Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2750
2025/8441
10 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2750
Karar No : 2025/8441
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Beykoz Orman İşletme Şefliği içerisinde kalan ... Mahallesi, ... Caddesi üzerindeki devlet ormanının ... nolu bölmesinde işgal ve yerleşme suçundan dolayı hakkında yapılan yargılama sonucunda, ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:...sayılı kararıyla zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin 15 gün içinde idareye teslimi, aksi halde idarece infaz işleminin yapılarak, enkaz kaldırma masraflarının davacıdan tahsil edileceği yolunda tesis edilen Beykoz Orman İşletme Şefliği'nin...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlıkta davacı tarafın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile verilen müsadere kararına ilişkin olarak, yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, müsadere kararının infazının önlenmesi için Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü'ne yazı yazılması istemiyle yapılan itirazın, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08/03/2021 tarihli ek kararında yer alan "Mahkememizce verilen müsadere kararı infazı için Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü'ne gönderilmemiştir. Müsadere kararı hükmün bir parçası olup, hapis cezası ile birlikte açıklanması geri bırakılmış ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmamaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hükümlünün hükmün kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi halinde ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verilebilecektir. Mahkememizce müsadere kararının infazı için herhangi bir yazı yazılmadığından infaz edilmemesi için de yazı yazılamayacaktır. Ayrıca hükümlüye verilen 5 yıl denetim süresi dolmadığından, bu tarih itibariyle hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması mümkün olmamakla birlikte aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, bu durumda, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, zoralım kararının hükmün bir parçası niteliğinde olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bağlı olduğundan askıda bir karar olduğu, böylece zoralım tedbirinin hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmadığı dikkate alındığında işlem tarihi itibarıyla esas hükümle birlikte askıda bulunan zoralım tedbirine istinaden suça konu konteynerin teslimine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; dava dosyasına sunulan yapı kayıt belgesinin ilişkin olduğu yapıların orman olarak gösterilen alan içerisinde kaldığı görülmüş olup bu alanlarda kalan yapıların İmar Kanunu'nun Geçici 16'ncı maddesi kapsamı dışında kaldığı, bu yapılar için alınan yapı kayıt belgelerinin hukukî sonuç doğurmayacağı, diğer yandan; idarece, orman sayılan alanlarda yasa dışı yollarla inşa edilen yapılar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesi gereğince işlem yapabileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, orman kadastrosu ile kesinleşen ormanlık alanda konteyner koymak suretiyle işgalci olduğu ve ormanlık alanların korunması konusunda yetkisi bulunan davalı idarece söz konusu işgalin ortadan kaldırılması konusunda işlem tesis edildiği görülmekte olup bu itibarla; ormanlık alanın işgalinin yargı kararıyla sabit olması, orman niteliğindeki taşınmazlar üzerinde ormanların korunması için yapılan yapılar dışında herhangi bir yapı yapılamayacağı, işgale konu yerlere doğrudan doğruya orman idaresince el konulabileceği nazara alındığında tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki başvuruya konu kararda ise hukuki isabet bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından, yapı kayıt belgesi alındığı ileri sürülmüş ise de, 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. madde ile, 31/12/2017 tarihinden önce imara aykırı olarak yapılan yapılara yasallık kazandırmak amacıyla düzenleme yapıldığı, Orman Kanunu hükümlerine göre, orman sınırları içine yapılması yasak olan yapılar için yapı kayıt belgesi alınmış olmasının, orman sınırları içinde yapılan kaçak yapıyı imar mevzuatına uygun hale getirmeyeceği gibi yapı kayıt belgesinin sağlayacağı haklardan yararlanmasına da olanak sağlamayacağından, davacının bu iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece hukuken askıda olan bir karara dayanılarak işlem tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesi tarafından işlemin gerekçesinin davalının dayandığı gerekçeden uzaklaştırıldığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Beykoz Orman İşletme Şefliği içerisinde kalan ... Mahallesi, ... Caddesi üzerindeki devlet ormanının ... nolu bölmesinde işgal ve yerleşme suçundan dolayı davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda, ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararıyla zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin 15 gün içinde idareye teslimi, aksi halde idarece infaz işleminin yapılarak, enkaz kaldırma masraflarının davacıdan tahsil edileceği yolunda tesis edilen Beykoz Orman İşletme Şefliği'nin... