Danıştay danistay 2022/3461 E. 2025/4257 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/3461
2025/4257
30 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3461
Karar No : 2025/4257
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1\. Davacının yurt dışında almış olduğu doktora unvanına denklik verilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ;
2\. Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlilik, Doçentlik Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinde yer alan "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede Sosyal Bilimler için en az 200 gün (...) bulunması şarttır" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Yurt dışında beli bir süre bulunma şartının 10/01/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile dava konusu Usul ve Esaslar'a eklendiği, kendisinin bundan çok önce 2017 yılında doktora tezini teslim ettiğini, doktora eğitiminin fiili olarak tamamlanmasının tezin teslim edilmesi olduğu, bu nedenle söz konusu kuralın kendisine uygulanamayacağı, doktora eğitimine devam edilen dönemin ders dönemi olduğu, diğer dönemlerde Kuzey Kıbrıs'ta kalmasının gerekli olmadığı, dava konusu düzenlemenin Türkiye'nin de taraf olduğu Avrupa Bölgesinde Yükseköğretim ile İlgili Belgelerin Tanınmasına Dair Sözleşme'ye aykırı olduğu, bu Sözleşme'de, önemli bir farklılık görülmediği durumlarda tarafların diğer tarafça verilen belgeleri tanıyacağının düzenlendiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığının tetkiki ile dava konusu düzenlemenin takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği, dava konusu düzenlemede hukuka aykırı yön bulunmadığından davanın usul yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esas yönünden ise, yurtdışında alınan unvanların denkliğinin Türk mevzuatının kabul ettiği kurallara nispetle tayin edileceği, ülkemizde doktora öğrenimi sadece örgün eğitim yoluyla yapıldığı, bu nedenle yurtdışında yapılan doktora eğitiminin Türkiye'deki doktoraya denk sayılabilmesi için kesinlikle örgün eğitim yoluyla alınması gerektiği, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen "Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlik, Doçentlik, Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6'ncı maddesinin 2. fıkrasında örgün eğitim şartının açıkça belirtildiği, Yükseköğretim Kurulu Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği dikkate alındığında, kendi anadilinde öğrenim gören bir öğrencinin iki yarıyılda ya da bir eğitim-öğretim yılından önce doktora derslerini tamamlamasının ve doktora eğitimini 4 yıldan daha kısa bir sürede bitirmesinin de mevzuat gereği mümkün bulunmadığı, davacının yurtdışında kalış süresinin 126 gün olduğu, usul ve esaslar çerçevesinde belirtilen süre şartının yerine getirilmediği, Yurtdışında Alınan Profesörlük, Doçentlik ve Doktora Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinin 2. fıkrasında geçen “doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede en az Sosyal Bilimler için 200 gün” şartının sağlanmadığı ve mevzuat hükümleri uyarınca da başvurusunun reddedildiği, davacının denklik başvurusunda bulunduğu 17/06/2021 tarihinde geçerli olan şartlara, usul ve esaslara tâbi olacağı, dolayısı ile davacının başvurduğu tarihte yürürlükte bulunan Usul ve Esaslar çerçevesinde işlem yapılmış olması sebebiyle iddialarının yersiz olduğu, idarece söz konusu Usul ve Esasları geçmişe yürütülmesinin söz konusu olmadığı, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden davanın reddi ile dava konusu bireysel işlemin iptali istemi yönünden, işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesi İngiliz Dili Eğitimi alanında aldığı diplomanın Türkiye'de yapılan doktoraya eşdeğer sayılması için davacının yaptığı 22.06.2021 tarihli başvurunun reddine ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın ... tarihli ... sayılı işlemi ile Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlik, Doçentlik, Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların "Yurt dışında Alınan Doktora Unvanlarının Denkliği" başlıklı 6. maddesinin 2. fıkrasına eklenen "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede en az Sosyal Bilimler için 200 gün.. Bulunması şarttır." düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
