Danıştay danistay 2022/2985 E. 2025/8788 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2985
2025/8788
18 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2985
Karar No : 2025/8788
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER DAVALI : ... Kaymakamlığı
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının ... tarihli Valilik oluru ile görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosya içerisinde yer alan soruşturma raporu ve ekinde yer alan ifadelerden, davacının ailesinin ölümlü bir kavgaya karıştığı, olay nedeniyle gözaltına alındığı ve adli kontrol şartı ile adli makamlarca serbest bırakıldığı, davacının can ve mal güvenliği endişesiyle ailesini yanına alarak Şanlıurfa ili, Siverek ilçesine ikamet adresini taşıdığı ve görevine bu nedenle gelmediğinin sabit olduğu; bu durumda, davacı, her ne kadar ikametgah adresini değiştirdiği ve izinsiz olarak görev yerine 10 günden fazla gelmediğinden bahisle görevinden çıkarılmış ise de, davacının ikametgah adresini değiştirmede ve görevine gelmemede can ve mal güvenliği endişesi olduğu, bu durumun özür olarak kabul edilmesi gerektiği, haklı bir özür nedeniyle ikametgah adresini değiştiren ve göreve gelmeyen davacının görevine son verilemeyeceği, Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/1-ç bendinin (1) ve (16). fıkraları uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Diyarbakır Valiliği tarafından, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak işlemin tesis edildiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Diyarbakır ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının izinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmediği ve göreve alınmada aranılan şartları kaybettiğinden bahisle Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17-1/ç-1 ve16. alt bentleri uyarınca görevine son verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Güvenlik korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Erkek adaylar için askerlik hizmetini yapmış olmak ya da 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre askerlikten muaf olmak, kadın adaylar için 21 yaşını doldurmuş olmak. c)Düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 40 yaşından büyük olmamak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, bir yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, engeli veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy/mahalle muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak. k)Terör örgütleriyle bu örgütlerin yasadışı uzantılarının eylemelerine, toplantılarına, yürüyüş ve mitinglerine katılmamış olmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde bulunmamış olmak, örgüt propagandası yapmamış olmak. l)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunmamak. m)Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması olumlu olmak. (2)Yeterli sayıda aday bulunmaması halinde birinci fıkradaki 40 yaş 50 yaş olarak uygulanır.' hükmü, "Adayların Seçimi ve Görevlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinde; '(1)İlanda belirtilen süre içinde yapılan müracaatlar valilik veya kaymakamlık tarafından incelenir. Görevlendirme işleminin başlatılması için yeterli görülenler, göreve alınmada aranacak şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti için ilgili jandarma komutanlıkları ile gerekirse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilir. (2)Her bir müracaatla ilgili yapılan araştırmalar sonucunda, müracaatçılara ait evrak, kanaat ve gerekçelerle birlikte valilik veya kaymakamlıklara sunulur. Valilik ve kaymakamlık gönderilen dosyalar üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, görevlendirme yapılacak sayı dikkate alınarak, güvenli koruculuğuna atanmasını uygun gördüklerini valinin onayına sunar. Vali onayı ile görevlendirme işlemi tamamlanır. ...' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı 1. bendinde; '(1)Bir daha güvenlik korucusu olarak görevlendirilmemek üzere görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 1 alt bendinde; 'İzinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek' hükmü, aynı maddenin 16. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Savunma Hakkı" başlıklı 20/A maddesinde; '(1) Güvenlik Korucusu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Soruşturmayı yapanın veya komisyonun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan güvenlik korucusu savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.' hükümlerine yer verilmiştir.
24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi.
Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ailesinin ölümlü bir kavgaya karıştığı, olay nedeniyle gözaltına alındığı ve adli kontrol şartı ile adli makamlarca serbest bırakıldığı, davacının can ve mal güvenliği endişesiyle ailesini yanına alarak Şanlıurfa ili, Siverek ilçesine ikamet adresini taşıdığı ve görevine bu nedenle gelmediğinin tespit edilmesi üzerine
Güvenlik Korucuları Yönetmeliği'nin 17/1-(ç) maddesinin 1. ("İzinsiz ve özürsüz olarak on gün veya on günden fazla göreve gelmemek") ve 16. ("Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek") alt benleri uyarınca görevine son verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Yönetmelik gereği hali hazırda görevlendirileceği köyde veya jandarma sorumluluk bölgesindeki mahallede ikamet etmek şartının göreve alınırken dikkate alındığı nazara alındığında, sonradan bu hususun kaybı halinde de idarenin göreve alma usulüne uygun olarak idari bir işlem ile davacının görevine son verebileceği, bu işlemin hukuki nitelik bakımından disiplin hükümleri kapsamında verilen göreve son verme cezasından farklı olduğu açıktır. Davacı hakkında tesis edilen işlemin göreve alınmada aranacak şartların kaybına yönelik olarak ve göreve alınmada uyulan usulle Jandarma Komutanlıkları, Kaymakamlık ve Vali onayı ile tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 18/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.