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davaları, (b) bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davaları açılabileceği, 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri; 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) maddesinde; dava dilekçelerinin, görev ve yetki yönünden, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davaya konu konteynerin müsaderesine karar verildiği, anılan kararın 29/01/2018 tarihinde, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davalı idarece söz konusu müsadere kararının infazına ilişkin olarak dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda; müsadere kararına ilişkin yargısal sürecin kanun yolları tüketilerek kesinleştiği anlaşılmakla, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarına ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerine göre, adli yargı yerince verilen müsadere kararının infazına yönelik tesis edilen işlemin, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olarak kabul edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın adli yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi gerekmekte iken uyuşmazlığın esasına yönelik hukuki inceleme yapılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yönünde karar verilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 10/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY :
(X)- Dava konusu uyuşmazlıkta dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden zoralım kararının hükmün bir parçası niteliğinde olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bağlı olduğundan askıda bir karar olduğu, böylece zoralım tedbirinin hüküm açıklanıncaya kadar sonuç doğurma kabiliyeti bulunmadığı dikkate alındığında zoralım tedbirine istinaden suça konu konteynerin teslimine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemizin davanın görev yönünden reddi gerektiği yönündeki bozma kararına katılmıyorum.
KARŞI OY :
(XX)- Dava, davacı tarafından, Beykoz Orman İşletme Şefliği içerisinde kalan ... Mahallesi, ... Caddesi üzerindeki devlet ormanının ... nolu bölmesinde işgal ve yerleşme suçundan dolayı hakkında yapılan yargılama sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararıyla zoralımına karar verilen 1 adet konteynerin 15 gün içinde idareye teslimi, aksi halde idarece infaz işleminin yapılarak, enkaz kaldırma masraflarının davacıdan tahsil edileceği yolunda tesis edilen Beykoz Orman İşletme Şefliği'nin... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunun 17.maddesinde, "Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır...Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollariyle elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. " aynı Kanun'un 93. maddesinde, "Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir. 17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü bulunmaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231/5. maddesinde, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl (2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
3194 Sayılı İmar Kanununa 7143 sayılı Yasa'nın 16. maddesi ile eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında: "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir."; aynı maddenin 4. fıkrasında da: "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmî Gazete'de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 1. maddesinde: "Bu Usul ve Esasların amacı; 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. İşbu Usul ve Esaslar, Yapı Kayıt Belgesi müracaatına, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin hesaplanması ve ödenmesine, Yapı Kayıt Belgesi verilen Hazineye ait taşınmazların satışına, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmeyecek yapılar ile bu belgenin düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunanlar hakkında yapılacak işlemlere ilişkin hususları kapsar."; "Yapı kayıt belgesi müracaatı" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında: "Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Beykoz ... Mahallesi ... Caddesi üzerindeki devlet ormanının ... nolu bölmesinde bulunan ve hakkında daha önce düzenlenen bir suç tutanağına konu olan yere sonradan 21 m²'lik bir konteyner koyduğunun ve 210 m²'lik bir bölümüne orman diri örtüsünü iş makinesiyle kaldırmak ve bu bölümü kazmak suretiyle yol yaptığının tespiti üzerine suç zaptı düzenlenerek "Orman Alanlarının İşgali Ormandan Faydalanma ve Orman İçinde Yerleşilmesi" suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, Mahkemenin...günlü, K:... sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verilerek 5237 sayılı TCK 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verildiği ve aynı kararda işgal ve yararlanma suçunun işlenmesinde kullanılan ve tesis niteliğinde olduğu anlaşılan 1 adet konteynerin 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca zoralımına karar verildiği, anılan kararın 