Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2436
2025/8712
17 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2436
Karar No : 2025/8712
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... Mad. Taah. Nak. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili, Erdemli ilçesi sınırları dahilinde davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı II (a) Grubu Dolomit madeni işletme ruhsatı sahasında yapılan inceleme neticesinde 2014 yılında yapılan 1.132.526,41 ton maden üretiminin beyan edilmediği gerekçesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10/7. maddesi gereğince haksız yere hak iktisap edilmesi nedeniyle 62.743,00-TL ve aynı Kanun'un 12/4. maddesi gereğince ödenmesi gereken devlet hakkının 5 katı tutarı olan 3.539.371,55-TL olmak üzere toplam 3.602.114,55-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin davacı şirkete 62.743,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin bölümünün incelenmesinde; davacının uhdesinde bulunan maden sahasında 2014 yılında 1.132.526,41 ton fazladan üretim ve satış yapılmasına karşın 2015 yılının Nisan ayında verilen Satış Bilgi Formunda 2014 yılında maden sahasında üretim ve satışı yapılan 1.132.526,41 ton madenin eksik beyan edildiği sabit olup cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiği, ancak, davacı şirket tarafından 2014 yılında yapılan üretimin davalı idareye Yönetmeliğin 36. maddesi gereğince 2015 yılı Nisan ayında sunulan belgelerle beyan edilmediği, bir diğer ifadeyle bildirmeme fiilinin 2015 yılında gerçekleştiği dikkate alındığında, davacı şirkete eylemin gerçekleştiği tarih olan 2015 yılı için öngörülen ceza miktarının uygulanması gerektiği, bu durumda, davacı şirketin eylemine uyan fiile Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca 2015 yılı için 50.000,00-TL para cezası verilebileceğinden, bu miktarı aşan 12.743,00-TL idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup işlemin bu kısım yönünden iptali gerektiği, dava konusu işlemin davacı şirkete 3.539,371,55-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesindeki; devlet hakkının, ocaktan çıkarılan maden için uygulandığı yıl esas alınarak belirlenen ocakbaşı satış fiyatı üzerinden hesaplanması, 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrası gereğince belirlenecek ceza miktarının da bu devlet hakkı miktarı üzerinden belirlenmesi gerekmekte olup somut olayda devlet hakkının uygulandığı yılın 2014 yılı olduğu dikkate alındığında, üretimi yapılan ancak bildirimi yapılmayan 1.132.526,41 ton maden için devlet hakkı üzerinden tesis edilen para cezası hesaplanırken 2014 yılında geçerli ocak başı satış fiyatının esas alınması gerekirken, dava konusu işlemin tesis edildiği 2018 yılında geçerli ocak başı satış fiyatının esas alınmasının mevzuata aykırı olduğu, bu durumda, belirtilen nedenlerle, dava konusu işlemin, davacıya 3.539.371,55-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca verilen para cezasının 12.743,00-TL kısmının ve Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen 3.539.371,55-TL idari para cezasına ilişkin bölümünün iptaline; Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca verilen para cezasının 50.000,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davalı idare tarafından, işlemde hukuka aykırılık olmadığı, kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davacı tarafından, Kanun'un 10/4. maddesi uygulanması gerekirken yanlış hükmün uygulandığı, düzeltme için kendilerine 2 aylık sürenin verilmediği, işlemin tamamının iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı İdarenin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İnceleme:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İnceleme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. bendinde, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kurallarına yer verilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, İdare Mahkemesi tarafından verilen karara karşı Mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulması gerektiği, başvurulmaması durumunda temyiz talepleri açısından kesinleşen karara karşı temyiz talebinde bulunulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bakılan davada, davacı tarafından Bölge İdare Mahkemesi kararı temyiz edilmiş ise de, davacı açısından Mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşmiş karara karşı yapılan temyiz isteminin incelenmesi hukuken mümkün değildir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 17/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.