Danıştay danistay 2022/2746 E. 2025/7431 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2746
2025/7431
8 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2746
Karar No : 2025/7431
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Valiliği
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi ... parsel (yeni ... ada ... parsel) numaralı taşınmazın; 6292 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi uyarınca akdi halefiyet ilkesi gereği tarafına satışının yapılması istemiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'na yapılan... tarih ve ... kayıt numaralı başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının satış başvurusunun uygun görülmediğine dair Maliye Bakanlığının ... tarih ve .... sayılı yazısı mevcut ise de; söz konusu olumsuz görüşün, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden verildiği, buradan hareketle, taşınmazın satışının uygun görülmediğine yönelik münhasıran Maliye Bakanlığınca bir belirlemede bulunulmadığı, öte yandan; her ne kadar Mahkemece dava konusu işlem hukuka uygun bulunmamışsa da, davacının söz konusu taşınmazı satın alabilmesi için 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinde aranılan şartları sağlaması gerektiğinde duraksama bulunmadığı, bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunması, davacının doğrudan hak sahibi olmasını sağlamayacağından, davacının 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki şartları sağlayıp sağlamadığının davalı idarece ayrıca tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Mahallesinde bulunan (eski ... parsel) ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilli olduğu, Arnavutköy Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan ve ... tarihli ... sayılı yazı ile davalıya bildirilen "Tayakadın 2/B Güncelleme Listesi"ne göre askı ilan cetvelinin M. Gayri Ayni Haklar beyanlar hanesinde davacının ismine yer verildiği ve yine dava konusu taşınmazın Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen rezerv yapı alanı olarak ilan edilmesi üzerine 1164 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında Toplu Konut idaresine devri konusundaki iş ve işlemlerin devam ettiğinin görüldüğü, davacının dava konusu taşınmazın 1/4 hissesini satın alma istemiyle yaptığı başvuru üzerine, proje alanında kalan taşınmaz yönünden 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde öngörülen şekilde tebligat yapılarak, davacının devam etmekte olan süreçten haberdar edilmesi ve bilgilendirilmesi gerektiğinden, başvuruya cevap verilmemek suretiyle tesis edilen dava konusu zımnen ret işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen açıklamayla reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, taşınmazın satış talebinin sadece rezerv yapı alanı veya proje alanında kaldığı için değil, Maliye Bakanlığınca belirlenen satışı yapılamayacak taşınmazlar arasında yer aldığından reddedildiği, işlemin mevzuata uygun tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, başvurusunun 6292 sayılı Kanunun 6. maddesindeki şartları taşıyıp taşımadığı yönünde inceleme yapılmadığı, taraflarına hiçbir bilgi verilmediği, taşınmazla aynı bölgede bulunan bazı hak sahiplerine taşınmazlarının verildiği, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi ... parsel (yeni ... ada ... parsel) numaralı taşınmazın; 6292 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi uyarınca akdi halefiyet ilkesi gereği tarafına satışının yapılması istemiyle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'na yapılan...tarih ve ... kayıt numaralı başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinde; "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır." düzenlemesi, aynı maddenin 12. fıkrasında; "Bu maddeye göre hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ile ilgili idarelerce bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde idareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik bant içerisinde kalan yerler hak sahiplerine satılmaz. Bu taşınmazların yerine istenilmesi hâlinde hak sahiplerine, hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davalı idarece davacının başvurusuna süresinde cevap verilmeyerek başvuru zımnen reddedilmiş ise de, davalı idarece verilen savunma dilekçesi ve eklerinde bulunan evraklardan da anlaşıldığı üzere, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğünün, dava konusu yerin "Rezerv Yapı Alanı" olarak belirlenen alanda kaldığı ve "Kanal İstanbul Projesi ile etkileşim halinde olabileceği kanaatine varılan taşınmazların satılmasının uygun görülmediğine" ilişkin görüşü ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği taşınmazın da aralarında bulunduğu alanla ilgili "Arnavutköy ilçesi, ... mahallesinde yer alan Maliye Hazinesi mülkiyetindeki 170 adet taşınmazın Bakanlık Makamı'nın 06/05/2013 tarih ve 2130 sayılı Olur'u ile belirlenen kamulaştırma sınırı ve 13/08/2012 tarih ve 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulunca belirlenen Rezerv Yapı Alanı sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından, ileride yapılması düşünülen kamu yatırımları kapsamında değerlendirileceğinden, idaremizce muvafakat edilmemektedir." yönündeki görüşü sebebiyle, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında davacının doğrudan satış talebinin olumlu değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ilk defa 08/09/2012 tarih ve 28405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3573 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve ardından 30/04/2014 tarih ve 28987 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/6028 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sınırları yeniden belirlenen "rezerv yapı alanı" içinde kalmaktadır.
Bu bakımdan, Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen "rezerv yapı alanı" içinde kalan, afet riskini bertaraf etmek için kullanılacak olan ve bu nedenle kamunun elinde kalmasında kamu yararı bulunan, TOKİ ile imzalanan protokol uyarınca proje gerçekleştirilmesi kararlaştırılan ve bu kapsamda kamulaştırma işlemleri yapılan alanda bulunan dava konusu taşınmazın, tüm bu nitelikler uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmaz olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddedilmesine dair işlemde 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinde tebligat usulü izlenmek suretiyle davacının haberdar edilmesi gerektiğinden işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmekte ise de; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunmasından da anlaşıldığı üzere, taşınmazın bulunduğu alanın rezerv yapı alanı olarak belirlendiği ve proje kapsamında kaldığı, nitekim benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak Danıştay 8. Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ve E:2021/643, K:2023/7162 sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, kamu hizmetine ayrılan dava konusu taşınmazın satılması mümkün olmadığından, satın alma isteminin reddine dair işleme karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.