29/01/2018 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine, zoralımına karar verilen (1) adet konteynerin (15) gün içinde idareye teslimine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinde; 6831 sayıl Orman Kanununun 17/2 maddesinde, “Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollariyle elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur'' hükmüne, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesinde de “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır. Yıkım sırasında düzüm hasıl olduğunda, belediyeler ilgili mülkiye amirlerine başvurarak yardım isteyebilirler. Mülkiye amirleri, Devlet zabıtası ve imkanlarından faydalanmak suretiyle, izinsiz yapıların yıkım konusunda yükümlüdürler” hükmüne yer verildiği belirtilerek taşınmazın tahliye ve teslimine ilişkin yazı davacı tarafından tebliğ alınmasına rağmen gereğinin yerine getirilmemesi üzerine 6831 sayılı Orman Kanununun 17/2. maddesi ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 10/03/2021 tarihinde yıkım işleminin gerçekleştirildiği belirtilmiş olup davalı idarenin dava konusu işlemin dayanağı olarak atıfta bulunduğu Kanun maddelerine bakıldığında; orman alanında yahut Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan diğer yerlerde yapılmış olan her türlü işgal ve müdahalenin orman idaresince ve mülki idare amirliğince derhal el konulmak ve yıktırılmak suretiyle engelleneceği anlaşılmış olup bu itibarla, uyuşmazlık özelinde bakıldığında davalı idarece adli yargı yerince verilen zoralım kararına istinaden işlem tesis edildiğinden bahsedilemeyeceği, bu noktadan itibaren artık dava konusu işlemin idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olarak kabul edilmesi ve anılan idari işleme karşı açılan davanın idari yargı yerince görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 20/06/2019 tarih ve 2015/6164 Başvuru nolu kararında "...5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (5) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinde HAGB'nin, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Müsadere kararının -güvenlik tedbiri olmakla birlikte- hükmün bir parçası niteliğinde olduğu ve HAGB kararıyla birlikte verilen müsadere kararı da bu hükme bağlı olduğundan askıda bir karar olduğu kabul edilmektedir. Yargıtay da müsadere tedbirinin hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmadığını belirtmektedir. Bu durumda ancak hükmün açıklanması veya denetim süresi sonunda davanın düşmesine karar verildiği durumlarda müsadere kararına karşı kanun yoluna başvurulabilecektir (bkz. §§ 27, 28). Müsaderenin, HAGB kararı verilmesi durumunda hangi aşamada infaz edileceğine ilişkin olarak ise açık bir kanun hükmünün bulunmadığı görülmektedir."hususuna yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile verilen müsadere kararına ilişkin olarak, yapı kayıt belgesi alınması nedeniyle hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, müsadere kararının infazının önlenmesi için Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğüne yazı yazılması istemiyle yaptığı itirazın, ...Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08/03/2021 tarihli ek kararında yer alan" Mahkememizce verilen müsadere kararı infazı için Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğüne gönderilmemiştir. Müsadere kararı hükmün bir parçası olup, hapis cezası ile birlikte açıklanması geri bırakılmış ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmamaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hükümlünün hükmün kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi halinde ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verilebilecektir. Mahkememizce müsadere kararının infazı için herhangi bir yazı yazılmadığından infaz edilmemesi için de yazı yazılamayacaktır. Ayrıca hükümlüye verilen 5 yıl denetim süresi dolmadığından, bu tarih itibariyle hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması mümkün olmamakla birlikte aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçeyle talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, zoralım kararının hükmün bir parçası niteliğinde olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bağlı olduğundan askıda bir karar olduğu, böylece zoralım tedbirinin hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmadığı kabul edilmekle birlikte davalı idarece tesis edilen işlem, ceza yargılaması kapsamında sübut bulan orman sahası içindeki haksız işgal ve müdahalenin ortadan kaldırılmasına ilişkin bir işlem olup dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Öte yandan; dava dosyasına sunulan yapı kayıt belgesinin ilişkin olduğu yapıların orman olarak gösterilen alan içerisinde kaldığı görülmüş olup, bu alanlarda kalan yapıların İmar Kanunu'nun geçici 16'ncı maddesi kapsamı dışında kaldığı, bu yapılar için alınan yapı kayıt belgelerinin hukukî sonuç doğurmayacağı açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemizin, davanın görev yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.