Yurtdışında yapılan doktora eğitiminin Türkiye’deki doktoraya denk sayılabilmesi için yapılan başvurular değerlendirilirken aranan kriterlerin; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve diğer mevzuatta yeralan yükseköğretim kurumunun amacına, işleyiş sistemine uygun olarak getirilen rasyonel ve nesnel öçütler olduğu, örgün eğitim yolu ile öğrencinin teorik derslerin %70'ine katılma mecburiyeti nedeniyle kendi anadilinde öğrenim gören bir öğrencinin iki yarıyıldan önce doktora derslerini tamamlamasının mümkün olmadığı, davacının yurtdışı geliş gidiş kayıtlarından doktora eğitimine başladığı ve bitirdiği tarihler arası yurtdışı kalış süresinin usul ve esaslarda belirtilen 200 gün şartını sağlamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 30/04/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı idare vekili Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
MADDİ OLAY:
Davacının 14/09/2012 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan Doğu Akdeniz Üniversitesinde İngiliz Dili Eğitimi alanında doktora eğitimine başladığı, eğitimini 19/01/2021 tarihinde tamamladığı, 22/06/2021 tarihinde davalı idareye başvurarak doktora unvanına denklik verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğu, davalı idarenin ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile davacının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunma süresinin toplam 126 gün olması nedeniyle, dava konusu Usul ve Esaslar'daki Sosyal Bilimler için öngörülen en 200 gün yurt dışında bulunma şartını taşımadığı gerekçesiyle istemin reddi üzerine, anılan işlem ile dayanağı olan Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlilik, Doçentlik Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinde yer alan "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede Sosyal Bilimler için en az 200 gün (...) bulunması şarttır" ibaresinin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Üniversitelerarası Kurul' başlıklı 11. maddesinin (b) fıkrasının 5. bendinde; doktora ile ilgili esasları tespit etmek ve yurt dışında yapılan doktoraları, doçentlik ve profesörlük unvanlarını değerlendirmek, Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 'Doktora Programı' üst başlıklı 'Genel esaslar' başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında; "Doktora programı, öğrenciye bağımsız araştırma yapma, bilimsel problemleri, verileri geniş ve derin bir bakış açısı ile irdeleyerek yorum yapma, analiz etme ve yeni sentezlere ulaşmak için gerekli becerileri kazandırır.
" hükmü, 6. fıkrasında; "Doktora çalışması sonunda hazırlanacak tezin, bilime yenilik getirme, yeni bir bilimsel yöntem geliştirme, bilinen bir yöntemi yeni bir alana uygulama niteliklerinden en az birini yerine getirmesi gerekir." hükmü, 'Tez danışmanı atanması' başlıklı 18. maddesinde; "Enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığı her öğrenci için kendi üniversite kadrosunda bulunan bir tez danışmanını ve danışmanla öğrencinin birlikte belirleyeceği tez konusu ile tez başlığını ilgili enstitüye önerir. Tez danışmanı ve tez önerisi enstitü yönetim kurulu kararıyla kesinleşir..." hükmü, 'Tez izleme komitesi' başlıklı 20. maddesinde; "Yeterlik sınavında başarılı bulunan öğrenci için ilgili enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığının önerisi ve enstitü yönetim kurulu onayı ile bir ay içinde bir tezizleme komitesi oluşturulur. Tez izleme komitesi üç öğretim üyesinden oluşur. Komitede tez danışmanından başka enstitü anabilim/anasanat dalı içinden ve dışından birer üye yer alır. İkinci tez danışmanının atanması durumunda ikinci tez danışmanı dilerse komite toplantılarına katılabilir..." hükmü, 'Doktora tezinin sonuçlandırılması' başlıklı 22. maddesinde; "Doktora programındaki bir öğrenci, elde ettiği sonuçları senato tarafından kabul edilen yazım kurallarına uygun biçimde yazar ve tezini jüri önünde sözlü olarak savunur. Doktora tezinin savunmasından önce ve düzeltme verilen tezlerde ise düzeltme ile birlikte öğrenci tezini tamamlayarak danışmanına sunar. Danışman tezin savunulabilir olduğuna ilişkin görüşü ile birlikte tezi enstitüye teslim eder. Enstitü söz konusu teze ilişkin intihal yazılım programı raporunu alarak danışmana ve jüri üyelerine gönderir. Rapordaki verilerde gerçek bir intihalin tespiti halinde gerekçesi ile birlikte karar verilmek üzere tez enstitü yönetim kuruluna gönderilir. Öğrencinin tezinin sonuçlanabilmesi için en az üç tez izleme komitesi raporu sunulması gerekir. Doktora tez jürisi, danışman ve enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığının önerisi ve enstitü yönetim kurulu onayı ile atanır. Jüri, üçü öğrencinin tez izleme komitesinde yer alan öğretim üyeleri ve en az ikisi kendi yükseköğretim kurumu dışından olmak üzere danışman dahil beş öğretim üyesinden oluşur. Danışmanın oy hakkı olup olmadığı hususunda ilgili yönetim kurulu karar verir. Danışmanın oy hakkı olmaması durumunda jüri altı öğretim üyesinden oluşur. Ayrıca ikinci tez danışmanı oy hakkı olmaksızın jüride yer alabilir. Jüri üyeleri, söz konusu tezin kendilerine teslim edildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde toplanarak öğrenciyi tez savunmasına alır. Tez savunma sınavı, tez çalışmasının sunumu ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Tez savunma toplantıları öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır. Tez sınavının tamamlanmasından sonra jüri dinleyicilere kapalı olarak, tez hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Tezi kabul edilen öğrenciler başarılı olarak değerlendirir. Bu karar, enstitü anabilim/anasanat dalı başkanlığınca tez sınavını izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir. Tezi başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir. Tezi hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç altı ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tezini aynı jüri önünde yeniden savunur. Bu savunmada da başarısız bulunan öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir." hükmü, 'Doktora diploması' başlıklı 23. maddesinde; "Tez çalışmasını tamamlayan öğrenci, tezin istenen sayıda nüshasını danışmanına teslim eder. Danışman, tezin yazım kurallarına uygunluğu yönünden yazılı olarak belirttiği görüşü ile tezin nüshalarını anabilim/bilim dalı başkanlığı aracılığıyla ilgili enstitüye gönderir. Tez savunmasında başarılı olmak ve diğer koşulları da sağlamak kaydıyla doktora tezinin ciltlenmiş en az üç kopyasını tez sınavına giriş tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili enstitüye teslim eden ve tezi şekil yönünden uygun bulunan öğrenci doktora diploması almaya hak kazanır. Enstitü yönetim kurulu başvuru üzerine teslim süresini en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu koşulları yerine getirmeyen öğrenci koşulları yerine getirinceye kadar diplomasını alamaz, öğrencilik haklarından yararlanamaz ve azami süresinin dolması halinde ilişiği kesilir. Doktora diploması üzerinde enstitü anabilim/anasanat dalındaki programın Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış adı bulunur...İlgili enstitü tarafından tezin tesliminden itibaren üç ay içinde doktora tezinin bir kopyası elektronik ortamda, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilir." hükmü yer almıştır.
Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlik, Doçentlik, Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 'Amaç ve kapsam' başlıklı 1. maddesinde; "Bu Usul ve Esasların amacı, yurtdışında alınan doktora, sanatta yeterlik, doçentlik ve profesörlük unvanlarını değerlendirme işlemlerinde uyulacak usul ve esasları belirlemektir.", 'Denklik Komisyonu' başlıklı 4. maddesinde; "Denklik Komisyonu, yükseköğretim kurumlarında profesör olarak çalışan öğretim üyeleri arasından Üniversitelerarası Kurul tarafından biri başkan olmak üzere seçilen toplam beş üyeden oluşur...Denklik Komisyonu salt çoğunluk ile toplanır, her bir başvuru dosyasını münferiden inceler ve Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kuruluna sunulacak görüş oy çokluğu ile alınır. Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca talep edildiğinde, daha önce denkliği kabul edilmiş başvuruları tekrar inceler, değerlendirir ve görüşünü Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kuruluna sunar.", 'Yurtdışında alınan doktora unvanlarının denkliği' başlıklı 6. maddesinde; "Yurtdışında alınan doktora unvanlarının denkliği başvurularında sisteme yüklenmesi gereken belgeler şunlardır:...Doktora eğitiminin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınan yükseköğretim kurumlarında örgün eğitim yöntemiyle alınmış olması şarttır. Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu tarafından, doktora yapılan ülke, doktora tez konusu ve içeriği, doktora döneminde ders alınıp alınmadığı gibi her bir başvurunun kendine özgü şartlarının değerlendirilmesi saklı kalmak kaydıyla; doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede en az Sosyal Bilimler için 200 gün, Mühendislik, Temel Bilimler, Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri ve diğer bilimler için 300 gün, Sağlık Bilimleri için 400 gün bulunması şarttır.", 'Yapılacak işlemler' başlıklı 12. maddesinde; "Denklik Komisyonu, yurtdışında alınan doktora, sanatta yeterlik, doçentlik ve profesörlük unvanlarının denkliğine ilişkin başvuruları, unvanlara ilişkin diploma ve belgelerin yurtdışındaki ilgili yükseköğretim kurumundan verildiğini Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla ve/veya başvuru sahibinin denklik konusu unvanı aldığı yükseköğretim kurumunun yetkili biriminin resmi e-posta adresi aracılığıyla teyit ettikten sonra inceler. Başvuru sahibi müracaatında yetkili birimin resmi e-posta adresini de bildirir. Denklik Komisyonu, doktora, doçentlik ve profesörlük denkliği başvurularında gerek görürse ilgili bilim alanındaki profesörler arasından oluşturulacak üç kişilik bir alt komisyonun;...ilgili bilim alanındaki profesörler arasından oluşturulacak üç kişilik bir alt komisyonun görüşünü alarak başvuru sahibinin unvanı aldığı ülkedeki yükseköğretim kurumunun düzeyinin Türkiye’deki yükseköğretim kurumları düzeyinde olup olmadığını araştırır ve bir eşdeğerlilik raporu hazırlar. Eşdeğerlik raporu esas alınarak doktora, sanatta yeterlik, doçentlik veya profesörlük unvanlarının alındığı yabancı kurumun ilgili ülke makamları ve Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmış bir kurum olduğu ve bu kurumların Türk yükseköğretimi düzeyine eşdeğer olduğuna, ayrıca belirlenen diğer şartların sağlandığına Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulunca karar verilmesi halinde, başvurulmuş olan unvana göre doktora, sanatta yeterlik, doçentlik veya profesörlük denklik belgesi verilir. Yapılan inceleme sonucunda, unvanın alındığı ve çalışmanın yapıldığı yabancı kurumun Türk yükseköğretim düzeyine eşdeğer bulunmadığına veya belirlenen diğer şartların sağlanmadığına Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulunca karar verilmesi halinde, denklik talebi gerekçesi belirtilmek suretiyle reddedilir. Başvuru sahipleri hakkında, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığının tespiti için ilgili kurumlar ve Dışişleri Bakanlığı bünyesinde arşiv araştırması yaptırılır. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olması ya da değerlendirilmesi sebebiyle görevden uzaklaştırılan veya haklarında adli soruşturma ya da kovuşturma yapılan denklik başvurusu yapan adayların, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca veya adli soruşturma ya da kovuşturma sonuçlanıncaya kadar denklik başvurularına ilişkin işlemler durdurulur.
Bunlardan haklarında kamu görevinden çıkarılma veya mahkûmiyet kararı verilenler ile kamu görevlisi olmamakla birlikte, ilgili kurumlar ve Dışişleri Bakanlığınca yapılan arşiv araştırması sonucunda haklarında milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir durum tespit edilen adayların başvuruları iptal edilir." düzenlemeleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlilik, Doçentlik Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinde yer alan "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede Sosyal Bilimler için en az 200 gün (...) bulunması şarttır" ibaresi yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlik, Doçentlik, Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinin 2. fıkrasıyla; Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulunca doktora yapılan ülke, doktora tez konusu ve içeriği, doktora döneminde ders alınıp alınmadığı ve doktora eğitimi yapılan ülkede bulunma gibi her bir başvurunun kendine özgü şartlarının değerlendirileceği hususu düzenlenmiştir. Hukuk düzeninde normlar hiyerarşisi, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler olarak sıralanmakta; daha altta yer alan bir norm, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler getiremeyeceği gibi bir düzenlemenin hiyerarşik sıralamada daha altta bulunan bir düzenleme ile değiştirilememesi ve kaldırılamaması gerekmektedir. Düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmakla birlikte, idarelerin düzenleme yetkisinin yasalarla getirilen hükümleri aşacak veya daraltacak bir biçimde kullanılamayacağı hususu da göz önünde tutulmalıdır.
