SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/3243 E. 2025/8673 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/3243

Karar No

2025/8673

Karar Tarihi

14 Kasım 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3243 E. , 2025/8673 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3243
Karar No : 2025/8673

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket uhdesinde olan ... nolu alçı taşı maden işletme ruhsatına ilişkin olarak 2018 yılı revize işletme faaliyet raporu kapsamında ihtirazi kayıtla beyan edilen ve ödenen devlet hakkına ilişkin tahakkukun iptali ile şirketçe fazladan ödenen 454.783,70-TL'nin ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'da belirtilen oran üzerinden işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin önceki yıllarda devlet hakkına ilişkin teşvikten yararlandırıldığı ve ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümü'nden alınan 2005 tarihli 3 öğretim görevlisinden oluşan rapor ile Hacettepe Üniversitesi'nden alınan 2007 tarihli yine 3 öğretim görevlisinden oluşan rapora göre kırma - eleme tesisinin zenginleştirme (ek katma değer) faaliyeti olduğu, önceki yıllarda teşvikten yararlanan davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 9. maddesinde teşvikten yararlanmasına engel teşkil edecek herhangi bir yasal düzenlemede yapılmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline ve fazladan ödenen 454.783,70-TL'nin yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararıyla, davalı idarece, tüvenan cevherin kırma ve eleme işlemine tabi tutulmasının, cevherin satışa uygun hale getirilmesi için yapılan bir işlem olduğu, bu işlem sonucunda elde edilen herhangi bir yarı mamul veya mamul maddenin söz konusu olmadığı, kırma işlemine tabi tutulan cevherin fiyatındaki artışın, Maden Kanununda belirtildiği şekilde "ek katma değer" olarak nitelendirilmesinin düşünülemeyeceği, kırma eleme tesislerinde sadece basit bir kırıcı düzeneği ile madenin kırıldığı, zenginleştirme faaliyetinin amacının ise, cevherin değerinin arttırmak olduğu, benzer konulu bir davada demir madenine yönelik olarak cevherin kırma- eleme tesisinde işlenmesinin zenginleştirme faaliyeti olmadığına ilişkin yargı kararı bulunduğu hususlarının savunulduğu, Maden Kanununda ek katma değer sağlanmasına yönelik zenginleştirme faaliyetinin tanımının yapılmadığı, davalı idarece söz konusu terimlerin, maden mühendisliği açısından ne ifade ettiği, bu kavramın içinin nasıl doldurulacağı, ne tür faaliyetlerin ek katma değer sağlama veya mamul/yarı mamul madde elde etme sayılacağı veya hangilerinin sayılmayacağı ve davacıya ait tesislerin bunları sağlamaya elverişli olup olmadığı hususlarının niteliksel ve niceliksel teknik bilgilerle/ verilerle ortaya konulması gerektiği, önceki yıllarda alçı taşı cevherinin kırma-eleme tesisinde işlenmesinin zenginleştirme (ek katma değer) faaliyeti olduğunu kabul ederek davacı şirketi devlet hakkına ilişkin teşvikten yararlandıran davalı idarenin, gelinen bu aşamada kırma-eleme tesisinde yapılan işlemin cevher zenginleştirmesi mahiyetinde olmadığına ilişkin bu yeni yaklaşımının soyut nitelikte yorum değişikliğinden ibaret olmadığını ortaya koyan, maddi ve somut delillerle/verilerle desteklenmiş teknik bir çalışmanın dosyaya sunulmadığı görüldüğünden idarenin bu yöndeki düzenlemeyi/işlemi tesis etmeye sevk eden hukuki veya fiili objektif nedenlerin açıklığa kavuşturulmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemde bu yönden de maden mevzuatına ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin çıkarmış olduğu madeni kırma eleme tesislerinde sadece boyutlandırdığı, ek katma değer sağlamadığı, ek katma değer sağlanmadığından teşvik hükümlerinden de yararlanılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin ... nolu IV grup alçı taşı maden işletme ruhsatı kapsamında madencilik faaliyetinde bulunduğu, davalı idare tarafından resmi internet sitesinde yapılan 04/04/2019 tarihli duyuruda "Tüm maden gruplarında sadece kırma-eleme tesislerinde işleme tabi tutulup satışı yapılan madenler için, Maden Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen teşviklerin uygulanmayacağı"nın bildirildiği, ilgili duyuru uyarınca davacı şirket tarafından ... nolu alçı taşı maden işletme ruhsatına ilişkin olarak 2018 yılı revize işletme faaliyet raporu kapsamında 2018 yılı devlet hakkı tahakkukunun 454.783,70-TL üzerinden yapılması hususu ihtirazi kayıtla beyan edilerek 25/06/2019 tarihinde 2018 yılı devlet hakkının 909.567,40-TL olarak ödendiği, Maden Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca teşvikten yararlanmaları gerektiği gerekçesiyle 2018 yılı revize işletme faaliyet raporu kapsamında ihtirazi kayıtla beyan edilen ve ödenen devlet hakkına ilişkin tahakkukun iptali ile fazladan ödenen 454.783,70-TL'nin iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Maden teşvik tedbirleri" başlıklı 9. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 10/6/2010-5995/4 md.) Madencilik faaliyetleri Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez. Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının % 50'si ve IV. Grup (c) bendi madenlerden altın, gümüş ve platin için ise Devlet hakkının %40’ı alınmaz. (Ek cümle: 29/12/2005-5446/1 md.; Değişik ikinci cümle: 4/2/2015-6592/5 md.) Bu hüküm I. Grup madenler, II. Grup (a) ve (c) bendi madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.(Mülga üçüncü fıkra: 29/12/2005-5446/1 md.) (Ek fıkra: 28/11/2017-7061/47 md.) Bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ihale edilecek II. Grup (c) bendi ve IV. Grup maden sahaları, 47 nci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihtisaslaşmış Devlet kuruluşları ile bunların bağlı ortaklıklarına devredilen maden sahaları, bu kuruluşlar ve bunların bağlı ortaklıkları ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilecek maden sahaları için işletme izni düzenlendiği tarihten başlamak üzere, ilk on yıl süreyle 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında ağaçlandırma bedeli hariç herhangi bir bedel alınmaz. (Ek fıkra: 28/11/2017-7061/47 md.) IV. Grup işletme izinli maden ruhsat sahalarının cinsi, rezervi, bulunduğu bölge, tenörü, istihdamı, yatırım ve ülke ihtiyaçları dikkate alınarak ara ve uç ürün üretmek şartıyla, bu ruhsatlardan işletme izni düzenlendiği tarihten başlamak üzere, on yıl süreyle 6831 sayılı Kanun kapsamında ağaçlandırma bedeli hariç diğer bedellerin alınıp alınmayacağını belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.(Ek fıkra: 28/11/2017-7061/47 md.) Bu maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamı dışındaki sahalardan işletme izni düzenlendiği tarihten başlamak üzere ilk on yıl süreyle 6831 sayılı Kanuna göre alınan arazi izin bedelinin %50’si alınır. Alınan arazi izin bedelinde her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispeti artışı dışında başkaca bir artış yapılmaz." hükmü yer almaktadır.
21/09/2017 tarihli 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin (dava konusu işlem tarihinde geçerli olan hali) "Üretilen hammaddenin kendi tesisinde kullanılması" başlıklı 88. maddesinde," Ürettiği tüvenan madeni yarı mamul veya mamul hale getirmek üzere işlemek amacı ile yurt içinde kendine ait tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50’si alınmaz. Bu hüküm I. Grup madenler, II. Grup (a) ve (c) bendi madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi teşvikten yararlandırılmaz." hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin, IV grup alçı taşı maden işletme ruhsatı kapsamında madencilik faaliyetinde bulunduğu, davalı idare tarafından resmi internet sitesinde yapılan 04/04/2019 tarihli duyuruda "Tüm maden gruplarında sadece kırma-eleme tesislerinde işleme tabi tutulup satışı yapılan madenler için, Maden Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen teşviklerin uygulanmayacağı"nın bildirildiği, Maden Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen “Ek Katma Değer” sağlama ve 21/09/2017 tarihli 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliğinde öngörüldüğü şekilde “yarı mamul veya mamul” madde elde etme sayılıp sayılmayacağı taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını teşkil ettiği görüldüğünden, üretilen tüvenan alçı taşı cevherinin işlendiği tesiste yapılan işlemin ek katma değer sağlama ve yarı mamul veya mamul madde elde etmeye yönelik işlem olup olmadığı hususunun netleştirilmesi bakımından Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak değerlendirilmesi gerektiğinden eksik inceleme sonucunda verilen kararda hukuka uyarlılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 14/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim