2 altyapı tesisi olmak üzere toplam 78.732,28 m2 ormanlık sahada yapılan izin başvurusuna verilen red cevabının hukuki ve teknik yönlerden somut bir gerekçesinin olmadığı, alanla ilgili bir kısıt bulunmadığı, bu nedenle işletmeye izin verilmesinin önünde bir sakınca olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde ortak görüş bildirildiği, dava konusu işlemin hukuki ve teknik yönlerden somut bir gerekçesinin bulunmadığı, ayrıca davacı şirketin faaliyeti kapsamında doğayı ve ormanları tahrip edeceğine ya da çevreye zarar vereceğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, davacı şirketin orman sahasında madencilik faaliyetini tamamladıktan sonra sahayı rehabilite etme yükümlülüğü bulunduğu ve davalı idarenin her zaman gerekli denetimi yaparak, davacı şirketin bu rehabilitasyonu yapmaması ya da izne aykırı faaliyette bulunması halinde her türlü yaptırımı ve tedbiri uygulama yetkisinin bulunduğu, doğal kaynakların çıkarılarak toplum ihtiyaçlarına sunulmasında kamu yararının mevcut olduğu, bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalı idarece ileri sürülen gerekçelerin yerinde olmadığı gibi davacıya talep ettiği iznin verilmesi için bir kısıt ya da sakıncanın bulunmadığı, davacı şirketin talebinde de mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından bahisle davacı şirketin toplam 78.732,00 metrekarelik alanda 6831 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca izin verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair Orman Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminde hukuka ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili ifadeler içeren, bilimsel ve objektif kriterlerden uzak ve üst mahkemeler tarafından incelemeyi olanaklı kılacak verilerden yoksun olarak hazırlandığı, hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi heyet raporu esas alınarak karar verildiği, bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerin Orman Genel Müdürlüğünün red gerekçeleri ile birebir uyumlu olmasına rağmen bilirkişiler tarafından raporda yapılan tespitlere tezat oluşturacak şekilde kanaat ve sonuç bildirildiği, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Afyonkarahisar ili, Başmakçı ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde bulunan ... işletme ruhsat numaralı II-B Grubu (mermer), 99,79 hektar alanlı maden işletme ruhsatı sahibi davacı şirket tarafından, Isparta Orman Bölge Müdürlüğü'ne verilen 07/08/2020 tarihli başvuru dilekçesiyle, söz konusu işletme ruhsatlı saha içerisinde 20.507,27 metrekare işletme alanı ve 58.225,01 metrekare altyapı tesis alanı olmak üzere toplam 78.732,28 metrekare alan için ruhsat bitiş tarihi olan 30/03/2030 tarihine kadar orman izni talebinde bulunulduğu, Dinar Orman İşletme Müdürlüğü Başmakçı Orman İşletme Şefliği'nce oluşturulan komisyon aracılığıyla yapılan inceleme sonucunda söz konusu alanda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre izin verilmesinde sakınca olmadığına dair... tarih ve ... sayılı raporun tanzim edildiği, söz konusu raporun uygun görülerek onaylandığına dair Isparta Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı yazısının Orman Genel Müdürlüğü'ne bildirildiği, yapılan değerlendirme sonucunda "ruhsat alanında ilk izin olması, civarında ve bitişiğinde maden sahası olmaması sebebiyle orman bütünlüğü göz önüne alındığında kamu yararı görülmediği" gerekçesiyle uygun bulunmadığına dair Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü'nün... tarih ve ...sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlığını taşıyan 7. maddesinin 4. fıkrasında; "(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir." aynı maddenin yedinci fıkrasında; "(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/3 md.) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 16. maddesinde; "(Değişik birinci fıkra: 10/6/2010-5995/19 md.) Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacının talebinin ruhsat alanında ilk izin olması, civarında ve bitişiğinde maden sahası olmaması sebebiyle orman bütünlüğü göz önüne alındığında kamu yararı görülmediği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle, "Ruhsat sahasının tamamı, dolayısıyla izne konu edilmek istenen alanın devlet mülkiyetinde orman vasıflı arazi içerisinde yer almaktadır. Orman kadastrosu bakımından izin istenen alanın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan alanlar içinde bulunduğu belirlenmiştir. Üretim yapılacak saha, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan Erikliçam Devlet Ormanı içinde kalmaktadır." tespitlerine yer verilmiştir.
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden birisi olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı)
Bu itibarla, izin işleminde ormanların devamlılığının sağlanması yönündeki kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında üstün kamu yararı kavramının değerlendirilmesi ve çıkartılmak istenilen madenin türü de dikkate alındığında faaliyetin ormanlık alanda yapılmasında zaruret bulunup bulunmadığı, zaruret halinin tespiti halinde ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki üstün kamu yararı karşılaştırmasının yapılması, madencilik yapılması halinde yaşanacak orman kaybının, orman varlığının azalmasının, kesilecek ağaç sayısının, orman bütünlüğü gözetilerek, orman kaybı ile madencilik faaliyeti nedeniyle elde edilecek ekonomik ve diğer faydalar arasında kıyaslama yapılması gerektiği, ayrıca bilirkişi raporunda, orman yapısı hakkında detaylı bilgi veren Meşcere Haritasına göre açık işletme ve altyapı tesisi için izin istenen alan izin başvuru döneminde bozuk ardıç ormanı rumuzlu kısımda kaldığı tespitlerine yer verildiği, izin başvuru döneminde ve en son durumda bozuk ardıç ormanı olarak belirlenen kısmın izin istenilen alanın ne kadarını kapsadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü ve yukarıda ayrıntısı yer alan hususların tespit edilebilmesi için 2 orman mühendisi, 2 maden mühendisi ve 1 çevre mühendisinden oluşan en az profesör veya doçent unvanına sahip 5 kişilik bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 21/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamaktayız.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.