Danıştay danistay 2022/320 E. 2025/5552 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/320
2025/5552
12 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/320
Karar No : 2025/5552
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI):...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Midyat ilçesi, ... mahallesinde köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç maddesinde yer alan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilini işlediğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin 14/01/2020 olur tarihli Mardin Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, davacının görevine son verilmesini gerektiren olayın, görevi ile ilgili olacak şekilde çıkar sağlaması hususu olduğu, davacının ise güvenlik korucusu olması sebebiyle intikal ettiği olaya, sürü sahiplerinin, kendilerine jandarma kolluk kuvvetlerini haberdar etmemeleri karşılığında hayvan teklif ettikleri, davacının ise görevinin gereğini yerine getirmek yerine söz konusu hayvanları kabul ederek ihbarda bulunmadığı, sürünün ve sürü sahiplerinin olay sırasında bulundukları alanın veya uğraştıkları işin herhangi bir şekilde kanun dışı olmaması veya jandarma kolluğuna ihbarda bulunmasını gerektiren bir durum olmayışı ihtimalinin bulunması halinde dahi, olayın, güvenlik korucusu olan davacının bu sıfatı gereğince, şahit olduğu durumu jandarmaya haber vermemesi karşılığında çıkar sağlaması şeklinde meydana geldiği hususunun tartışmasız olduğu görüldüğünden, mevzuatla görevine son verilmesini gerektiren bir eylemin davacı tarafından işlenmiş olduğu anlaşılarak, bu eyleminin karşılığı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, diğer yandan, her ne kadar davacı tarafından aynı olayla ilgili olarak yargılandığı ceza davasında henüz karar verilmediği, dolayısıyla eylemin sabit olduğu konusunun net olmadığı ileri sürülmüşse de; davacının yargılandığı ceza davasında üzerine atılı suç ile bakılan davada işlediği ileri sürülen disiplin suçunun mahiyetinin farklı olduğu, bu nedenle ceza yargılaması sonucu verilecek kararların bakılan davayı etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının E:... sayılı dosyası ile hakkında soruşturma açıldığı, soruşturma kapsamında önce icbar suretiyle irtikap suçundan ... Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, bu sırada dava konusu işlemin tesis edildiği, görevine son verildiği esnada hakkında açılan bir kamu davasının dahi söz konusu olmadığı, sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan davada suçun nitelikli yağma yönünden kabulüne ilişkin karar ... Bölge Adliye Mahkemesince eylemin nitelikli yağma olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, yargılamanın halen derdest olduğu, dava konusu işlemin dayandırıldığı "her ne suretle olursa olsun görevi ile ilgili çıkar sağlama" hususuna karar verecek olan mercinin idare değil, mahkemeler olduğu, hakkında kesinleşmiş bir cezanın bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 10. alt bendinde; 'Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.
24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği görülmüştür.
Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmü ile "suçun kanuniliği" ilkesi; üçüncü fıkrasındaki "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmü ile "cezanın kanuniliği" ilkesi benimsenmiştir.
Ceza Hukukunda, bir eylemin suç sayılabilmesi için, eylem sahibinin kusurlu iradesinden doğması, kanunda yazılı tipe uygun bulunması ve bir yaptırım uygulanmasını gerektirmesi şarttır. Disiplin suçu, kamu görevlisinin ilgili Kanunlarda tanımı yapılan ve kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı taşıyan kuralların ihlali sonucunu doğuran eylemleridir. Ceza ise, suç tanımına uyan eylemi gerçekleştiren kişilere uygulanacak olan ve nev'i, süresi ve miktarları kanunla belirlenen yaptırımlardır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği gibi kanunun başka bir ceza öngördüğü eylem için daha ağır bir ceza verilemez. Zira "cezada kanunilik" ilkesi, kişinin belli bir suçla ilgili olarak kanunda öngörülmeyen bir ceza ile ya da kanunda öngörülen daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına imkan vermez.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Kanunsuz ceza olmaz" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da hiç kimsenin, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamayacağı; aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceği yönündeki düzenlemeye yer verilmiştir.
Anayasa'nın 38. maddesinde idari suç ve cezalar ile adli suç ve cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, her ikisi de bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5. maddesinde, "Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır." denilerek suç ve cazalar hakkında bu Kanunda düzenlenen genel hükümlerin, idari veya adli suç ve ceza ayrımı yapılmaksızın uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasındaki "...İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar." şeklinde ifade edilen hükme göre, bir suçun işlendiği zamandaki Kanun hükmü ile sonradan yürürlüğe giren Kanun hükmü birbirinden farklı olduğu takdirde, fail hakkında lehe olan hüküm uygulanacaktır. Lehe olan hükmün saptanabilmesi için suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuni düzenleme ile sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemenin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu görevden çıkarma işleminin dayanağı olan Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17.ç.10. maddesinde yer alan "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama" hükmünün, 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74/A.ç.10. maddesinde aynen yer aldığı, dosyanın incelenmesinden ise; davacı ve olaya karışan diğer korucular hakkında adli ve idari soruşturma yapıldığı, davacının 09/12/2019 tarihli ifade tutanağında, arazi yolu açmakla görevli iş makinasını koruma görevinde iken, göçer sürülerini köy arazisinde gördükleri, Mardin Valiliğinin emri ile Mardin ilinde göçer grubunun kalamayacağının göçerlere bildirildiği, göçerlerin gece vakti hayvanları yol kenarında götüremeyecekleri, yarın sabah bölgeden ayrılacaklarını beyan ettikleri, bunun üzerine kendilerinin üzüm bağlarına ve yeni yetişen ağaçlara verilen zararın karşılığı için Jandarmayı mı çağıralım aramızda mı anlaşalım diye sorduklarını, göçerlerin aramızda anlaşalım demesi üzerine toplam 4 hayvan alarak sürü sahiplerine numara vererek ayrıldıkları beyanlarının yer aldığı, idari soruşturma kapsamında davacının savunmasının alındığı, davacı hakkında ceza yargılamasının derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı güvenlik korucusu hakkında usulüne uygun soruşturma yapılarak ve savunması da alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının kendi beyanı ile de sabit dava konusu "görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlama" hükmünü olay nedeniyle Jandarmayı bilgilendirmeden zararı karşılama yoluna gitmek suretiyle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 12/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.