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. İdarelerin; düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, uygulamaları çağın gereklerine ve toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak değiştirip, yeniden düzenlemesi, kamu hizmetine egemen olan ilkelerden biri olan uyarlama (değişkenlik) ilkesi uyarınca hem bir görev hem de bir yetki niteliği taşımaktadır.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Eğitim hakkı, Anayasa tarafından doğrudan güvence altına alınmış temel bir haktır. Anılan hakkın etkili olması için yürürlükte bulunan düzenlemelere uygun olarak yurt dışında alınan eğitimin Ülkemizin resmi makamlarınca tanınması gerekmektedir. Yurt dışında alınan doktora diplomasına verilen denklik ile kişilere Ülkemizde sağlanan kazanımlardan yararlanma imkanı tanınmakta olup doktora diploması, akademik kariyerin önemli bir basamağını oluşturmaktadır.
Bu kapsamda, madde düzenlemesinde yer alan ibaresiyle, yurt dışında yapılan doktora eğitiminin önem ve özelliği dikkate alınarak davalı idarece kendisine verilen yetki ve görevler çerçevesinde değerlendirme yapılacağı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava Konusu Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreterliği’nin ... tarih ve E-... sayılı İşleminin İncelenmesi:
Yukarıda aktarılan Usul ve Esasların 6. maddesinin 2. fıkrasında, öncelikle "doktora yapılan ülke, doktora tez konusu ve içeriği, doktora döneminde ders alınıp alınmadığı gibi her bir başvurunun kendine özgü şartlarının değerlendirilmesi" hususu saklı tutulmuş, akabinde kalış süresine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Dolayısıyla davalı idarece her bir başvurunun kendine özgü şartlarının araştırılıp ortaya koyulduktan sonra değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının Davacının 14/09/2012 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan Doğu Akdeniz Üniversitesinde İngiliz Dili Eğitimi alanında doktora eğitimine başladığı, eğitimini 19/01/2021 tarihinde tamamladığı, 22/06/2021 tarihinde davalı idareye başvurarak doktora unvanına denklik verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğu, davacının aynı tarihli bir başka dilekçesi ile davalı idareye söz konusu eğitiminden önce 23/09/2010 - 02/08/2011 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi İngiliz Dili Eğitimi Doktora Programında özel öğrenci statüsüyle üç ders alarak Doğu Akdeniz Üniversitesinde bu derslerden muaf tutulduğuna ilişkin bilgilendirme yaptığı ve belirtilen hususu gösterir bilgi ve belgeleri davalı idareye sunduğu, davalı idarenin ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile davacının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunma süresinin toplam 126 gün olması nedeniyle, dava konusu Usul ve Esaslar'daki Sosyal Bilimler için öngörülen en 200 gün yurt dışında bulunma şartını taşımadığı gerekçesiyle isteminin reddedildiği görülmektedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının Doğu Akdeniz Üniversitesinde doktora eğitimine başlamadan önce 23/09/2010 - 02/08/2011 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi İngiliz Dili Eğitimi Doktora Programında özel öğrenci statüsüyle üç ders aldığı ve bu derslerden Doğu Akdeniz Üniversitesinde muaf tutulduğu, Doğu Akdeniz Üniversitesindeki ders dönemini 2012 - 2013 eğitim öğretim yılı ile 2013 - 2014 eğitim öğretim yılında tamamladığı, 15/09/2014 tarihinde yeterlik sözlü sınavına, 16/09/2014 tarihinde yeterlik yazılı sınavına girmiş olduğu, 2016-2017 eğitim öğretim yılının güz döneminin sonunda doktora tezini teslim ettiği, 2016-2017 bahar dönemi, 2017-2018 eğitim öğretim yılı 2018-2019 eğitim öğretim yılı ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında yayın bekleme statüsüne alındığı, yayın şartını 23/08/2020 tarihinde yerine getirdiği, 20/11/2020 tarihinde de doktora tez savunmasını yaparak, eğitimini 19/01/2021 tarihinde tamamladığı hususlarının sabit olduğu, bu kapsamda taraflar arasında bir ihtilafın da bulunmadığı görülmektedir.
Ülkemizde doktora eğitimi sadece örgün eğitim yoluyla verilmekte olup, bu nedenle, yurtdışında alınan unvanın denk sayılabilmesi için yurt dışındaki eğitimin de örgün eğitim yoluyla alınması ve Usul ve Esaslarda belirlenen süre şartını sağlaması gerektiği tabiidir.
Olayda, davacının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunma süresinin toplam 126 gün olması nedeniyle, dava konusu Usul ve Esaslar'daki Sosyal Bilimler için öngörülen en 200 gün yurt dışında bulunma şartını taşımadığı gerekçesiyle isteminin reddedildiği, ancak davalı idarece kalış süresi yönünden inceleme yapılırken, Doğu Akdeniz Üniversitesinde doktora eğitimine başlamadan önce 23/09/2010 - 02/08/2011 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi İngiliz Dili Eğitimi Doktora Programında özel öğrenci statüsüyle üç ders aldığı hususunun değerlendirilmemiş olduğu, Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlik, Doçentlik, Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da 10/01/2019 tarihinde yapılan değişiklik ile yurt dışında kalış süresi şartının getirildiği, davacının ders dönemini tamamlandıktan sonra getirilen esasların katı şekilde uygulanarak işlem tesis edildiği, bu kapsamda davacının örgün öğretim şartını sağlayamadığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, davacının denklik başvurusunun, yurt dışında kalış süresinin yetersiz olması sebebiyle reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, bu kararın davacının doktora unvanına doğrudan denklik belgesi verilmesinin kabulü anlamına gelmediği, davalı idarece davacının aldığı eğitimin içeriği yönünden bireysel bazda yapılacak araştırma ve incelemeler neticesinde ortaya çıkan sonuca göre işlem tesis edilmesini gerektirdiği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlilik, Doçentlik Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinde yer alan "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede Sosyal Bilimler için en az 200 gün (...) bulunması şarttır" ibaresinin iptali isteminin REDDİNE oyçokluğu ile;
2\. ... tarih ve E-... sayılı dava konusu işlemin İPTALİNE oyçokluğu ile
3\. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL (duruşmalı işler) vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL (duruşmalı işler) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6\. Posta giderleri avansından artan tutar ile davacı tarafından fazladan yatırılan ...-TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
7\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
30/04/2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
(X) - Dava, davacının yurt dışında almış olduğu doktora unvanına denklik verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreterliği’nin ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan "Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlilik, Doçentlik Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların" 6. maddesinde yer alan "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede Sosyal Bilimler için en az 200 gün (...) bulunması şarttır" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Mevzuat hükümlerine göre yurt dışında alınan doktora eğitiminin Türkiye'de denk sayılabilmesi için örgün eğitim modeli ile alınmış olmasının şart olduğu, ayrıca doktora eğitimi süresince doktora yapılan üniversitenin bulunduğu ülkede sosyal bilimler için 200 gün bulunma şartının arandığı, davacının ise doktora başlama ve bitiş tarihleri arasında yurda giriş çıkış kayıtları incelendiğinde ise yurt dışında kalış süresinin 126 gün olarak tespit edildiği görülmekle, davacı tarafından mevzuatta aranan gün sayısına ilişkin şartın sağlanmadığı anlaşıldığından, dava konusu bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısım yönünden de davanın reddi gerektiği düşüncesiyle, oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
KARŞI OY:
(XX) - Dava, davacının yurt dışında almış olduğu doktora unvanına denklik verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreterliği’nin ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan "Yurtdışında Alınan Doktora, Sanatta Yeterlilik, Doçentlik Profesörlük Unvanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların" 6. maddesinde yer alan "doktora eğitimi süresince başvuru sahiplerinin öğrenim gördüğü üniversitenin bulunduğu ülkede Sosyal Bilimler için en az 200 gün (...) bulunması şarttır" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
İdarelerin düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi Anayasamızın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olması nedeniyle idareler tarafından, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesini teminen düzenleyici işlemler yapılabileceği açık olmakla birlikte; idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapmaları, bu sayede hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliğinin korunması, idari istikrarın da sağlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesi kararlarında; Anayasa'da kurala bağlanan eşitlik ilkesinin eylemli eşitlik değil, hukuksal eşitlik olduğu, aynı hukuki durumda olanların aynı, farklı hukuki durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının eşitlik ilkesini ihlal etmeyeceği hususu ifade edilmektedir.
Dava konusu düzenleyici işlemin, herhangi bir geçiş hükmü öngörülmeden tesis edildiği açık olup, davacı gibi düzenleme yürürlüğe girmeden önce eğitime başlamış kişilerin haklı beklentilerinin ihlal edildiği anlaşıldığından, eksik düzenleme nedeniyle, düzenleyici işlemin iptali gerektiği düşüncesiyle, bu kısım yönünden oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.